Anahtar kelimeler: Statü Aralıksız Akdine Statüde Yıllar Emekli Kurumda İstihdam Feri Türleri
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde 02.03.1998-27.10.2000 tarihleri arasında istisna akdine göre program akitlisi adı altında, 27.10.2000- 17.06.2002 tarihleri arasında sigortasız olarak, 17.06.2000- 24.09.2008 tarihleri arasında sözleşmeli statüde istihdam edilen personel sözleşmesi adı altında çalıştığını, davalı Kurumda uzun yıllar kesintisiz ve aralıksız şekilde farklı hukuki statü ve sözleşme türleri ile çalıştığını, 16.08.2018 tarihinde emekli olduğunu, emekli ikramiyesi olarak yaklaşık 20 yıl karşılığı iş sonu tazminat ödemesi aldığını, sadece 2008 yılı ve sonrası çalışmalarının dikkate alındığını, anılan çalışmalarını aldığını diğer çalışma yıllarının farklı sözleşme isimleri altına sığınılarak emeklilik ikramiyesi hesabına katılmadığını öğrendiğini, 02.03.1998 tarihinden itibaren hizmet akdi ile davalı Kurumda aralıksız ve kesintisiz şekilde çalışmasının devam ettiğini, Çalışma Bakanlığı iş müfettişleri tarafından 1987-2000 yılları arasında teftiş yapıldığını, bu dönemde istisna akdi ile çalışanların tamamının hizmet akdi ile çalışmış gibi değerlendirilmesi gerektiğinin öne sürüldüğünü, eksik yatırılan prim borçlarının gecikme zammı ve tazminatı ile birlikte ödenmesini istediklerini belirterek, davacı müvekkilinin 02.03.1998 tarihinden itibaren 16.08.2018 tarihine kadar davalı Kurumda aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davacı ile davalı Kurum arasında İş Kanunu anlamında hizmet akdi ilişkisi olmadığını, Kurumun İş Kanunu kapsamında işçi çalıştırmasını yasa koyucu tarafından da yasaklandığını, Kurumda çalıştığı sürelerde davacı ile imzalanan sözleşmelerin istisna akdi niteliği taşıması nedeni ile uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili, Kurum işlemlerinde yasaya hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarih, █████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Mahkemesince, davanın kamu düzenini ilgilendiren bir dava olduğu gözetilerek, ret edilen ve bildirilmeyen sürelerin çok daha kısa olduğu 2002-2008 yılları açısından da gerekirse yeniden bordro tanığı veya çalışmayı ya da varsa niçin ara verildiğini bilebilecek işyeri amir ya da çalışanlarının beyanlarına başvurarak ve dosya içerisine alınan tüm deliller bu yönden yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!