Anahtar kelimeler: Davaalacak Gemisinin Gemiye Ari Rehnin Takyidat Denizcilik Doları Abd Gemi

T.C.
İSTANBUL17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2017KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ile davalının yetkilisi olduğu .... arasında 18.11.2014 tarihinde gemi alım satım sözleşmesinin akdedildiğini, bahse konu sözleşme uyarınca MV "..." gemisinin 2.727.700,00 ABD doları karşılığında borçlarından ari olarak satıldığını, satış işlemlerinden sonra geminin isminin "..." olarak değiştirildiğini ve gemi işleteni görevinin de müvekkili ... Denizcilik ve Ticaret A.Ş.'nin üstlendiğini, 18.11.2014 tarihindeki gemi alım satım sözleşmesinde açık olarak belirtildiği üzere, satıcı tarafından gemiye ilişkin herhangi bir borç, takyidat yada rehnin bulunmadığının beyan edildiğini, yanı sıra satıcı şirket yetkilisi davalı tarafından sözleşmede yer alan beyanlara ek olarak, kefalet limiti 300.000,00 ABD Doları olan taahhütname düzenlendiğini, iş bu taahhütname ile geminin satıcı mülkiyetinde bulunduğu dönemden kaynaklanan bir borç, takyidat rehin hakkı gibi borç veya yükümlülük nedeniyle geminin yeni maliki şirketten ve gemiden talepte bulunulması halinde bu borcu şahsen ödeyeceğini, yeni malikin uğradığı tüm zararları şahsen karşılayacağını ve bahsi geçen tüm borçlara şahsi müteselsil kefil olduğunu beyan ettiğini, davalının yetkilisi olduğu şirket olan ... Tic. Ltd. Şti. nezdinde doğan alacakları bakımından gemi adamı ... ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takip sonrasında gemi sicil kaydına haciz şerhi işlendiği gibi geminin uğraksız geçişler dahil olmak üzere seferden men edildiğini, anılan seferden men ve haciz kararını gemiyle ilgili sefer hazırlıkları yapılırken öğrendiklerini, bu doğrultuda geminin seferine izin verilmesi ve ticari olarak kaybın artmaması bakımından 20.01.2017 tarihinde bakiye dosya borcu olan 16.550,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle geminin seferine devam etmesinin sağlandığını, borcun geminin eski donatanı zamanında doğduğu ve müvekkili tarafından eski donotana ait borcun ödenmiş olduğunun açık olduğu, gemi satım sözleşmesi ve aynı tarihli taahhütname gereğince müvekkiline rücu hakkı tanıdığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili tarafından ödenen 16.550,00 TL'nin ödeme günü olan 20.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının taraf sıfatının ve talep hakkının olmadığını, diğer yandan davacı tarafından yine ibraz edilen taahhütname lehtarının doğrudan MV ... (eski adıyla ...) gemisi olmayıp, sadece .... isimli yabancı şirket olduğunu, iddia olunan uyuşmazlığa ait talep hakkının sadece ....'ya ait olması gerekirken gemi numarası, gemi adı ve donatanı belirterek işbu davanın açıklamasının HMK'nın 114. maddesine açıkça aykırı olduğunu, bunun bir dava şartı olduğunu, MÖHUK'un 48.maddesi kapsamında yabancılık teminatı yatırmamak adına hukuka aykırı olarak izafeten davanın ikame edildiğini, dosyaya ibraz edilen hiçbir belgenin Türkçe tercümesi ve noter tasdiklerinin bulunmadığını, dayanak yapılan taahhütnamede belirtilen hususların açık olarak yazılmadığını, taahhütnamede düzenlenen kefillik hususunun sadece satıcı şirket ... döneminden kaynaklanan borçlar için olduğunu, icra takip dosyasına konu iş kazasının meydana geldiği tarihte (03.05.2014) ve takip açılış tarihinde (25.06.2014) geminin malikinin başka bir yabancı şirket olduğunu, TBK'nın 586. maddesinin emredici hükmü uyarınca iddia olunan alacakları için öncelikle asıl borçluya karşı talep haklarının tüketilmesi gerektiğini, davacı tarafından iddia olunan borcun asıl sorumlusu olduğu iddia olunan yabancı şirket ... aleyhine herhangi bir resmi talep yöneltilip yönetilmediğinin dosyadan