Anahtar kelimeler: Fiilden Eylemden Rücuen Bakirköy Birleşen Haksız Ticaret İstanbul Kaynaklanan Asil

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
ASIL DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2019
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2020
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2020
BİRLEŞEN İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA
BİRLEŞEN DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) ile İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
ASIL DAVADA
Davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan █████/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; 25.10.2018 tarihinde ..., ... Mahallesi, ... Caddesi, 3109 nolu sokakta bulunan ... Ada, 3 nolu parselde yeralan mahalde 06:00 sularında yangın başlamış ve müvekkili firmanın da bulunduğu binaya da sirayet etmiş olduğunu, söz konusu yangının süratle büyümüş ve etrafında ne kadar bina ve işyeri varsa sirayet etmiş olduğunu, yangın söndürme çalışmalarının akşam 21:00’e kadar devam etmiş olduğunu, müvekkili şirketin yangın mahallinin hemen yanında bulunan bodrum kat, giriş kat, 1 ve 2. kattan oluşan 4 katlı binada ... Alüminyum şirketi ile birlikte alüminyum saç, kompozit panel ve her türlü metal işlenmiş mamulün üretim ve toptan alım satımı faaliyetini göstermekte olduğunu, konu olan binanın dış cephesinin ve çatısının tutuşmayacak metaller ile kaplı olması sebebiyle yangının binanın giriş ve 1. kattaki camların çok yüksek sıcağa dayanamayarak patlaması ve bina içine girmesi ve yayılması ile sirayet etmiş olduğunu, bu suretle bodrum kat ve burada bulunan malların yoğun duman, yüksek ısı ve sıkılan suyun aşağı dolması nedenleri ile hasar görmüş, alevler nedeniyle binanın giriş katının büyük bölümünün yanmış, bu kattaki demirbaş ve stok malların tahrip ve zayii olduğunu, binanın 1. katının ise içindeki tüm mallar ile tamamen yanmış bu katta bulunan Showroom da yeralan tüm malların zayii olmuş olduğunu, şirket idare bölümü ve yemekhanesinin bulunduğu 2. katın ise yoğun duman ve yüksek ısı nedeniyle tahrip olmuş olduğunu, meydana gelen yangın olayı sonucu müvekkili şirketin tüm stok mallarının, tüm demirbaşlarının, makine ve teçhizatlarının, ofis eşyalarının, bilgisayarlarının, ticari defter ve kayıtlarının zayii olduğunu, müvekkilinin 25.10.2018 tarihinden buyana iş kaybına uğramış olduğunu, binada yeniden faaliyet gösterilebilmesi için en az 3-4 aylık bir süreye ve çok ciddi paraya gereksinim olduğunu, bu sebeple müvekkilinin demirbaşların ve stoktaki malların zarar görmesi yanında iş kaybı zararı ve inşa, tadilat, tamirat, dekorasyon zararları bulunduğunu, bu bağlamda tahmini 9.000.000 TL civarında zarar oluştuğunu, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’nın yangının çıktığı gayrimenkulün sahipleri olduğunu, ... şirketinin kiracı olduğunu, ... Sigortanın ise ...’in sigorta poliçesi yaptırdığı sigorta şirketi olduğunu, dava konusu yangının kaçak ve ruhsatsız inşa edilmiş iptidai bir yapıda yönetmeliğe uygun olmayan iptidai trafo ve elektrik sisteminin kullanılması, üretim ve çalışma ruhsatı olmadan üretim yapılması, üretim yapılan mamulün ahşap olmasına karşın hiç bir yangın alarmı, önleyici ve söndürücü sistemin bulunmaması, binanın bu şekilde kiraya verilmesi sebebiyle oluşmuş ve etrafındaki bir çok yapıya da zarar vermiş olduğunu, bu nedenle gayrimenkulün sahipleri ve kiracısının çıkan yangından ve yangının verdiği zarardan müteselsil olarak sorumlu olduklarını, kiracının sigorta şirketinin de poliçe nedeni ile sorumlu olduğunu, 6098 sayılı TBK nın 69. maddesi uyarınca yapı maliklerine yapıya ilişkin bakım ve özeni gösterme yükümlülüğünün bir borç olarak yüklendiğini, bu suretle zararın başkalarının eyleminden kaynaklanmış olsa dahi doğan zarardan malikin sorumlu olacağını, buna öğretide kusursuz nesnel sebep sorumluluğu denilmekte olduğunu, davalı mal sahiplerine ait ruhsatsız ve kaçak binanın gerekli tedbirlerin alınmadan kiraya verilmesi ve ayrıca ruhsatsız üretim yapılması sebepleri ile mal sahiplerinin de sorumlu olduklarını, ilgili Yargıtay kararlarının da bu hususu işaret etmekte olduğunu, diğer ... ruhsatsız ve üretime uygun olmayan bir mekanı kiralayarak, yangın riski çok yüksek yanıcı madde ahşap ile yangın uyarısı veren, yangını önleyen ve yangın söndürücüsü olmayan bir mekanda üretim yapan kiracı ... şirketinin mal sahipleri ile birlikte yangın nedeniyle oluşan zararların tazmini için sorumlu olduğunu, yine davalı kiracı ... şirketinin işletmesine ilişkin olarak davalı ... Sigorta nezdinde ... nolu Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, konu olan poliçenin ‘Sigortanın Kapsamı’ başlıklı maddesinde hasara yol açan kazanın çıkış nedeninin yanıcı, yıkıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler olması halinde öncelikle Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortasının işlemeye başlayacağının yer aldığını, davaya konu yangının işletmedeki paletlerden ve bunların hammaddelerinden kaynaklanmış olduğundan dolayı müvekkilinin bu yangın dolayısıyla uğramış olduğu zararların da bu poliçe kapsamında olmakla, poliçenin teminat sınırı tutarınca davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun söz konusu olacağını belirtmişler ve de netice-i talep olarak da açıklanan sebepler ile 25.10.2018 tarihli yangın nedeni ile müvekkilinin zayi olan stok mal ve demirbaş zararı ile birlikte iş kaybı, inşa, tadilat, tamirat, vs. olmak üzere her türlü zararın tespiti ve tazmini, ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL tazminat taleplerinin işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
ASIL DAVADA SAVUNMA;
Davalı ... Sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davacı dilekçesinden anlaşıldığı kadarı ile yangının başladığı iddia edilen ... şirketinin müvekkili sigorta şirketi nezdinde 27.07.█████████ vadeli, ... sayılı Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, işbu poliçe gereğince ancak yanıcı, yakıcı, parlayıcı maddelerin yangın çıkış nedeni olması halinde teminat incelemesi yapılabileceğini, bahsi geçen tehlikeli maddelerin ise 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki kimyevi maddeleri kapsamakta olduğunu, diğer maddelerin teminata dahil olmadığını, davacı dilekçesinde belirtildiği üzere ağaç ürünleri nedeni ile çıkan yangının teminat kapsamında olmadığını, yine verilen riziko adresi dışındaki hiçbir mahal için teminat verilmemiş olduğunu, bu sebeple riziko adresi ile yangının çıktığı adres aynı değil ise müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, davacının talep etmekte olduğu sair taleplerin teminata dahil olmadığını, poliçe incelendiğinde bu hususlarda teminat verilmediğinin görüleceğini, bu sebeple de müvekkili sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığını, Poliçe Genel Şartları uyarınca teminat dışında kalan hallerin varlığının da tespiti gerektiğini, eğer teminat dışında kalan hallerden ise müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.4. Teminat Dışında Kalan Hallerin sıralandığı gibi olduğunu, yine inceleme yaparken poliçe muafiyet şartlarının da dikkate alınması gerektiğini, müvekkili nezdinde bulunan poliçe teminatına dahil zararların büyük ise garameten paylaştırma yapılması gerekeceğini, inceleme ve hesaplamada bu durumunda dikkate alınması gerektiğini belirtmişler ve de istem sonucu olarak da açıklanan sebepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ...'in vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkillerinin yapı maliki olmadığını, yangının meydana geldiği yerin boş arsa olarak diğer davalıya kiralanmış olduğunu, mahalde herhangi bir yapı tesis edilmemiş olduğunu, müvekkillerinin davacının zararında herhangi bir kusuru olmadığı gibi kusursuz sorumluluklarının da söz konusu olmadığını, müvekkillerinin konu olan arsanın hisseli maliki olduklarını, söz konusu taşınmazın boş arsa olarak diğer davalı ... şirketine kiraya verilmiş olduğunu, kira sözleşmesinden de açıkça görüleceği üzere kiralanan yerin yalnızca boş arsa olduğunu, davacı tarafça iddia edildiğinin aksine mahalde müvekkillerine ait herhangi bir kaçak yapı bulunmamakta olduğunu, kira sözleşmesindeki 9. maddede kiracının arsa üzerine bir inşaat yapmayacağını bildirmiş olduğunu, aynı madde uyarınca çevreye verdiği zarardan bizzat kiracının sorumlu olduğunu, sözleşme maddeleri uyarında kiracının arsayı boş olarak kiralamış olduğu, ancak depo ve hafif imalat için kullanabileceği ve sözleşme bitiminde aynen teslim aldığı şekilde boş arsa olarak teslim edeceğinin belirtildiğini, yerin boş arsa durumunda olduğunun olay yeri araştırma raporunda ve itfaiye raporunda açıkça rapor edildiğini, bu halde mevcut olmayan bir yapının imalatında veya bakımında eksiklik bulunduğu ve davacının zararının bu sebeple oluştuğu ve de müvekkillerinin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, soruşturma aşamasında davalı kiracı yetkilisinin işyerinde ısınma için klima ve havalandırma üniteleri olduğunu, ateş yakarak ısınılmadığını, işçilerin kaldığı yerde soba olmadığını beyan ettiğini, çevre işyerlerinde çalışan kişilerin ise yangının soba kaynaklı olduğunu belirttiklerini, ancak her halükarda yangının müvekkillerine atfedilebilecek bir kusurdan dolayı çıktığının iddia edilmesinin mümkün olmadığını, mevcut şüpheli ve tanık ifadelerinden de görüleceği üzere yangının büyümesinde rüzgar ve çevresel faktörlerin etkisi kadar 100 metre mesafede bulunan itfaiye ekibinin olaya geç müdahale etmesi ve gelen araçta su bulunmaması sebebiyle yangının büyümüş olduğunu, zararın esas sebebinin idarenin kusuru olduğunu belirtmişler ve de sonuç ve talep olarak da açıklanan sebepler ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... Ltd. Şti vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; Davacının uğradığını iddia ettiği zararda müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin gerekli tüm önlemleri almış olduğunu, müvekkili şirketin itfaiye ile duvar duvara çalışmakta olduğunu, yangın söndürücü ile zararın bertaraf edilebilir olsa idi öncelikle itfaiyenin suyunun yetmesi gerekeceğini, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkiline atfedilen kusur arasında illiyet bağı olmadığını, çok yakın olan itfaiyenin olaya geç müdahalesi, ilk müdahale sırasında gerekli teçhizatın bulunmaması sebepleri ile yangının kısa zamanda bir çok işyerine zarar verdiğini, sunulan bilirkişi raporunda itfaiyenin olaya 40 dakika sonra müdahale ettiğinin ve olaya dışarıda atılan bir izmaritin sebep olabileceğinin belirtildiğini, gerek davacının kabulü ve gerekse de soruşturma dosyasında alınan ifadelerin kusurun itfaiyede olduğunu ispatlamakta olduğunu, itfaiye tarafından ilk müdahalenin yangının başlamasından 43 dakika sonra içinde su olmayan bir araçla yapıldığını, akabinde saatler sonra başka araçların gelmiş fakat bu süreçte müvekkilinin fabrikasının tamamen yanmış olduğunu, hazırlanan İtfaiye Raporunda davacının uğradığı zararın tek tek sayıldığını, ancak davacı tarafından buna ilaveten tüm stok mallar, tüm demirbaşlar, makine ve teçhizat, ticari defter ve kayıtlar vs. denilerek haksız ve dayanaksız şekilde taleplerin genişletildiğini, davacının iddia ettiği gibi camların yangın sebebi ile patlamayıp itfaiye tarafından kırılmış olduğunu, davacının iş kaybı zararının belirsiz olduğunu, ticari kayıtların incelenmesi ile davacının yangın sebebi ile iş kaybına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının haksız olarak hem yeni iş kurmak için harcadığı bedeli hem de yangın esnasında oluşan zararı talep etmekte olduğunu, davaya konu olayda bunlardan sadece birinin talep edilebileceğini, dava dilekçesinde sıralanan belirsiz taleplerin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, müvekkilinin iş yerinin bulunduğu taşınmazı palet deposu olarak kiralamış ve gerekli tüm izinleri de almış olduğunu, iş yerinin kaçak ve ruhsatsız olmasının oluşan zarardan iş yeri sahibinin sorumlu olacağı anlamına gelmeyeceğini, haksız fiil sorumluluğundan bahsedebilmek için haksız fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davacının kaçak yapı, iş yerinin ruhsatsız olması sebebiyle değil, hemen arka bahçesindeki itfaiyenin saatlerce yangına müdahale etmemesinden ötürü zarara uğramış olabileceğini, davacının kendi sigortasından aldığı bir bedel var ise bunu belirtmesi gerekeceğini belirtmişler ve de sonuç ve talep olarak da açıklanan sebepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; davalı mal sahiplerine ait olan ve palet üretim ve deposu olarak kullanılıp-kullandırılan mahalde oluşan █████/2018 tarihli yangın nedeni ile davacı müvekkilinin zayi olan stok mal ve demirbaş zararı ile birlikte iş kaybı, inşa, tadilat, tamirat ......vs.olmak üzere her türlü zararının tespiti ve tazmini, fazlaya ilişkin tüm yasal hak ve tazminat talepleri saklı tutarak, artırmak kaydıyla şimdilik toplam 100.000 TL belirsiz tazminat taleplerinin yangın tarihi █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini, avukatlık ücreti ile sair yargılama giderlerinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı ...... Şti. vekilinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; öncelikle davacının kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığını, dava dilekçesinde davacı taraf zararını 9.000.000 TL olarak belirlendiğinden harcını da bu miktar üzerinden tamamlaması gerektiğini, olay tarihinde meydana gelen yangında itfaiyenin suyunun bulunmaması nedeniyle yangının geç söndürüldüğünü, dava dilekçesinde zayi olan stok mal ve demirbaş zararı ile birlikte iş kaybı, inşa, tadilat, tamirat zararlarının ne kadar talep edildiğinin ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, davacının kendi sigortasından aldığı bir bedel var ise bunun da açıklanması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu █████/2018 tarihli yangın neticesinde ikame edilen huzurdaki dava ile konusu, talebi ve davalıları aynı olan davacı şirket ile organik bağı bulunan ...San ve Tic Ltd Şti tarafından ikame edilen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının birleştirilmesini hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirkete sigortalı bulunan ... San AŞ’ni adresinde █████/2018 tarihinde 1 numaralı davalının maliki, 2 numaralı davalının kiracısı bulunduğu mahalde çıkan yangın neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, olay yeri inceleme raporunda yangının merkezi olarak nitelenen alanda atölye içerisinde devrilmiş ve yanmış vaziyette soba bulunduğu, sobanın içerisinde ise yanmış moloz bulunduğunun tespit edildiğini, ısınma amaçlı kullanılan sobanın içerisindeki ateş ve korların rüzgarın etkisiyle etrafa saçıldığının belirtildiğini, Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yangının meydana gelmesinde herhangi bir elektriksel kıvılcım yansıması olmadığı, yanmanın bir ateş kaynağından doğal seyri ile gerçekleştiği, yangının ... firmasından çıktığının belirlendiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda ... firması yetkililerinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yangın güvenliği konusunda gerekli tedbirleri almadıkları için kusurlu olduklarının tespit edildiğini, 2 numaralı davalı ... yetkilisi ve çalışanları hakkında Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından yargılamanın devam etmekte olduğunu, 2 numaralı davalının TBK’nun 49.maddesi, 66.maddesi ve 116. Maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğunu, 1 numaralı davalının da bina maliki olması nedeniyle TBK’nun 69.maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğunu, ekspertiz raporuna göre tespit edilen 2.789.377,95 TL hasar bedelinin 1.300.000,00 TL’lik kısmının █████/2019 tarihinde, 1.489.377,95 TL’lik kısmının ise █████/2019 tarihinde ödendiğini belirterek ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalılardan ... vekilinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin yapı maliki olmadığını, boş arsa olarak kiralandığını, arazi üzerinde yapı bulunmadığını, müvekkilinin hisseli malik olduğunu, davanın tümüyle kendisine yöneltilemeyeceğini, yangının meydana geliş sebebinin yapı imalatından veya bakım eksikliğinden ileri gelmediğini, her halukarda müvekkiline atfedilebilecek kusurun bulunmadığını, yangının büyümesine 100 metre kadar ileride bulunan itfaiyenin geç gelmesi ve geldiğinde de araçta su bulunmaması sebebiyle uzaktan destek çağrılmasının da sebebiyet verdiğini, gerçek zararın tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2020 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Bakırköy .... ATM'nde ... es sayılı dosyası da benzer davası olduğunu, dosyasının mahkememiz dosyasının Bakırköy .... ATM dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, dava dilekçesinde belirttiği müvekkil şirkete Modüler Kurumsal sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... San. Tic. A.Ş olarak gösterdiği adreste █████/2018 tarihinde 1 numaralı davalının maliki 2 numaralı davalının kiracısı olduğunu, mahalde cıkar yangın nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, davalılar meydana gelen yangında kusursuz sorumlu olduğunu, belirtelerek Bakırköy .... ATM'nde ... es sayılı dosyası birleştirme talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalılar vekilinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; yangının meydana geldiği yerde müvekkillerine ait yapı bulunmadığını, yerin boş olarak kiralandığını, kira sözleşmesinde de boş arsa olarak kiralandığını, işyerinde tespit edilen muhdesatların taşınabilir ve geçici olmaları dikkate alınarak tesis edilen kiracının mülkiyetine tabi oldukları, müvekkilinin malik sıfatının bulunmadığının açık olduğunu, yangının çıkış sebebi ile müvekkilleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, yangının ve zararın büyümesinin itfaiyenin kusurundan kaynaklandığını, gerçek zararın tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
