Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Kaldirma İstenmiş Üye Eksiklik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: █████████ ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022ESAS-KARAR NO
: ████████ E █████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin mağaza işlettiğini, davalının davacı şirketin işlettiği mağazaya gelerek on beş (15) adet TV sehpası ile on beş (15) adet farklı çeşitlerde sehpa aldığını, bu kapsamda satışa konu malların müvekkil şirketçe █████/2019 tarihinde tamamlandığını ve davalı borçluya aynı tarihte fatura düzenlenmek suretiyle söz konusu ürünlerin teslim edildiğini, davalı borçlunun ürünlerin bedelini kredi kartı ile ödediğini, ne var ki █████/2019 tarihinde yapmış olduğu ödemeyi banka aracılığı ile iptal ettiğini, bunun üzerine ödenmeyen borcun tahsili amacıyla davalı borçlu hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında teşhirde bulunan on beş (15) adet TV sehpası ile on beş (15) adet farklı çeşitlerde sehpa alımı için KDV dahil 16.899,00 TL bedel üzerinde █████/2019 tarihinde anlaşma sağladığını, davacı yanın kredi kartı ile ödeme yapılması halinde yüksek komisyon alınacağını bildirdiğini, bunun üzerine ürün bedeli olarak 13.983,00 TL'nin müvekkilce elden ödendiğini, bu kapsamda davacı şirket tarafından █████/2020 tarihli ve 000215 sıra numaralı 13.983,00 TL tutarındaki tahsilat makbuzunun davalıya verildiğini, █████/2019 tarihinde mağazada anlaşılan ürünlerin bir kısmının teslim edildiğini, ilerleyen süreçte de müvekkilin teslim edilmeyen diğer ürünlerin teslimini davacı şirketten istediğini ve bu ürünlerin bedeli olan 2.916,00 TL'yi kredi kartı ile █████/2020 tarihinde ödediğini, ancak ödemeden sonra kendisine herhangi bir ürün tesliminin gerçekleştirilmediğini, davacı şirketin ürünleri göndermemesi üzerine müvekkilin kredi kartı ile yapmış olduğu 2.916,00 TL ödemeyi █████/2019 tarihinde iptal ettirdiğini, ayrıca davacı şirketin ürün teslimi sırasında davalının satın aldığı ürünlerden farklı ürünler içeren A-471042 seri numaralı yanlış bir fatura gönderdiğini, davalı yanca yapılan görüşmeler neticesinde davacı şirketin hatalı düzenlenen faturayı iptal ettiğini ve müvekkile yeni bir fatura ilettiğini, ancak davacı tarafından gönderilen ikinci faturanın da hatalı olduğunu, davalının satın aldığı ürünler için ödediği 13.983,00 TL yerine 12.906,68 TL bedel üzerinden söz konusu faturanın düzenlediğini, müvekkilin ürünlerin bedelini elden teslim ettiğini ve davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında TV sehpası satımı konusunda ticari ilişkinin mevcut olduğu, satım konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, davacı şirketin dava dışı firmalara borcunun bulunduğu ve davalı yanca satın alınan ürün bedellerinin davacı şirketin borcunun bulunduğu dava dışı firmalara kredi kartı ile ödendiği, davacı şirketin yapılan ödemeler doğrultusunda tahsilat makbuzu düzenlediği, devam eden süreçte davalı tarafından kredi kartı ile yapılan ödeme işleminin iptal edildiği, bu hususun gelen banka yazısından anlaşıldığı, buna göre satım bedelinin davalı tarafça ödenmediğinin açık olduğu, ayrıca dava konusu alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin teslim edilen ürünlerin bedelini elden ödediğini, bu kapsamda davacı şirket tarafından tahsilat makbuzu kesildiğini, tahsilat makbuzunun üzerinde "nakit" kısmının işaretlendiğini, ürün bedelinin nakit verildiğinin dosyada mevcut ticari defterlerden anlaşıldığını, tahsilat makbuzu bulunmasına karşın davacı şirketin bu makbuzu ticari defterlerine kaydetmediğini, mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı şirketin tanık listesini süresinde sunmadığını, yargılama aşamasında bu durumun dikkate alınmadığını, müvekkil aleyhine yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacı şirketin alacağın varlığını ispat edemediğini, mahkemenin davacı şirketin borçlu olduğu dava dışı firmalara kredi kartı ile yapılan ödemelerin iptal edildiği yönündeki kabulünün doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacının, takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, satın alınan ürünler için düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası ile, █████/2019 tarihinde, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine, █████/2019 tarihli ve 12.906,66 TL tutarlı irsaliyeli faturaya dayalı 12.906,68 TL asıl alacak ve 85,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.991,00 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosya içerisinde mevcut "Tahsilat/Tediye Makbuzu" başlıklı makbuzun incelenmesinde, davacı şirket tarafından █████/2019 tarihli, 13.983,00 TL miktarlı ve 000215 seri numaralı belgenin düzenlediği, söz konusu belgenin üzerinde, "Elden tahsil edilmiştir" ibaresinin yer aldığı görülmüştür.Davacı yanın şikayeti üzerine davalı hakkında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara C. Başsavcılığı'nın █████/2019 Tarih ve ███████████ Esas, ██████████ Karar Sayılı kararı ile takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararına yapılan itirazın mahkemece red edildiği görülmüştür.Eldeki davada, davacı şirket, satışa konu malların █████/2019 tarihinde tamamlandığına ve davalı borçluya aynı tarihte fatura düzenlenmek suretiyle teslim edildiğine, davalı borçlunun ürünlerin bedelini kredi kartı ile ödediğine, ne var ki █████/2019 tarihinde yapmış olduğu ödemeyi banka aracılığı ile iptal ettiğine dair iddiada bulunmuş, davalı yan ise mağazada anlaşılan ürünlerin bir kısmının teslim edildiği ve ücretin elden ödendiği, ilerleyen süreçte teslim edilmeyen diğer ürünlerin istenildiği ve bu ürünlerin bedelinin kredi kartı ile █████/2020 tarihinde ödediği, ancak ödemeden sonra kalan ürünlerin tesliminin gerçekleşmediği, bu nedenle kredi kartı ile yapılan ödemenin iptal edildiği yönünde açıklama yapmıştır.Bilindiği üzere, Hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 Sayılı Kanun'un "İspat yükü" başlıklı 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."Dosya kapsamında davacı tarafın, teslim olgusunun gerçekleştiğini iddia ettiği ürünler yönünden dava dilekçesi incelendiğinde, davacının diğer deliller ile birlikte aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.Davacının teslim savunmasını kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı sunduğu dava dilekçesinde teslime ilişkin iddialarda bulunmuş ve yemin deliline dayanmıştır.Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; ispat yükünün anlaşma konusu on beş (15) adet TV sehpası ile on beş (15) adet farklı çeşitlerde sehpaların tamamının teslim edildiği iddiasında bulunan davacı üzerinde olduğu ve davacının yemin deliline dayandığı dikkate alınarak, davacıya, karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak teslim olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında gerekli değerlendirmenin yapılması ve karar yerinde tartışılması sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir.Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar ve █████/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."