Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Bati Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Menfi Kaldirma İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: █████████ (KABUL KALDIRMA)KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023ESAS-KARAR NO
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 190.000,00 TL bedelli senede dayalı Ankara 23.İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağının A4 kağıda sonradan bonu vasfı kazandırılmış bir belge olduğunu, o belgenin alt kısmında müvekkili davacının kimliğinin fotokopisi bulunduğunu, belgedeki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin eşi olan ...'ın maddi sıkıntıları nedeniyle borç alacağını, bunun için de bazı taşınmazların ipotek ettirilmesi ve davacının da senet imzalaması gerektiğini söyleyerek müvekkilini alıp Av....'ın ofisine götürdüğünü, müvekkilinin avukatın ofisinde senet imzaladığını, avukatın senedin fotokopisini alarak aslını müvekkiline verdiğini, aslında bu anlatımın hukukun olağan akışını uygun olmadığını, ancak Av.... ile davalı ...'ın, aynı uygulamayı birbirini hiç tanımayan çok sayıda kişiye de yaptıklarını, insanları kendilerine uygun şartlarda kredi verebilmek adına bu şekilde senet fotokopisi alıp, fotokopi evrak üzerinden icra takibi başlatacaklarını, senet keşide eden kişilerin bu takibe itiraz süresi geçtikten sonra taşınmazlarına haciz koydurup akabinde kendilerine krediyi vereceklerini söyleyip bu şekilde ikna ederek mesnetsiz icra takipleri açıp vaad ettikleri kredileri de vermeyerek TCK kapsamında bir takım eylemler sergilediklerini, davalının A4 kağıda origami yöntemi ile oluşturulmuş senet düzenleyerek birçok kişiyi bu şekilde dolandırdığını ve bu nedenle hakkında pek çok soruşturma ve ceza davaları bulunduğunu, origami yönteminde; boşa /açığa imzası alınmak istenen kişiye kargo vesilesi ile giden bir kurye veya kargocunun, muhataba teslim ettiği bir ürün/dergi/vs karşılığında muhatabın imzasını sanki teslim tutanağına alıyormuş gibi bir ön hazırlık yaparak muhatabın imzasına denk gelecek yerin alt kısmına ileride senede dönüştürülecek A4 kağıdı ustaca katlayarak yerleştirdiğini, muhatabın kurye/kargo teslim tutanağını imzaladığını zannederek imzaladıktan sonra imzanın altına katlanarak yerleştirilen A4 kağıt açılıp üzeri lazer yazıcı ile senede/ibranameye/vs.ye dönüştürüldüğünü, müvekkilinin de bu yöntemle aldatıldığını, müvekkili tarafından asla ve kat'a davalıya ıslak imzalı bir bono verilmediğini, davalının başka kişilere de yaptığı gibi müvekkilinin kimlik fotokopisinin üst tarafını bonoya çevirdiğini, bonodaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imza itirazı nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda her ne kadar imzanın müvekkiline ait olduğu belirtilmiş ise de, dar yetkili icra mahkemesinde alınan bu raporun genel yetkili ticaret mahkemelerini bağlamadığını, mahkemece takip konusu A4 kağıtta katlama izleri ile zamk bakiyelerinin bulunup bulunmadığı, yazıların imzadan sonraki bir tarihte belgeye yazıcı yardımı ile yerleştirilip yerleştirilmediği hususunda yeniden rapor aldırılması halinde imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde hile ve desise ile imzaya itiraz olmak üzere birden fazla menfi tespit sebebine dayandığı, bu sebepler arasında çelişki bulunduğundan davacıya menfi tespit sebebini açıklamak üzere süre verildiği, davacı vekilinin sunduğu açıklama dilekçesiyle dava konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olduğu, ancak imzasının hile ve desise yolu ile alınarak senet düzenlendiğini beyan ettiği, davacının müvekkilinin hile ve desise ile imzasının alındığını ancak bunun hangi yolla alındığının bilinmediğini, herhangi bir yolla alınmış olunabileceğini belirttiği ve bu kapsamda davalının sanık veya şüpheli olduğu bir çok ceza dosyasını bildirdiği, bu dosyalarda tanık ve müşteki beyanlarından yola çıkarak müvekkilinin imzasının herhangi bir şekilde boş kağıda imza attırılarak bilgisayar yardımıyla senede çevrildiğini iddia ettiği, davacı vekilinin talebi doğrultusunda A4 formundaki belge üzerinde katlama izleri ile zamk bahiyelerinin bulunup bulunmadığı, yazıların imzadan sonraki bir tarihte belgeye yazıcı yardımı ile yerleştirilip yerleştirilmediği, bonoya çevrilen kağıtta düzenli/düzensiz katlama izlerinin bulunup bulunmadığı, katlama izlerinin olduğu kısımlarda toner kayıpları bulunup bulunmadığı hususlarında ATK'dan rapor alındığı, alınan raporda davacının iddialarına ilişkin bir tespit yapılamadığı, davacı hile yolu ile imzası alınarak ve bilgisayar ortamında imzasının üstü doldurularak dava konusu senedin düzenlendiğini ispat edemediği, davalının taraf olduğu yargılamaların tek başına davacının iddiasını ispatlayamayacağı, yan delillerle desteklenmesi gerektiği, dinlenen tanıkların beyanlarında dava konusu senede değinilmediği, tanık beyanlarının içeriğinden dava konusu senedin hile yoluyla oluşturulduğuna ilişkin bir kanıya ulaşılamadığı, ATK raporunda hile yoluyla senedin düzenlendiğine ilişkin bir tespitin yapılamadığı, dava konusu senede ilişkin yürütülen ceza soruşturmasında davalı hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacının hile hususunu somutlaştırmadığı, davacının iddia ettiği husus açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğundan davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, İİK'nın 72.maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi tedbiri uygulandığından %20 oranında tazminata karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla dava dilekçesinde dava konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı veya bu imzanın müvekkilinin hile ve desise ile iradesinin sakatlanması suretiyle senet yapılan A4 kağıda atmasının sağlanması sebeplerine dayanıldığını, müvekkilinin birbiri ile çelişki oluşturmayan dava sebeplerinin mahkemece teke indirmeye zorlanması nedeniyle davanın imzanın hile ve desise ile irade sakatlanarak alınması olgusuna özgülenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin davalıya dava konusu senedi imzalayıp vermediğini, açığa imzalı senet de vermediğini, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, senetteki imzanın gerçekten müvekkilinin eli ürünü olup olmadığının kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığını, davalı hakkında hile ve desise kullanılarak bir kağıda imza atması sağladığı şahıslar aleyhine bu kağıtları senede dönüştürmek suretiyle icra takipleri yaptığına ve bu şekilde haksız menfaat temin ettiğine ilişkin çok sayıda hukuk ve ceza dosyası bulunduğunu, bu nedenle davalının müvekkilinin eşine borç para verme vaadi nedeniyle müvekkilinin imzasının hileyle alınmasını sağlamasının mümkün olduğunu, eğer imzanın müvekkilinin elinden çıkmış olması halinde müvekkilinin iradesinin sakatlanması ile bunun sağlandığını, terditli olarak dile getirilen talepler arasında çelişki bulunmadığını, mahkemenin davanın sebebinin sınırlandırılmasına ilişkin ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, imzanın müvekiline ait olup olmadığı konusunda ATK'dan rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının senedin düzenlenmesine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, davalının alacaklı olduğunu ispata yönelik delil sunamadığını, savcılık aşamasında alınan rapor ile mahkemece ATK'dan alınan rapordaki tespitler dikkate alındığında senetteki sıra dışı durumların tespit edildiğini, bu hususların senedin müvekkili tarafından imzalanmış olması halinde hile ve desise ile müvekkilinin hataya düşürülerek imzasının alınması suretiyle oluşturduğunu göstermekte olduğunu, senette nakten kaydının bulunduğunu, davalının savcılık beyanında taşınmaz satımı konusunda senedin teminat olarak verildiğini beyan etmekle senedin veriliş nedenini talil ettiğini, talil nedeniyle ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, tazminat için yasal koşulların oluşmadığını, teminat yatırılmadığını, davalının tedbir nedeniyle zarara uğradığının ispat edilemediğini, icra veznesine yatan para olup olmadığı, yatan paranın davalıya ödenmesinin gecikip gecikmediği araştırılmadan aleyhe tazminata hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının istemiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, menfi tespit istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Ankara 23. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, █████/2017 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 190.