İDDİA
:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2020 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; 25.10.2018 tarihinde ... ... Mah. ... sok. No:13 de bulunan ... fabrikasında davalı şirket yetkilileri , işleticileri , bina ve arsa malikinin ihmal ve ağır kusuru yüzünden yangın çıktığını, tahta paletler hiçbir önlem olmadan, ağır bir yangın yükü oluştaracak şekilde istiflendiğini, işletmede hiçbir güvenlik ve ikaz sistemi bulunmadığını, bu husus Büyükçekmece ... Sulh ... Değişik iş Bilirkişi Raporu ve Bakırköy .... ATM ... dosyaya sunulan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, yangın bir faciaya dönüştüğünü, bitişik iki fabrikaya daha sıçramış 180 itfaiyeci ve 98 araçla müdahale edilen, basına yansıyan bir faciaya dönüştüğünü, ... de çıkan yangın müvekkili şirkete sigortalı en üst kattaki depoya sıçradığını, Işınım Isı Transferi yoluyla çatı katındaki sigortalı depo yandığını, Yangının sirayet ettiği( ... Mah. ... Sok No:9 ... İstanbul) ... Cad. .... Sok No: 9 ... İstanbul (Yangının başladığı yer ile sigortalı depo arka arkaya olmalarına rağmen adresler çok farklıdır. ) adresindeki ... A.Ş ye( ... A.Ş Beşiktaş Vergi dairesi VKN ... ) ait depo ... nolu İşyeri abonman poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, hasardan sonra Hazine Müsterşarlığı Bağımsız eksperi tarafından belirlenen ¨ 33.000.000 tazminat ¨10.000.000,00' si 19.11.2018 ¨23.000.000,00'si de █████/2018 tarihinde olmak üzere sigortalılarına ödendiğini, davalılardan ödenen tazminat miktarı olan ¨ 33.000.000,00 İstanbul Arabuluculuk Büro No ... Arabulucu Dosya No: ... dosya nolu başvuru ile talep edildiğini, başvurularının anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalılardan ... Ltd Şti'ne ve ...'ye karşı yapılan ¨ 10.000.000 bedelli Büyükçekmece .... İcra ... esas sayılı ilamsız takibe yapılan itirazın iptali gerektiğini, meydana gelen yangının büyümesinde itfaiyenin de kusuru olduğundan İstanbul ... İdare Mahkemesi ... esas sayılı dava ile ... Belediyesine de dava ikame edildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde İtfaiyenin de kusur oranı ayrıca tespit edilmesi gerektiğini, sigortalısına hasarı ödeyen müvekkili şirket , Borçlar Kanunu 73. Madde , Türk Ticaret Kanunu 1472. 1481. Maddesi gereği , sigortalısının hukukuna halef olmuş , bu kanuni halefiyete ve rücu hakkına dayanılarak dava açılması zorunluluğu ortaya çıktığını, davalı bina ve mülk malikleri , kiracı, sigortacıları işletmeci şirket ve ortakları BK 69 ve 71, 49. Maddelere çerçevesinde ağır kusur ve ihmalleri ve ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluk hükümleri çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını bu nedenlerle davalıların ağır kusur ve ihmalleri oluşan rücuya konu ¨ 33.000.000,00 tazminatın ¨ 10.000.000,00'si için 19.11.2018 tarihinden ¨ 23.000.000,00'si için 31.12.2018 ödeme tarihinden tarihinden itibaren işleyecek ticari (TCMB reeeskont işlemlerien uygulana avans faizi) faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen(sigorta şirketinden teminat oranında) tahsilini, davalılardan ... Ltd Şti.' ne ve ...'ye karşı yapılan ¨10.000.000 bedelli Büyükçekmece ... İcra ... esas sayılı ilamsız takibe yapılan itirazın iptaline tahsilde tekerrür olmayacak şekilde karar verilmesini, davalıların malvarlığına ihtiyati tedbir ve haciz konmasını, dava masraf ve avukatlık ücretinin davalılardan tahsilini, celp edilecek delillerimizin celbini ,toplanan delillere davalı cevaplarıyla edinilecek delillere göre yeni delil ve tanık bildirme hakkımızın saklı tutulmasını talep etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin █████/2020 tarihli cevap dilekçesini özetle; Eldeki dava yetkisin mahkemede ikame edildiğini, Bakırköy Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, yetkili Mahkeme, müvekkili şirket merkezinin bulunduğu yer olan İstanbul (Çağlayan) Mahkemesi olduğunu, eldeki davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, belirtilen sebeple eldeki davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili şirkete herhangi bir belge gönderilmediğini, bu aşamada sadece dava dilekçesinden anlaşılan hususlara karşı itirazlarlarını arz ettiklerini, gönderilecek belgelerin incelenmesi neticesinde çıkacak yeni durumlara karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davayı, kabul anlamına gelmemekle birlikte diğer davalı ... Ormanürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, müvekkili şirket nezdinde ... sayılı tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, teminatlarının poliçenin ön yüzünde kayıtlı olup sorumluluklarının genel ve özel şatlar dahilinde poliçede yazılı limit ile sınırlı olduğunu, bahse konu poliçenin kapsamı ve şartları Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında belirtildiğini, poliçenin kapsamına baktıklarında nelerin "Tehlikeli Madde" olduğu "A.1. Sigortanın Kapsamı" başlıklı maddesinde 11/3/2010 tarih ve ...... sayılı Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkında Kararın ikinci maddesinde sayılan maddeler ve bu maddelerle ilgili faaliyetler olduğu belirtildiğini, işbu poliçe, yangın sigorta poliçesi ile karıştırılmaması gerektiğini, davacı taraf yangın sigorta poliçesine dayanarak ödediği zararı eldeki dava ile talep ettiğini, her iki sigorta türünün farklı riskleri teminat altına aldığını ve doğal olarak yangın sigorta poliçesine istinaden ödenen hasarın Tehlikeli Maddeler sigorta poliçesi ile karşılanamayacağını, davacı taraf, 25.10.2018 tarihinde meydana gelen yangının "... Fabrikasında" çıktığını ve daha sonra "... .AŞ.'ye ait depoya" sirayet ettiğini ifade ettiğini, bu hususlar dikkate alındığında sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle meydana gelen riskin poliçe kapsamında olması gerektiğini, ilgili hasar sebebiyle oluşturulan raporlar ve hasar sebebiyle ikame edilen davalar incelendiğinde meydana gelen hasarın poliçe kapsam dışında olduğu görüldüğünü, zira eldeki davaya konu hasar tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alınan bir sebepten kaynaklanmadığını, bu husus eldeki dava sebebiyle ikame edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas sayılı dava dosyaları incelendiğinde de açıkça görüldüğünü, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaya sunulan 17.10.2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, işbu raporda yangın hadisesinin ve çıkış nedeninin ayrıntılı bir şekilde incelendiğini, yangının ahşap malzemenin (ahşap paletlerin) yanması neticesinde meydana geldiğini, yanan maddenin ahşap plalet maddesi olduğunu, tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat kapsamına alınan kimyevi bir maddeden meydana gelmediği tespit edildiğini, bu nedenlerle öncelikle eldeki davanın yetki yönünden reddine, haksız ve dayanaksız davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... , ..., ... ve ... vekilinin █████/2020 tarihli cevap dilekçesini özetle; dava dilekçesi usuli eksiklik içerdiğini, HMK 119. md. uyarınca eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesini, itirazın iptali ve rücuen tazminat davası birlikte ikame edilmiş olması usule aykırı olduğunu, müvekkillerine mülk sahibi sıfatıyla husumet yöneltildiğini, ancak TBK MD. 69 MÜLK sahibini değil yapı malikini sorumlu tutmadığını, yangının meydana geldiği taşınmaz üzerinde müvekkillerine ait herhangi bir yapı bulunmadığını, söz konusu taşınmaz "boş arsa" olarak diğer davalıya kiralandığını, taşınmaz üzerinde müvekkillerine ait herhangi bir yapı olmadığını, kira sözleşmesinden de açıkça görüleceği üzere kiralanan yer, yalnızca "boş arsa" olduğunu, mahalde müvekkillerine ait herhangi bir yapı bulunmadığını, bu husus tapu ve belediye kayıtları ile sabit olduğunu, işyerinin açık alanda kurulu olduğunu ve üzerinde müvekkillerine ait yapı bulunmadığını, yangının çıkış sebebi ile müvekkilleri arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığını, gerçekte yangının ve zararın büyümesi itfaiyenin kusuru olduğunu, rücuen tazmin talebine konu sigorta ödemesinin esasının, yani gerçek zararın tespiti ve hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... San ve Tic Ltd.Şti.,... ve ... 'nin █████/2020 tarihli cevap dilekçesini özetle;Öncelikle davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini,i alacak zamanaşımına uğradığını, tahsil kabiliyetinin olmadığını, davacı itirazın iptali talebi ile tazminat talebini birleştirmiş olmakla bu usule aykırı olduğunu, her iki talebin yargılaması ve sonuçları farklı olacağından pratikte de aynı davada karara bağlanmaları mümkün olmayacağını, itirazın iptali davasında aynı zamanda alacağın tahsilinin istenemeyeceğini, gönderilen ödeme emrinde davacının rücuen tazminat talebi ¨10.085.479,45 olup yine aynı hukuki sebebe dayandırdığı talebinin ¨ 33. 167. 825,00 olarak belirlemesi de kabul edilemeyeceğini, zira icra takibi ile kabul ettiği tazminat miktarının ¨ 10.085.479,45 olduğunu, davacının bu taleple bağlı olduğunu, davacının , yangının çıktığını iddia ettiği yer ... San ve Tic Ltd.Şti. Olduğunu, diğer davalı müvekkiller ... ve ...'nin hangi hukuki sebep ile davalı olduklarının açıklanması gerektiğini, görülen davada Limited Şirket yetkililerinin ve ortaklarının şahsi sorumluluklarından söz edilemeyeceğini ,kabul anlamına gelmemekle birlikte limited şirketin sorumlu olduğunun iddia edildiği bu davada ... ve ... yönünden başkaca hiçbir incelemeye gerek kalmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bahsettiği yangın ile ilgili ceza yargılaması , Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, hiçbir zaman kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının uğradığını iddia ettiği zararda müvekkilin kusuru olmadığını, asıl kusurlu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü olduğunu, itfaiye ile yanan yer, duvarları bitişik halde komşu olduklarına, buna rağmen itfaiyenin olaya geç müdahalesi, ilk müdahale sırasında itfaiyede gerekli teçhizatın bulunmaması nedeniyle yangın kısa zamanda birçok iş yerine zarar verdiğini, bu durum gerek davacının kabulü ile gerekse de soruşturma dosyasında (Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde ... E. İle açılan davada) alınan ifadelerle sabit olduğunu bu nedenlerle davanın reddine ,yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın davanın ... Başkanlığı'naihbarına (... Mh. .. Cd. No:5 34134 Fatih) karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
İDDİA
:
Davacı vekili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; dava dışı sigortalı ... Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti.'nin "... Mah. ... Cad. .... Sok. N:9 .../İstanbul" riziko adresli işyeri müvekkil şirket nezdinde █████/2018-2019 tarihli ... poliçe numaralı İşyerim Paket Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, anılan sigorta poliçesi ile teminat altına alınan işyeri █████/2018 tarihinde ... tarafında bulunan davalı şirkette çıkan yangının sigortalı işyerine sirayeti sonucu zarar gördüğünü, iş bu yangın nedeniyle zarara uğrayan sigortalıya ekspertiz raporuna binaen sigorta teminatı kapsamında kendisine 20.401,92TL hasar ödemesi yapıldığını, iş bu ödemeyi rücuen tazmini amacıyla, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekilinin İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesine cevap dilekçesinde özetle ; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, tahsil kabiliyeti olmadığını, davacının talebi haksız fiilden kaynaklanan rücuen tazminat olduğunu, iddia edilen haksız fiilin gerçekleştiği yer Büyükçekmece olduğunu, bu nedenle davanın Bakırköy Adliyesi'nde açılması gerektiğini, davacının sigortalısının yangından zarar görmediğini, asıl kusurlu olanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü olduğunu, itfaiye ile yanan yer duvarlarının bitişik halde olduğunu, buna rağmen itfaiyenin olaya geç müdahalesi ve ilk müdahale sırasında itfaiyede gerekli teçhizatın bulunmaması nedeniyle yangının kısa sürede birçok işyerine zarar verdiğini, zamanaşımı ve yetki itirazı hakkında inceleme yapılmasını, bu mümkün değilse huzurdaki davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
:
Asıl ve birleşen davalarda dava, 25.10.2018 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen yangın olayı nedeniyle davacıların uğradığını iddia ettiği maddi zararların haksız fiil hükümleri kapsamında tazmini ile sigorta şirketleri ve sorumlular yönünden rücu ve itirazın iptali taleplerine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ile ... tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda ; palet sahasının sağında bulunan resimlerde görüldüğü gibi kofra ve elektrik panosundan anlaşılacağı gibi buradan başlayan elektrik kaynaklı bir yangın olmadığını, yangın resimleri, kamera görüntüleri ve karşı binalarda çalışan görevlilerin anlatım ve çektikleri resimlerden anlaşılacağı gibi ... San. Tic. Ltd. Şti.'den çıktığını, en büyük gerekçesi itfaiye raporuna göre 2.450m² lik açık alanda oldukça fazla yangın yükünün mevcut olmasından kaynaklandığını, olay yerine 50mt. mesafede olan itfaiye binasına rağmen, Kamera görüntülerine göre 4l dakika 34 saniye, itfaiye raporuna göre 27dakika 34 saniye gibi bir zaman geç müdahale sonucu yangın büyümesine sebep olduğunu, çünkü A-sınıfı katı yangınlarında saniyelerin öneminin bulunduğunu, yangın nedeniyle Elektrik Tesisatında oluşan toplam hasar bedeli 108.450,00 TL. olarak hesap edildiğini, yangın nedeniyle İnşaat Mühendisliği yönünden oluşan toplam hasar bedelinin 1.214.973,46TL. olarak hesap edildiğini, heyette mali müşavir bilirkişi ve emtia uzmanı bulunmadığından davacı vekilinin diğer taleplerinin değerlendirileme yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ..,..,.... ile Öğr. Gör. ... tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Davacı vekilinin itirazları sonrasında Yangın nedeniyle Elektrik Tesisatında oluşan toplam hasar bedeli 110.250,00 TL. olarak revize edildiğini, yangın nedeniyle İnşaat Mühendisliği yönünden oluşan toplam hasar bedelinin 1.214.973,46TL. olarak hesap edildiğini, zayi olan ürünler ile demirbaş listesinin rapor ekinde 59 sayfadan ibaret halde sunulduğunu, diğer hususlarda kök rapordaki kanaatin aynen devam ettiğini beyan etmişlerdir.
