Anahtar kelimeler: Tesiriyle Lığı Koşu Testi Oğulları Teçhizatlı Cismani Emrinde Esaskarar Rahatsızlanarak

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACILAR
: 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLİ
: ... - ...
DAVALI
: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ
: ... - ...
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin davacıların oğulları ....lığı emrinde görev yapmakta iken █████/2019 tarihinde icra edilen teçhizatlı koşu testi esnasında rahatsızlanarak hayatını kaybettiğini, olay, askerlik görevinin sebep ve tesiriyle meydana gelmiş olup, müteveffa ...'in herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığını, davacıların ...'in maddi desteiğinden yoksun kalacak olup uğramış oldukları gerçek zarar ancak hesap bilirkişisi raporu aldırıldıktan sora bilinebileceği için fazlaya dair hakları saklıkalmak kaydı ile; 1.000,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibabren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müteveffa ...'in █████/2019-█████/2020 tarihleri arasını kapsayacak şekilde müvekkil şirket tarafından ... poliçe numarası ile Bireysel Ferdi Kaza Sigortası kapsamında sigortalandığını, davacıların taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, dava dilekçesinde müteveffanın koşu testi esnasında vefat ettiğinin belirtildiğini, koşu testi esnasında ölüm olayının kaza olmadığının izahtan vareste olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteveffanın kesin otopsi raporunun alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı taraf olay tarihinden itibaren yasal faiz talep etmiş ise de müvekkil sigorta şirketi ancak temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
: Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir.
Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur.
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
█████/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin korunması hakkında kanunun(TKHK) 2.maddesinde kanunun kapsamı "Bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketicilere yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Tanımlar başlıklı 3.maddesinde “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,” şeklinde sigortayı da telaffuz ederek değişikliğe gitmiştir.
Dava, davacının murisi ... ...'in vefatından önce, davalı Sigorta A.Ş. nezdinde yaptırdığı dava konusu Bireysel Ferdi Kaza Sigorta poliçesi nedeni ile tazminat davasıdır.
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi davacı murisi tüketici arasında Sigorta Poliçesinden kaynaklanan (tüketici işleminden kaynaklanan) alacak davası niteliğinde olup, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 138/1 maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin ████████ ████████ Karar sayılı İlamı da bu yöndedir.)
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. █████/2023
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!