Anahtar kelimeler: Yaşta Bakıma Görünürde Bağış Muhtaç Büyükçekmece Müteveffanın Devrettiğini Muris Parseldeki

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Büyükçekmece 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müteveffanın ileri yaşta, bakıma muhtaç ve satışı gerektiren herhangi bir ihtiyacı bulunmamasına rağmen, dava konusu .............ili, .Mahallesi, 5 78... parseldeki 5 nolu bağımsız bölümü görünürde satış sözleşmesiyle davalı ...’na devrettiğini ancak satışın gerçekte bağış niteliğinde olduğunu, satış bedelinin tamamının muris hesabına geçmediğini, paranın bir kısmının murisin vekalet verdiği avukatlar ile başka kişilere aktarıldığını, murisin imzalarının dahi sahte olabileceğine dair ciddi emareler bulunduğunu ileri sürmüştür. Davacı taraf, bu işlemin murisin gerçek iradesini yansıtmadığını, muvazaa yoluyla davacının miras hakkının ihlal edildiğini, bu nedenle tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olup Türk Medeni Kanunu’nun 1025. maddesi uyarınca iptal edilmesi gerektiğini, aksi halde saklı payı oranında tenkise hükmedilmesini talep etmiş ayrıca taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi ile; dava konusu .................Mahallesi 5 78... Parsel 5 numaralı bağımsız bölümün satışının, satıcı ...’nin bilgisi, iradesi ve onayı dahilinde gerçekleştirildiğini, satış bedeli olan 850.000 TL’nin alıcı tarafından ...’nin vekili Av. ........ile yapılan protokol çerçevesinde Av. ..........’a 500.000 TL, ...’e 150.000 TL ve Av. ... Kısa’ya 200.000 TL olarak ödendiğini, ayrıca 20.000 TL kapora ve 10.000 TL tapu harcı olmak üzere toplamda 850.000 TL’nin tamamen ödendiğini, satış işleminin tapu nezdinde vekil aracılığıyla usulüne uygun şekilde tamamlandığını ve bu süreçte ...’nin iradesi dışında bir işlem bulunmadığını, dolayısıyla muris muvazaasından söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle tapu iptali ve tescil davasının reddiyle yargılama giderleri ve masrafların davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBüyükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; muris ...’nin dava konusu taşınmazı yaşlılık ve sağlık nedenleriyle bakım ve geçim ihtiyaçların karşılamak amacıyla, bedeli ödenerek ve kendi serbest iradesiyle davalıya sattığı, satış işleminin gerçek olduğu, murisin mal kaçırma kastının bulunmadığı ve satış bedelinin makul olduğu gerekçesiyle tapu iptali-tescil ve ecrimisil talepleri ile tenkis taleplerini reddetmiştir.IV. İSTİNAFİlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili 14.03.2025 tarihinde süre tutum dilekçesi vermiş ancak 14.04.2025 tarihli muhtıraya rağmen gerekçeli istinaf dilekçesini dosyaya sunmamıştır.Davacı vekili istinaf incelemesi için süre tutum dilekçesi ile; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 14.03.2025 tarihli dilekçe ile Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın yasal süresi içerisinde istinaf ettiklerini, gerekçeli kararın taraflarına tebliğini müteakip istinaf gerekçelerini ayrıntılı şekilde ibraz edeceklerini belirtmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 20.06.2025 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; Mahkemece gerekçeli istinaf dilekçesinin bulunmadığı, süre tutum dilekçesinin davalı vekiline tebliğine 20.05.2025 tarihli dilekçe üzerine havale ile şerh edildiği, söz konusu süre tutum dilekçesinin davalı vekiline 25.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece davacı vekiline 14.04.2025 tarihli muhtıranın gönderildiği, muhtırada tamamlanması gereken istinaf nispi karar harcı ile istinaf kanun yolu başvurma harcı ve posta giderlerinin bir haftalık kesin süre içerisinde yatırtılmasının istendiği, ayrıca gerekçeli istinaf dilekçesinin de sunulması hususunun ihtar olunduğu, söz konusu muhtıranın davacı vekiline 19.04.2025 tarihinde tebliğ olunduğu, davacı vekilinin muhtırada belirtilen harç ve masrafları 28.04.2025 tarihinde yatırdığı ancak gerekçeli kararın davacı vekiline 19.04.2025 tarihinde tebliğinden sonra süresi içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesinin dosyaya sunulmadığı, 14.03.2023 tarihli istinaf başvurusunun HMK'nın 342. maddesine aykırı olarak hazırlandığı, anılan dilekçede başvuru sebepleri ve gerekçesinin gösterilmediği, yine 14.03.2023 tarihli süre tutum dilekçesinin de aynı şekilde HMK'nın 342. maddesine aykırı olarak hazırlandığı, kaldı ki Usul Hukukunda süre tutum adı altında bir uygulamanın da bulunmadığı, bu haliyle süresinde usulüne uygun yapılmış bir istinaf başvurusu olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-d uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak kararın taraflarınca süresi içinde istinaf edildiğini ancak bu durum dikkate alınmadan süresinde istinaf olmamış gibi karar verildiğini; esasa ilişkin olarak davacı ...’ün muris ...’nin evlatlığı ve tek yasal mirasçısı olduğunu, murisin müvekkilinden mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazı davalı ...’na muvazaalı biçimde devrettiğini, satış bedelinin tamamının ödenmediğini, taşınmazın gerçek değerinin gizlenerek tapuda eksik bedelle gösterildiğini, satışta yer alan vekil ve üçüncü kişilere yapılan para transferlerinin şüpheli olduğunu, murisin ileri yaşı ve sağlık durumu itibarıyla irade fesadına elverişli halde bulunduğunu, Yerel Mahkemece eksik inceleme yapılarak tanık ve delillerin yeterince değerlendirilmediğini, bu nedenle muris muvazaası ve kötü niyetli devir işlemi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ayrıca talep kabul edilmediği takdirde davacının saklı payı oranında tenkis hükmü kurulması gerektiğini ileri sürülerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya aykırı kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası nedeni ile tapu iptali-tescil ve ecrimisil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ............Mahallesi 5 78... parsel C 20... nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün ... yevmiyeli satış işlemi ile 07.07.2021 tarihinde davacının murisi ... tarafından davalı adına temlik edildiği anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.