Bilirkişiler Öğr. Gör. ..,..,.. Dr. Öğr. Üye ..., Doç. Dr. ..., Dr. Öğr. Üye ..., Prof. Dr. ... ile Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda ; Esas dava davacısı ve Birleşen ... E. davacının ticari defterleri ve belgelerinin dava konusu yangında zayi olduğu, Davacı .... San. tic. Ltd. Şti. 2018 kurumlar vergisi beyannamesine göre 2017 sonu itibariyle davacı ... stoklarının 17.783817,76 TL, demirbaşlarının 570.039,96 TL olduğu, her ne kadar yangın tarihi itibariyle mevcut stoklarının kaydi değerlerinin tespiti mümkün olmasa da dosyaya mübrez bilirkişi raporunda tespit edilen 7.435.614,98 TL tutarında stok ve 526.927,00 TL tutarında demirbaşın zayi olabileceği tespitinin kaydi olarak tutarlı olduğu kanaatine varıldığı, birleşen davalarda davacı olan sigorta şirketlerinin davalılardan kusurları oranında rücüen talep ettiği tazminat tutarlarını davadışı sigortalılarına ödemiş olduğu tespit edildiğini, birleşen davalarda davacı olan sigorta şirketlerinin davadışı sigortalılarının dava konusu yangında zarara uğrayan maddi varlıklarının yangın esnasında mevcut olduğu raporun teknik değerlendirme ve dosya mübrez sigorta eksper raporlarından anlaşıldığı, yangının çıkış yeri tespit edilmeden, çıkış sebebi bulunamayacağını, bu olayda II. Değerlendirmeler başlığı altında 12 madde halinde yangın uzmanı olarak görüşlerinin özetlendiğini, buna göre: yangının başladığı yer; ... Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti. ticari ünvanlı işyerinin palet imalathanesi olarak kullandığı 350 m2 kapalı alan olduğunu, çıkış sebebine gelince; ısınma amaçlı kullanılmakta olan katı yakıt soba içerisindeki ateş ve korların rüzgârın da etkisiyle etrafına saçıldığı ve etrafında kolay yanıcı ahşap toz, talaş ve ince tahta parçalarını tutuşturarak yangın başlangıcının meydana geldiği, sonrasında dışarı taşarak 6 m yüksekliğinde istiflenmiş palet (30.000 adet), 200 ton ahşap tamirlik malzeme ve 380 m3 kerestenin yanmasıyla oluşan yüksek alev ve ısıyla çevre binalara sirayet ettiği kanaatine varıldığı, hem ruhsatsız olarak bir palet imalathanesi ve depolama alanı işlettikleri hem de yangına yönelik önleyici ve sınırlandırıcı Ek tedbirleri almayan, üretim ve çalışma ruhsatı almayan ... Orman Ürn. San. ve Tic. Ltd.Şti. firma yetkililerinin sorumlu olduğunun anlaşıldığını, aynı şekilde yangının sirayet ettiği işyerlerinde de yangının sınırlandırılması, önlenmesi ve etkin yangın müdahale ve mücadele sistemlerine yönelik EK tedbirleri bulunmayan ve bu sebeple işyeri zarar gören firma yetkililerinin de sorumlu oldukları düşünüldüğünü, işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Hükümlerine istinaden işyerleri için işyerine ruhsat vermeye yetkili kurumun talebi üzerine Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre Büyükşehir Belediyesi’nin işyerini inceleme ve yetkisi bulunduğunu, bu nedenle 5216 sayılı kanunun sıhhi işyerlerini, 2. Ve 3. Sınıf gayri resmi müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek İlçe belediyelerinin sorumluluğunda olup, ... İlçe Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda bulunduğunu, incelemeleri sonucunda esas ve birleşen dosyalar ile birlikte davaların birbirleri ile etkileşimi olduğu, tüm bu sebeplerle kusur oranı verilmediği, sadece fikir vermesi açısından kanaatinin asli ve tali olarak ayrım yapılarak beyan edildiğini, buna göre, yangının sınırlandırılması ve önlenmesine yönelik tedbirlerin alındığına dair somut delil olmadığı, 6 metreyi geçen yüksekliğinde istiflenmiş vaziyetteki 30 bin adet ahşap paletlerin alevli surette yanmaya başladığında çalışanlar kendi imkânları ile yangını kendi iptidai imkanları ile söndürmeye çalışmaları, yangının önlenememesi nedeniyle çok kolay yanan ahşap malzemenin etkisiyle büyüyüp çevre yapılara sirayet etmesi nedeniyle davalı ... Ürünleri San. Ve Ticaret Ltd. Şirketinin asli sorumlu olarak atfedilebileceği, yangının sirayet ettiği işyerlerinde de yangının sınırlandırılması, önlenmesi ve etkin yangın müdahale ve mücadele sistemlerine yönelik ek tedbirleri bulunmayan ve bu sebeple işyeri zarar gören firmalar olan ...... PLASTİK şirketlerinin tali sorumlu olarak atfedilebileceği, 5216 sayılı kanunun sıhhi işyerlerini, 2. ve 3. Sınıf gayri resmi müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek İlçe belediyelerinin sorumluluğunda olup, ... İlçe Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda tali sorumlu olarak atfedilebileceği, arsa sahiplerinin, kiraya verdikleri arsanın üzerinde kiracının üretim ve çalışma ruhsatı olmadan denetimsiz ve izinsiz yapılar kondurmasında sorumluluğunu kira sözleşmesinin 9. maddesi ile kiralayana devreden maddeye rağmen Borçlar Kanununun 69. Maddesine istinaden kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğu hususunun hukuki değerlendirmesinin Hâkimliğe ait olduğu, sorumlukları bulunduğu kanaati hasıl olunduğu takdirde tali sorumlu olarak atfedilebileceği yönünde kanaat ve beyanda bulunmuşlardır.
Bilirkişiler Öğr. Gör. ....., ....., Dr. Öğr. Üye ...., Doç. Dr. ......, Dr. Öğr. ......, Prof. Dr. ....... ile Doç. Dr. ..... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; kök raporda sunulduğu gibi yangın çıkış yeri ve sebebi ile ilgili değerlendirmelerinin sabit olup değişmediğini, asli ve tali kusur bilgilerinin bilirkişi heyetinin değerlendirmelerini içerdiği yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır.
Bilirkişiler Öğr. Gör. ....., Dr. Öğr. Üye ....., Doç. Dr. ......, Dr. Öğr. Üye ....., Prof. Dr. ...... ile Doç. Dr. ..... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ; huzurdaki ...... Esas nolu dosyanın davacısı ..... Alüminyum ve Birleşen ... Esas nolu dosyanın davacısı ... Alüminyum şirketleri tarafından ortaklaşa kullanılan binanın yangın hasarı giderimi için hesaplanmış 1.214.973,46 TL toplam tutarın söz konusu iş kalemleri için kadri maruf olduğu, 16.10.2018 tarihli Ekspertiz Raporunda “Dekorasyon” başlığı altında su tesisatı onarım bedeli, led panel armatür, arıza servisi, sıva üstü led armatür, sarf malzeme ve işçilik, boya-badana ve asmatavan taşyünü değişimi iş kalemleri ile ilgili olarak hesaplanan maliyetlerin(dosya içeriğindeki teklif ve faturalar da göz önünde bulundurulduğunda) piyasa rayiçlerine uygun belirlenmiş tutarlar olduğu ve ekspertiz raporunda konu olan dekorasyon işi için hesaplanmış 22.567,87 TL toplam tutarın söz konusu iş kalemleri için kadri maruf olduğu, ekspertiz raporunda alt katlara akan suyun engellenmesi, enkaz kaldırma sırasında kullanılan ekipmanlar, tehlike arz eden çatı/duvar kaplamalarının kesilerek koruma altına alınması vb. masrafları ile ilgili belirlenen toplam 52.908,95 TL nın piyasa rayiçlerine uygun kadri maruf olduğu ve de alıntılanan Yangın Raporunda ve Olay Yeri İnceleme Raporunda belirtildiği üzere tamamen yanan çatının (dosyaya sunulan 01.07.2017 başlangıç tarihli ... Malzemeleri ile imzalanan Kira Kontratından) aylık 34.002 TL olmasına rağmen poliçede bulunan limit çerçevesinde belirlenen 12.000 TL kira kaybının doğru hesaplanmış bir tutar olduğu, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile talep ettiği 10.045 TL tutarın sigortalı ..... Dokuma Lastik şirketi adına düzenlenen 27.12.2018 tarihli Mühendislik Ekspertiz Raporunda jakar makinesi kırılması olarak hesaplanmış olduğu, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği 11.386-TL tutarın ise sigortalı ..... Dokuma Lastik şirketi adına düzenlenen 14.12.2018 tarihli Mühendislik Ekspertiz Raporunda çözgü makinesi kırılması olarak hesaplanmış olduğu, yangın hadisesi üzerinden uzun zaman geçmesi ve güncel bir inceleme yapılamaması sebebi ile önceki raporlar ve görsel kanıtlar incelenmiş olup, 07.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda huzurdaki .....Esas nolu dosyanın davacısı..... Alüminyum ve Birleşen ... Esas nolu dosyanın davacısı ... Alüminyum şirketleri tarafından ortaklaşa kullanılan binanın yangın hasarı giderimi için bilirkişi raporunun sonuç kısmında; yangın nedeniyle elektrik tesisatında oluşan toplam hasar bedeli 108.450 TL olarak hesap edildiğini, ancak 03.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında davacı vekilinin itirazları sonrasında yangın nedeniyle elektrik tesisatında oluşan toplam hasar bedeli 110.250 TL olarak revize edildiğinin görüldüğünü, yangın sebebi ile oluşan hasar dikkate alındığında elektrik tesisatına ilişkin iş kalemleri için 110.250 TL'nin kadri maruf olduğu, 1 Metalurji Mühendisliği Açısından; bahse konu yangın nedeni ile delil tespiti isteyen ..... Alüminyum Ltd. Şti. nin uğradığı KDV hariç toplam maddi zarar bedeli: 7.962.541,98.-TL olduğu, bahse konu yangın nedeni ile delil tespiti isteyen ... Alüminyum Ltd. Şti. nin uğradığı KDV hariç toplam maddi zarar bedeli: 6.879.122,14.-TL olarak kadri maruf olduğu, Yangın Güvenliği bakımından kök raporda belirtilen görüşlere aynen katıldıkları yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır.
Bilirkişiler Öğr. Gör. ....., ....., ....., Dr. Öğr. Üye ...., Doç. Dr. ...., Dr. Öğr. Üye ...., Prof. Dr. ..... ile Doç. Dr.... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ; yangından etkilenerek dava açan firmaların tali sorumlu olarak değerlendirmesinin sebebinin yangının çıkış sebebi ile ilgili olmayıp yangın sebebi ile oluşan hasara yönelik olduğunu, sonuç olarak komşu firmaların da ancak ve ancak yangına yönelik önleyici tedbirleri alması durumunda oluşan hasardan sorumlu olmayacağı düşünüldüğünü, yani komşu firmalar yangına karşı kendi tedbirlerini alsalar idi, hasar bu kadar büyümeden daha az hasar ile atlatılabilir olduğunu, ya da diğer bir deyişle komşu firmalar yangına yönelik önleyici tedbirleri tam olarak alsalar idi, tali sorumlu olarak değerlendirilmeyeceklerini, bu noktada sigorta şirketlerinin de sorumlu olup sigorta yapmadan önce firmaları “binaların yangından korunması hakkında yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirmeli ve gerekli şartları sağladıktan sonra sigorta yapması gerektiğini, diğer taraftan Kıraç İtfaiyesinin olaya geç müdahalesi ile oluşan kusur da tali olarak ... İlçe Belediyesine verildiğini, ayrıca iş kaybı tazminatı açısından değerlendirme yapabilecek bilirkişinin heyette bulunmadığından değerlendirme yapılamadığını, sonuç olarak, Heyetçe Asli / Tali sorumlular, Yangın Güvenlik Uzmanlığı açısından değerlendirme bölümünde detaylıca açıklanarak fikir birliğine varıldığı, ancak kusur oranları açısından fikir birliğine varılamadığı, yapılan tüm açıklamalar ışığında; teknik değerlendirmeler ilgili bölümlerde detaylıca verildiği, genel değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere kök ve ek raporlardaki görüşün değişmediği yönünde beyanda bulunmuşlardır.
