Anahtar kelimeler: Cismani Yazim Layihalar Ölüm Sevk İzmir Dinlenip İstenmiş Şti Üye

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08.06.2023
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 11.03.2016
KARAR TARİHİ
: 11.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 11.02.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacılar vekili, 26.08.2012 tarihinde .....Şti.' ye ait.... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın müvekkili ....' e ait kendi sevk ve idaresindeki ....yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, her ne kadar kaza sonrasında trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün.... plakalı aracın tali yoldan aniden önüne çıkması sebebiyle bu araca çarpmamak için yolun soluna kaçmış olduğunun belirtilmişse de ....plakalı aracın gerekli önlemi almak ve etkili fren tedbiri uygulamak yerine yol durumunu kontrol etmeksizin ani manevra ile müvekkilinin bulunduğu şeride girmesinin kusurlu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiğini gösterdiğini,.... plakalı aracın fren mesafesi bırakmaksızın aniden müvekkili aracın önüne geçmesi karşısında müvekkilinin çarpışmaya engel olamadığını ve kazayı önlemek adına yapabileceği bir şeyinde bulunmadığını, müvekkili ...' e ait araçta meydana gelen maddi hasarın tazmini için İzmir 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında verilen 08.04.2014 tarihli kararda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulduğunu ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, anılan mahkeme hükmünün kesinleşmiş olması nedeniyle iş bu davada da kusur hususunda kesin delil teşkil ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazaya tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu ve davalıların müvekkilleri bünyesinde meydana gelen maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu, müvekkillerinden....' in de kaza sonrası meydana gelen rahatsızlıklarını ve gördüğü tedavilerini bildirerek maddi ve manevi tazminat taleplerinin olduğunu, müvekkili ....' de oluşan geçici-kalıcı iş görmezlik nedeniyle uğradığı efor tazminatı kapsamında ve iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı zarar karşılığı 10.000-EUR maddi tazminatının ve çektiği acı ve ıstırabın bir miktar telafisi için 30.000-EUR, .....için ise 10.000-EUR olmak üzere 40.000-EUR.manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar ..... ve .... Şti. vekili, davacıların Türkiye' de mutad meskeni olmadığını, müvekkilleri açısından davanın ticari dava olmadığını, davacı tarafın müvekkilleri ile birlikte sigorta şirketini de taraf göstererek göreve ilişkin kuralları bertaraf etmeye çalıştığını, davalıların arasında zorunlu dava arkadaşlığının olmadığını, müvekkilleri açısından dosyanın tefriki ile görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkillerinin ikametgahlarının İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetki çevresi içerisinde olduğunu, sigorta şirketinin merkezinin de İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetki çevresinde olduğunu, davanın trafik kazasına dayalı haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini içerdiğini, bu taleplerin Türk Lirası olarak belirlenmesi gerektiğini, öde yandan manevi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak istenemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin belirli ve kesin olması gerektiğini, dava dilekçesinin bu açılardan düzeltilmesi gerektiğini ve ayrıca dava konusu olayın 26.08.2012 tarihinde vuku bulduğunu, tazminat taleplerinin de zaman aşımına uğradığını bildirerek öncelikle usule ilişkin taleplerinin değerlendirilmesine, davanın esastan da reddi ile masraf ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... AŞ vekili, davaya konu trafik kazasının 26.08.2012 tarihinde meydana gelmesi nedeni ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava tarihinin ise 11.03.2016 olduğunu, davanın zamanaşımı süresi sonrasında açıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan taraf kusurlarının tespiti için dosyanın ATK gönderilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için davacının iddia ettiği sürekli sakatlık halinin ATK 3. İhtisas dairesinden alınacak rapor ile ispatlanmaıs gerektiğini, maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacının geçici işgöremezliğe ilişkin taleplerinin poliçe kapsamında olmayıp davalı şirketin sorumlu olmadığını, söz konusu talepte SGK nın sorumluluğunun bulunduğunu, davacının kazanç kaybı taleplerinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, tazminata hükmedilmesi halinde proporsiyon uygulanması gerektiğini, yaralanan veya maluliyete uğradığını iddia eden davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve olayda uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacılardan ....'in yaralandığından bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında dava açıldığı, █████/2022 tarihinde davalı ....'