Anahtar kelimeler: Özetidavacı Sahipliği Sicili Gazetesinde Zayi Aşnin Maliye Pay Anadolu İlan

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO
:████████ Esas - ████████ Karar
TARİHİ
:█████/2025
DAVA
:Zayi Belgesi Verilmesi
KARAR TARİHİ
:█████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... A.Ş’nin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ███████ sayılı kararı ile müsaderesine karar verildiği ve kesinleşen müsadere kararı uyarınca şirketin tek pay sahipliği Hazine ve Maliye Bakanlığı adına İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde 24.07.2025 tarihinde tescil edilerek 25.07.2025 tarihli 11379 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ... AŞ hakkında verilen müsadere kararının kesinleşmesi ile birlikte ... AŞ'nin tek pay sahibi olan TC. Hazine ve Maliye Bakanlığına ticari kayıt ve belgelerin fiziki olarak devir ve teslim edilmesi gereği hasıl olduğundan, 02.09.2025 tarihinde şirketin kayıt ve belgeleri kapsamlı olarak araştırılmasına rağmen şirketin pay defterine ulaşılamadığı, şirketin pay defterinin, davacı şirketin tek hissedar olan Hazine ve Maliye Bakanlığına teslim edilmesi gerektiğinden 6102 sayılı TTK’nın 82/7’ye göre müvekkil şirketin zayi olan şirket pay defterinin zayiliğinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebine ilişkin iş bu davanın ikame edildiği, ... AŞ yönetimi İstanbul Anadolu 10.Sulh Ceza Hakimliği’nin █████████ D.İş sayılı 17.11.2015 tarihli mahkeme kararıyla kayyımlara devredilmiştir. Şirketin kayyımlar tarafından devir /teslim alınması olağan bir devir teslim işlemi olmayıp, polis marifeti ile hatta zaman zaman zor kullanılarak gereçekleştirilmiştir. ... soruşturmaları kapsamında yapılan arama-el koyma işlemleri sırasında şirket kayıtlarının bir kısmının kaybolduğu, bir kısım kayıt ve belgelerin de kasten imha edildiği malum ve maruf vakıalardan olduğundan bahisle, ... AŞ'ye ait pay defterinin, davacı şirketin tek hissedarı olan Hazine ve Maliye Bakanlığına teslim edilmesi gerektiğinden 6102 sayılı TTK’nin 82/7 maddesi uyarınca, şirket pay defterinin zayiliğinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"....Davanın TTK'nın 82/7.maddesinde öngörülen yasal koşullara uymadığı, yönetimi suç soruşturması nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığına devredilen şirketler yönünden TTK'da öngörülen düzenlemeden farklı bir uygulama yapılmasını gerektiren yasal bir dayanak bulunmadığı, anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Dosya No: █████████ Karar No: █████████ )" gerekçesi ile, ''1-Talebin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı... AŞ'nin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ sayılı kararı ile müsaderesine karar verildiğini, kesinleşen müsadere kararı uyarınca şirketin tek pay sahipliği Hazine ve Maliye Bakanlığı adına İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde 24.07.2025 tarihinde tescil edilerek 25.07.2025 tarihli 11379 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, ... AŞ'nin tek pay sahibi olan TC. Hazine ve Maliye Bakanlığına ticari kayıt ve belgelerin fiziki olarak devir teslimi gereği hasıl olduğundan, 02.09.2025 tarihinde şirketin kayıt ve belgeleri kapsamlı olarak araştırılmasına rağmen şirketin pay defterine ulaşılamadığını, TTK’nın 82/7’ye göre müvekkil şirketin zayi olan şirket pay defterinin zayiliğinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talepli dava açıldığını, işbu davada yerel mahkemenin eksik inceleme ile hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verdiğini, Şirket ortaklarına ait payları, hisse devri gibi işlemleri kayıt altına almak için kullanılan pay defterine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından atanan şirket yöneticileri tarafından kullanılması şimdiye kadar gerekmediğinden, pay defterinin ne zaman ve ne şekilde zayi olduğunun bilinmediğini, pay defteri, ceza soruşturmaları kapsamında sulh ceza hakimliği kararı ile atanan kayyımların şirketi devir teslim alması esnasında yaşanan kaotik süreçte kaybolmuş ya da imha edilmiş olabileceğini, ... AŞ yönetiminin İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin █████████ D.