25 Ekim 2018 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... mevkiinde, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği alanda geniş çaplı bir yangın meydana gelmiştir. Dosya kapsamındaki olay yeri inceleme tutanakları, teknik bilirkişi raporları ve resmi kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; yangının sabah saat yaklaşık 06:40 sıralarında, ... işletmesinin bulunduğu 3 numaralı parselde başladığı, kısa süre içerisinde yüksek ısı yayılımı ve rüzgâr etkisiyle çevre işyerlerine sirayet ederek zincirleme hasara yol açtığı anlaşılmaktadır. Yangın özellikle bitişik konumdaki .... İş Merkezi ile .... Sokak üzerinde yer alan sanayi yapılarında etkili olmuş; Kevkeb Alüminyum, ... Alüminyum, ... Malzemeleri depo alanı, .... atölyesi, .... Endüstriyel fabrikası, .... Lojistik deposu ve Eser Otomotiv işyeri başta olmak üzere çok sayıda ticari işletme ciddi maddi zarara uğramıştır. Olayda can kaybı yaşanmamış olmakla birlikte, bina elemanları, makine parkurları, stoklar ve demirbaşlar büyük ölçüde kullanılamaz hale gelmiştir.
Teknik inceleme bulgularına göre yangının çıkış sebebi, ... işletmesi içerisinde ruhsatsız olarak oluşturulmuş kapalı alanda kullanılan katı yakıt sobasının çevresinde bulunan yüksek derecede yanıcı materyallerin tutuşmasıdır. Ahşap palet üretimi ve depolaması yapılan sahada sobanın yakınında istiflenmiş paletler, tahta parçaları ve talaş gibi maddelerin alev almasıyla başlayan yangın, kısa süre içerisinde açık alanda yaklaşık 30.000 adet yeni imal edilmiş paletin bulunduğu stok alanına sirayet etmiş; yaklaşık 6 metre yüksekliğinde istiflenmiş bu yanıcı kütle yangın yükünü olağanüstü düzeye çıkarmıştır. Yapılan teknik değerlendirmelerde elektrik tesisatından kaynaklı bir arıza tespit edilmemiş; yangının ısı kaynağı olarak soba kullanımından kaynaklandığı ve bu durumun işletme içi ihmallerle doğrudan bağlantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Yangının meydana geldiği alanın ruhsatsız ve projeye aykırı şekilde kullanılan bir yapı niteliğinde olduğu, yangın güvenliği tedbirlerinden yoksun bulunduğu sabittir. Sahada yangın kompartımanı, yangına dayanıklı ayırıcı duvarlar veya koruyucu mesafe düzenlemeleri bulunmadığından, alevlerin bitişik parsellere geçişi kolaylaşmıştır. Ayrıca yangın algılama sistemleri, otomatik sprinkler tesisatı veya sabit söndürme donanımı gibi erken müdahale araçlarının mevcut olmaması nedeniyle yangın başlangıç aşamasında fark edilememiş ve hızla büyümüştür. Bu yapısal eksiklikler, yangının kontrol altına alınmasını güçleştiren başlıca teknik nedenler arasında yer almaktadır.
... işletmesinin faaliyet tarzı incelendiğinde, yangın riskini artıran sistematik ihmallerin bulunduğu görülmektedir. İşletmenin ruhsatsız faaliyet yürütmesi, güvenlik yatırımlarının ve teknik denetimlerin yapılmadığını göstermekte; ahşap paletlerin uygunsuz biçimde istiflenmesi, ısı kaynaklarının çevresinde güvenli mesafe oluşturulmaması ve yeterli yangın ekipmanının bulunmaması gibi hususlar risk yoğunluğunu artırmaktadır. Ayrıca işletmenin 2014 yılında yaptığı ruhsat başvurusunun sonuçlandırılmamasına rağmen yaklaşık dört buçuk yıl boyunca izinsiz üretime devam ettiği, bu süreçte etkin bir denetim mekanizmasının işletilmediği dosya kapsamındaki belgelerle anlaşılmaktadır. Bu durum, yangının meydana gelmesine elverişli tehlikeli ortamın uzun süre devam ettiğini göstermektedir.
Yangının yayılım biçimi teknik açıdan incelendiğinde, iki temel mekanizma öne çıkmaktadır. İlk olarak, yüksek ısı radyasyonu ve alevlerin doğrudan teması sonucu komşu yapıların cephe elemanları ve üst katları tutuşmuştur. İkinci olarak ise rüzgârın etkisiyle taşınan kıvılcım ve köz parçacıkları, bitişik binaların çatı ve iç mekânlarında bulunan yanıcı materyalleri ateşlemiştir. Nitekim ..... İş Merkezi’nin çatı katında depolanan spor malzemeleri ve tekstil ürünlerinin tamamen yanarak çatının çökmesine yol açması, yangının dikey yönde yayıldığını göstermektedir. Aynı şekilde ..... ve ... Alüminyum şirketlerinin bulunduğu binanın ...’e bakan duvarı yoğun radyant ısıya maruz kalmış, iç mekânlarda yangın başlamış ve showroom ile ofis alanları tamamen yanmıştır. Bu teknik bulgular, yangının önce üst katlara ve çatı bölümlerine sirayet ederek komşu yapılarda geniş çaplı hasara neden olduğunu ortaya koymaktadır.
Yangına ilk müdahale, çevredeki kişilerin ihbarı üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerince gerçekleştirilmiştir. Olay yerine ulaşım süresi genel olarak makul kabul edilmekle birlikte, ilk müdahale aşamasında ekipman hazırlığı ve organizasyon bakımından aksaklıklar yaşandığı anlaşılmaktadır. İlk gelen itfaiye aracında su bulunmaması, hortumların hazırlanmasında gecikme yaşanması ve ekipler arası koordinasyon eksikliği gibi hususlar yangının başlangıç aşamasında kontrol altına alınmasını güçleştirmiştir. Teknik raporlarda, kritik ilk dakikalarda yaşanan bu aksaklıkların yangının büyümesine katkı sağladığı ifade edilmiştir. Sonraki ekiplerin yoğun müdahalesiyle yangın birkaç saat içinde kontrol altına alınabilmiş; ancak bu aşamada yangın birden fazla yapıyı sarmış olduğundan zarar geniş çaplı hale gelmiştir.
Tüm teknik veriler birlikte değerlendirildiğinde; yangının çıkış nedeninin soba kaynaklı bir tutuşturma olduğu, yangının büyümesini sağlayan başlıca faktörlerin ise aşırı yanıcı malzeme birikimi, ruhsatsız ve yapısal açıdan güvenliksiz kullanım, erken algılama ve söndürme sistemlerinin bulunmaması ile ilk müdahale sürecindeki gecikmeler olduğu anlaşılmaktadır. Bu unsurların birleşmesi, sınırlı bir kıvılcımın kısa süre içerisinde büyük ölçekli bir sanayi yangınına dönüşmesine yol açmıştır.
Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan maddi ve teknik tespitler, mahkememiz açısından yalnızca olayın fiziksel seyrini ortaya koymakla sınırlı olmayıp, tarafların hukuki sorumluluğunun belirlenmesinde esas alınacak nedensellik zincirinin de temelini oluşturmaktadır. Zira haksız fiil sorumluluğunda belirleyici olan husus, zararın hangi faaliyet alanından kaynaklandığının ve hangi davranışların zararın doğumuna elverişli koşulları yarattığının ortaya konulmasıdır. Bu bağlamda yangının çıkış noktası, yayılma biçimi ve büyümesine etki eden yapısal eksiklikler birlikte değerlendirildiğinde; teknik bulguların doğrudan doğruya sorumluluğun hukuki nitelendirilmesine ışık tuttuğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılacak hukuki değerlendirme, teknik raporlarda ortaya konulan maddi olguların borçlar hukuku ilkeleri çerçevesinde normatif anlamlandırılmasından ibaret olup, kusur oranlarının belirlenmesi ve sorumluluğun paylaştırılması bu teknik gerçeklikler esas alınarak gerçekleştirilecektir. Bu nedenle aşağıda yapılacak değerlendirmede, yangının kaynağı, riskin yoğunlaştığı faaliyet alanı ve zararın büyümesine etki eden ikincil faktörler ayrı ayrı ele alınarak her bir taraf yönünden hukuki sorumluluk ve kusur oranı belirlenmiştir.
1. ... San. Tic. Ltd. Şti. (Kiracı/İşletmeci)
Dosya kapsamındaki teknik inceleme raporları, olay yeri tespitleri ve bilirkişi değerlendirmeleri birlikte ele alındığında, yangının başlangıç noktasının davalı ... şirketinin fiilî faaliyet alanı içerisinde bulunduğu hususu tartışmasız biçimde ortaya konulmuştur. Yangının çıkış yerinin belirlenmesi, Türk borçlar hukukunda haksız fiil sorumluluğunun kurulabilmesi bakımından aranan uygun illiyet bağının tespitinde temel ölçüt niteliğindedir. Zira zarar doğuran olayın hangi faaliyet alanından kaynaklandığının belirlenmesi, sorumluluğun hukuki temellerinin kurulmasında ilk ve en belirleyici aşamayı oluşturur. Teknik raporların yangının davalı şirketin kullanımında bulunan üretim ve depolama alanında başladığını açıkça ortaya koyması, zarar verici sonucun doğumuna elverişli koşulların bu işletme tarafından yaratıldığını göstermekte olup, TBK m.49 kapsamında kusura dayalı sorumluluğun kurulması bakımından güçlü bir karine teşkil etmektedir.
Somut olayda davalı şirketin faaliyet biçimi incelendiğinde; yüksek derecede yanıcı ve kolay tutuşabilir nitelikteki ahşap paletlerin, yangın güvenliği standartlarına uygun olmayan koşullarda depolandığı anlaşılmaktadır. Yanıcı materyallerin yoğun biçimde bulunduğu işletmeler, risk yoğunluğu yüksek faaliyet alanı olarak kabul edilmekte olup, bu tür işletmelerde failden beklenen objektif özen standardı olağan ticari faaliyetlere nazaran daha yüksektir. Öğretide de kabul edildiği üzere, risk arttıkça özen yükümlülüğünün kapsamı genişlemekte ve tacirin basiretli davranma yükümlülüğü daha sıkı ölçütlerle değerlendirilmektedir. Bu çerçevede yanıcı malzemelerin güvenliksiz şekilde istiflenmesi, yalnızca basit bir ihmal olarak değil, öngörülebilir bir riskin artırılması anlamına gelen ağır nitelikli bir kusur olarak değerlendirilmelidir.
Teknik bulgular ayrıca, işletmede kullanılan ısıtma sisteminin –özellikle katı yakıt sobası kullanımının– yangın güvenliği standartlarına uygun şekilde kurulmadığını ve gerekli izolasyon önlemlerinin alınmadığını ortaya koymaktadır. Endüstriyel nitelikte faaliyet yürütülen alanlarda soba kullanımının yüksek risk kategorisinde bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle uygun baca sistemi kurulması, yanıcı maddelerle güvenli mesafenin sağlanması, düzenli bakım yapılması ve yangın izolasyonunun oluşturulması tacir açısından objektif özen yükümlülüğünün zorunlu unsurlarıdır. Söz konusu önlemlerin alınmaması, yalnızca bireysel bir dikkatsizlik olarak değil, işletmenin iç organizasyon yapısının riskleri önlemeye elverişli olmadığını gösteren sistematik bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Davalı şirketin ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürütmesi de sorumluluğun hukuki ağırlığını artıran önemli bir unsurdur. Ruhsat ve denetim mekanizmaları yalnızca idari formaliteler olmayıp, üçüncü kişilerin can ve mal güvenliğini korumaya yönelik kamu düzeni kurallarıdır. Ruhsatsız faaliyetlerin varlığı, öğretide objektif özen yükümlülüğünün ihlal edildiğine dair güçlü bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle davalı şirketin ruhsatsız şekilde faaliyet göstermesi, TBK m.49 kapsamında kusurun yoğunluğunu artıran bir faktör olarak değerlendirilmiştir.
Yangın algılama ve söndürme sistemlerinin bulunmaması ise olayın organizasyon kusuru boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. TBK m.66 kapsamında kabul edilen organizasyon kusuru ilkesi uyarınca, modern işletmelerde sorumluluk yalnızca bireysel çalışan hatalarına indirgenemez; işletme sahibi, organizasyon yapısını riskleri önlemeye elverişli şekilde kurmak ve sürdürmekle yükümlüdür. Yangın algılama sistemi, otomatik söndürme ekipmanları ve erken müdahale araçlarının bulunmaması, işletmenin risk yönetimi sisteminin yetersiz olduğunu göstermekte; bu durum öğretide “organizasyon eksikliği” olarak nitelendirilen kusur türünü oluşturmaktadır. Nitekim yangının erken aşamada tespit edilememesi ve müdahalenin gecikmesi, zararın büyümesinde doğrudan etkili olmuştur.
Somut olayda sorumluluğun yalnızca klasik kusur sorumluluğu ile sınırlı kalmadığı, aynı zamanda tehlike yaratma ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği de açıktır. Ahşap palet üretimi ve depolaması gibi yüksek yangın riski barındıran faaliyetlerin, çevre açısından sürekli bir tehlike kaynağı oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu tür faaliyetlerde işletmenin risk yönetimi sorumluluğu daha ağır olup, zarar gören lehine kusurun ispatı kolaylaşmaktadır. Davalı şirketin faaliyet alanının yüksek risk kategorisinde bulunması, sorumluluğun belirlenmesinde önemli bir bağlama unsuru olarak dikkate alınmıştır.
Bilirkişi raporları, yangının doğrudan ... işletmesinde başladığını ve yangının çıkışına esasen bu işletmenin eylem ve ihmallerinin sebebiyet verdiğini açıkça ortaya koymuştur. Yangına yol açan kıvılcımın işletme içerisinden çıktığı ve yangının gelişiminde işletmenin organizasyonel eksikliklerinin belirleyici rol oynadığı anlaşılmıştır. İşletmenin faaliyet konusu gereği yüksek yangın riski barındırdığı açık olup, büyük miktarda kuru ahşap malzemenin bulunduğu, katı yakıt sobası kullanılan ve otomatik güvenlik sistemleri bulunmayan bir işletmede yangın çıkmasının öngörülebilir olduğu tartışmasızdır. Bu denli bariz bir riskin göz ardı edilmesi, ağır ihmal düzeyine yaklaşan bir kusur değerlendirmesini haklı kılmaktadır.
Yangın çıktıktan sonra işletmenin zarar azaltma kapasitesinin son derece sınırlı olduğu da teknik bulgularla sabittir. Otomatik sprinkler sistemi, duman dedektörü veya yeterli söndürme ekipmanı bulunmaması nedeniyle ilk müdahale imkânı ortadan kalkmış; personelin yangın eğitimi ve organizasyonel hazırlığı yetersiz kalmıştır. Bu durum, yangının kısa sürede kontrol edilemez hale gelmesine ve çevre yapılara sirayet etmesine zemin hazırlamıştır.