belli olmadığını, satıcı yabancı şirket aleyhine işlem yapılmadığını, müvekkilinin kefilliğine gidilemeyeceğini savunarak, davanın usul ve esas yönlerinden reddine karar verilmesi istemiştir.Davanın açıldığı İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve 18.10.2017 tarihli kararıyla; dava konusu ihtilafın deniz taşımasına ilişkin olduğu, TTK'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere görevli ve yetkili İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve dosya Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası haline gelmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizden verilen █████/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla Kaldırıldığı anlaşılmıştır.İstanbul BAM 14 HD Mahkememiz kararını " dava şartı niteliğindeki yabancılık teminatı üzerinde durularak gereğinin yapılması; dava şartının mevcut olduğunun belirlenmesi ya da eksik dava şartının tamamlanması halinde ise yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler kapsamında davalı tarafça düzenlenen taahhütname kapsamındaki kefaletin niteliğinin tartışılarak belirlenmesi ve davacı tarafın müteselsil kefalete ilişkin başvuru şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden değerlendirme yapılarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir" gerekçesi ile kaldırmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ; Dava konusu taahhütnamenin içeriğinde yer alan Kefalet Sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalı/...'nun bu Taahhütname sebebiyle, davacının yapmış olduğu 16.550 TL'lik ödeme tutarından sorumlu olduğu belirtilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda, davacının ... Adaları'nda mukim olması nedeni ile MÖHUK 48 maddesi uyarınca yabancılık teminatı yatırılması gerekip gerekmediğinin tespiti bakımından Adalet Bakanlığı Uluslararası Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden bilgi talep edilmiş olup, Bakanlık tarafından verilen █████/2025 tarihli yazı cevabı doğrultusunda, █████/2025 tarihli celse ara kararı ile takdiren MÖHÜK 48 maddesi uyarınca dava değerinin %10 u oranında hesap edilecek yabancılık teminatını yatırmak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, davacı tarafından █████/2025 tarihinde yabancılık teminatının mahkememiz veznesine depo edildiği anlaşılmıştır..... İcra Dairesi'nin 2014/... E. Sayılı takıp dosyası incelendiğinde; 25.6.2014 tarihinde ... ... Vekili tarafından ... gemisi işleteni ... Denizcilik Ticaret Ltd Şt. aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlandığı, dosya içerisinde borçlu vekili vekaletnamesinde borçlu şirket ... Denizcilik Ticaret Ltd. Şt.ni temsilen ... tarafından vekaletnamenin bulunduğu, borçlu vekilinin borca itiraz etmesi üzerine, takibin durduğu, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ E., ███████ K. sayılı kararı uyarınca takibin devamına borca itirazın iptali ile, icra takibinin devamına karar verildiği, icra dairesi tarafından seferden men kararı verilmesi üzerine, 23.1.2017 tarihinde borcun tamamının dosyaya yatırıldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde, açılan davada davacı vekilinin, üzerinde borç, takyidat, rehin bulunmadığı beyanıyla satın aldığı gemi üzerinde gemi adamı alacağı nedeniyle bulunan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız takipte geminin seferine devam etmesi için yaptığı ödemeyi kefalet sözleşmesine göre kefil sıfatı bulunan davalıdan talep ettiği olayda, dava dışı gemi adamı ... ...'nun eski adıyla ... isimli gemide 2. makinist olarak görev yaparken gemide iş kazası geçirmesi nedeniyle tazminat ve ödenmemiş Nisan-2014 maaşının tahsili amacıyla gemi alacağı kapsamında, 23.6.2014 tarihinde .... İcra Dairesi' nin 