Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği Ret İstenmiş Eksiklik Ankara Bilgileri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ███████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten █████/2016 tarihinde ... Marka, 2016 model aracı 780.000,00 TL bedelle satın aldığını, aracın █████/2017, █████/2017, █████/2017 ve █████/2017 tarihlerinde 4 defa arka arkaya aynı arızayı verdiğini, tüm onarımların yetkili serviste yaptırıldığını, aracın garantisinin halen devam ettiğini, araç son defa arıza yaptığında yetkili servis tarafından tesliminin 35 gün sürdüğünü ve bu 35 günlük uzun zaman zarfında müvekkilinin aracı kullanamadığını, araca ait şikayetlerin ... nolu davalıya ait şikayet hattına da 4 defa bildirildiğini, davalı şirkete gönderilen █████/2017 tarihli ihtarname ile ürünün ayıpsız misliyle değişiminin talep edildiğini ancak talebin karşılanmadığını belirterek dava konu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; araçta imalattan kaynaklı ve kullanımı engelleyici mahiyette herhangi bir arıza ya da ayıp bulunmadığını, dava konusu şikayetin davacı tarafın onayı ile garanti kapsamında yapılan bir takım işlemler ile giderildiğini, aracın halihazırda davacı tarafından sorunsuz kullanıldığını, seçimlilik hakkını onarım yönünde kullanan davacının bundan dönerek dava konusu talepleri ileri sürmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece █████/2020 Tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2022 Tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınabilir nitelikteki █████/2024 tarihli kök ve █████/2025 tarihli ek bilirkişi heyeti raporları ve bilirkişi heyetinin duruşmasındaki sözlü beyanları birlikte değerlendirildiğinde, belirsiz zaman aralıklarında gerçekleşen, diagnostik cihaz incelemesi ve bilirkişi heyetinin sürüş deneyim anı dahil olmak üzere kontrolü mümkün zaman aralığında tekrarlamayan arızanın, davacı tarafça görüntü altına alınan video delili haricinde ispatlanmasının beklenmesinin davanın mahiyeti itibariyle hakkaniyete uygun olmayacağı, bu nedenle yargılama aşamasında sunulan görüntülerin delil mahiyetiyle hükme esas alındığı, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı, araçtan gereken performansın alınamadığı, bu durumun araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta gaz kesme ve şanzımanda vuruntu oluşması ve aracın bazı arıza durumlarında stop etmesi arızasının aracın direksiyon ve fren sistemi hakimiyetini etkileyecek nitelikte olduğu, davacının araçta ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu servis görevlilerine bildirdiği ve aracın defaaten servise gittiği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın tekrarladığı, yapılan onarımlarla arızanın giderilemediği, gaz kesme arızasının oluşumunda sürücü kaynaklı bir hata tespit edilmediği, araçtaki ayıbın imalattan kaynaklı gizli ayıp olduğu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, aracın ithalatçısı olan davalının ayıptan dolayı sorumlu olduğu, üst segment niteliğindeki araçtan davacının üst düzeyde konfor ve performans beklentisi içinde olmasının doğal olduğu, tespit edilen ve servis tarafından giderilmeyen ayıbın davacının araçtan beklediği performans düzeyini düşürdüğü, bu nedenle hakkaniyet kuralları gereğince Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi koşullarının davacı yararına oluştuğu, aracın uzun süredir kullanılıyor olmasının davacıya maddi yükümlülük olarak yükletilemeyeceğinden bu yönde bir indirime gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde aracın davalıya iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporlarına atıf yapılmakla yetinildiğini, █████/2016 tarihinde satın alınan araç için █████/2017 tarihinde servise başvuru yapıldığını, ancak servise başvurudan sonra █████/2017 tarihinde davacı tarafından ihtarname keşide edildiğini, süresinde usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, servis iş emirlerine müşterinin şikayetlerinin yazılı olmasının aracın arızalı olduğu anlamına gelmeyeceğini, iş emirlerinin bilirkişiler tarafından hatalı değerlendirildiğini, araç üzerinde toplam 4 kez inceleme ve test sürüşü yapıldığını, testlerde bahsedilen şikayetlerin meydana gelmediğini, salt davacının sunduğu görüntülere itibar edilerek karar verildiğini, davacıdan sadır görüntülerin denetiminin imkansız olması nedeniyle delil olarak değerlendirilemeyeceğini, gizli ayıplı aracın 263.000 kilometreyi aşkın yol yapmasının mümkün olmadığını, araçtaki şikayetlerin devam ettiği kanaatine varılması halinde ise araçtaki şikayetin kaynağının tespit edilememesinden dolayı eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğini, davacının seçimlik haklardan onarım hakkını kullandığını, yapılan kilometre itibariyle misli ile değişimin hak ve nesafete aykırı olduğunu, bedel iadesi yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, satıma konu aracın ayıplı olup olmadığı, misli ile değişim için şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiası ile misli ile değişim istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizin █████/2022 Tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında;
"Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında, davaya konu ... Marka, 2016 Model aracın █████/2016 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketten 780.00,00 TL karşılığında satın alınmış olduğu ve otomobilin davacı şirket adına █████/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu araçta meydana geldiği iddia olunan arızalara ilişkin servis işlemlerine yönelik servis formları dosyada bulunmaktadır. Mahkemece, bilirkişi heyetinden rapor alınmış, araç test sürüşü yapılmak suretiyle yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; araçta oluşan dava konusu olan gaz kesme probleminin yapılan onarımlar ile giderilmiş olduğu, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı, yapılan test sürüşünde dava konusu problemin görülmediği, araçta oluşan gaz kesme probleminin bir ayıp oluşturmadığı belirtilmiş, itiraz üzerine alınan █████/2019 tarihli ek raporunda, kök rapordaki görüşler tekrar edilerek gaz kesme probleminin araçta yapılan mekanik onarımlar ile giderildiği, yapılan onarımların araçta değer kaybı oluşturmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ek raporu sunulduktan sonra yargılama aşamasında davacı vekili █████/2020 tarihli dilekçe ile, arızanın halen devam ettiğini, █████/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirtilerek servis iş emirleri, fotoğraflar ve görüntüleri dosyaya sunmuş, yine istinaf aşamasında davacı vekili █████/2020 tarihli dilekçe ile, aracın arızasının devam ettiğini, █████/2020 tarihinde aynı arıza nedeniyle aracın servise götürüldüğünü belirterek servis iş fişi, görüntü ve kayıtları dosyaya sunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta hangi teknik incelemelerin yapıldığı açıklanmamış, teknik yönlerden yeterli ve ayrıntılı görüş belirtilmemiş, araç üzerinde gerekli testler yapılmamış yalnızca test sürüşü ile yetinilmiştir. Ayrıca bilirkişi raporundan sonra davacı tarafından arızanın halen devam ettiği bildirilerek ilgili bilgi ve belgeler dosyaya sunulduğu halde yargılama aşamasında gelişen bu durumla ilgili mahkemece herhangi inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermemektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş açıklanan hukuki esaslar ile bilirkişi raporundaki eksiklikler gözetilerek, aralarında otomotiv konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu 3 kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, aracın ayıplı/gizli ayıplı olup olmadığı, arızanın halen devam edip etmediği, misli ile değişim için gerekli şartların oluşup oluşmadığı yönünde tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibaret olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçelerine yer verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan █████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; araçtaki arızanın yüksek hızlarda (240 km/h) ortaya çıktığı beyan edildiğinden bilirkişi heyeti ve taraf vekillerinin katılımı ile yaklaşık 20 test sürüşü yapıldığı, ancak araç ile bu hızlara çıkmanın can, mal ve trafik güvenliği kuralları açısından mümkün olmadığından incelemenin sonlandırıldığı, dosyaya sunulan servis iş fişi, görüntü ve kayıtlar incelendiğinde dava konusu aracın 122 km/sa hızla ilerlerken hızlanmak istediği esnada aracın vites değiştirmesi esnasında mekanik bir sesin duyulduğu, bu sesten sonra aracın hızlanamadığı, motorun kendisini koruma altına alarak motor devrini ve hızını düşürdüğü, söz konusu arızadan sonra aracın çekici ile yetkili servise çekildiği, serviste aracın bu tarihte 182.754 kilometrede olduğu, yetkili servisin iklimlendirme hattı parçalarını ve yakıt hattını değiştirerek sorunu çözmeye çalıştığı, yetkili servis tarafından arızanın her seferinde farklı parçalar değiştirerek giderilmeye çalışıldığı, yetkili servisin araçtaki arızayı onarmasına rağmen araçtaki arızanın tekrar ortaya çıktığı ve kalıcı olarak giderilemediği, araçtaki ayıbın kullanım ile ilişkisinin olmadığı ve aracın üretiminden kaynaklı gizli ayıplı olduğu yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.