Tüm bu değerlendirmeler birlikte ele alındığında; davalı ... şirketinin faaliyet alanındaki tehlikeli koşullar, ruhsatsız ve denetimsiz çalışma biçimi, organizasyon eksiklikleri ve yangın güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle yangının meydana gelmesinde ve zararın büyümesinde belirleyici rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalı şirketin sorumluluğu yalnızca münferit bir ihmal olarak değil, işletmenin genel organizasyon yapısından kaynaklanan sistematik bir kusur olarak değerlendirilmiş; TBK m.49 kapsamında kusura dayalı sorumluluk, TBK m.66 kapsamında organizasyon kusuru ve tehlike yaratma ilkesi birlikte gözetilerek ... firmasının asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce yapılan kusur dağılımı değerlendirmesi sonucunda; yangının başlıca çıkış nedeni olması ve zarar verici sürecin en güçlü belirleyici halkasını oluşturması nedeniyle ... firmasına asıl ve diğer birleşen dosyalarda %60, birleşen ... esas sayılı dosyada ise davacının sigortalısına izafe edilen müterafik kusur oranı da dikkate alınarak %55 oranında kusur verilmesinin hakkaniyet, nedensellik ve borçlar hukuku ilkeleriyle uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
2. ..., ..., ..., ..., ... (Arsa Malikleri)
Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi, bina ve diğer yapı eserlerinin malikine kusursuz (objektif) sorumluluk yükleyen özel bir düzenleme olup, yapının yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararların giderilmesini öngörmektedir. Kanun koyucu bu hükümle, yapıların doğası gereği oluşturduğu tehlike alanından doğan risklerin malik tarafından üstlenilmesini amaçlamış; malikin kusursuz olduğunu ileri sürmesini tek başına sorumluluktan kurtuluş sebebi olarak kabul etmemiştir. Doktrinde “kusursuz nesnel sorumluluk” olarak adlandırılan bu sorumluluk türünde, uygun illiyet bağının varlığı yeterli olup, malik ancak mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya tamamen yabancı üçüncü kişinin ağır kusuru gibi istisnai hallerin varlığını ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabilir.
Somut olayda yangına konu edilen tesis, her ne kadar ruhsatsız ve kiracı tarafından kurulmuş prefabrik/ahşap nitelikte bir imalathane olsa da, fiilen arsa üzerinde sabitlenmiş, üretim faaliyetine hizmet eden ve çevreye yüksek yangın riski yayan bir yapı eseri niteliği taşımaktadır. Yapının ruhsatsız olması veya kira sözleşmesi hükümlerine aykırı şekilde inşa edilmesi, üçüncü kişiler yönünden TBK m.69’un uygulanmasına engel teşkil etmez. Zira TBK m.69 bakımından önemli olan, zararın bir yapı eserinin yapım veya bakım eksikliğinden doğup doğmadığıdır. Dosyada yer alan teknik bilirkişi tespitleri; yapının yüksek yanıcılığa sahip malzemeden yapılmış olması, elektrik tesisatının ilkel ve standart dışı bulunması, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin mevcut olmaması ve güvenlik organizasyonunun yetersizliği nedeniyle yangının kısa sürede büyüyerek komşu işyerlerine sirayet ettiğini ortaya koymuştur. Bu durum, TBK m.69 anlamında açık bir yapım bozukluğu ve bakım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Arsa maliklerinin savunması, taşınmazın kiracıya “boş arsa” olarak teslim edildiği ve yapının kiracı tarafından inşa edildiği yönündedir. Ne var ki, TBK m.69’un amacı zarar gören üçüncü kişiyi korumak olup, malik ile kiracı arasındaki iç ilişki üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek nitelikte değildir. Kira sözleşmesinde yer alan “kiracı inşaat yapamaz” hükmü veya sorumluluğu kiracıya yükleyen düzenlemeler, ancak malik ile kiracı arasındaki iç ilişkide rücu imkânı sağlar; dış ilişki bakımından malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Üçüncü kişiler açısından ortada arsa üzerinde bulunan ve zararın meydana gelmesine elverişli bir yapı eseri bulunduğundan, malik sıfatının doğurduğu sorumluluk devam etmektedir.
TBK m.69 kapsamında sorumluluk yanında, TBK m.49 uyarınca kusura dayalı sorumluluk açısından da arsa maliklerinin davranışları değerlendirilmiştir. Kira sözleşmesinde açıkça inşaat yasağı bulunmasına rağmen, taşınmaz üzerinde büyük ölçekli bir üretim tesisinin uzun süre faaliyet göstermesi, maliklerin bu durumdan habersiz oldukları yönündeki savunmayı hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz hale getirmektedir. Maliklerin, kiracının sözleşmeye aykırı kullanımını engellememeleri, gerekli ihtar veya fesih mekanizmalarını işletmemeleri ve yetkili makamlara bildirimde bulunmamaları, komşuların zarar görmesini önleyici özen yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu yönüyle maliklerin, kiracının haksız fiiline ihmali davranışlarıyla katkıda bulundukları kabul edilmiştir.
Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesi uyarınca taşınmaz malikinin komşularına zarar verecek taşkınlıktan kaçınma yükümlülüğü bulunmaktadır. Somut olayda, arsa maliklerinin taşınmaz üzerinde yüksek yangın riski doğuran bir yapı ve faaliyetin sürdürülmesine engel olmamaları, komşuluk hukukundan doğan özen borcunun ihlali niteliğinde görülmüş; bu durum TBK m.49 ile birlikte değerlendirilerek sorumluluğun hukuki temeli güçlendirilmiştir.
İmar Kanunu kapsamında ruhsatsız yapı nedeniyle idari para cezası muhatabının kiracı olması, özel hukuk alanındaki tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İdari yaptırım ile haksız fiil sorumluluğu farklı hukuki alanlara aittir. Bu nedenle maliklerin idari sorumluluklarının bulunmaması, TBK m.69 kapsamında kusursuz sorumluluklarını bertaraf eden bir unsur olarak kabul edilmemiştir.
Somut olayda kiracı veya çalışanlarının kusurlu davranışlarının bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu fiiller malik açısından tamamen yabancı ve öngörülemez bir üçüncü kişi kusuru niteliğinde görülmemiştir. Kiracı, malikin rızasıyla taşınmazda bulunan ve malikin kontrol alanı içerisinde faaliyet gösteren bir kişidir. Bu nedenle kiracının kusuru, TBK m.69 anlamında illiyet bağını kesen bir neden olarak kabul edilmemiş; ancak sorumluluğun paylaşılmasına esas alınabilecek bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Somut olayda zararın meydana gelmesi bakımından TBK m.69 kapsamında yapı malikine özgü kusursuz sorumluluk hükümleri ile TBK m.49 kapsamında kiracı işletmenin organizasyon kusuruna dayalı sorumluluğu birlikte uygulanabilir niteliktedir. Bu iki sorumluluk rejimi birbirini dışlayan değil, aynı zararın farklı hukuki sebeplerle birden fazla kişiye yüklenmesine imkân tanıyan tamamlayıcı düzenlemelerdir. TMK m.737 ve 730 hükümleri ise komşuluk hukukunun ilke normları olarak, maliklerin taşkınlıktan kaçınma ödevinin ihlal edildiğini ortaya koyan tamamlayıcı hukuki zemini oluşturur. Malik ile kiracı arasındaki kira sözleşmesi hükümleri, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, yalnızca iç ilişkide rücu hakkı doğurur.
Bu itibarla; TBK m.69 kapsamında yapı malikine özgü kusursuz sorumluluk hükümleri ile TBK m.49 ve TMK m.███████ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, kiracı işletme ile arsa malikleri yönünden zarar görenlere karşı sorumluluk şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Kusur oranlarının belirlenmesinde; yangının çıkışına ve büyümesine esasen kiracı işletmenin faaliyet biçimi, yangın güvenliği tedbirlerinin alınmaması ve tehlikeli organizasyon yapısının etkili olduğu; arsa maliklerinin ise yapı eserinin taşınmaz üzerinde uzun süre varlığını sürdürmesine kayıtsız kalmaları ve komşuluk hukukundan doğan önleme/denetim yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle zararın meydana gelmesine tali fakat ihmalî katkı sağladıkları kabul edilmiştir. Bu nedenle TBK m.69’un öngördüğü sonuç sorumluluğu ile TBK m.49 ve TMK m.███████ hükümleri birlikte gözetilerek yapılan değerlendirme sonucunda; arsa maliklerine asıl ve diğer birleşen dosyalarda %15, birleşen ... esas sayılı dosyada ise davacının sigortalısına kusur atfedilmesi dikkate alınarak %10 oranında kusur verilmesinin hakkaniyet ve illiyet ilkeleriyle uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında; arsa maliklerinin, taşınmaz üzerinde bulunan yapı eserinin yapım ve bakım eksikliklerinden doğan zararlar bakımından TBK m.69 gereğince kusursuz sorumluluk altında bulundukları; ayrıca kiracının haksız fiiline ihmali davranışlarıyla katkıda bulunmaları nedeniyle TBK m.49 kapsamında kusura dayalı sorumluluklarının bulunduğu ve komşuluk hukukundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri kanaatine varılarak, yukarıda belirtilen kusur oranları doğrultusunda sorumluluklarına hükmedilmiştir.
3.Zarar Gören Komşu Şirketlerin Kusur Durumunun Değerlendirilmesi;
Asıl ve birleşen davalarda zarar gören şirketlerin, yangının meydana geldiği parselde faaliyet gösteren kiracı işletmeden farklı olarak komşu taşınmazlarda üretim ve ticari faaliyet yürüttükleri anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki teknik bilirkişi raporları, olay yeri incelemeleri, itfaiye tutanakları ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu firmaların faaliyetlerinin olağan ticari üretim niteliğinde olduğu, yangının çıkışına veya başlangıcına yol açacak herhangi bir kural ihlali, tehlike yaratıcı davranış ya da organizasyon kusurlarının tespit edilemediği görülmüştür.
Haksız fiil sorumluluğunun temel unsurlarından olan uygun nedensellik bağı bakımından; yangının çıkışı ve ilk yayılımının tamamen ... işletmesindeki yüksek yangın yüküne sahip ahşap depolama alanında gerçekleştiği, komşu parsellerde faaliyet gösteren bu firmaların yangının meydana gelmesine neden olacak herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yangının komşu binalara sirayeti, doğrudan doğruya ... tesisindeki büyük ölçekli yangının oluşturduğu dışsal termal radyasyon ve alev yayılımının sonucu olup, zarar gören firmaların faaliyetleri ile zarar arasında uygun nedensellik bağı kurulmasına elverişli bir veri bulunmamaktadır.
Öngörülebilirlik ilkesi bakımından da; sanayi bölgelerinde genel yangın riski bilinse dahi, komşu parseldeki bir işletmenin yaklaşık yüzlerce ton ahşap malzemenin yanması sonucu oluşacak ölçekte bir termal radyasyon üretmesi ve bu ölçekte bir yangının komşu yapıların cephelerine dışarıdan sirayet etmesi, zarar gören firmalar açısından makul ve somut olarak öngörülebilir bir risk olarak değerlendirilemez. Bu nedenle, söz konusu şirketlerin kendi faaliyet alanları dışında gelişen olağanüstü nitelikteki bu yangına karşı özel önlemler almamış olmaları tek başına kusur atfını gerektirmez.
Her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında komşu işletmelerin dış cephe sirayetlerine karşı ilave koruma sistemleri bulundurup bulundurmadığının tartışılabileceği ifade edilmiş ise de; dosyada yer alan teknik incelemeler, yangın sırasında yaklaşık 750 tonluk ahşap malzemenin yanması sonucu 800–900 santigrat derece seviyesinde yoğun radyant ısı oluştuğunu ve bu ısı karşısında standart cam yüzeylerin patlayarak cephe bütünlüğünün bozulduğunu ortaya koymuştur. Bu ölçekte bir termal yük altında, yönetmelikte öngörülen olağan yangın önlemlerinin zararı tamamen engellemesinin teknik olarak mümkün olmadığı, olayın büyüklüğü ve ani gelişimi dikkate alındığında zarar gören firmaların kendi tesislerinde daha ileri sistemler bulundurmamalarının tek başına kusur teşkil etmeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, (... firması hariç olmak üzere) diğer zarar gören şirketler yönünden yangının çıkışı veya yayılımı bakımından kusur atfedilmesini gerektirir yeterli teknik ve hukuki dayanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Zarar gören şirketler arasında yalnızca ... firmasına müterafik kusur yüklenmesinin nedeni, diğer zarar görenlerden farklı olarak bu firmanın zararın artmasına elverişli bir yapısal müdahalede bulunmuş olmasından kaynaklanmaktadır.
Dosya kapsamındaki teknik bilirkişi raporlarına göre; ...... İş Merkezi’nin çatı katında faaliyet gösteren ... firmasının, onaylı mimari projeye aykırı şekilde çatı alanını PVC pencerelerle kapatarak izinsiz bir depo alanı oluşturduğu tespit edilmiştir. ... sahasında bulunan yaklaşık 30.000 adet paletin yanması sonucu oluşan alevlerin yaklaşık 6 metre yüksekliğe ulaştığı ve yoğun dikey radyant ısı oluşturduğu belirlenmiş; ... tarafından yapılan proje dışı PVC kaplamanın, bu alev ve ısı yükünün depo alanına daha kolay nüfuz etmesine imkân veren zayıf bir yapı unsuru oluşturduğu teknik olarak ortaya konulmuştur.
Diğer zarar gören firmalardan farklı olarak ...’un yaptığı bu müdahale, yangının çıkışına neden olmamakla birlikte, zararın büyümesine doğrudan etkili olan ve yapının yangına karşı direncini azaltan bir faktör olarak değerlendirilmiştir. Başka bir ifadeyle, ... yönünden kusur değerlendirmesi yangının başlangıcı bakımından değil, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında zararın artmasına sebebiyet verme (müterafik kusur) çerçevesinde yapılmıştır.
Mahkememizce, diğer zarar gören firmalar yönünden yangının dış cepheden sirayet etmesi nedeniyle yapıların korunmasında olağan önlemlerin yetersiz kalabileceği kabul edilmiş; ancak ...’un mimari projeye aykırı müdahalesi, yangının etkisini artıran özel bir zayıflık yaratması nedeniyle farklı değerlendirilmiştir. Bu nedenle ... ile diğer zarar gören firmalar arasında kusur bakımından ayrım yapılması, eşitlik ilkesine aykırı olmayıp, teknik illiyet ve zarar artırıcı davranış ölçütlerine dayanmaktadır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; zarar gören şirketler yönünden kusur atfedilip atfedilmemesi hususu, yangının çıkışındaki rol üzerinden değil, zararın artmasına etkileri üzerinden analiz edilmiştir. ...’un proje dışı yapı müdahalesi ile zararın büyümesi arasında uygun illiyet bağı kurulabilmiş; buna karşılık diğer zarar gören firmalar yönünden benzer nitelikte bir yapı kusuru veya risk artırıcı davranış tespit edilememiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; zarar gören komşu şirketlerin (... dışında) yangının çıkışında veya yayılımında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı,yangının tamamen komşu parselde meydana gelen büyük ölçekli yangının dış etkileri sonucu bu firmaların tesislerine sirayet ettiği, ... firmasının ise mimari projeye aykırı müdahalesi nedeniyle zararın artmasına katkı sağlayan müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle birleşen ... esas sayılı dosyada ... firmasına %20 oranında müterafik kusur izafe edilmesi suretiyle sigorta şirketinin talep edebileceği tazminattan bu oranda indirim yapılmasına karar verilmiştir.
Sonuç olarak; (... firması hariç olmak üzere) diğer zarar gören şirketler yönünden kusur yüklenmesini gerektirir yeterli teknik ve hukuki veri bulunmadığından, bu şirketlere kusur izafe edilmemiştir.
4. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı
Yangınla mücadele faaliyeti, kamu hizmeti niteliğinde olup idarenin asli görevleri arasında yer almakta; bu hizmetin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan aksaklıklar, idare hukukunda “hizmet kusuru” kavramı kapsamında değerlendirilmektedir. Yerleşik idari yargı içtihatlarında, kamu hizmetinin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde idarenin tazmin sorumluluğu doğabileceği kabul edilmektedir.
Somut olayda İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi’nin yangına müdahalesi, yangının çıkış sebebinden bağımsız olarak yalnızca zararın artıp artmaması bakımından değerlendirilmiştir. Zira dosya kapsamındaki teknik ve adli incelemeler, yangının çıkış nedeninin ... işletmesindeki yüksek yangın yükü ve güvenlik eksiklikleri olduğunu açıkça ortaya koymakta; itfaiye biriminin yangının başlangıcında herhangi bir etkisinin bulunmadığını göstermektedir.
İdare Mahkemesi dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; olay yerine ilk ulaşan itfaiye ekibinin araçlarında yeterli su bulunmaması, hortumların hazırlanması ve su basılması sürecinde gecikmeler yaşanması ve ekipman organizasyonunda aksaklıklar meydana gelmesi gibi hususlar açıkça tespit edilmiştir. Raporda, bu durumun müdahale süresini uzattığı ve yangının kontrol altına alınmasını geciktirdiği belirtilmiştir.
Bu tespitler, yangınla mücadele hizmetinin yürütülmesinde organizasyonel planlama ve operasyonel hazırlık eksikliği bulunduğunu göstermekte olup, idarenin kamu hizmetini ideal standartta yerine getiremediğini ortaya koymaktadır. Ancak dosya kapsamındaki veriler, itfaiye personelinin kasıtlı davranışı, görevi terk etmesi veya açık ağır ihmal teşkil eden bir eylemde bulunduğunu göstermemektedir. Bu nedenle kusurun niteliği ağır kusur düzeyinde değil, hizmet organizasyonuna ilişkin yapısal eksiklikten kaynaklanan orta dereceli hizmet kusuru olarak değerlendirilmiştir.
İtfaiye teşkilatının kusurunun hukuki sonuç doğurabilmesi için, söz konusu aksaklık ile meydana gelen zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Dosyadaki teknik bulgulara göre; yangın başlangıç anında zaten büyük ölçekte gelişmiş olup yüksek miktarda yanıcı ahşap malzemenin etkisiyle kısa sürede kontrol güçlüğü yaratmıştır.
Bununla birlikte bilirkişi incelemelerinde, ilk müdahale sürecindeki gecikmenin yangının yayılım hızını artırdığı, özellikle komşu yapılara sirayetin önlenmesinde kritik olan ilk dakikaların etkin şekilde kullanılamadığı ifade edilmiştir. Bu durum, itfaiye hizmetinin yangını başlatan neden olmadığı; ancak yangının büyümesi ve zarar alanının genişlemesi bakımından ikincil ve dolaylı bir etki yarattığını göstermektedir.
Başka bir anlatımla, itfaiye biriminin ideal standartta ve tam hazırlıkla müdahale etmesi halinde yangının tamamen önlenmesi mümkün olmasa dahi, zararın kapsamının daha sınırlı kalabileceği teknik olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle itfaiyenin kusuru, yangının çıkışıyla değil, zararın artmasıyla bağlantılı bir sorumluluk olarak değerlendirilmiştir.
Büyük ölçekli sanayi yangınları bakımından su kaynağı planlaması, ekip koordinasyonu ve ilk müdahale hazırlığı, yangınla mücadele hizmetinin doğası gereği öngörülebilir ve planlanabilir unsurlardır. Yangın güvenliği alanındaki genel kabul, ilk müdahale süresinin yangının yayılımı üzerinde belirleyici olduğu yönündedir.Bu nedenle, olay yerinde yaşanan su temini ve ekipman hazırlığı sorunları, olağanüstü bir durumdan ziyade önceden öngörülüp önlenmesi mümkün organizasyon eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede itfaiyenin yangını söndürme görevini yerine getirirken zarar azaltma fonksiyonunda beklenen etkinliği gösteremediği, kamu hizmetinin yürütülmesinde yeterli hazırlık düzeyine ulaşılamadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; itfaiye teşkilatının kusuru yangının çıkışına ilişkin olmayıp yalnızca zararın büyümesine katkı sağlayan tali bir unsur olarak kabul edilmiştir. Yangının esas nedeni ... işletmesindeki yüksek riskli faaliyet ve güvenlik eksiklikleri olup, itfaiye müdahalesindeki aksaklıklar zararın kapsamını artıran ikincil bir faktör niteliğindedir.
Bu nedenle kusur oranı belirlenirken;yangının başlangıcındaki asli nedenler,itfaiye müdahalesinin gecikmesinin zararın yayılımına etkisi,kamu hizmetinin organizasyonel kusur düzeyi birlikte değerlendirilmiş; İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi yönünden asıl ve diğer birleşen dosyalarda %15, birleşen ... esas sayılı dosyada ise davacının sigortalısına izafe edilen kusur oranı dikkate alınarak %10 oranında tali kusur verilmesinin hakkaniyet ve illiyet ilkeleriyle uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi yangının çıkışından sorumlu olmayıp, müdahale sürecindeki organizasyonel eksiklikler nedeniyle kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilememesi suretiyle zararın büyümesine katkıda bulunmuştur. Bu durum idare hukukunda hizmet kusuru olarak nitelendirilebilecek olup, meydana gelen zararın artması bakımından tali sorumluluk doğurduğu kabul edilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi’nin müdahale sürecinde tespit edilen hizmet kusuru, yangının çıkış sebebiyle doğrudan bağlantılı olmayıp, yalnızca zararın büyümesine katkı sağlayan tali bir unsur niteliğindedir. Bu nedenle söz konusu kusurun, asıl sorumlular yönünden uygun illiyet bağını ortadan kaldıran bağımsız ve baskın bir neden olarak kabulü mümkün değildir. Yerleşik sorumluluk hukuku ilkelerine göre, üçüncü kişinin veya idarenin kusuru ancak zararın tek ve asli nedeni hâline geldiğinde illiyet bağını kesici etki doğurabilir. Somut olayda ise yangının başlangıcındaki riskli faaliyet ve yapısal eksiklikler zararın temel kaynağını oluşturmaya devam etmiş; itfaiyenin organizasyonel aksaklıkları bu sürece sonradan eklenen ve zararın kapsamını artıran bir faktör olarak kalmıştır. Bu nedenle itfaiye kusuru, asıl sorumluların sorumluluğunu ortadan kaldıran bir illiyet kesici sebep değil, yalnızca sorumluluğun paylaştırılmasını gerektiren bir unsur olarak değerlendirilmiş; kusur oranlarının belirlenmesinde bu çerçevede dikkate alınmıştır.
5. ... Belediyesi (İmar ve Ruhsat Denetimi)
... İlçe Belediyesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili ikincil mevzuat uyarınca sınırları içerisinde yer alan yapılaşma faaliyetlerini denetlemek, ruhsatsız işletmeleri tespit ederek gerekli idari yaptırımları uygulamak ve kamu güvenliğini tehlikeye düşürebilecek kaçak yapılaşmaları önlemekle yükümlüdür. Somut olayda, ... işletmesinin uzun yıllar boyunca ruhsatsız şekilde faaliyet göstermesine rağmen gerekli denetimlerin yapılmadığı, 10.03.2014 tarihli işyeri açma başvurusunun sonuçlandırılmadığı ve aradan geçen yaklaşık dört buçuk yıllık süreçte etkin bir idari müdahalede bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, belediyenin imar ve ruhsat denetimi alanındaki önleyici kamu hizmetini gereği gibi yerine getiremediğini ve idari anlamda bir hizmet kusurunun bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Dosya kapsamındaki teknik incelemeler ve idare mahkemesine sunulan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; belediyenin eylemsizliğinin yangını doğrudan başlatan bir fiil olmadığı, ancak ruhsatsız ve yüksek riskli faaliyet koşullarının uzun süre devam etmesine zemin hazırladığı görülmektedir. Nitekim söz konusu işletmenin kaçak yapılaşma içerisinde yüksek miktarda yanıcı palet depoladığı, imar mevzuatına aykırı şekilde faaliyet gösterdiği ve bu durumun uzun süre denetim dışı kaldığı anlaşılmıştır. Belediyenin zamanında müdahalede bulunması, ruhsatsız yapının mühürlenmesi veya faaliyetin durdurulması hâlinde, yangının gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkabileceği veya risk seviyesinin önemli ölçüde azaltılabileceği teknik olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle belediyenin ihmali ile meydana gelen zarar arasında doğrudan değil, fakat dolaylı ve uygun bir nedensellik bağı bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Öngörülebilirlik ilkesi bakımından da; sanayi bölgelerinde ruhsatsız ve denetimsiz işletmelerin ciddi güvenlik riskleri doğurabileceği, yerel idareler açısından öngörülebilir bir durumdur. Özellikle büyük ölçekli ahşap depolama faaliyetlerinin yangın riski taşıdığı bilinen bir gerçek olup, ilçe belediyesinin sınırları içerisinde bu ölçekte bir palet deposunun kaçak şekilde faaliyet göstermesini fark etmemesi veya denetlememesi olağan kabul edilemez. Belediyenin asli görevi yangına fiilen müdahale etmek değil, risk doğuran yapılaşmaları önceden tespit ederek kamu güvenliğini korumaktır. Bu bağlamda ... İlçe Belediyesi’nin, önleyici denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi suretiyle tehlikeli ortamın oluşmasına katkı sağladığı değerlendirilmiştir.
İdare mahkemesi bilirkişi raporunda da belediyenin denetim eksikliğinin yangına dolaylı biçimde zemin hazırladığı açıkça belirtilmiş; ruhsatsız işletmenin faaliyetini sürdürmesine izin verilmesinin risk birikimine neden olduğu vurgulanmıştır. Belediyenin kusuru, itfaiye teşkilatının müdahale aşamasındaki hizmet kusurundan farklı olarak olay öncesi döneme ilişkindir. İtfaiye yangının sonuçlarını azaltmakla görevli iken, ilçe belediyesi önleyici idari denetim mekanizmasını işletmekle yükümlüdür. Bu nedenle belediyenin sorumluluğu, yangının çıkışında doğrudan etkili bir fiil olarak değil; riskli ve kaçak faaliyetin sürmesine engel olmamak suretiyle zararın oluşmasına dolaylı katkı sağlayan bir hizmet kusuru olarak nitelendirilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; belediyenin ihmali yangının tek ve asli nedeni olarak kabul edilmemiş, ancak uygun idari denetimin yapılmaması nedeniyle tehlikenin büyümesine imkân tanıdığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle söz konusu kusur, asıl sorumlular yönünden illiyet bağını kesen bir neden teşkil etmeyip, yalnızca sorumluluğun paylaştırılmasını gerektiren tali bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak; ... İlçe Belediyesi’nin önleyici denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu, bu kusurun yangının meydana gelmesinde dolaylı etki yarattığı, ancak yangının başlangıcındaki asli neden olmadığı kabul edilerek; asıl ve diğer birleşen dosyalarda %10, birleşen ... esas sayılı dosyada ise davacının sigortalısına izafe edilen kusur oranı da dikkate alınarak %5 oranında tali kusur verilmesinin hakkaniyet, nedensellik ve idare hukuku ilkeleriyle uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacıların zarar görmesine neden olan yangına ilişkin hukuki ve kusura ilişkin tespitleri yaptıktan sonra her bir dosya bazında davaların değerlendirilmesi yapılmalıdır.
ASIL DAVADA;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, teknik bilirkişi raporları ile taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... ’un, İstanbul ili ... ilçesi ... mevkiinde ... ile birlikte kullandığı işyeri binasında faaliyet göstermekte iken, 25.10.2018 tarihinde bitişik parselde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yürütülen ahşap palet üretim ve depolama faaliyeti sırasında meydana gelen yangının kendi işyerine sirayet etmesi sonucu ciddi ölçüde maddi zarara uğradığı sabit görülmüştür. Teknik incelemelerde yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobası çevresinde bulunan yüksek miktardaki yanıcı ahşap paletin uygunsuz istiflenmesi nedeniyle başladığı, yangının kısa sürede büyüyerek yüksek ısı radyasyonu ve alev teması yoluyla komşu parsellere geçtiği ve davacının faaliyet gösterdiği binanın özellikle üretim alanı, depo bölümü ve elektrik tesisatında ağır hasara yol açtığı anlaşılmıştır.
Yangın nedeniyle davacının stoklarında bulunan alüminyum ürünlerinin zarar gördüğü, makine ve ekipmanlarının kullanılamaz hale geldiği, ayrıca işyerinin bazı bölümlerinde yapısal hasar meydana geldiği teknik raporlarla ortaya konulmuştur. Yangının çıkış noktası ve yayılım biçimi dikkate alındığında, zararın davacının faaliyetinden kaynaklanmadığı; aksine komşu parselde yürütülen yüksek riskli üretim faaliyetinden doğan dış etkiler sonucu meydana geldiği kabul edilmiştir. Bu çerçevede davalı ... işletmesinin yangının çıkışındaki asli kusurlu konumu ile arsa malikleri ..., ..., ..., ... ve ...’nın TBK’nın 69. maddesi kapsamında yapı maliki sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu; ayrıca kamu hizmetinin yürütülmesindeki aksaklıklar nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye biriminin ve ... İlçe Belediyesi’nin de tali kusurlu oldukları yönündeki teknik ve hukuki değerlendirmeler mahkememizce benimsenmiştir.
Mahkememizce yapılan kusur dağılımı değerlendirmesinde; yangının çıkışına doğrudan sebebiyet veren ... firmasının %60 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin yapı üzerindeki objektif sorumlulukları ve denetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemeleri nedeniyle %15 oranında, yangına ilk müdahaledeki organizasyon eksiklikleri nedeniyle itfaiye teşkilatının %15 oranında ve önleyici denetim görevindeki hizmet kusuru nedeniyle ... İlçe Belediyesi’nin %10 oranında kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından talep edilen maddi zararın, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında teknik ve ekonomik veriler ışığında hesaplandığı, belirlenen zarar miktarının kadri maruf bulunduğu ve zarar kalemlerinin somut olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla; davacının davasının ıslah edilmiş şekliyle kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda, toplam 5.144.100,18 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 25.10.2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Öte ... davacının, davalı ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) aleyhine yönelttiği talep yönünden, sigorta şirketinin somut uyuşmazlık bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, anılan davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, teknik bilirkişi raporları ile taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Alüminyum’un İstanbul ili ... ilçesi .... bölgesinde, ... ile birlikte kullanılan işyeri binasında faaliyet gösterdiği, 25.10.2018 tarihinde bitişik parselde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yürütülen ahşap palet üretim ve depolama faaliyetleri sırasında meydana gelen yangının kısa süre içerisinde büyüyerek davacının bulunduğu binaya sirayet ettiği ve bu suretle ciddi ölçüde maddi zarara yol açtığı sabit görülmüştür. Teknik incelemelerden, yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobasından sıçrayan kıvılcımlar ile yüksek miktarda yanıcı ahşap paletin uygunsuz biçimde istiflenmesi sonucu başladığı; yangının büyümesiyle birlikte davacının faaliyet gösterdiği binanın üretim alanı, depo bölümü ve elektrik tesisatında ağır hasar meydana geldiği, davacının stoklarında bulunan alüminyum ürünlerinin zarar gördüğü, makine ve ekipmanlarının kullanılamaz hale geldiği ve binanın belirli bölümlerinde yapısal hasar oluştuğu anlaşılmıştır.