ın sevk ve iradesindeki ve davalı ..... Şti'ne ait davalı .... nezdinde █████/2012-█████/2013 tarihleri arasında geçerli 201519058 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı .... plaka sayılı aracın D 660-10 kod nolu bölünmüş devlet yolunun sağ şeridini takip eden Keçiborlu istikametinden Sandıklı ilçesi yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yolun sağında kalan tali yoldan gelerek seyrini sürdürdüğü ana yola giriş yapan dava dışı .....'in sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı fark ettiğinde gerekli kontrolleri yapmadan sola manevra yaptığı bu sırada geriden seyrini sürdürdüğü yolun sol şeridini takiben kendisi ile aynı yönde seyretmekte olan davacı .... yönetimindeki .... yabancı ülke plakalı otomobilin sağ ön kesimi ile idaresindeki aracın sol arka tampon kesimine çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kazada davacı .....'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü .....'in olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, trafik kazası sonucu davacı aracında yolcu olarak bulunan davacı ....'in %19 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, davacı ... yönünden talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 12.505,60 Euro, sürekli iş göremezlik tazminatının 124.541,80 Euro tutarında olduğu, oluşan maddi zarardan davalı araç sürücüsü ve malikinin haksız fiil hükümleri, davalı sigorta şirketinin de ZMMS hükümleri doğrultusunda sorumlu oldukları, davalı araç sürücüsü ile araç maliki yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden de dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz talep edilebileceği, her iki davacının olay sebebiyle manevi olarak ta zarar gördüğü, uğranılan manevi zararın da kazaya karışan ve kusurlu olan .....plaka sayılı aracın maliki ile aracın sürücüsü tarafından giderilmesinin gerektiği, olayın niteliği, kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerektiği ,davacı tarafça manevi tazminat yönünden de Euro üzerinden talepte bulunulduğu ancak dava konusu tazminatın haksız fiile dayalı olduğu , bu durumda zararın ancak yurtdışı para birimi cinsinde oluştuğunun ispatı halinde yabancı para cinsinden tazminata karar verilebileceği , davacının yurtdışında yaşıyor olması, gelirinin yurtdışı para birimine göre ödenmesi ve bir kısım ödemelerinde yurtdışı para birimi karşısında yapılmasının da yabancı para cinsinden maddi zararı oluştuğu kabul edilebilir ise de, sırf yurtdışında yaşamanın manevi zararında yaşanan ülke para cinsinden oluştuğunu göstermeyeceği ve manevi tazminat talebinin Türk Lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davacı ....'in maddi tazminat talebinin kabulüne, her iki davacının manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili, davalı sigorta şirketi ve davalılar .... ve şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacılar vekili, davacıların Alman vatandaşlığı olması sebebiyle EURO üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden bu kapsamda mahkeme değerlendirmesinin yerinde olmadığı gibi maluliyete ilişkin tazminatın belirlenen şekilde tevzisinin manevi zararı karşılaması yönünden tatmin duygusunu uyandırmaktan uzak olduğu, mahkemenin tazminatın miktarı ve türü konusunda verdiği kararın yerinde olmadığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta yönünden davacı .....'in İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden ödenen tutarın talep konusu tazminata ilişkin limiti etkilediğinden hesaplamaya dahil edilmemesinin yerinde olmadığı, tazminat davalarında tesis edilecek hükmün TL üzerinden belirlenmesi gerektiği, kusur durumunun çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamı ile sorumluluk dışında olduğu, müterafik kusur yönünden mahkemece bir inceleme yapılmamasının ve değerlendirme yapılmamasının yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihinden değil ihbar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar ..... ve şirket vekili, mahkemece kusura yönelik incelemenin yerinde ve yeterli olmadığı gibi eksik nitelikte olduğu, mahallinde keşif yapılarak ve tanıklar dinlenilerek kazanın meydana gelmesi ile sürücülerin kusur durumlarının belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda itirazlar ileri sürülmüş ise de değerlendirilmeye alınmadığı, dosya kapsamında olay anını gösterir CD kayıtlarından bahsedilmekle birlikte İzmir 10. ATM dosyasında hükme esas alınan raporda görüntü kayıtlarına itibar edilmekte ise de, bu yönde bir CD'nin ve olay anını gösterir bir görüntü kaydının mevcut olmadığı, mahkemece İzmir 10. ATM dosyası üzerinden değerlendirme yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, kusurun yeniden incelenmesi gerektiği, savcılık dosyasında verilen ifadelerin önemli oldukları, bu ifadelerin......'in kusurlu olduğunu gösterdiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat davasının tam, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava █████/2012 tarihinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasından kaynaklı davacı .....yönünden geçici ve kalıcı iş göremezlik maddi tazminatı ile manevi tazminat, davacı .... yönünden ise manevi tazminat davası olmakla esasen haksız fiil temelinde açıldığından haksız fiilin unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik inceleme ile sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla birlikte unsurlar yönünden inceleme yapılmadan evvel önce genel bir açıklama yapmak hasıl olmuştur.