2014/... E. Sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip yoluna başvurduğu, takip konusu alacağa ilişkin ihtilaf devam ederken, ... gemisinin 18.11.2014 tarihinde 2.727.7000.000 Usd karşılığında .... Yetkilisi olduğunu belirten ... tarafından davacı ....'ya satıldığı ve satış işlemlerinin ardından geminin adının ... olarak değiştirildiği, 18.11.2014 tarihli satış sözleşmesinde dava dışı .... Firmasının satıcı olarak ifade edildiği, ... kayıtlarına göre 18.11.2014 tarihine kadarki dönemde geminin malikinin ... Limited Şirketi geminin ticari, teknik yöneticisinin ise, ... Denizcilik Ticaret Ltd. şirketi olduğu, 18.11.2014 tarihinde gerçekleşen satış işlemine kadar ... gemisinin satışını gerçekleştiren .... gemi yöneticisi sıfatı olan ... Denizcilik Tic. Ltd. Şt. ve gemi maliki ... arasında organik bir bağ olduğu, ...'in ...'a ait bir gemiyi satması ile satış işlemleri için yetkili kılanan ...'nun aynı zamanda ... firmasının da şirket yetkilisi olmasının da bu kanaati desteklediği, ... yetkilisi ...'nun 18.11.2014 tarihi itibariyle satış işlemlerini gerçekleştirdiği sırada işçi alacağı dolayısıyla ... gemisi üzerinde rehin hakkına ilişkin devam eden mahkeme dosyası olduğunu bildiği hususu, icra takibi sırasında kendisi tarafından verilen vekaletnamelerden anlaşılmıştır.Gemi adamının geçirdiği kazanın tarihi ve çalışma dönemi itibariyle 08.04.2009 ila 02.12.2014 tarihleri arasında gerçekleşmiş olup, ... kayıtlarına göre bu tarihlerde ... gemisi maliki ... Ltd., gemi yöneticisi ... Denizcilik ve Ticareti Ltd olduğu, ... gemisi 18.11.2014 tarihinde ...'nun yetkilisi olduğu .... şirketinden ...'ya satıldığı, ... veri tabında da görüldüğü üzere 02.12.2014 tarihinden itibaren gemi yöneticisi ve geminin ticari yöneticisinin ... Denizcilik ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, dava konusu borcun, eski malik dönemine ait olduğu, dosyada geminin maliki olan .... ile gemi yöneticisi olan ... Denizcilik ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 02 Aralık 2015 tarihli imzalanmış Gemi Yönetim sözleşmesinin (BIMC0 ...) "Kısım I parçası" dosyada bulunduğu, Kloz 5 ve Tanımlar kısmı beraber ele alındığında, gemiadamının bir kaza sonrasında sigorta ücreti, tedavi masrafları ve bununla ilişkili tazminatının Gemi Yöneticisinin sorumlukları arasında olduğu, dosyaya sunulan gemi kayıtlarında geminin yöneticisi ship manager/commercial manager/ISM manager olduğu kayıtlı olan ... Denizcilik ve Ticaret Ltd. Şti.' nin olduğu ve ... Kloz 3 uyarınca gemi yöneticisinin "acente sıfatıyla" iş göreceğine dair hükmün bulunduğu, TTK 'nun 105. Maddesi uyarınca da uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği anlaşılmakla davacı şirketin izafeten aktif dava ehliyeti bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir.Uyuşmazlığa konu 18.11.2024 tarihli Taahhütname içeriği; "... Inc (satrcı) He;diğer tarafta ... (Alıcı) arasında akdedilen, Panama siciline kayatlı ...” isimli Gemimize ilişkin olarak düzenlenen Gemi Alım-Satım Sözleşmesi ve ekleri gereğince temsilcisi olduğum Satıcı Şirket tarafından geminin borcu ve üzerinde takyidat, rehin vs bulunmadığına dair verilen taahhüde ek olarak; adı geçen geminin satıcı mülkiyetinde bulunduğu dönemden kaynaklanan bir borç, takyidat, 'rehin hakkı gibi bir borç veya yükümlülük nedeniyle; Geminin yeni maliki ... ... şirketinden ve Gemiden talepte bulunulması halinde, bu borcu şahsen ödeyeceğimi, bu nedenle malikin uğradığı tüm zararları şahsen karşılayacağımı; Satıcı şirketin yukarıda anılan sözleşme ve eklerinden doğan borçlarına şahsen kefil olduğumu, işbu taahhüt ve kefaletin Türk hukukuna tabi olduğunu, kabul ve taahhüt ederim. 18.11.2014Kefalet Limiti
