Anahtar kelimeler: Haddine Kesen Olağan Edenin Görüşü Eylem Öncesi Üst Mahkûmiyet Neticesinde

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmakSUÇ TARİHLERİ
: 05.11.2014, 10.10.2020HÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanığın yargılama konusu 05.11.2014 tarihli eylem yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği16.06.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 09.09.2024 tarihine kadar, durma kararının kesinleştiği 24.11.2022 tarihinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ihlal nedeniyle dosyanın kapatıldığı 19.01.2024 tarihi arasında duran süre eklendikten sonra da, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle 05.11.2014 tarihli eylem yönünden; Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,2. (1) no'lu bozma nedenine göre; sanığın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2024 tarihli ve birleştirme talepli iddianamesine konu edilen 10.10.2020 tarihli eylemi yönünden, sanık hakkında 05.11.2014 tarihli suç nedeniyle, zamanaşımı süresinin dolduğu ve kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık sanık hakkında bu suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, sanığın 10.10.2020 tarihli eyleminden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydının ve Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı ve Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E., ███████ K. sayılı dosyalarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bulunduğu anlaşılmakla,Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve yukarıda açıklandığı üzere incelemeye konu dosyaya dayanak alınan dosyada dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu durumda artık şüpheli hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilerek, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.