Anahtar kelimeler: Kyazim Ekstresine Satımdan Davalıborçlu İlişkide Davalıborçlunun Cari Durduğunu Ödemediğini Bakırköy

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
K.YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu, Bakırköy .... İcra Dairesi .... E. Sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkili şirket, davalıdan alacaklı olduğunu, ancak davalı-borçlu, cari hesap ekstresine göre takibe konu 63.828,17 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, Davalı/borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz etmiş ve takip durduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkide; müvekkili şirket cari hesap alacağının dayanağı olan faturaların içeriğindeki işleri eksiksiz davalı tarafa yapıp teslim ettiğini, söz konusu faturalar karşılıklı olarak BA/BS formları ile mutabakat sağlanmak suretiyle tarafların vergi dairelerine bildirildiğini, davalı/borçlu; yapılan şifahi görüşmelere, yapılan icra takibine rağmen müvekkili şirket alacağını ödememekte ısrar etmekte olduğunu, davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksız, cari hesap ekstresi ve tarafların defter kayıtları, faturalar, banka kayıtları vesair incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görüleceğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkili şirket mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına da hükmedilmesini, bu çerçevede, █████/2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu’na .... başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davalı/borçlunun vaki itirazının iptali ile işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, Davalı/borçlunun Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasındaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, 63.828,17 TL asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek icra inkar tazminatının davalı/borçludan alınarak müvekkili şirkete verilmesini, her türlü yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekili tarafından delil listesi ile birlikte arabuluculuk tutanak aslının sunulduğu görüldü.
İTO'nun internet sitesi üzerinden tarafların ticaret sicil kayıtlarının dosyamız arasına alındığı görüldü.
UYAP sistemi üzerinden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir çıktısının dosyamız arasına alındığı görüldü.
HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 63.828,17 TL üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından █████/2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Dosyaya █████/2025 tarihinde bilirkişi .... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; Davalı 24.10.2023 günü saat 15:00'da duruşma salonunda yapılan incelemede hazır olmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamamıştır.Dava dosyasında yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve tespitler neticesinde; 1- Davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, 2- Davacının 11.02.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 63.828,16 TL alacaklı olduğu, 3- Davalı 24.10.2025 günü saat 15:00'da duruşma salonunda yapılan incelemede hazır olmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, kanaatine varılmıştır.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının icra takip tarihi itibariyle 63.828,17 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olsa da davalı tarafından verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin sunulmaması nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca faturaya konu malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 63.828,17 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 63.828,17 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 12.765,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.322,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 770,89-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.551,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 87,50-TL Vekaletname suret Harcı, 615,40-TL Başvuru Harcı, 6125,40-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 1.473,79-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 676,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.676,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪
Hakim ...
☪e-imzalıdır.☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!