: 300.000 USD..." şeklindedir. Bununla birlikte; dava konusu geminin satımının yapıldığı 18.11.2014 tarihine kadarki dönemde Geminin malikinin ... Limited olduğu, geminin ticari, teknik yöneticisinin de ... Denizcilik Ltd. Şirketi olduğu, dolayısıyla, maliki ... Limited olan dava konusu Geminin, davalı/...'nun temsilcisi olduğu ... (Satıcı) tarafından .... (Alıcı)'ya satılmış olduğu da anlaşılmıştır..... ile davalı ...'nun yetkilisi olduğu .... Şirketi arasında imzalanan 18.11.2014 tarihli Satıcı şirketin temsilcisi ...' nun, satış sözleşmesine şahsen müteselsilen kefil olduğu anlaşılmakla birlikte; dosya kapsamında alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı hali ile; İşbu Taahhütnamenin davalı/... tarafından imzalanması ve muhatap (...) tarafından da bu taahhüdün kabul edilmesi üzerine, her iki taraf arasında bir “Müteselsil Kefalet Sözleşmesi” kurulduğu görülmüştür.TBK 583/f.1 maddesi hükmüne göre, Müteselsil Kefalet Sözleşmesinin geçerli olması için, yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet ibaresinin “kefilin kendi elyazısı” ile yazılmış olması gerekmektedir. Dava konusu Kefalet Sözleşmesinde (Tahhütnamede) ise bu hususların Kefilin (davalı/...'nun) el yazısı ile yazılmamış olduğu görülmekle; bu sebeple, kural olarak söz konusu Kefalet Sözleşmesinin geçersiz olması gerektiği düşünülebilirse de; söz konusu Kefalet Sözleşmesi ile ...'nin Gemi Alım Satımı Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarına Kefil olmuş olan davalı ...'nun ...'nin “temsilcisi” durumunda olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki gerçekte “temsilcisi” durumunda olmasa bile, Taahhütnamede yer alan, "... İsimli gemimize ilişkin olarak düzenlenen 18.11.2014 tarihli Gemi Alım-Satım Sözleşmesi ve eklere gereğince temsilcisi olduğum Satıcı şirket tarafından.... temsilcisi olduğum Satıcı şirket" şeklindeki ifadelerle, ... (Alıcı) nezdinde, satıcı şirketin temsilcisi olduğu yönünde haklı bir güven uyandırmış olduğundan, "görünüşte temsil teorisi" uyarınca söz konusu taahhütleriyle, sanki gerçekten temsilciymiş gibi hareket ettiği mahkemece değerlendirilmiştir. Bu hali ile; söz konusu Taahhütnameyi düzenleyip imzalarken, ...'nin (Satıcının) temsilcisi olduğu için ya da temsilcisi olduğu yönünde Muhatap nezdinde haklı bir güven uyandırmış olduğu için, TBK.md.583/f.1'de öngörülmüş olan şekil şartlarına uyulmadığı için Taahhütnamenin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin, MK 2 maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması oluşturacağı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı mahkemece kabul edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davalının ... gemisinin (yeni adı - ...) 18.11.2014 satış tarihinden önceki borçları bakımından müteselsilen şahsi kefaleti bulunması, bu kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle geçersizliğinin ileri sürülmesinin MK 2 ye aykırı olduğu ve hakkın kötüye kullanılmasının yasa tarafından korunmayacağı kanaati ile uyuşmazlığa konu kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmiş; icra takibi konusu borcun da satış tarihinden önceki bir tarihe ait olması nedeniyle, davalının taahhütname uyarınca davacı tarafından yapıldığı sabit olan 16.550 TL ödeme bakımından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın KABULÜ ile 16.550,00.TL'nin █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,2-Karar harcı olan 1.130,53.TL'den peşin alınan 282,64.TL'nin mahsubu ile bakiye 847,89.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( kararın kaldırılmasından önce yapılan 3.250,29.TL ve sonrasında yapılan 5.500,00.TL) 8.570,29.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı vekili için takdir edilen 16.550,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır