Anahtar kelimeler: Kurta İicevap İdava Tamir Bilgisayar Arkadaşlarının Kuruma Dinlenildikten Hiçbir İşçilik
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 01.02.1997 – 30.05.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının hüküm altına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde hiçbir zaman çalışmadığını, talep ettiği sürelerde ... Kurt'a ait iş yerinde çalıştığını, davacının kendi arkadaşlarının bilgisayar tamir işlerini davalıya ait tamir atölyesinde yaptığını, davalı şirket ile davacı arasında her hangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren yanında 3 seneden fazla çalıştığını, öncelikle dava dilekçesinde davacının taleplerinin belli olmadığını, tavzih edilmesi gerektiğini, alacak davası ile hizmet tespiti davasının bir arada görülemeyeceğini, tefrik kararı verilmesini, davacının hizmet akdi ile çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin Kurumun resmi kayıtlarının celb edilmesini, iş yerinin hangi tarihte 506 sayılı Kanun kapsamına alındığının irdelenmesinin gerektiğini, tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.04.2011 tarih ve █████████ - ████████ E.K kararı ile 1-Hizmet tespiti davası yönünden; davacının davalı iş yerinde sigorta kapsamına girecek şekilde 01.07.1999-31.12.19 99... gün günlük 3.79 TL, 01.01.2000-30.03.20 00... gün günlük 4.00 TL, 01.09.2001-31.12.20 01... gün günlük 7.00 TL, 01.01.2002-30.05.20 03... gün aylık brüt 850 TL gün ve ücretle çalışmalarının tespitine, bu çalışmalarının diger sigortalı hizmetlerine eklenmesine,
2-İşçilik alacakları davası yönünden; 2.110,98 TL kıdem tazminatının 30.05.2003 akdin feshi tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 985,85 TL fazla mesai ücreti alacağının 05.12.2005 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti alacağı ile fazla mesai ücreti alacağından fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.01.2013 tarih ve █████████ - ████████ E.K. sayılı kararı ile "..her iki dava türünün (işçilik haklarına ilişkin davalar ve hizmet tespiti davaları), taraflarının statüsü, hakimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumları birbirinden tamamen farklıdır. Her iki dava türünün birlikte görülmesi durumunda; davanın birinde bir kısım delillerin kendiliğinden dikkate alınması, diğerinde alınmaması gerekecektir ki aynı dava dosyasında birbiri ile çelişkili kararlar yer alabilecektir. Kaldı ki işçilik haklarına ilişkin olarak dairemiz kararları ile işçilik alacaklarına ilişkin davalar yönünden asıl görevli Yargıtay ilgili dairelerinin kararları arasında farklı uygulamalar ortaya çıkabilecektir. Öte yandan, temyiz aşamasında inceleme mercileri farklı olan bu davaların birbirinden bağımsız sonuçlandırılmalarında hukuki istikrar ve kararlara olan güven bakımından da yarar bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin olarak kesinleşen hüküm, hizmet tespiti davasında sadece kuvvetli delil olarak değerlendirilmekte, davada taraf sıfatı bulunmayan SGK yönünden bağlayıcı olmamaktadır. Mahkemenin bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davayı ayrı ayrı başvurma ve nispi harca tabi olduğunu da gözardı ederek bir arada görmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş; her iki davayı ayırmak ve eksik yargı harçlarını tamamlattıktan sonra yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmaktan ibarettir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 07.05.2013 tarih ve ███████ - ████████ E.K. sayılı kararı ile işçinin Kuruma bildirilmeyen çalışmaları ve işçilik alacakları bulunması halinde uygulamada büyük çoğunlukla hizmet tespiti davası ve alacak davasının ayrı ayrı açılarak yargılamaların yapıldığı, işçinin hizmet tespiti ve işcilik alacaklarına ilişkin taleplerin birlikte görülmesini tercih ederek dava açmasında usul ekonomisi yönünden (yargılamanın daha çabuk ve daha az masrafla yapılması) yararının bulunduğu, işçilik alacakları davasında temel ilişki olan hizmet akdinin varlığının kanıtlanması, ücret ve diğer ödemeler ile çalışılan sürenin belirlenmesinin gerektiği, her iki dava sonucu itibariyle birbirlerini etkilediğinden aralarında bağlantı olduğu, davaların tefrik edilmesi halinde alacak davası hizmet davasının sonucuna bağlı kalacağından işçinin emeğinin karşılığı alacaklarının tahsil süresinin uzayacağı, delil toplama usulleri ve ispat şekillerinde farklılık olması nedeniyle davaların birlikte görülmesine usul hükümlerinin engel olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun hizmet tespiti davası ile işçilik alacaklarına ilişkin davaların tefrik edilmeksizin birlikte görülebileceğine dair kararlarının da mevcut olduğu gerekçeleriyle, bir önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Direnme kararı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2.(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarih ve ██████████ - ████████ E.K. sayılı kararı ile "direnme Dairelerince yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.01.2018 tarih ve ███████-1049 - ███████ E.K. sayılı kararı ile "... davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul gibi bir takım farklı olgular nedeniyle, yargılamanın daha iyi bir şekilde yürütülebilmesi için hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrılmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.02.2007 gün ve ███████-69 E. ███████ K.; 06.02.2013 gün ve ███████-746 E. ████████ K.; 06.03.2013 gün ve ███████-731 E. ████████ K. ile 06.03.2013 gün ve ███████-1079 E. ████████ K. sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Hâl böyle olunca Mahkemece, davacının hizmet tespiti istemi ile işçilik haklarına dayalı alacak ve tazminat istemleri tefrik edilmeli, daha sonra işin esasına girilerek bir sonuca varılmalıdır. Açıklanan nedenlerle Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenlerle bozulmalıdır." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 01.10.2019 tarih ve ████████ - ████████ E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak işçilik alacakları istemi yönünden tefrik kararı verilerek yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile a) Davacının ... Ticaret Ltd. Şti. (Yeni Unvan: ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti) unvanlı iş yerinde fiilen çalıştığı anlaşılmakla; 01.07.1999 - 31.12.19 99... gün ve günlük 3.79 TL kazançla,
01.01.2000 - 30.03.20 00... gün ve günlük 4.00 TL kazançla,
01.09.2001 - 31.12.20 01... gün ve günlük 7.00 TL kazançla,
01.01.2002 - 30.05.20 03... gün ve aylık brüt 850,00 TL kazançla olmak üzere toplam 900 gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının çalışmalarının diğer sigortalı hizmetlerine eklenmesine,
b) Davacının fazlaya ilişkin isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
E. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire kararı ile "Eldeki davada bozmaya uyulmuş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bozma sonrası Mahkemece, davalı işyerine ait ihtilaf konusu tüm dönem bordrolarının getirtildiği, ancak komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, re'sen yeteri kadar bordro tanığı dinlenmediği, davacının 25.02.1998-25.08.1999 tarihleri arasında askerlik hizmetini yerine getirdiği dikkate alınmaksızın dava konusu edilen dönemden askerlik süresinin dışlanmadığı ve ayrıca talep aşılmak suretiyle davacının 01.01.2002-30.05.2003 tarihleri arasında aylık brüt 850 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesi de hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının tespitini istediği dönemde kayıtlı başka bordro tanıkları dinlenmeli, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların beyanları ile yetinilmemesi halinde, iş yerine o tarihte komşu olan diğer iş yerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanları; yoksa iş yeri sahipleri araştırılarak dinlenilmeli, dava konusu dönemde davacının askerlik yaptığı süre dışlanarak ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilip, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Mahkemenin 17.03.2025 tarih ve ████████ - ████████ E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne kısmen reddi ile davacının, davalıya ait iş yerinde 15.09.1999-30.03.2000 tarihleri arasında 195 gün süreyle, 01.09.2001-30.05.2003 tarihleri arasında 650 gün süreyle prime esas kazanç alt sınırı üzerinden sigortalı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinin araştırılmadığını, davacı ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin hizmet akdi değil belirli bir bedel karşılığında, zaman kısıtlamasına bağlı olmaksızın ve bağımlılık unsuru içermeksizin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalı Şirketin üstlenip başka firmalara yaptırdığı tıp kongrelerinin bilgisayar desteği işinin davacıya yaptırıldığını, yine davacı tarafça davalı Şirketin atölyesinin kendi yakınlarının bilgisayar tamir- bakım işleri için kendi adına yapılmak üzere kullanıldığını, bu hususların tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, Kurum resmi kayıtlarının aksinin yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini, çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücretinde sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!