Anahtar kelimeler: Kain Sayfa Cilt Sunmuş Köyünde Tapuda Bozulmuştur İli İlçesi İlamına

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2019/9 E., █████████ KTaraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDavacı ... kadastro mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain tapuda cilt 258, sayfa 77'de kayıtlı 2.757 m² yüzölçümlü taşınmaz ile aynı yerde cilt 258, sayfa 77'de kayıtlı 5.054 m² yüzölçümlü taşınmazlarının orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir.Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile, ... ili ... ilçesi ... köyü pafta alanı mevkinde bulunan fenni bilirkişinin 21.11.2011 tarihli raporunda kırmızı renkte gösterilen 2.351,28 m²lik taşınmazın orman kadastro sınırından çıkartılarak ... kızı 1935 doğumlu davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı tarafın fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş; davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.Bozma ilamında özetle; Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, kadastro pafta örneği ile komşu parsellerin tutanak ve dayanakları, tutunulan tapu kaydının ilk tesisi (kök tapu kaydı), en eski tarihli hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilen memleket haritasının getirtilmesi ve yerine uygulanması neticesinde dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğunun belirlenmesi, taşınmazın niteliğine göre zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma kararı sonrası Hazine ve ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Davalı Hazine vekili tarafından sunulan 22.09.2023 tarihli dilekçede; dava konusu taşınmazın zemindeki hali ile mevcut toprak yapısı ve bitki örtüsü durumuna göre açıklık alan niteliğinde olduğu ve taşınmazın maki türü bitki örtüsüne sahip olduğu, bu haliyle dava konusu taşınmazın orman vasfını taşıyan yerlerden olmayıp, orman alanı dışında bulunan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddi ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın zemindeki hali ile aktüel durumdaki toprak yapısı ve bitki örtüsü durumuna göre açıklık alan niteliğinde olduğu ancak güncel ve geçerli haliyle kesinleşmiş orman kadastro sınırlarına ve orman kadastro haritası üzerinde ormanlık alanda kaldığı, dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava orman tahdidine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 25.01.2001 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmeden usule aykırı şekilde hüküm kurulmuştur.Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesi tarafından, davaya konu dayanak tapu kayıtları getirtilip dava konusu yere uygulanmamış, dava konusu taşınmazın ... ili ... ilçesi ... köyü 2 91... orman parseli açısından da değerlendirmesi yapılmamış, yine dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan 31.03.1978 tarihli Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma alanı ile ilgili karar ve tüm ekleri, yine dava konusu yerden geçen ... boru hattı ile ilgili tüm kamulaştırma evrakı taşınmaza uygulanmamış, taşınmazın dayanak tapu kayıtları, 2 91... sayılı orman parseli, kamulaştırma alanı kapsamında kalıp kalmadığı da kesin olarak belirlenmemiştir.Öte yandan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/A maddesi uyarınca, kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, kapsamlarının harita, plan ve krokideki sınırlar esas alınarak belirlenmesi zorunlu olup, şu halde mevcut dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesince, yöntemine uygun kayıt uygulaması yapıldığından da söz edilemez.Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile tesislerine esas alınan belgeler ve tesislerinden sonra ifrazlarına esas olan mahkeme kararları ile eki olan fen bilirkişi raporları ve idari yoldan yapılan ifrazlara ilişkin ifraz krokileri, kamulaştırma yapılan bölüme ilişkin kamulaştırma evrakı ve krokileri, 2 91... parsele ilişkin tapu kayıtları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tarafların aynı yöntemle tespit edip bildirecekleri tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında, tarafların dayandığı tapu kayıtları ve tapu kayıtlarının dayanağı olan haritalar zemine uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeye çalışılmalı; tapu kayıtlarının haritalarının uygulanamaması halinde, tapu kayıtlarında okunan sınır yerleri okunup, sınırların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; mahalli bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; kamulaştırma krokilerinin yöntemince uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırılan alan içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli; taşınmazın her iki tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, önceki tarihli doğru temele dayanan kayda değer verileceği düşünülmeli, ayrıca taşınmazın 2 91... parsel sayılı taşınmaza göre de durumu değerlendirilmeli ve bundan sonra benzer durumdaki dosyalardaki uygulamalarda gözönünde bulundurularak çelişkiye düşülmeksizin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Diğer yandan davalı Hazinenin dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili hakkında talebi olmasına rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması da doğru olmamıştır.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.