Anahtar kelimeler: Kulaklarının Gözeteceğini Bakıp Duymadığını Evlatlarının Torunu Dul Yaşayan Ölünceye Ödemiş
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının...te yaşayan 85 yaşında dul bir kadın olduğunu ve kulaklarının duymadığını, evlatlarının kendisiyle ilgilenmediğini, davalının, davacının torunu olduğunu ve davacıya ölünceye kadar bakıp gözeteceğini ancak bakım karşılığı olarak taşınmazlarını tapuda üzerine vermesini istediğini, bunun üzerine davacının üzerine kayıtlı tüm malvarlığını ölünceye kadar bakım akdi yaptığını düşünerek davalının üzerine geçirdiğini, davalının davanın açılış tarihinden 3 - 4 ay öncesine dek davacıyla ilgilendiğini ancak dava açılış tarihinden 3 - 4 ay öncesinde arayıp sormayı bıraktığından davacının bakım karşılığı olarak davalı üzerine verdiği taşınmazlarını geri almak için dava açmak üzere vekalet verdiğini ve davada gerekli olacak taşınmaz tapu kayıtlarını çıkartmak için tapuya gidildiğinde tapuda yapılan işlemin ölünceye kadar bakım akdi olmadığının, taşınmazların davalının üzerine satış yapılmış olduğunun görüldüğünü ancak davacının davalıya bu taşınmazları satmadığını ve karşılığında para almadığını, yapılan işlemin hileli olduğunu, bu nedenlerle davalı adına kayıtlı tapuların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacının ölümü üzerine terekesine temsilci atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın hata ve hile nedenine dayandırıldığını ancak Borçlar Kanunu'nun 39. maddesine göre bu tür davaları açma sürelerinin 1 yıl olduğunu, iptali talep edilen satış işleminin 11.02.2014 tarihinde yapılmış olup davanın ise 3 yılı aşan bir süre sonra açıldığını, davacının yanıltıldığını ve hileye düşürüldüğü iddiasının da asılsız olduğunu, davacının taşınmazını davalıya sattığını, satış iradesini tapu memuru önünde usulüne uygun olarak beyan ettiğini, resmi senedin incelemesinde yapılan işlemin ne olduğunun kendisine açıklandığını, davacının ölünceye kadar bakma akdi yapılması iddiasının resmi senet karşısında dinlenilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların davalıya satılmadığının ve satış bedeli olarak para almadığının iddia edildiğini ancak taşınmazların satış bedeli olarak 30.000,00 TL'nin davalı tarafından davacının .................daki hesabına yatırıldığını, davacının yaşlı olduğu, kulaklarının duymadığı, kandırıldığı iddia edilse de davacının ölümüne kadar kendi işini gören, kendisine bakabilen, bakıma muhtaç olmayan biri olarak yaşadığını, kandırıldığı, hileye düşürüldüğü iddialarının gerçek dışı iddialar olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, davacının hile unsurunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı mirasçısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan davacı ...'nun terekesine ...'ün tereke temsilcisi olarak atanması nedeniyle mirasçıların davayı takip yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle davada davacı sıfatı bulunmayan mirasçı ... vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 114/1-d ve 352/1. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların mirasbırakan ... tarafından torunu davalı ...'a bakım karşılığı devrettiğini, bir müddet sonra davalının bakım borcunu yerine getirmediğini, iptali için dava açacağı esnada taşınmazların satış suretiyle devredildiklerini öğrendiğini, işlemi kılıfına uydurmak için mirasbırakan hesabına 30.000,00 TL para yatırıldığını ancak 1 hafta sonra bu paranın çekildiğini, tereke temsilcisinin kanun yoluna başvurmak için harç ve masrafları karşılamayacağını, dava konsusunun tereke olmadığını, taşınmazların tereke mevcudiyeti içerisinde olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; davaya konu ................ Mahallesi 3 63... parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına kayıtlı iken 11.02.2014 tarih ve 1945 yevmiye nolu resmi senet ile davalı ... .........e satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda, istinafa konu kararın tereke temsilcisi ...'e tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisi karara karşı istinaf talebinde bulunmamış, karara karşı yalnızca davacı mirasçısı ... vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Ne var ki; davacı mirasçısının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı istinaf talebinde bulunmasına yasal olanak yoktur.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı mirasçısı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!