Anahtar kelimeler: Tavzih Yönüyle Dan Sayisi Talebi İstanbul Manevi Adliye Derece Davacıya
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönüyle kabulü ile; 59.182,40 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından davalılardan ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat yönüyle davanın kısmen kabulü ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili (tavzih kararı bakımından), davalılar ... ve ... ile davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc; davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacı tarafın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.983,92 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacı tarafından davalılardan ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davacı tarafça asıl alacak bakımından istinaf başvurusunda bulunulmadığı dikkate alındığında aleyhine reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2).
Davalı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davacının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davacı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davalı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nun 348 inci maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!