Yangının çıkış noktası, yayılma biçimi ve hasarın meydana geliş koşulları birlikte değerlendirildiğinde; zararın davacının kendi faaliyetlerinden kaynaklanmadığı, aksine komşu parselde yürütülen yüksek riskli üretim ve depolama faaliyetinin yarattığı tehlike alanından doğduğu açıktır. Dosyada yer alan teknik raporlar ve deliller, yangının ... işletmesinde başladığını ve bu işletmenin faaliyet biçimi ile organizasyonel eksikliklerinin yangının çıkışında belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin işletmeci sıfatıyla asli sorumluluğunun bulunduğu; arsa malikleri ..., ..., ..., ... ve ...’nın ise taşınmaz üzerindeki yapıdan kaynaklanan risklerin önlenmesi yönündeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemeleri nedeniyle sorumluluklarının doğduğu sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce benimsenen kusur dağılımı değerlendirmesinde; yangının çıkışına doğrudan sebebiyet veren ... firmasının %60 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin yapı üzerindeki objektif sorumlulukları ve denetim yükümlülükleri çerçevesinde %15 oranında tali kusurunun bulunduğu, ayrıca yangına müdahale sürecindeki organizasyon eksiklikleri nedeniyle itfaiye teşkilatının %15 oranında ve önleyici idari denetim görevindeki hizmet kusuru nedeniyle ...yurt İlçe Belediyesi’nin %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte, Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri gereğince kamu idarelerine izafe edilen idari kusur oranlarının, davacının talep ettiği maddi tazminattan doğrudan indirim sebebi olarak değerlendirilemeyeceği; bu kusurların yalnızca sorumluluğun paylaştırılması ve rücu ilişkileri bakımından önem taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından talep edilen maddi zarar kalemlerinin dosyaya sunulan bilirkişi raporlarıyla uyumlu olduğu, hesaplamaların teknik verilere dayandığı ve zarar miktarının kadri maruf bulunduğu anlaşılmakla; davacının davasının ıslah edilmiş haliyle kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda 4.494.048,28 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 25.10.2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte, İstanbul ... İdare Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasından yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Öte ... davacının davalı ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) aleyhine yönelttiği talep yönünden, somut uyuşmazlık bakımından sigorta şirketinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmış olup, anılan davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, teknik inceleme raporları, kusur bilirkişi değerlendirmeleri ve taraf beyanları birlikte ele alındığında; davacının sigortalısına ait işyerinin İstanbul ili ... ilçesi ... bölgesinde faaliyet gösterdiği, 25.10.2018 tarihinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından bitişik parselde ruhsatsız şekilde yürütülen palet üretim ve depolama faaliyetleri sırasında meydana gelen yangının kısa sürede büyüyerek çevredeki işyerlerine sirayet ettiği ve bu kapsamda davacının sigortalısına ait emtia, makine ve demirbaşlarda ciddi zarara yol açtığı anlaşılmıştır. Teknik inceleme ve kusur bilirkişi raporları, yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobasından sıçrayan kıvılcımların yoğun şekilde istiflenmiş yanıcı ahşap paletleri tutuşturması sonucu başladığını; işletmede yangın güvenliği tedbirlerinin bulunmaması ve tesisin ruhsatsız faaliyet göstermesi nedeniyle yangının hızla yayıldığını ortaya koymaktadır. Bu haliyle zararın meydana gelişinde davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin %55 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin %10 oranında tali kusurunun bulunduğu, yangına müdahale sürecindeki organizasyon eksiklikleri nedeniyle itfaiye teşkilatının %10 oranında ve önleyici denetim görevindeki hizmet kusuru nedeniyle ... Belediyesinin %5 oranında kusurlu olduğu; ayrıca davacının sigortalısı Olgarlar’ın faaliyetleri nedeniyle yangının yayılmasına katkı sağlayan davranışları bulunduğundan %20 oranında müterafik kusurunun mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporları doğrultusunda davalı ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) ile ... yönünden pasif husumet şartlarının oluşmadığı, bu davalıların somut zararın meydana gelmesinde hukuken sorumlu tutulmalarını gerektirecek bir fiil veya hukuki bağın bulunmadığı anlaşılmış; bu nedenle anılan davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... aleyhine açtığı itirazın iptali davası yönünden yapılan değerlendirmede ise; yangın nedeniyle sigortalıya yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın, davacının sigortalısının müterafik kusuru düşüldükten sonra belirlenen 8.000.000,00 TL asıl alacak yönünden haksız olduğu anlaşılmış olup, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... esas (kapatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas) sayılı takip dosyasına yapılan itirazın bu miktar yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir. Bununla birlikte alacağın yargılama sonucunda belirlenmiş olması ve likit nitelik taşımaması nedeniyle davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacının tüm davalılar aleyhine açtığı tazminat davası yönünden yapılan incelemede; sigortalıya yapılan ödemeler, teknik bilirkişi raporları ve dosyadaki hesaplamalar dikkate alındığında talep edilen zarar miktarının kadri maruf olduğu anlaşılmış; ancak davacının sigortalısının %20 oranındaki müterafik kusuru gözetilerek hesaplama yapılmıştır. Bu kapsamda toplam 26.567.825,00 TL zararın, kusur indirimi sonrası belirlenen bölümleri yönünden; 8.000.000,00 TL’lik kısmın █████/2018 tarihinden itibaren, 18.400.000,00 TL’lik kısmın █████/2018 tarihinden itibaren, 146.394,00 TL’lik kısmın █████/2019 tarihinden itibaren, 10.045,00 TL’lik kısmın █████/2019 tarihinden itibaren ve 11.386,00 TL’lik kısmın █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte; icra takip borçluları ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ...’den, belirtilen icra dosyasından ve İstanbul ..... İdare Mahkemesi’nin ..... esas sayılı dosyasından yapılacak tahsilatlarda tekerrür oluşturmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Söz konusu dosyada ;davalı ... firmasının yetkilisi ... ile ortağı ...'nin sorumluluklarının tartışılması gerekmektedir.
... YÖNÜNDEN;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, hukuka aykırı ve kusurlu bir fiil ile başkasına zarar veren kişinin, meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğu tartışmasızdır. Somut olayda ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin fiilî yönetimini üstlenen ve şirketi sevk ve idare eden müdür sıfatındaki ...’nin, yüksek derecede yanıcı malzemelerin bulunduğu bir işletmede yangın riskine karşı alınması gereken asgari güvenlik tedbirlerini sağlamaması, işletme organizasyonunu riskleri önleyecek şekilde kurmaması ve gerekli denetimi yerine getirmemesi nedeniyle objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılmaktadır. İşletme sahasında yangın algılama ve söndürme sistemlerinin bulunmaması, katı yakıt sobası kullanımına rağmen yanıcı maddelerin güvenli istif kurallarına uygun şekilde muhafaza edilmemesi ve yangın güvenliği bakımından organizasyonel eksikliklerin giderilmemiş olması, öngörülebilir bir tehlikenin bilerek artırılması sonucunu doğurmuş; bu ihmaller ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu dosya kapsamındaki teknik inceleme ve bilirkişi raporlarıyla ortaya konulmuştur.
Limited şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olması ve kural olarak borçlarından kendi malvarlığı ile sorumlu bulunmaları, şirket yöneticisinin şahsi kusurundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Türk Ticaret Kanunu’nun sistematiği içerisinde, ortakların sorumluluğu esasen taahhüt edilen sermaye ile sınırlı olmakla birlikte, şirketi yönetim ve temsile yetkili müdürlerin görevlerini ifa ederken üçüncü kişilere zarar veren kusurlu davranışları bakımından genel haksız fiil hükümlerine göre doğrudan sorumlu tutulabilecekleri kabul edilmektedir. Bu bağlamda ...’nin sorumluluğu, ortaklık sıfatından değil, fiilen yürüttüğü yöneticilik faaliyetinden ve işletme organizasyonunu güvenli şekilde kurma yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır. Zira şirket müdürünün görevi yalnızca ticari faaliyetleri yürütmekle sınırlı olmayıp, işletme faaliyetinin doğası gereği ortaya çıkabilecek riskleri öngörmek, gerekli teknik ve idari önlemleri almak ve üçüncü kişilerin zarar görmesini önleyecek bir organizasyon yapısı tesis etmektir.
Şirket müdürlerinin sorumluluğu doktrinde ve uygulamada iki yönlü olarak ele alınmaktadır: İlki, müdürün kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde şirket tüzel kişiliğine, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı doğan iç sorumluluk; ikincisi ise müdürün fiili davranışlarıyla üçüncü kişilere zarar vermesi halinde gündeme gelen dış sorumluluktur. Somut olayda değerlendirilmesi gereken husus, üçüncü kişilere yönelik dış sorumluluktur. Yangının çıkışına ve büyümesine neden olan organizasyonel eksikliklerin doğrudan işletme yönetimine ilişkin olduğu, yangın güvenliği tedbirlerinin alınmamasının yönetimsel bir tercih veya ihmal sonucu ortaya çıktığı gözetildiğinde, ...’nin zararın meydana gelmesinde şahsi kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu noktada tüzel kişilik perdesi, yöneticinin şahsi kusurunu ortadan kaldıran bir koruma aracı olarak değerlendirilemez; zira haksız fiil sorumluluğu bakımından esas olan, fiili gerçekleştiren kişinin davranışı ve bu davranış ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisidir.
Yangının meydana geldiği işletmenin faaliyet alanı itibarıyla yüksek yangın riski barındırdığı, yanıcı malzemelerin yoğun biçimde bulunduğu bir üretim ve depolama alanında yangın güvenliği tedbirlerinin alınmasının basiretli bir tacirden beklenen en temel yükümlülüklerden olduğu açıktır. Buna rağmen gerekli organizasyonun kurulmaması, risk yönetiminin sağlanmaması ve güvenlik sistemlerinin tesis edilmemesi, sıradan bir ihmalin ötesinde ağır kusur düzeyine yaklaşan bir sorumluluk doğurmaktadır. Bu nedenle ...’nin sorumluluğu, yalnızca şirketin yöneticisi olması nedeniyle değil, yangının meydana gelmesine elverişli koşulların oluşmasına neden olan şahsi ihmali davranışları sebebiyle değerlendirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, ... Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliği ile birlikte, fiilî yönetimi elinde bulunduran ...’nin de TBK m.49 kapsamında üçüncü kişilere verilen zararlardan şahsen sorumlu olduğu; sorumluluğun kaynağının ortaklık sıfatı değil, müdür sıfatıyla yürütülen yönetim faaliyetleri ve organizasyon kusuru olduğu kanaatine varılmıştır.
... YÖNÜNDEN;
Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, ...’nin ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nde yalnızca ortak sıfatıyla yer aldığı, şirketin sevk ve idaresini üstlenen müdür veya fiilî yönetici konumunda bulunduğuna, işletmenin günlük faaliyetlerine yön verdiğine ya da yangının meydana gelmesine yol açan organizasyonel eksikliklerde karar verici rol üstlendiğine ilişkin herhangi bir somut veri ve delilin dosya içerisinde yer almadığı anlaşılmıştır. Limited şirketlerde tüzel kişiliğin bağımsızlığı ilkesi gereği, ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olup, üçüncü kişilere karşı doğrudan sorumluluk doğabilmesi için şahsi kusurun varlığı ve bu kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağının kurulması gerekir. Somut olayda ise, yangının çıkışına veya büyümesine sebebiyet verdiği ileri sürülen ihmaller bakımından ...’ye izafe edilebilecek kişisel bir fiil ya da ihmal ortaya konulamamış; yalnızca ortaklık sıfatına dayanılarak sorumluluk yüklenmeye çalışıldığı görülmüştür. Oysa ki öğretide ve yerleşik yargısal uygulamalarda, tüzel kişilik perdesinin aralanması istisnai nitelikte kabul edilmekte ve ancak hakkın kötüye kullanılması veya tüzel kişiliğin sorumluluktan kaçınmak amacıyla araçsallaştırılması gibi olağanüstü hâllerde uygulanmaktadır; dosya kapsamında bu yönde bir iddia veya tespit de bulunmamaktadır. Bu çerçevede, şirket ortağı olmanın tek başına haksız fiil sorumluluğu doğurmayacağı, üçüncü kişilere yöneltilecek talepler bakımından şahsi kusurun somut ve belirli şekilde ortaya konulmasının zorunlu olduğu açıktır. Nitekim limited şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin istisnai düzenlemeler esasen kamu alacakları bakımından öngörülmüş olup, eldeki uyuşmazlıkta bu kapsamda değerlendirilebilecek bir kamu borcu da söz konusu değildir. Açıklanan nedenlerle, ...’nin yangına neden olan ihmallerde fiilî veya hukuki sorumluluğunu ortaya koyan bir delil bulunmadığından, gerek Türk Borçlar Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şahsi sorumluluğunun doğmadığı; bu nedenle anılan davalı yönünden tazminat sorumluluğu yüklenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
BİRLEŞEN İSTANBUL ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından, 25.10.2018 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... bölgesinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yürüttüğü ruhsatsız palet üretim ve depolama faaliyetleri sırasında meydana gelen yangın neticesinde sigortalıya yapılan ödemelere dayanılarak rücuen tahsil amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içinde yaptığı itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan teknik inceleme raporları, kusur bilirkişi değerlendirmeleri ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde; yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobası kaynaklı olarak başladığı, işletme sahasında yoğun şekilde istiflenmiş yanıcı malzemeler ile yeterli yangın güvenliği tedbirlerinin bulunmamasının yangının hızla büyümesine ve çevreye sirayet etmesine neden olduğu, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme tutarının meydana gelen yangın zararı ile uygun illiyet bağı içerisinde bulunduğu sabit görülmüştür.
