Anahtar kelimeler: Cismani Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Yoluyla Yönetimindeki

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, davalı..... yönetimindeki .... plaklı araç ile seyir halindeyken müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebep olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin başında, kulağının arkasında meydana gelen yaralanma nedeniyle kalıcı iz oluştuğunu ve kaza sonrası vertigo hastalığının baş gösterdiğini ve hayatının zorlaştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasına, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın 13.03.2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yol kenarında yaya konumundayken yaralanan davacı .....'ın vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı,....'ın yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu, oluşmuş ise sürekli işgöremezlik oranı, geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi, varsa sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde ve geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı bedellerinin tazmini istemine ilişkin olduğu, 16.02.2023 tarihli duruşmanın 13 numaralı ara kararında davacı vekiline mahkemece yaptırılacak incelemeler açısından gerekli olan trafik alanında uzman bilirkişi ücreti olarak kullanılmak üzere 1.200,00-TL, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı nezdinde davacı açısından alınacak maluliyet raporu bedeli 2.000,00-TL olmak üzere toplamda 3.200,00-TL delil avansının mahkeme veznesine yatırılması için iki haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde belirtilen delil avansının mahkeme veznesine yatırılmaması durumunda bilirkişi incelemesi delillerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceği usulüne uygun şekilde tefhim yoluyla ihtar edildiği, usulüne uygun şekilde belirlenen delil avansı bedelinin verilen kesin süre içerisinde ve hatta duruşma gününe kadar, yine usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen mahkeme veznesine yatırılmadığı, dava dilekçesi içeriği ile netice-i talep açısından karar verilebilmesi amacıyla esaslı unsurlar olan kusur oranlarının ve davacının sürekli ve geçici iş göremezlik oranlarının belirlenmesi amacıyla yaptırılacak bilirkişi incelemeleri açısından kullanılmak üzere gerekli olan delil avansının davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması sebebiyle, davacı tarafın kusur raporu ve maluliyet raporuna ilişkin bilirkişi incelemesi delillerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, kusur ve maluliyet oranlarının belirlenememesi çerçevesinde davacının talep edebileceği ve hak kazanma ihtimalinin bulunduğu tazminat bedellerinin hesaplanmasının olanaksız duruma geldiği ve davacının iddiasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tazminat davasının esasını oluşturan trafik kazasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini, ilk derece mahkemesince buna dair deliller toplanmaksızın ve ceza soruşturması sonucu beklenilmeksizin dosyanın ATK'ya sevk edildiğini, mahkemece muhtıra yazılıp davacıya tebliğ edilmeden doğrudan kesin süreye riayet edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, davacıya delil avansının yatırılması için yeniden süre verilmemesinin mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bilirkişi deliline davalı tarafça da dayanılmış olduğu halde delil avansı yatırılmasının yalnızca davacı taraftan talep edilmesinin yerinde olmadığını, delil avansının her iki tarafça yarı oranda karşılanması gerektiğini, delil avansı yatırılmamış olmasının yargılamayı geciktirmediğini, dosyada toplanacak diğer delillerle birlikte rapor alınabielceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeni ile davacının bedeni zararı nedeniyle oluşan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın delil ikamesi için avans başlıklı 324. maddesinin birinci fıkrasında; taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorunda oldukları, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre, davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle hakim, tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremeyecektir.
6100 sayılı HMK'nun 274. Maddesinde basit yargılama usulüne tabi davalarda bilirkişi raporunun hazırlanması içi verilecek sürenin iki ayı geçemeyeceği, talep üzerine iki ay daha uzatılabileceği, 280. maddesinde bilirkişi raporunun birer örneğinin 177/2. maddesinde ise ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa bu yazılı talep veya tutanak örneğinin taraflara tebliğ edileceği, aynı Kanun'un 281. maddesinde; tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
Eldeki dava dosyası kapsamında, ilk derece mahkemesice 16.02.2023 tarihli celse ara kararı ile dosyanın bilirkişiye ve maluliyet raporu aldırılmak üzere Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne tevdi ile bilirkişi raporu alınması için eksik delil avansını tamamlamak üzere davacı tarafa kesin süre verilerek ihtarda bulunulmuş ve duruşma 18.05.2023 tarihine bırakılmış, davacı vekilince bir sonraki celse dahil olmak üzere karar tarihine kadar gerekli delil avansının yatırılmadığı, mahkemece kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmamış olması nedeniyle davacı tarafın kusur raporu ve maluliyet raporu delillerine başvurmaktan sarfınizar edilmiş sayıldığı kabul edilerek, dosyadaki mevcut belgeler ve yargılama aşamasına göre davacının davasını ispat edemediği cihetiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'da öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2. maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle davacının kesin süre içerisinde delil avansını yatırılmadığı gerekçesiyle kusur raporu ve maluliyet raporu delillerine dayanılmamış sayıldığından bahisle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıya kesin süre verilen 16.02.2023 tarihli celsenin 9 nolu ve 10 nolu ara kararlarıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne maluliyet raporu düzenlenmesi hususunda muayene tarihi belirlenmesi talebi de içerir müzekkere yazılmasına karar verildiği ancak bu hususta herhangi bir müzekkere yazılmamış olduğu, bir sonraki celseye kadar dosyaya Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden cevap sunulmadığı, davacı tarafça delil avansı yatırılmış olsa dahi EÜTF tarafından muayene günü tayin edilmediğinden celse kaybı yaşanmasının muhtemel olduğu dikkate alındığında dosyada mevcut diğer ara karar gereklerinin de yerine getirilmemiş olması nedeniyle tek başına delil avansının yatırılmamış olmasının celse kaybına yol açtığının kesin bir ifadeyle söylenemeyeceği, diğer delillerin ve müzekkere cevaplarının da dosyaya getirilmesi sonrası bilirkişi incelemesi ve maluliyet raporu alınmasının muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.
Delil avansının tamamlanmasına ilişkin getirilen düzenlenmelerde kanun koyucunun temel amacının, eksik giderin yatırılmasını ve davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3.maddesi hükmüne göre makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır. Somut olay özelinde davacıya verilen kesin sürede mahkemenin diğer ara karar gerekleri de yerine getirilememiş olup salt delil avansı yatırılmamasının celse talikine uğramasına neden olduğu söylenemez. Davanın uzamasının engellenmesi davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır. Dolayısıyla davacının dayandığı delillerin dosyaya kazandırılmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından öncelikle bilirkişi incelemelerine esas deliller dosyaya celp edildikten sonra davacıya delil avansı hususunda süre verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!