Anahtar kelimeler: Celbini Hakkimiz Gelmiştir Akabinde Şöyle Muaccel Cari Kötüniyetli Etmekteyiz Kalmak

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;" HER TÜRLÜ TALEP VE DAVA HAKKIMIZ SAKLI KALMAK KAYDIYLA; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulmuştur. Müvekkil şirketin kayıtlarında, davalı şirketin müvekkil şirkete, cari hesap alacağından doğan bakiye borcu olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu borç davalı şirket tarafından ödenmemiş ve borç muaccel hale gelmiştir. Akabinde ------- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı şirket tarafından da, haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edilmiştir. (dosyanın celbini talep etmekteyiz.) Şöyle ki; Müvekkil şirketin hiçbir anlaşması olmamasına rağmen davalı tarafından yasal dayanağı olmadan müvekkil şirkete 2 adet fatura düzenlenmiştir. Müvekkil şirket, cari hesaplarını, muhasebe kayıtlarını kontrol ettiğinde düzenlenen faturalara ilişkin davalı şirket ile aralarında yapılmış sözlü veya yazılı bir anlaşma olmadığını tespit etmiş ve neticesinde de davalı şirketten iş bu faturaların iptali talep etmiştir. Ancak söz konusu iptal işlemlerini davalı şirket yerine getirmemiş, haksız, yasal dayanağı olmayan faturaların tanzimini ısrarla sürdürmüştür. Söz konusu faturalar şunlardır; Davalı tarafından, ------- bedelli yüksek satış iskontosu açıklamalı fatura düzenlenmiş ve müvekkil şirkete ------ temel e fatura olarak sistem üzerinden iletilmiştir. Müvekkil şirket tarafından ticari ilişki ve cari hesaplar kontrol edildiğinde, söz konusu faturanın tanzimini gerektirecek herhangi bir anlaşma olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla müvekkil, ilgili fatura ve fatura içeriğini kabul etmediğini bildirmiş, ve -------- bedelli yüksek satış iskontosu açıklamalı faturayı muhasebe kayıtlarına işlemeden aynen kep sistemi üzerinden iade etmiştir. Davalı tarafça haksız olarak hazırlanmış faturanın kep üzerinden , müvekkil firmanın muhasebe kayıtlarına işlenmeden aynen ----- SİSTEMİNDEN İADE EDİLMİŞTİR.( İlgili fatura ve kep iade ihtarı ekte sunulmuştur.) Davalı tarafından, ---- bedelli ürün desteği açıklamalı fatura düzenlenmiş ve müvekkil şirkete ------- tarihlerinde temel e fatura olarak sistem üzerinden iletilmiştir. Müvekkil şirket tarafından ticari ilişki ve cari hesaplar kontrol edildiğinde, söz konusu faturanın tanzimini gerektirecek herhangi bir anlaşma olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla müvekkil şirket, fatura ve fatura içeriğini kabul etmediğini bildirmiş ve --------- bedelli ürün desteği faturasını muhasebe kayıtlarına alınmayacağını bildirmiştir.(ekte sunulmuştur.) Önemle belirtmek isteriz ki, davalı tarafından düzenlenen bahsi geçen faturaların hiçbir yasal dayanağı yoktur. Taraflar arasında imzalanmış yada sözlü mutabakat da bulunmamaktadır. Bu durumu müvekkil şirket, defaatle davalı şirkete izah etmesine rağmen davalı şirket tarafından işbu faturalar iptal edilmemiştir. Ve ticari ilişkinin zedelenmemesi için müvekkil çok çaba sarf etmesine rağmen faturaların iptal edilmemesi neticesinde ticari ilişkiye zarar verilmiştir, bu durumda müvekkil şirket için çok üzücü olmuştur. Davalı şirketin, TTK 18/2 maddesi gereğince, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir iken basiretli bir tacir olarak hareket etmemesi müvekkil şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye zarar vermiştir. Kaldı ki taraflar arasında iş bu faturalara istianeden imzalanan ticari bir anlaşma yada yasal dayanak var ise davalı şirket ispatlamakla yükümlüdür. İşbu nedenlerle, davamızın kabulü ile borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz. Ayrıca, müvekkil şirket, borçlunun haksız ve dayanıksız itirazı üzerine zarara uğramış, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla takip bedelinin % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Takip konusu yapılan alacak, belgelere dayanmakta, likit ve muayyen bir borçtur. Davalının itirazı sadece müvekkilin alacağını engellemeye yönelik olup, İİK madde 67 uyarınca, icra inkar tazminatı şartları oluşmuştur. Nitekim --------Sayılı kararında da" Dava konusu alacak faturalara dayalı cari hesap alacağı olup likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir...." şeklindedir. Uzman bilirkişiler aracılığı ile şirketin tüm ticari defter ve belgeleri ŞİRKETTE (yerinde incelme talebimiz mevcuttur.)