Somut olayda, █████/2012 tarihinde içinde davacı ....'un yolcu olarak bulunduğu ve davacı .... sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında trafik kazasının meydana geldiği, iş bu dava açılmadan evvel davacı.... tarafından .....plaka sayılı aracın ZMMS şirketi olan ....aleyhine araç hasarından kaynaklı İzmir 10. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada mahkemece "olayda ....'in kusursuz, ....'in ise tam kusurlu olduğu ve davacı aracının pert olarak kabul edilmesi neticesi gerçek zarar olarak hesaplanan 13.000,00 TL hasar tazminatının bulunduğu" yönünde kanaat içeren █████/2014 tarihli rapor hükme esas alınarak ████████ karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, davacılar tarafından yukarıdaki talepler ile ilgili olarak ...... plaka sayılı aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS şirketi aleyhine iş bu davanın açıldığı, mahkemece davacı .... yönünden maluliyete yönelik alınan İstanbul ATK İkinci Üst Kurulunun █████/2020 tarihli raporundaki sürekli iş göremezlik oranının % 19, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak kabulü yönündeki görüş benimsenmekle kusura yönelik İstanbul ATK Trafik ihtisas dairesinin █████/2018 tarihli ve itiraz üzerine İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar heyetinin █████/2021 tarihli raporlarında ihtimalli değerlendireler yapılmakla birlikte olayda.....'in tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu yönündeki kanaat de benimsenmekle aküter hesabı neticesi kazandırılan █████/2022 tarihli rapor hükme esas alınarak yukarıda belirtilen şekilde maddi yönden tam, manevi yönden ise kısmen kabul kararı verildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından ise işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008-█████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013-█████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve █████████ E. - ██████████ K).
Diğer yönlerden istinaf incelemesine geçmeden evvel öncelikle davalı sigorta tarafından ileri talep konusu geçici iş göremezlik isteminde esasen husumetinin olmadığı yönünde savunmada bulunulmakla bu husus ayrıca istinaf konusu edildiği anlaşılmakla yapılan değerlendirme neticesinde, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı sigortanın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden husumetinin bulunduğu kanaatine varılmış (Yargıtay 4. H.D'nin 13.09.2021 tarih, █████████esas ve █████████ karar sayılı kararı), yapılan bu açıklamalar karşısında bu yönden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı .... yönünden maluliyete yönelik mahkemece birden fazla rapor kazandırılmakla birlikte her iki raporda geçici ve sürekli maluliyet yönünden benimsenen oran ve süre aynı olduğu gibi raporların yukarıda yapılan açıklama kapsamında olay tarihi itibariyle uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre hazırlanmış olması karşısında mahkemece kazandırılan ilk rapora itirazların karşılandığı şekilde dosyaya ikmali sağlanan █████/2020 tarihli raporun hükme esas alınmasın yerinde ve isabetli olduğu anlaşılmıştır.
İstinaf isteminde bulunan davalı yanlarca mahkemece kusura yönelik yönelik dosyaya kazındırılan raporların ekik inceleme ile oluşturulmasına karşın bu eksikliğin giderilmediği, hükme esas alınan rapor ile İzmir 10. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasında esas alınan raporların birbirleri ile çelişki oluşturduklarından bu yönde çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığı, kusurun yeterince araştırılmadığı belirtilmiş olmakla bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, her ne kadar mahallinde keşif talep edilmekte ise de olay sebebiyle düzenlenen KTT'ndaki tespitler, Dinar CBS'nin █████████ esas ve ████████ K sayılı dosya içeriği, bilirkişi raporları ihtimalli ise de raporların içeriği ile taraf iddia ve savunmaları karşısında kazadan kaynaklı kusur izafesi bakımından mahallinde keşfe gerek olmadığından bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, kusura yönelik kazandırılan █████/2018 tarihli ve █████/2021 tarihli raporların ihtimalli değerlendirme içermekle her iki raporda da ....'in kusursuz olduğu yönünde görüş bildirdiği, dava dışı....'