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 200.822,19 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.Takibe konu senedin yapılan incelemesine göre, senedin █████/2017 keşide tarihli, █████/2017 vade tarihli, 190.000,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, senedin nakten ihdas nedenli olduğu, senedin alt kısmında davacının önlü arkalı kimlik fotokopisinin bulunduğu görülmüştür.Davacının Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı imzaya itiraz davasında mahkemece adli belge uzmanı bilirkişiden alınan █████/2018 tarihli raporda, senetteki imzaların davacı elinden çıktığı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür.Davacının █████/2017 tarihli şikayeti üzerine davalı hakkında Ankara C.Başsavcılığının ███████████ soruşturma sayılı dosyasında, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma dosyasında, adli belge uzmanı bilirkişiden █████/2022 tarihli raporun alındığı, ilgili raporda, senetteki imzanın davacının elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olarak değerlendirilmiş ise de, basit tersimli imza olması nedeniyle daha ileri derecede kesin bir kanaat beyanda bulunulabilmesinin mümkün olmadığı, senetteki ... isim yazısının ... elinden çıkmış olmasının ihtimal dahilinde değerlendirilmesi gerektiği, belgenin düzenleme şekli gözönüne alındığında başka amaçla düzenlenmiş bir belgenin imzalatılması esnasında kişilerin iradesi dışında imzalarının/yazılarının hileli bir şekilde alınması suretiyle düzenlenmiş bir belge olduğu yönünde kanaat oluşmakta ise de, başkaca kat'i bulguların tespit edilememiş olması sebebiyle daha ileri derecede kesin bir kanaat beyanında bulunulmasının mümkün olamadığı yönünde görüş belirtildiği, savcılık tarafından işbu rapora dayalı olarak delil yetersizliği gerekçesiyle █████/2022 tarihinde takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.Mahkemece İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan █████/2023 tarih raporda özetle; incelemeye konu belgede, belgeyi 8 parçaya bölecek şekilde katlama izleri mevcut olduğu, yapışkan bakiyesi bulunmadığı, mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan imza, el yazısı ve diğer unsurların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, katlama izlerinin bulunduğu kısımlarda toner kayıplarının mevcut olduğu, kağıt liflerinde deformasyon bulunduğu, inceleme konusu belge üzerinde toner partiküllerinin bulunduğu, ancak belge oluşturulduktan önce veya sonra olup olmadığı hususunda tespite gidilemediği, inceleme konusu belgenin bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde senetteki keşideci imzasını inkar ederek sahtecilik iddiasıyla birlikte imzanın hile yoluyla A4 kağıdına alınmak suretiyle daha sonra A4 kağıdının senede dönüştürüldüğünü iddia etmiş, mahkemece iddiaların çelişkili olduğundan bahisle davacı tarafa hangi hukuki sebebe dayandığını açıklaması için süre verilmiş, davacının hile iddiasını seçmesi üzerine hile iddiası yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.Davacı menfi tespit davasını birbiriyle çelişmemek üzere birden fazla nedene dayandırabilir. Eş söyleyişle davacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) terditli dava olarak yerini alıp Kanun’un 111. maddesinde düzenlenen biçimde de terditli dava açılabilir. Terditli davalarda aynı dava içerisinde, aynı davalıya karşı birden fazla talep arasında bir aslilik-ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürülmektedir. Kademeli olarak ileri sürülen taleplerde (davada) hâkim öncelikle asli talebi inceleyecek ve asli talep bakımından bir karar verecektir. Ferî talep asıl talebe bağlı olarak ileri sürüldüğünden asıl talebin esastan reddine karar verilmedikçe ferî talep hüküm altına alınamayacaktır.Eldeki davada da kademeli olarak sahtecilik ve iradeyi sakatlayan hile hukuksal nedenine dayalı olarak açılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle imza itirazının incelenerek imzanın davacıya ait olup olmadığı tespitine göre sonra hile iddiasının incelenmesi gerekmektedir.Açıklanan bu genel ilkeler bakımından mahkemece davacının birbiri ile çelişmeyen farklı hukuksal nedenlere dayandığı gözetilmeden sahtecilik iddiası üzerinde durulmadan hüküm oluşturulmuştur.Öte yandan eksik tahkikatla hüküm kurulamaz. O halde mahkemece icra hukuk mahkemesi ve savcılık aşamasında senetteki imzanın aidiyeti konusunda alınan raporların da uyumlu olmadığı gözönünde bulundurularak imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda ATK'dan rapor alınarak sonucuna göre değerlendirilme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğrul olmamış, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ████████Esas, ████████Karar ve █████/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ...¸e-imzaÜye ...¸e-imzaÜye ...¸e-imzaKatip ...¸e-imzaNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."