İş sayılı 17.11.2015 tarihli mahkeme kararıyla kayyımlara devredildiğini, şirketin kayyımlar tarafından devir / teslim alınmasının olağan bir devir teslim işlemi olmadığını, polis marifeti ile hatta zaman zaman zor kullanılarak gerçekleştirildiğini, ... soruşturmaları kapsamında yapılan arama - el koyma işlemleri sırasında şirket kayıtlarının bir kısmının kaybolduğunu, bir kısım kayıt ve belgelerin de eski yönetim tarafından kasten imha edildiğinin malum ve maruf vakıalardan olduğunu, Saklama süresi içerisinde tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet nedeniyle zayi olabileceğini, kanun koyucunun böyle bir durumda ilgililerin zayi belgesi almasını, aksi taktirde defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılacaklarını düzenlediğini, buradaki yangın, su baskını ve deprem hallerinin örnekseme suretiyle sayılan mücbir sebep halleri olduğunu, dolayısıyla bunlara benzer diğer mücbir sebep hallerinde de zayi belgesi alınabilmesinin mümkün olduğunu, TTK 68/IV düzenlemesi istisnai bir düzenleme olmakla birlikte, Yargıtay hırsızlık gibi mücbir sebep teşkil etmeyen halde dahi zayi belgesi alınabileceğini içtihat edindiğinden, Yargıtay’ın bu yöndeki kararları dikkate alınarak kanuna hırsızlık olgusunun dâhil edilmiş olmasının ve davacı şirketin geçirmiş olduğu bu olağanüstü sürecin mahkemece mücbir sebep olarak kabul edilmemiş olmasının yasanın gerekçesine ve ruhuna aykırı olduğunu, yasa maddesindeki sayımın sınırlayıcı olmadığı, aksine örnekseme suretiyle yapıldığının düzenlemede yer alan “gibi” ifadesinden anlaşılmakta olduğunu, böylelikle kanun koyucunun bu hallere benzeyen ve mücbir sebep teşkil eden başka durumlar için de zayi belgesi alınabileceğine işaret ettiğini, TTK 68/IV de sayılan olayların yanında sosyal ve insan davranışlarından doğan olağanüstü olayların da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, bu çerçevede örneğin savaş, isyan ya da ihtilal, kayyım atama kararına dayanak ceza soruşturması ve işbu soruşturmalar nedeniyle şirketin müsaderesine karar verilmiş olması gibi, diğer mücbir sebep sayılabilecek olaylar nedeniyle de defter ve belgelerin zayi olması halinde de zayi belgesi verilmesinin yasanın gerekçesine uygun olacağını, Defter tutma yükümlülüğünün esasında çift defter tutulması şeklinde hileli davranışları engellemeye yönelik olduğu dikkate alındığında, tek pay sahibinin Hazine ve Maliye Bakanlığı olan şirketin çift defter tutulması şeklinde bir amacının olmadığını, ... soruşturmaları ile olağanüstü bir süreç sonunda el konularak kayyım atanan şirketin belge ve kayıtlarının kaybolması sonucunda zayi belgesi verilmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda davacı şirket, ortaklar pay defterinin kaybolduğu ve yapılan aramalara rağmen bulunamadığından bahisle zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Tacirin defter ve belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Davacı tarafça, zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir kanıt dahi sunulmamıştır. Buna göre davacının, dava konusu defterlerin korunması noktasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas- ██████████ Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!