Anahtar kelimeler: Evliliğini Evliliğinden Annesi Kaçırmak Boşandığını Murisin Babası Muris Çeşitli Adana
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası muris ...'in 01.11.2016 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin annesi ile murisin boşandığını, murisin ikinci evliliğini gerçekleştirdikten sonra sahip olduğu malları ilk evliliğinden olan müvekkilinden kaçırmak amacıyla çeşitli işlemler gerçekleştirdiğini, murisin ............, ..........Mahallesi 379 parsel sayılı taşınmazı 13.10.2008 tarihinde davalı olan ikinci eşine çok düşük bir bedelle sattığını, taraflar arasındaki bu işlemin muvazaalı olduğunu, gerçekte devir işleminin mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik bir bağış işlemi olduğunu belirterek dava konusu taşınmazda davalının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde davacının ihlal edilen saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16.05.2018 tarihli beyan dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde sehven miras payı oranında ifadesinin eksik yazıldığını belirterek dava dilekçesindeki maddi hatanın düzeltilerek tapunun iptali ile taşınmazın miras payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taşımazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline yönelik ilk talebinin diğer mirasçıların da varlığı karşısında mümkün olmadığını, bu nedenle yargılamanın sadece davacının ikinci talebi olan tenkis istemi göz önüne alınarak yapılması gerektiğini, dava konusu parselin terekedeki tek mal olmadığını, muris ...'in ölümünden önce tüm yasal ve atanmış mirasçılarının kanuni haklarına da riayet ederek düzenleme şeklinde bir vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin açılması davasının halen derdest olduğunu ve beklenmesi gerektiğini, murisin sağlığında mal varlığının tamamını veya bir kısmını mirasçıları arasında hoşgörü ile karşılanabilecek makul ölçüler içerisinde paylaştırmışsa mirasçılarından mal kaçırma iradesinden de söz etme olanağı olmadığını, her ne kadar müvekkilinin ev hanımı ve düzenli bir geliri olmadığı iddia edilmişse de müvekkilinin muris ile evlenmeden çok önce 1974 yılından bu yana iş hayatının içinde ve gelir sahibi olduğunu, miras yoluyla da kazanımlarının olduğunu, müvekkilinin tüm evlilik süresince çalışması karşılığı elde ettiği gelirinden murise, murisin oğluna, murisin kısıtlı kardeşine ve sonradan bulduğu kardeşine maddi yardımda bulunduğunu, murisin 9 yaşında ve vesayet altında olan kardeşinin tüm bakımını üstlendiğini ve halen de gözetimi altında olduğunu, murisin bu hususlara zaten vasiyetnamesinde de değindiğini, yıllar sonra babasının başka bir kadından evlilik dışı bir çocuğu olduğunu öğrenen murisin ekonomik yönden durumu pek iyi olmayan kardeşine ve ailesine maddi yönden yardımcı olmak için dava konusu taşınmazı satmaya karar verdiğini, o sırada zaten ziraat eğitimi olan müvekkilinin arsanın yabancıya satılmasındansa kendisinin almasını teklif ettiğini, muris bedel istemese de eşinin bu satışa neden niyetlendiğini bilen müvekkilinin dava konusu yerin bedelini ödeyerek satın aldığını, vasiyetnamede murisin mal varlığını makul ölçüler içerisinde paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'in ..........mahallesi 379 parseldeki ██████████ 20... .798,87 m²'lik yeri 13.10.2008 tarih ve...........yevmiye numaralı işlem ile davalı ...’e devrettiği, davalı ...'ın sunduğu cevap dilekçesinde dava konusu yeri murisin satmak istemesi neticesinde bedelini ödeyerek satın aldığını bildirdiği, öncelikle dava konusu 61 dönüm tarlanın satış tarihindeki değeri (524.417,72 TL) ile senette gösterilen satış bedeli (12.000,00 TL) arasında fahiş denilebilecek derecede fark bulunduğu, davalı ...'in dava konusu taşınmazın bedelini ödediğine yönelik herhangi bir delil sunamadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın pasif kayıtları incelendiğinde dava konu satışın yapıldığı aynı tarihte taşınmazdaki ...........hissesinin muris ..... tarafından satın alındığının tespit edildiği, murisin davaya konu satışı ihtiyaç nedeniyle yaptığı iddiası karşısında aynı taşınmazdaki kardeşine ait hisseyi aynı gün satın almış olmasının çelişkili davranış olarak değerlendirildiği, neticeten dava konusu taşınmazın fahiş miktarda düşük bedelle satılması, davalının dava konusu taşınmazın satışı nedeniyle bedelini ödediğine yönelik delil sunamaması, murisin ihtiyacı için taşınmaz sattığı iddia olunurken aynı gün kardeşine ait hisseyi satın alması hususlarının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, yapılan devrin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile .................Mahallesi 124 32... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı tapunun 3/4’ünün iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'in 2016 tarihinde öldüğü, dava konusu ............ Mahallesi 379 parseldeki ██████████ 20... .798,87 m²'lik yeri 13.10.2008 tarih ve.............. yevmiye numaralı işlem ile davalıya devrettiği, bir kısım hisse üzerindeki intifa hakkını 26.11.2001 tarihinde davalı 2. eş üzerine resmi senetle verdiği, murise ait vasiyetnamenin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamı ile açılıp okunmasına karar verildiği, kararın 17.05.2021 tarihinde kesinleştiği, muris ...'in ölmeden önce ............. Noterliğince 27.08.2014 tarihinde düzenlenen vasiyetnameye göre, murisin Adana ve İstanbul'da bulunan bütün mallarını 2. eşi .......... ile mirasçı naspettiği .............ya vasiyet ettiği, vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verildiği, kararın 17.05.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı mirasçısına mal bırakmadığı, dava konusu .................... Mahallesi 379 parselde kayıtlı bulunan taşınmazı 13.10.2008 tarihinde davalı olan 2. eşine devrettiği, Yerel Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği şekilde; dava konusu tarlanın satış tarihindeki değeri ile senette gösterilen satış bedeli arasında fahiş denilebilecek derecede fark bulunduğu, davalı ...'in dava konusu taşınmazın bedelini ödediğine yönelik herhangi bir delil sunamadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın pasif kayıtları incelendiğinde davaya konu satışın yapıldığı aynı tarihte taşınmazdaki .......... hissesinin muris ........... tarafından satın alındığı, murisin davaya konu satışı ihtiyaç nedeniyle yaptığı iddiası karşısında aynı taşınmazdaki kardeşine ait hisseyi aynı gün satın almış olması, murisin ihtiyacı için taşınmaz sattığı iddiasını hayatın olağan akışına aykırı hale getirdiği, düzenlenen vasiyet ve tüm mallarını davalı eş ile dava dışı .............'ya vasiyet edilmesinin de yapılan devrin muvazaalı olduğunu ortaya koyduğu, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususların yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin vasiyetnamesinde davacının saklı payları korunmuş olmasına rağmen murisin terekedeki tüm malvarlığını 2. eşi davalı ve atadığı mirasçıya bıraktığı yönünde yanlış bir değerlendirme yaptığını, vasiyetnamede belirtilen (17 62... parselde 1/4 hisse, 19 76... parselde 1/2 hisse, 379 parselde ████████████ hisse, Adana'da bir evin 1/2 hissesi) taşınmazlarda davacının saklı paylarının korunduğunu, dava konusu bahçenin halen murisin iradesi dahilinde ailenin geçim kaynağı olarak kullanılıyor olmasının tak başına saklı payı zedeleme kastı olmadığının en açık delili olduğunu, ayrıca kararda sadece bedel üzerinde yoğunlaşılması ve karara dayanak yapılmasının hatalı olduğunu, zira bedelin asli değil tali bir unsur olduğunu, murisin bu temlik işlemini ailenin geçimini sağlamak üzere yaptığı yönündeki iddiaların 30.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun içeriği ve taşınmazın halen murisin iradesi doğrultusunda ailenin geçimi için kullanılması ile ispatlandığını, murisin ilk önce 2001 yılında müvekkiline intifa hakkı verdiğini, daha sonra müvekkilinin gayretlerini görünce 2008 yılında taşınmazın çıplak mülkiyetini devrettiğini, murisin bu işlemi yaparken haklı ve makul bir nedeninin olup olmadığının araştırılmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere göre; muris ...'in 01.11.2016 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak davalı eşi ... ile davacı oğlu ...'in kaldığı, murisin 13.10.2018 tarihinde .................. Mahallesinde bulunan dava konusu 379 parsel sayılı, 549.032,00 m² yüz ölçümlü ve tarla vasıflı taşınmazdaki ████████████ payının tamamını 12.000,00 TL bedelle davalı eşi ...'e satış suretiyle temlik ettiği, taşınmazın daha sonra 07.08.2018 tarihinde yapılan toplulaştırma işlemi ile 124 32... parsel olduğu (61.353,66 m² yüz ölçümü) ve tam hisse ile davalı adına kayıtlı olduğu, muris ...'in ölmeden önce .............. Noterliğince 27.08.2014 tarihinde düzenlenen vasiyetnameye göre, murisin tüm taşınmaz mallarını 2. eşi olan davalı ... ile mirasçı naspettiği .............ya vasiyet ettiği, murise ait vasiyetnamenin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamı ile açılıp okunmasına karar verildiği ve kararın 17.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 82.121,64 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!