Anahtar kelimeler: Niğde Kayseri Mera Tapuda Sicilinde Metrekare Alanında İli İlçesi Köyü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Niğde Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22-/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3244 parsel sayılı 4000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 18... parsel numarasıyla ve 3.877,91 m² yüzölçümlü olarak mera özel sicilinde kayıtlı bulunan eski 509 parsel sayılı 9.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 18... parsel numarasıyla ve 9.575,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; adına kayıtlı taşınmazın bir bölümünün batı istikametinde bulunan 509 parseldeki meraya dahil edildiğini, tarlasının kuzeyinde yer alan 3506 parseldeki ... 'a ait taşınmazdan kendi tarlasına bölüm dahil edildiğini, tarlasının güneyinde yer alan 3245 parseldeki ... 'a ait taşınmaza kendi tarlasından bölüm dahil edildiğini, kendisinin dava konusu taşınmazı 1981 yılında ... 'den satın aldığını, taşınmazının 6 dekarı geçtiğini, kadastro çalışması sonrası ise 4000 m²ye düşürüldüğünü belirterek, taşınmazının yüzölçümünün tesis kadastrosundaki durumuna getirilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; uygulama kadastrosu çalışmasının mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "21.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafa ait taşınmazdaki yüzölçümü azalmasının 22/a çalışmasındaki yapılan yanlışlıklar ve usulsüzlüklerden kaynaklandığı, hatanın düzeltilmesi için davacı 2 18... parsel numaralı taşınmaz ile davalı 2 18... parsel numaralı taşınmazın sınırının mahalli bilirkişilerin gösterdiği zemindeki sabit sınır alınması gerektiği ve hatanın düzeltilmesi için ekli krokideki (A) harfi ile belirtilen 1077,91 m² lik alanın 2 18... parsel numaralı taşınmazdan tefrik edilerek; (A) harfi ile belirtilen 1077,91 m² lik alanın 2 18... parsel numaralı taşınmaza eklenmesi gerektiği belirtilmiştir ve rapor ile dosya muhteviyatındaki tüm veriler incelendiğinde bu sonuçlara ulaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişinin Mahkememize sunmuş olduğu rapor göz önünde bulundurulduğunda yapılan 22/a çalışmasının tesis kadastrosundaki ölçümü baz alması gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 3244 parsel nolu taşınmazın tam payı ... oğlu ... adına tapuda kayıtlıdır. ... ili, ... ilçesi, ... köyünde ilk tesis kadastrosunun 3402 sayılı Kanun çerçevesinde 1988 yılında kesinleştiğini, 1987 yılına ait hava fotoğrafından 2 18... parsel ile parselin güneyinde bulunan 2 18... parsel arasındaki sınırın açıkça belli olduğu, kadastro çalışmaları sırasında fotogrametrik paftanın hatalı uygulandığı, sınırlandırma hatası yapıldığı, buna bağlı olarak tersimat ve alan hesabında hata olduğu, dava konusu parsellerin ilk tesis kadastrosunda herhangi bir ölçü yapılmadığından ölçüden kaynaklanan hata bulunmadığı, ... köyü 2 18... parsel ile 2 18... parsel arasındaki zemin kullanım sınırlarının belli olduğu, ilk tesis kadastro çalışmalarında ölçü yapılmadan fotogrametrik pafta uygulaması yapıldığından dolayı hata yapıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/a uygulaması sonucu parseller arasındaki sınırda kadastro paftasındaki sınırlara uyularak zeminde kullanım sınırı olduğu halde 22/a uygulamasında bu kısımda zemindeki sabit sınırları esas almak yerine pafta sınırları esas almak suretiyle geçerli sınır uygulamasının ve sınır tipinin mevzuata uygun olmadığı, sabit sınır ve sınır tipinin mevzuata uygun olduğu, krokide A harfi ile gösterilen 1.077,91 m²'lik kısmın 2 18... parselin yüzölçümünden düşülerek 2 18... nolu parselin alanına eklenmesi gerektiği yönündeki karar, dosya kapsamına, uygulama kadastrosu ve tesis kadastrosu haritalarına, hava fotoğraflarına, keşif ve mahalli bilirkişi beyanlarına, jeodezi bilirkişisi raporunun değerlendirilmesi ile varılan sonuca uygundur. Ancak davalı Kadastro Müdürlüğü hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve davada vekille temsil edildiğinden 3402 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek ve mesai göz önünde tutularak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir iken bu yönden bir hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır." gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak davalı Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği yönünden kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 2 18... ve 18 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptaline, 2 18... parsel sayılı taşınmaza 21.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile belirtilen 1.077,91 metrekarelik alanın eklenmesi ile oluşan yeni sınırlarına göre 4.955,62 m² yüzölçümü ile tesciline, 2 18... parsel sayılı taşınmazdan 21.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile belirtilen 1.077,91 metrekarelik alanın tefrik edilmesi ile oluşan yeni sınırlarına göre 8.497,30 metrekare yüzölçümü ile tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarının az olduğunu ve ilk tesis kadastrosunda kesinleşen sınırlara aykırı olarak mülkiyet değişikliğine neden olacak şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahekemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı adına kayıtlı dava konusu 2 18... parsel sayılı taşınmaz ile özel sicilinde mera olarak kayıtlı bulunan 2 18... parsel sayılı taşınmaz arasında sabit ve geçerli sınır bulunduğu kabul edilmek suretiyle, davalılar Hazine ve Yeşilyurt Köyü Tüzel Kişiliği yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1987 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında bilirkişi raporuna ekli bulunan 1987 tarihli hava fotoğrafında, dava konusu edilen ve (A) harfi ile belirtilen yerde açık ve kesin sabit sınır ve geçerli sınır bulunmadığı, keşif tutanağına Mahkeme gözleminde bahsedilen duvar ve yapının tesis paftasından görünmediği anlaşılmakta olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!