Çünkü tüm ticari defterlerin hem ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda hemde mahiyeti önem arz ettiğinden taşınabilmesi oldukça zor bir durum teşkil etmektedir. detaylıca incelendiğinde davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu da ortaya çıkacaktır. İcra takibine yapılan itiraz üzerine dava şartı olması nedeniyle, tarafımızca arabulucuya başvurulmuş ve neticesinde anlaşma sağlanamamış, anlaşmamama şeklinde son tutanak tutulmuştur. Dava dilekçemiz ekinde anlaşmama son tutanağını sunmaktayız. TÜM BU SEBEPLERLE VE MAĞDURİYETİMİZİN GİDERİLMESİ AMACIYLA İŞ BU DAVAYI AÇMA ZORUNLULUĞUMUZ DOĞMUŞTUR.Yukarıda arz ve izah olunan ve Mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerle fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile;DAVAMIZIN KABULÜNE, Davalının ,----sayılı dosyasından İTİRAZININ İPTALİNE ve TAKİBİN DEVAMINA,Davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir. RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"a) Taraf şirket defterlerinin, usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı ve lehlerine delil teşkil edecek nitelikte olup olmadığı------- dönem Ticari defterleri sahipleri lehine delil teşkil etmekte olduğu kanaatine varılmış olup takdir sayın mahkemenizindir. Tarafların ticari defterlerindeki cari hesap (açık hesap) dökümlerinin denetlenebilir bir şekilde tespit edilerek defter kayıtları arasında uyumsuz noktalar var ise bu noktaların belirlenmesinden sonra hangi tarafın kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği Taraf ticari defterlerinde tespit edilen uyumsuzluklar IV. IV.DİĞER HUSUSLAR başlığı altında detaylı rapor edilmiştir. Davacı tarafın kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği kanatine varılmıştır. Davacı yanın icra takip dosyasına konu ettiği açık hesap ilişkisinden kaynaklı davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle bir alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı, mezkur faturaların davalı yana usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,----- formlarına konu edilip edilmediği, davalı yanca her hangi bir itiraza uğrayıp uğramadığı, iade faturanın davacı yana usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, Davacı ----- takip tarihi itibariyle --- davalı taraftan alacaklı olduğu, Taraflar E-Fatura mükellefidir. Mezkur faturalar usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava konusu faturalar ---- beyanlarında bildirim konusu yapılmamıştır. E-Fatura düzenlenen evraklara ilişkin tarafların ---- zorunluğunu bulunmamaktadır.Dava konusu ---- toplam tutarlı faturaya davacı taraf yasal süre zarfında itiraz ettiği tespit edilmiştir. ------- toplam tutarlı faturaya davacı taraf itirazına ilişkin evrak tespit edilmemiştir.(Dava dilekçesi ekinde ve tarafların ibraz etmiş olduğu evraklardan itiraz evrakı tespit edilmemiştir.) Taraflann defter kayıtları arasında farklılık bulunduğu takdirde müsteminatlarınında incelenmek suretiyle farklılığın neden kaynaklandığı ve hangi tarafın defterindeki kayda değer verilmesinin gerektiği, Taraf ticari defterlerinde tespit edilen uyumsuzluklar IV. IV.DİĞER HUSUSLAR başlığı altında detaylı rapor cdilmiştir.Davacı tarafın kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dosyasına sunulan belgelerin-evrakların ve taraf ticari defter muavinlerinin incelenmesi/irdelenmesi neticesinde; Davalı tarafından düzenlenen ciro prim açıklamalı faturaların uyuşmazlık konusunu teşkil ettiği görülmüştür. Taraflardan sözleşme ibrazı talep edilmiş, ancak her iki taraf da yazılı bir sözleşme sunmamıştır. Kök raporda, taraf ticari defterlerinde tespit edilen uyumsuzluklar, "IV. Diğer Hususlar" başlığı altında ayrıntılı şekilde rapor edilmiştir. Ek rapor sürecinde ise, söz konusu uyuşmazlıklar "Taraf Ticari Defter Muavin Dökümlerinin Karşılaştırılması" başlığı altında ayrıca ve detaylı olarak incelenmiş, karşılaştırmalı analiz yapılmıştır. Hem kök raporda hem dc ek raporda, davacı tarafın ticari kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,kanaatine varılmıştır. Davacı ticari defter kayıtlan esas alınarak, kök ve ek raporda tespit edilen hususlar dahilinde 2.secenekli hesaplama yapılarak taraflar arasındaki borç/alacak durumu tespit edilmiş, sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur.---- faturalarının hesaplamaya dahil edilmediği durumda: ---- takip tarihi itibarıyla, davacı tarafın davalı taraftan 581.063,78 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 2. Ciro prim faturalarının hesaplamaya dahil edildiği durumda: ---- takip tarihi itibarıyla, davalı tarafın davacı taraftan ----lacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.EK RAPOR
: Bilirkişi ek raporunda özetle; "taraflar arasındaki mailler muvacehesinde sözlü sözleşmenin mevcut olup olmadığı; sözleşmenin varlığının tespit edilmesi sonrasında taraflar arasında ciro prim oranı sözleşme kapsamında hüküm altına alınıp alınmadığı" hususunda: a.Mali bilirkişi tarafından hazırlanmış ------ tarihli ek raporun 5. sayfasındaki "İD) ----- DÖNEM TİCARİ DEFTER MUAVİN DÖKÜMLERİNİN İNCELENMESİ" başlığı altında "...davacı taraf gönderici: -------- anlaşmamız bulunmakta' açıklaması ile itiraz ettiği tespit edilmiştir." şeklinde ifadenin bulunduğu; b.Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Dosyaya sunulan-----tarihli, -------- düzenlenmiş...faturanm tanzimini gerektirecek herhangi bir anlaşmamızın olmadığı tespit edilmiştir... faturayı iade ediyoruz." şeklinde ifadenin bulunduğu; ----- adresine gönderilen e-mailde "...------- tutarlı faturanızda belirttiğiniz yıl sonu aksiyon bedeli için firmanız ile hiçbir yazılı ya da sözlü anlaşmamız bulunmamaktadır. ..." şeklinde ifadenin bulunduğu; II. Davacı tarafından davalı aleyhine ---- tarihinde ----- sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde ------- ödenmesinin talep edildiği; "borcun sebebi" olarak ise ------- tarihleri arasındaki CARİ HESAP BORCU" nun gösterildiği; Ancak TTK m. 89 1 hükmünce yazılı şekilde akdedilmiş cari hesap sözleşmesine veya başka bir sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; yazışmalar incelendiğinde de TBK m. 1 ve 15 hükmünce karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile bu yönde veya başka bir sözleşmenin açıkça kurulduğunun da anlaşılamadığı kanaatine varıldığı; takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Savın Mahkeme've ait olduğu. Mali yönden tespit ve değerlendirme: Yukarıdaki maddelerde yapılan açıklamalar ile kök rapor ve 1 no'lu ek raporda gerçekleştirilen mali inceleme ve tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; 1 no'lu ek raporun sonuç bölümünde belirtilen birinci hesaplamaya ilişkin hükmün geçerliliğini koruduğu, ciro primine ilişkin faturaların cari hesaba dahil edilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda,---- tarihli takip tarihi itibarıyla davacı tarafın davalı taraftan ----- tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, itirazın iptali davasıdır.İncelenen dosya kapsamında takip cari hesap alacağı adı altında başlatılsa da taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisidir.Cari Hesap
: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık Hesap İlişkisi: Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. ------6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.Taraflar arasındaki ilişkinin cari hesaba değil açık hesap ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce bu yönde yargılama sevk ve idare edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Davacı tarafından açık hesap ilişksine dayalı başlatılan takip sonrası açılan itirazın iptali davasında ticari defterlere delil olarak dayanılmıştır. Davacı ------ incelenen kayıtlarına göre; davalı ---- ilişkisinin bulunduğu,---- takip tarihinde açık hesap ilişkisinden kaynaklı---- alacaklı olduğu, diğer yandan bilirkişi tarafından davacı ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği tespitine yer verildiği anlaşılmıştır. Davacı yan ------ asıl alacak üzerinden takip başlattığı, takibin itiraza uğradığı, davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde davacının ------ alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defter ve kayıtları da incelenmesine rağmen davacı şirket ticari defter ve kayıtlara itibar edilmesi gerektiğinin rapora yansıtıldığı, bilirkişi raporuna karşı davacı yanın taraflar arasında sözlü sözleşme olduğundan bahisle itirazda bulunduğu hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak ------ karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde sözlü prim sözleşmesinin varlığına ilişkin araştırma yapıldığı, ----- tarihli bilirkişi heyet raporunda konu ile alakalı olmak üzere; " TTK m. 89 1 hükmünce yazılı şekilde akdedilmiş cari hesap sözleşmesine veya başka bir sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı; yazışmalar incelendiğinde de TBK m. 1 ve 15 hükmünce karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile bu yönde veya başka bir sözleşmenin açıkça kurulduğunun da anlaşılamadığı..." kanaatine varıldığı, bu haliyle taraflar arasında sözlü sözleşmeye dayanak olacak mailler incelenmiş olup davacının iddiasını ispatlar mahiyette sözlü sözleşmenin varlığına delil olacak bir bilgi ve belgeye rastlanamadığından davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.Sonuç olarak, davacının ticari defter ve kayıtlarına mahkememizce itibar edilerek takip tarihi itibariyle (bilirkişi heyet raporundaki tespitler muvacehesinde) davalının ---- borçlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu---------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.--- kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. -------Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından-------sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 581.063,78 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 581.063,78 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 39.692,46 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 9.201,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.490,95 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 9.201,51 TL peşin harç toplamı 9.629,11 TL ile 25.300,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 34.929,11 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,76 ve red 0,24 oranına göre hesaplanan 26.546,12 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.736,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 864,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 92.970,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026