Mahkememizce benimsenen kusur dağılımına göre ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin %60 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin %15, itfaiye teşkilatının %15 ve ... Belediyesinin %10 oranında tali kusurlarının bulunduğu kabul edilmiş; davacı tarafından talep edilen maddi zarar kalemlerinin bilirkişi raporları ile uyumlu ve kadri maruf nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 20.401,92 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerekmiştir. Bununla birlikte, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilememesi nedeniyle takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Öte ... alacağın miktarının yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenmiş olması ve likit nitelik taşımaması karşısında, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davacının sigortalısına atfedilen müterafik kusur oranı dikkate alınarak tazminat miktarında indirime gidilmiş olup, bu indirimin hukuki niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar görenin zararın doğumuna veya artmasına katkıda bulunması hâlinde tazminattan indirim yapılması mümkündür. Müterafik kusur indirimi, tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin bir hesap unsuru olmakla birlikte, yargılama hukuku bakımından davacının talebinin tamamının kabul edilmediğini, diğer bir ifadeyle davanın bir kısmının reddedildiğini gösterir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ve devamı maddeleri uyarınca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin, davanın kabul ve ret oranına göre paylaştırılması esastır. Bu kapsamda, müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim sonucu ortaya çıkan miktar, davanın reddedilen kısmı niteliğinde olduğundan, davalı lehine bu kısım üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Zira müterafik kusur indirimi, yalnızca hakkaniyet gereği yapılan soyut bir azaltım olmayıp, zarar görenin kusurunun hukuki sonuç doğurması nedeniyle davacının talep ettiği miktarın tamamının haklı bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Nitekim yerleşik yargısal uygulamada da müterafik kusur indirimi yapılan hâllerde, kabul ve ret oranı esas alınarak taraflar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle, somut olayda davacının sigortalısına atfedilen müterafik kusur oranı nedeniyle indirilen kısım yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, kabul edilen kısım yönünden ise davacı lehine vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 25.10.2018 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... bölgesinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yürütülen palet üretim ve depolama faaliyetleri sırasında meydana gelen yangın neticesinde uğradığı zararların tazmini istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Teknik inceleme raporları, kusur bilirkişi değerlendirmeleri ve taraf beyanları birlikte ele alındığında; yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobası kaynaklı olarak başladığı, işletme sahasında yoğun şekilde istiflenmiş yanıcı ahşap malzemeler ile yeterli yangın güvenliği tedbirlerinin bulunmamasının yangının kısa sürede büyümesine ve çevredeki işyerlerine sirayet etmesine neden olduğu sabit görülmüştür. Davacının yangın nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemelerin dosyada mevcut ödeme belgeleri ve hesap bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu, talep edilen zarar kalemlerinin meydana gelen yangın olayı ile uygun illiyet bağı içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce benimsenen kusur değerlendirmesi uyarınca ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin %60 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin %15, itfaiye teşkilatının %15 ve ... Belediyesinin %10 oranında tali kusurlarının bulunduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri gereğince, zarar görenin tazminat alacağının tam ve etkin şekilde karşılanabilmesi amacıyla kusur oranlarının hükmedilecek tazminat miktarından ayrıca bir indirim nedeni yapılmaması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira müteselsil sorumluluk rejiminde, kusur oranları iç ilişkide rücu bakımından önem taşımakta olup, zarar gören yönünden talep hakkını sınırlayıcı bir etki doğurmamaktadır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının talep ettiği zarar miktarının teknik verilere dayalı, denetlenebilir ve kadri maruf nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının kabulü ile toplam 2.789.377,95 TL tazminatın; 1.300.000,00 TL’lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, kalan 1.489.377,95 TL’lik kısmının ise ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte, birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatlarda tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 25.10.2018 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... bölgesinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yürütülen palet üretim ve depolama faaliyetleri sırasında meydana gelen yangın neticesinde uğradığı zararların tazmini istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Teknik inceleme raporları, kusur bilirkişi değerlendirmeleri ve taraf beyanları birlikte ele alındığında; yangının ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobası kaynaklı olarak başladığı, işletme sahasında yoğun şekilde istiflenmiş yanıcı ahşap malzemeler ile yeterli yangın güvenliği tedbirlerinin bulunmamasının yangının kısa sürede büyümesine ve çevredeki işyerlerine sirayet etmesine neden olduğu sabit görülmüştür. Davacının yangın nedeniyle sigortalısına yaptığı ödemelerin dosyada mevcut ödeme belgeleri ve hesap bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu, talep edilen zarar kalemlerinin meydana gelen yangın olayı ile uygun illiyet bağı içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce benimsenen kusur değerlendirmesi uyarınca ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin %60 oranında asli kusurlu olduğu, arsa maliklerinin %15, itfaiye teşkilatının %15 ve ... Belediyesinin %10 oranında tali kusurlarının bulunduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri gereğince, zarar görenin tazminat alacağının tam ve etkin biçimde karşılanabilmesi amacıyla kusur oranlarının hükmedilecek tazminat miktarından ayrıca bir indirim sebebi yapılmaması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira müteselsil sorumluluk rejiminde kusur oranları, borçlular arasındaki iç ilişkide rücu bakımından önem taşımakta olup, zarar gören yönünden talep hakkını sınırlayan bir unsur teşkil etmemektedir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacının talep ettiği zarar miktarının teknik verilere dayalı, denetlenebilir ve kadri maruf nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının kabulü ile toplam 2.789.377,95 TL tazminatın; 1.300.000,00 TL’lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, kalan 1.489.377,95 TL’lik kısmının ise ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte, birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatlarda tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin asıl dosyası ile birleşen çok sayıdaki dava dosyasında meydana gelen yangın nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilen ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sigortacısı konumunda bulunan ... Sigorta A.Ş.’nin (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) de davalı sıfatıyla yargılamaya dahil edildiği anlaşılmış olup, bu davalı yönünden tüm dosyaları kapsayacak şekilde ayrı ve bağımsız bir hukuki değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Dosya kapsamına sunulan sigorta poliçesi ve taraf beyanları incelendiğinde; ... firması ile ... Sigorta A.Ş. arasında ... sayılı “Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” poliçesinin akdedildiği, teminat kapsamı ve limitlerinin poliçenin ön yüzü ile genel ve özel şartlarında düzenlendiği, poliçenin kapsamının ise ilgili mevzuat ve özellikle Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkında █████/2010 tarihli ve ████████ sayılı Karar ile bu karara bağlı Genel Şartlarda belirtilen tehlikeli maddeler ve bu maddelerle ilgili faaliyetlerden kaynaklanan sorumluluk halleri ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Anılan genel şartların “A.1. Sigortanın Kapsamı” başlıklı düzenlemesi uyarınca teminatın yalnızca mevzuatta sayılan tehlikeli maddelerin üretimi, taşınması, depolanması veya bertaraf edilmesi faaliyetlerinden doğan zararları kapsadığı, poliçenin mahiyeti itibarıyla bir yangın sigortası olmadığı ve yangın riskini genel anlamda teminat altına alan bir sorumluluk sigortası niteliği taşımadığı açıktır.
Somut olayda meydana gelen zararın, tehlikeli madde veya tehlikeli atık faaliyetinden değil; ... tesisinde kullanılan katı yakıt sobası ve yanıcı ahşap paletlerin uygunsuz istiflenmesi sonucu çıkan yangından kaynaklandığı, dolayısıyla meydana gelen hasarın poliçe kapsamında teminat altına alınan risk türüyle örtüşmediği anlaşılmıştır. Sigorta hukukunun temel ilkeleri gereği sigortacının sorumluluğu, akdedilen poliçede açıkça belirtilen teminat kapsamı ile sınırlı olup, poliçe kapsamı dışında kalan rizikolar yönünden sigorta şirketine sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir. Bu çerçevede, yangın sigortası ile tehlikeli maddeler zorunlu mali sorumluluk sigortasının farklı hukuki riskleri teminat altına aldığı, davacı tarafından talep edilen zararın söz konusu poliçe kapsamına girmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) somut olay bakımından sigorta teminatı kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin oluşmadığı anlaşılmış olup, anılan sigorta şirketi yönünden açılan tüm davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVADA;
Davacının, davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının ISLAH EDİLMİŞ HALİ İLE kısmen KABUL kısmen REDDİNE;
A)Davacının,davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
B)-1)Davacının,diğer davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının ISLAH EDİLMİŞ HALİ İLE KABULÜ ile; 5.144.100,18.-TL tazminatın ,haksız fiil tarihi olan tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
C-Alınması gerekli 351.393,48- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 87.957,75-TL harçdan mahsubu ile bakiye 263.435,73-TL harcın davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
D-Davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ödenen 1.707,75-TL Peşin harç, 35,90-TL Başvurma Harcı, 86.250,00-TL Tamamlama Harcı, 314,00-TL Keşif Harcı ve 5,20-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 88.312,85-TL harcın davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne VERİLMESİNE,
E-Davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 48 adet tebligat+ posta ücreti 2.160,00- TL, 5 bilirkişi inceleme ücreti 20.332,00-TL ile ATGV araç ücreti olan 300,00-TL olmak üzere toplam 22.792,00-TL yargılama giderinin davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne VERİLMESİNE,davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) ile ilgili olarak yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
F-Davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
G-Davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 679.851,02-TL ücreti vekaletin davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
H-Davalılardan ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,
I-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 620,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA (BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI)
Davacının, davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının ISLAH EDİLMİŞ HALİ İLE kısmen KABUL kısmen REDDİNE;
A)Davacının,davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
B)-1)Davacının,diğer davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının ISLAH EDİLMİŞ HALİ İLE KABULÜ ile; 4.494.048,28.-TL tazminatın ,haksız fiil tarihi olan tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte İstanbul ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
C-Alınması gerekli 306.988,44-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 76.857,75-TL harçdan mahsubu ile bakiye 230.130,69-TL harcın davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
D-Davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ödenen 1.707,75-TL Peşin harç, 35,90-TL Başvurma Harcı, 75.150,00-TL Tamamlama Harcı ve 5,20-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 76.898,85-TL harcın davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne VERİLMESİNE,
E-Davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 56 adet tebligat+ posta ücreti 606,00- TL yargılama giderinin davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne VERİLMESİNE,
F-Davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
G-Davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 608.345,31-TL ücreti vekaletin davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak müştereken ve müteselsilen davacıya VERİLMESİNE,
H-Davalılardan ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,
I-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 620,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA(BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI)
Davacının,davalılar aleyhine açtığı davanın kısmen KABUL kısmen REDDİNE,
A)Davacının,davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
B)-1)Davacının, davalılar ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ve ... aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kısmen KABUL kısmen REDDİ ile bu davalıların Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas((Kapatılan) Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas) sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın ,(bu dosyadaki, tazminat davasının davalıları olarak gösterilen ...,...,...,ve ...'den bu dosya(Mahkememizin birleşen ... esas) nedeniyle yapılacak tahsilat ve İstanbul 13.İdare Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasından yapılacak tahsilat ile tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davacının sigortalısının kusur oranı düşüldükten sonra hesap edilen 8.000.000,00.-TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle REDDİNE,
C)-1)Davacının tüm davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının ISLAH EDİLMİŞ HALİ İLE kısmen KABUL kısmen REDDİNE; 26.567.825,00.-TL tazminatın , davacının sigortalısının kusur oranı düşüldükten sonra hesap edilen 8.000.000,00.-TL'lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren, davacının sigortalısının kusur oranı düşüldükten sonra hesap edilen 18.400.000,00.-TL'lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren,146.394,00.-TL'lik kısımsının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren,10.045,00.-TL'lik kısımsının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren,11.386,00.-TL'lik kısımsının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte ve icra takip borçluları ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., ve ...'den yukarıda belirtilen icra dosyasında yapılacak tahsilat ve İstanbul ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
D)-Alınması gerekli 1.814.848,13-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.977,65-TL, 549.598,98-TL tamamlama harcı ile 3.061,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 560.637,63-TL harçdan mahsubu ile bakiye 1.254.210,50-TL harcın davalılardan ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
E)-Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenen 7.977,65-TL Peşin harç, 54,40-TL Başvurma Harcı, 549.594,98-TL Tamamlama Harcı, 3.061,00-TL Islah Harcı ve 7,80-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 560.695,83-TL harcın davalılardan ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
F)-Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 28 adet tebligat+ posta ücreti 1.376,55-TL ile dört bilirkişi incelemesi olan 40.000,00-TL olmak üzere toplamda 41.376,55-TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranına göre hesap edilen 33.143,11-TL'nin davalılardan ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısım ile davalılar ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) ve ... hakkında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
G)Davacı ... Sigorta Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 1.321.678,25-TL ücreti vekaletin davalılardan ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... İle ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
H)-Davalılardan ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı:... Sigorta A.Ş.) kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,(Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle ret kararına ilişkin olarak)
I)-Davalılardan ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile bu davalıya VERİLMESİNE,(Pasif Husumet Yokluğu nedeniyle ret kararına ilişkin olarak)
J)-Davalılardan ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... İle ...'nın kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 804.000,00-TL ücreti vekaletin davacı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile bu davalılara VERİLMESİNE,(itirazın iptali ve tazminat davasına ilişkin olarak)
K)-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00-TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.057,34-TL'sinin davalılardan ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden,262,66-TL'sinin ise davacı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Davalılar ...,..., ..., ..., ... İle ...''nın tacir olmaması ve bu davalılar yönünden arabulucuya başvurunun dava şartı olmaması nedeniyle bu davalıların arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına YER OLMADIĞINA,
L)-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.330,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA(İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI)
1- Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 20.401,92.-TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/1.maddesi uyarıca değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle REDDİNE,
3-Alınması gerekli 732,00- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 273,63-TL harçtan mahsubu ile bakiye 458,37-TL harcın davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenen 273,63-TL Peşin harç, 59,30-TL Başvurma Harcı, 8,50-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 341,43-TL harcın davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 7 adet tebligat+ posta ücreti 101,00-TL ile 2 bilirkişi inceleme ücreti 4.468,00-TL olmak üzere toplam 4.569,00-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.114,38-TL'nin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 20.401,92-TL ücreti vekaletin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 2.253,71-TL ücreti vekaletin davacı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00-TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.188,66-TL'sinin davalıdan, 131,34-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 250,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA(BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI)
1)Davacının davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının KABULÜNE; 2.789.377,95.-TL tazminatın ,1.300.000,00.-TL'lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren,kalan 1.489.377,95.-TL'lik kısmının ise ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte ve birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli 190.542,41- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 47.635,61-TL harçtan mahsubu ile bakiye 142.906,80-TL harcın Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılar ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenen 47.635,61-TL Peşin harç, 44,40-TL Başvurma Harcı, 6,40-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 47.686,41-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan 58 adet tebligat+ posta ücreti 1.895,20- TL ile 2 bilirkişi inceleme ücreti 18.000,00-TL ile olmak üzere toplam 19.825,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 404.619,13-TL ücreti vekaletin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,Davalı ...'nın tacir olmaması ve bu davalı yönünden arabulucuya başvurunun dava şartı olmaması nedeniyle bu davalının arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına YER OLMADIĞINA,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.152,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA(BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI)
1)Davacının davalılar aleyhine açtığı tazminat davasının KABULÜNE; 2.789.377,95.-TL tazminatın ,1.300.000,00.-TL'lik kısmının ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren,kalan 1.489.377,95.-TL'lik kısmının ise ödeme tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte ve birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli 190.542,41- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40-TL ile birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından tahsil edilen 47.635,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 142.852,40-TL harcın Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılar ..., ..., ... İle ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenen 54,40-TL Peşin harç, 54,40-TL Başvurma Harcı, 7,80-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 108,80-TL harcın davalılar ..., ..., ... İle ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan 58 adet tebligat+ posta ücreti 1.895,20- TL ile 2 bilirkişi inceleme ücreti 18.000,00-TL ile olmak üzere toplam 19.825,20-TL yargılama giderinin Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 404.619,13-TL ücreti vekalet ücretinin Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak tahsilatta tekerrür oluşturmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalıların tacir olmaması, ve gerçek kişi davalılar yönünden arabulucuya başvurunun dava şartı olmaması nedeniyle 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.152,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri ile asıl ve birleşen davalarda bir kısım davalılar vekilleri ve ihbar olunanlar vekillerin yüzlerine karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!