İtiraz üzerine mahkemece başka bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli raporda özetle; aracın kısa ve uzun mesafelerde yol testine tabi tutularak araç şoförü tarafından maksimum 237 km/saat ve ara değerlerde test edildiği, markanın yetkili servisi olmayan diagnostik cihaza bağlandığı, bir adet TCM-Transmission Control Module arızası dışında arıza kaydına rastlanmadığı, davacı vekilinin █████/2020 tarihli ek beyan dilekçesi ekinde sunulan video kamera kaydı ve davacı vekilinin █████/2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan video kamera kaydı ve iş emirlerinin ayrıntılı olarak incelendiği, dosya kapsamında bulunan video kayıtlarından tespit edilen araçta meydana gelen gaz kesme olayının şanzıman vites değiştirme zaman aralıklarıyla doğrudan irtibatlı olduğu, araç hareket halinde ve motor devri ile araç hızı orantılı olarak artarken bir üst vites kademesine geçiş esnasında iken motor devri ani olarak düştüğü ve vites daha düşük hız kademesine geçiş yapmaya çalışırken ciddi ve tehlikeli bir şekilde ses yaparak şanzıman kademesinde ani yığılma/frenleme meydana geldiği, bu hususun araç sürüş güvenliği ve araç emniyeti açısından ciddi bir risk oluşturduğu, video kayıtlarında meydana gelen gaz kesme ve şanzımanda ciddi ve darbeli bir şekilde ses oluşması arızası motor ve şanzıman modül sistemi bütünüyle birlikte değerlendirilerek arızanın çözüme kavuşturulması gerektiği, şanzımandaki vites değiştirilmesi esnasında meydana gelen ve darbeli vites geçişi yaşanmasından kaynaklı vites kutusunda da hasar oluşması kuvvetle muhtemel olduğu, video kayıtlarından en az 5 kez darbeli vites geçişi yaşandığı ve anlık olarak motor devri düştüğü ve motor ikaz lambası yandığı, araçta sürekli olmayan ancak zamanla oluşan bu arızanın araçta bulunan motor ve şanzıman modülü ile irtibatlı elektriksel bir problemden kaynaklanabileceği, bilirkişi heyeti olarak yol sürüş testi ve serviste diagnostik cihaz ile yapılan incelemelerde aracın arızasının devam ettiğine rastlanılmamakla birlikte, aracın yakıt sistemindeki yapılan işlemlerden sonra ilerleyen süreçte araçta meydana gelen arızanın devam ettiği, yakıt sistemi ile ilgili yapılan işlemlerin arızanın giderilmesinde yeterli olmadığı, aracın satın alındıktan sonra farklı zamanlarda birçok kez dava konusu arızaya maruz kaldığı ve araçtan gereken performansın alınamadığı, özellikle yüksek hızlarda seyir halinde iken arızanın araç emniyeti açısından da ciddi risk oluşturduğu dolayısıyla bu şekilde araçta oluşan riskin aracın kullanılmasında daha büyük risklerin de ortaya çıkmasına neden olabileceği, dava konusu araçta meydana gelen arızanın kullanımdan kaynaklı olmadığı ve aracın incelenmesi sırasında aynı arızayı yapmamakla birlikte arızanın farklı zamanlarda tekrar yaşanarak devam ettiği, aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, kullanıcının aracın misli ile değişimini talep edebileceği yönünde görüş belirtildiği, itiraz üzerine alınan █████/2025 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerin tekrar edildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının satın aldığı araçtaki arızalar nedeniyle yetkili servise başvurmasının ayıp ihbarı niteliğinde olmasına, Dairemiz kaldırma kararına uygun olarak alınan bilirkişi raporlarında aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunun tespit edilmesine, arızanın yüksek hızlarda zaman zaman ortaya çıkması nedeniyle iddia olunan arızalara ilişkin davacı video ve fotoğraf görüntülerinin servis kayıtlarındaki şikayetlerle uyumlu olduğu dikkate alındığında bilirkişi incelemeleri sırasında arızanın ortaya çıkmamasının arızanın olmadığı anlamına gelmeyecek olmasına, birçok kez tekrarlanan arızanın onarıma rağmen giderilememesine, arızanın mahiyeti ve önemi itibariyle sürüş güvenliği ve araç emniyeti bakımından davacının araçtan beklediği yararı sağlayamamış olmasına ve aracı bu haliyle kullanmaya zorlanamayacak olmasına, misli ile değişim şartlarının oluşmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 53.281,80 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 13.321,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.960,80 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Üye
¸e-imza
Katip
¸e-imza
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!