ın kolluk ifadesinde olayda kendisinin olmadığı yönünde beyanın bulunduğu, talimat yolu ile dinlenen Tanık.... ise davalı ....'in sağ tarafından araç geçici nedeniyle panik yapıp davacı .... sevk ve idaresindeki aracın seyir istikametine geçmesi ile kazanın meydana geldiği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla aksi ispat edilinceye kadar geçerli olayın ....'in davacı aracının seyrine aniden girmesi ile davacının duramayarak .... aracına arkadan çarpması sonucu gerçekleştiği değerlendirilerek tutanağın aksine olayda davacının kazayı engellemek adına alabileceği bir önlemi olmadığından bu kazanın oluşumunda davacının kusursuz olduğu yönündeki mahkeme kanaati yerinde ve isabetli olduğu gibi kazandırılan raporlar arasında çelişki olmadığından bu yönden de istinaf isteminin yerinde olmadığı bununla birlikte kazandırılan raporlarda ihtimalli değerlendirme yapılmakla maddi vakıa mahiyetinde olduğu değerlendirilen kazanın meydana gelmesinde üçüncü bir kişinin varlığı yönünden itirazda bulunulmakta ise de bu yönde üçüncü kişileri de bağlayacak şekilde bir tespitin olmadığı gibi olsa bile az önce de değinildiği gibi olayda davacı....'in kusursuz olduğu anlaşılmakla davacının muhataplarının müteselsil sorumluluk ilkesi gereği bu yöndeki iddianın iş bu davada davacı yana ileri sürülemeyeceği, davalı muhataplar yönünden gerek üçüncü bir kişinin kazadaki kusur durumu gerekse de davalı ....'in kusursuzluğu iddiası ayrıca açılacak bir davada ileri sürülebileceğinden mahkemece sunulan deliller karşısında iş bu uyuşmazlık yönünden ....'in tam kusurlu muhatap olarak kabulü yönündeki değerlendirmenin de yerinde ve isabetli olduğunun kabulü ile bu yönden de ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Yine davacı .... yönünden talep konusu tazminat hesabına ilişkin mahkemece birden fazla rapor kazandırılmış ise de hükme esas alınan █████/2022 tarihli ek raporun yukarıda belirtilen gibi TRH 2010 tablosuna uygun hesabı içerdiği gibi gerçek gelire yönelik kazandırılan müzekkere cevabını da karşılar mahiyette hazırlandığı anlaşılmakla dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmasına göre mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar davalı sigorta tarafından İzmir 10. ATM dosyasında davacı ....'e ödenen tutarın iş bu dosya üzerinden yapılan tazminat hesabında davalının limitini etkilediğinden dikkate alınması gerektiğini belirtmekte ise de mevcut dosya kapsamında hükmedilen tazminat konuları ile adı geçen dosyadaki tazminat konusu farklı olduğu gibi teminat konuları da farklı olduğundan davalının limitini etkilemeyeceğinden bu yönde ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan sebepler ile somut olay yönünden belirlenen kusur durumunun takdirine yönelik inceleme ve kanaatlerin yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ....yönünden maddi tazminatın hesabına yönelik gerek gerek maluliyet ve gerekse de aktüer yönden yaptırılan inceleme ve mahkemece bu kapsamda varılan kanaat yerinde olduğu, bununla birlikte dosya kapsamına kazandırılan bilgi ve belgelere göre somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir hal ve koşul olmadığı, maddi tazminat talebi yönünden tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, maddi tazminat hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde ve doğru tespitini içerir ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, maddi tazminata yönelik davalılar istinaf itirazları yerinde değildir.
Manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK █████/1966 tarih ve 1966/7 Esas - 1966/7 Karar sayılı ilamı) Somut olayda davacılarca Euro üzerniden manevi tazminat talep edilmekle birlikte Mahkemece davacı ... lehine 20.000,00 TL ve Ersin lehine ise 5.000,00 TL tazminat takdir edilmiş ise de mahkeme gerekçesinin aksine bu kapsamdaki zararın Euro cinsinden oluştuğu yönünde ispatın mümkün olmamasına, davacıların Uyap sistemi üzerinden yapılan sorgulamasında Alman vatandaşı olduklarının anlaşılmasına, aksi durumda yabancı ülkede yaşayıp hem Türk hem yabanca ülke vatandaşı olunması halinde manevi zararın Türk vatandaşlığına göre belirlenmesinin zarar gören açısından bir anlamda Türk vatandaşlığına daha az değer verilmesi durumunu oluşturacağı gibi Türk vatandaşlığından çıkıp yabancı ülke vatandaşlığına geçenler yönünden yabancı ülke vatandaşlığına daha fazla değer verilmesi durumunu oluşturacağı değerlendirilmekle bu yöndeki yaklaşımın yerinde olmamasına ve bu kapsamda davacıların hayatlarını yabancı ülkede sürdürdüğü durumda Mahkemece davacıların yabancı ülkede yaşaması durumu (bu durumun geçici olduğu yönünde dosya kapsamında bir bilgi ya da belge olmamasına rağmen) baz alınarak manevi tazminatın TL üzerinden verilmesi gerektiği yönündeki düşüncesinin yerinde görülmemesine göre mahkemece manevi tazminatın TL olarak belirlenmiş olması yerinde görülmemiş ve bu yönden davacı istinafı yerinde görülmüş, davacı yanca manevi tazminatın kısmen kabulü yönünde de istinaf itirazında bulunulduğu anlaşılmakla birlikte bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir durum olmadığından manevi tazminatın belirlenmesine yönelik yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde talep konusu edilen miktarlar üzerinden indirim yapılması gerektiği kanaatiyle davacı .... lehine 10.000,00 Euro, davacı .... lehine ise 1.000,00 Euro manevi tazmitın takdirinin yerinde olacağı değerlendirilmekle bu yönden davacılar talebinin kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava tarihinden bir gün evvelinde TCMB tarafından yayımlanan göstenrge niteliğindeki döviz kurları kapsamında USD/TL efektif satış kuru karşılığının 1 USD= 2,8970 TL olduğu anlaşılmakla davacı ...'un kabul edilen dava değerinin TL karşılığının 425.996,31, .....'in kabul edilen dava değerinin TL karşılığının ise 2.897,00 olduğu anlaşılmakla söz konusu tutarlar göz önüne alınarak ret kabul oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplaması yapılmıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalılar vekillerinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar ....ve ..... Şti. vekili ve.... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Maddi Tazminat yönünden;
- 12.505,60 Euro geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan █████/2012 (iş bu tarihin davalı sigorta yönünden dava tarihi olan █████/2016 tarihi olarak uygulanması kaydıyla) tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde T.C.M.B. efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müteselsilen (davalı .... A.Ş. yönünden 225.000,00 TL sağlık gideri teminatı ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile ....'e verilmesine,
- 124.541,80 Euro sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan █████/2012 (iş bu tarihin davalı sigorta yönünden dava tarihi olan █████/2016 tarihi olarak uygulanması kaydıyla) tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde T.C.M.B. efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müteselsilen (davalı ..... A.Ş. yönünden 225.000,00 TL sakatlanma ve ölüm teminatı ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile .....'e verilmesine,
Manevi Tazminat yönünden
- 10.000,00 Euro manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde T.C.M.B. efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar..... ve .....Şti.'den müteselsilen tahsili ile ....'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
- 1.000,00 Euro manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde T.C.M.B. efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılar ...... ve.......Şti.'den müteselsilen tahsili ile ....'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Davacı.... yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 29.099,80 TL karar ve ilam harcı ile davacı.... yönünden karar tarihi itibariyle alınması gereken 197,89 TL harç toplam 29.297,69 TL harçtan evvelce alınan peşin ve ıslah harç toplamı 8.949,24 TL'nin mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 20.348,45 TL harcın davalılardan (davalı sigortanın bu tutarın 18.836,54 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan başvuru, peşin ve ıslah harç toplamı 8.978,44 TL harç ile gider avansından kullanılan kısmın red kabul oranına göre hesaplanan 3.000,71 TL'den oluşan toplam 11.979,15 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı .... tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın adı geçen üzerinde bırakılmasına, arta kalan kısmın iadesine,
Davalı .... tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın red kabul oranına göre hesaplanan 90,00 TL'sinin davacılardan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, arta kalan kısmın iadesine,
Davacı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirmekle hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan;
- 63.856,00 TL maddi tazminat vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile .....'e verilmesine,
- 28.970,00 TL manevi tazminat vekalet ücretinin davalılar ..... ve .....Şti.'den müteselsilen tahsili ile ....'e verilmesine,
- 2.897,00 TL manevi tazminat vekalet ücretinin davalılar ..... ve .....Şti.'den müteselsilen tahsili ile ....'e verilmesine,
Manevi tazminat yönünden davalılar... ve .....Şti. Kendilerini vekille temsil ettirmiş iseler de adı geçenler lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davacıların ödediği istinaf harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Davalılar... ve..... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 31.421,21-TL'den peşin alınan 7.855,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 23.565,91-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı .... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 31.421,21-TL'den peşin alınan 7.855,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 23.565,91-TL harcın davalı .... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
7-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan tarafından yapılan 492,00-TL istinaf başvuru harcı ve 42,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 534,00-TL'den oluşan istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
8-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!