Anahtar kelimeler: Öğle Görecek Boya Tadilat Evinin Eğitimi Anlaştıklarını Ederken Sıralarında Yapmak

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı işveren ...' in yanında işverenin evinin boya, alçı,vb tadilat işlerini yapmak üzere 09.08.2020 tarihinde ... ile anlaştıklarını, anlaşma kapsamında davacının davalı ...'in ev tadilat işlerini görecek ve ücretini günlük olarak alacağını, 11.08.2020 tarihinde müvekkil iş yerinde çalışmaya devam ederken öğle sıralarında işverenin çalışma eğitimi, çalışma alanında gerekli önlemleri almaması, çalışanlara gerekli eğitim ve bilgilendirmeleri sağlamaması sebebiyle; müvekkil olan işçi ile bir diğer işçi arasında tartışma yaşandığını ve davacının dengesini kaybederek kesici bir metal kısmı açıkta bırakılmış olan bulaşık makinesine düşerek kolu ağır bir şekilde yaralandığını, kalıcı ize sebebiyet verecek şekilde yaralanarak ameliyat geçirdiğini, iş kazası sonrasına ... 8. İş Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyasında tazminat davası ikame açıldığını, 18.10.2023 tarihli duruşma tutanağında taraflarına SGK ve davalı işverene karşı iş kazası tespit davası ikame etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiğini, işbu davanın açılmasının sebebi bu olduğunu, işçi işveren ilişkisi hususunda davalı ... ile müvekkil arasında arasında görülen ... 8. İş Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya kapmamında yer alan tanık beyanları, ilgili dosyada mevcut olan deliller ve yerleşik yargıtay içtihatlarında yer alan ölçütler birlikte değerlendirildiğinde tarafların arasında işçi - işveren ilişkisinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kurulmuş olduğunun sabit olduğunu, bu sebeplerle öncelikle adli yardım talebinde bulunduklarını, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, adli yardım talebimizin kabul edilerek yargılama kesinleşinceye dek maddi durumu oldukça kötü olan müvekkilin yargılama giderleri, harç ve masraflardan muaf tutulmasını, davacının 11.08.2020 tarihinde basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı olayın "iş kazası" olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde İş Kazası "Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17.4.2008-5754/8 md.) işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17.4.2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır." şeklinde tanımlandığını, davacı kuruma iş kazası müracaatı yapıldığını, anılan kaza ile ilgili kurumca gerekli araştırmaların yapılmış ancak bahsedilen tarih itibariyle adli ve idari makamlar nezdinde iş kası kaydına rastlanmamış olduğunu, bu sebeple talebin reddedilmiş olduğunu, açıklandığı üzere davacının iddia ettiği gibi diğer davalıya bağlı çalıştığı sırada iş kazası geçirdiğine dair herhangi bir delil bulunmadığından davanın reddini" talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde, "2020 Haziran ayında kendine ait bir ev aldğını, evin eski olması nedeniyle doğalgaz işleri için ... Doğalgaz) ile alçı işleri için de ... ... ile anlaştığını, ... ...'ün tamamen kendi nam ve hesabına bu işlerle uğraşan bir esnaf olduğunu, ...'in de doğalgaz firması çalışanı olduğunu, dava dilekçesinde 09.08.2020 tarihinde çalışmaya başladığını iddia etmişse de davacı ve ... ...'ün 10.08.2020 tarihinde alçı işleri yapılacak daireye geldiklerini, işi götürü olarak ... 'e verdiğini, dava dilekçesindeki iddianın yanlış olduğunu, ... ...'ün dava da arkadaşını kollamak ve belki bu işte benim başım da yanar korkusu ile vermiş olduğu "yevmiyelerimi ... den aldım" ifadesinin yanlış ve hatalı olduğunu, davacı ile belli bir mesai saati oluşturmadığını, işin başında denetleme işlemi yapmadığını, ... ... Belediyesinde memur olarak çalıştığını, kanunen kendi namına iş yaptıran biri olamayacağını, ticari faaliyette bulunamayacağını, işçi işveren ilişkisinin oluşabilmesi için iki önemli etken mevcut olduğunu, bu iki etkenin ise "zaman ve bağımlılık" olarak tanımlanabileceğini, davacı ile aramda işveren işçi ilişkisi değil iş sahibi işçi ilişkisi mevcut olduğunu, davacı ile arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, götürü usul iş görülmesi İş Hukuku çerçevesindeki işçi-işveren ilişkisi kapsamında değil Borçlar Hukuku çerçevesindeki eser sözleşmesi kapsamında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce; davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında işçi-işveren ilişkisi mevcut olduğunu, ... 8. İş Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan tanık beyanları ve diğer deliller ile sabit olduğunu, davacının, davalının tadilat işlerini yevmiye karşılığında ve onun talimatları doğrultusunda yaptığını, bizzat davalı tarafından işe alındığını, onun emir ve talimatı altında çalıştığını, davacının olayda bağımsız bir yüklenici olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemiyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının davalıya ait evin tadilat işlerinde çalışırken 09.08.2020 tarihinde iş kazası geçirdiği iddiası ile açılan iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi