Anahtar kelimeler: Akitte Payın Payını Paydaş Sattığını İli İlçesi Bedel Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 13.03.2013KARAR : Davanın kabulüneMahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dilekçesinde; .. ili, ... ilçesi, 1 01... parsel sayılı taşınmazda dava dışı paydaş ... .... 04.05.2012 tarihinde 1/8 payını 110.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, ancak akitte satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, payın değerinin 78.780,00 TL olduğunu ileri sürerek, bu bedel üzerinden davalı adına kayıtlı payın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığını ve bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemece ilk hükümde, davacıların bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek tapu masrafları ile birlikte 82.587,50 TL depo edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.02.2015 tarihli, ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı ile; ''...Dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazda 1/8 pay 04.05.2012 tarihinde 110.000,00 TL bedelle satılmıştır. Davacı, gerçek satış bedelinin 78.780,00 TL olduğunu, ön alım hakkına engel olmak için bedelin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Ziraat mühendisi bilirkişi 18.03.2014 günlü raporda taşınmazın 78.795,00 TL değerinde olduğunu belirtmiştir. Yargılama esnasında dinlenen tanıkların satış bedelinin ödenmesi sırasında tarafların yanında olmadıkları, görgüye dayanan bilgilerinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın rayiç değerine ilişkin görüşlerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Dava konusu payın keşfen belirlenen değeri de tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir.Mahkemece, Dairemizin yukarıda açıklanan ilkeleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak fiili taksim savunması kanıtlandığı takdirde davanın reddine aksi halde davacının bedelde muvazaa iddiası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, davacının bedelde muvazaa iddiasının kabulü ile tapu masrafları ile birlikte depo edilen 82.587,50 TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2020 tarihli, ███████ 83... /2998 Karar sayılı ilamı ile;"...1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.2)...Mahkemece, davacılar bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadıklarından, 4721 sayılı TMK’nın 734. maddesi uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olan ön alım bedelini depo etmek üzere davacılara süre verilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, dava konusu payın keşfen belirlenen değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece, 10.03.2021 tarihli karar ile, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bedelde muvazaa iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 10.03.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 19.12.2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında uzman bilirkişiden rapor alınarak; 04.05.2012 tarihli satışa ilişkin resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 113.792,50 TL'nin ön inceleme tarihi olan 12.11.2013 tarihinden başlayarak bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek, bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan (nemalı veya nemasız) miktarlar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen ön alım bedeline ilavesi suretiyle depo kararı verilip davacı tarafından aradaki fark depo edilmesi gerektiği ifadelerine yer verilerek bozma kararı verilmiştir.Mahkemece, 30.11.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayı ile bozma uyarınca bilirkişiden rapor alındığı, eksik değerin davacı vekilince ilgili banka hesabına depo edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sadece ön alım bedelinin ödenmesi gerektiğini, faiz sorumluluklarının bulunmadığını, nema bedeliyle birlikte toplam 359.291,50 TL ödenmesi yönündeki kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın 2012 yılından beri devam ettiğini, davacıların sebepsiz zenginleşmesine ve davalı tarafın fakirleşmesine sebep olunduğunu, bugün itibari ile davaya konu parselin değerinin yaklaşık 4 milyon TL olduğunu, keşif yapılarak şufa bedelinin güncellenmesi talebinin reddedildiğini, tensip zaptı ile şufa bedelinin nema getirisi olan bir bankaya yatırılmasına karar verilmeyerek ayrıca mağduriyetlerine sebep olunduğunu, fiili taksim bulunduğunu beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda, Mahkemece, 30.11.2023 tarihli hükmün 3 No.lu bendinde "3-Davacılar tarafından bankaya vadeli hesaba depo edilmiş olan faiz miktarı ile beraber toplam 359.291,50-TL ön alım bedelinin tüm nemalarıyla birlikte kararın kesinleşmesinden itibaren davalıya ödenmesine," karar verilmiştir.Mahkemece, 25.12.2023 tarihli tashih şerhi ile, 3 No.lu bendin dava değerinin 113.792,50 TL olduğu dikkate alınarak "3-Davacılar tarafından bankaya vadeli hesaba depo edilmiş toplam 113.792,50-TL ön alım bedelinin tüm nemalarıyla birlikte kararın kesinleşmesinden itibaren davalıya ödenmesine," şeklinde tashihine karar verilmiştir.Somut olayda; ön alım bedeli 113.792,50 TL, nemalandırma bedeli ise 245.495,00 TL'dir. İnfaz aşamasında herhangi bir karışıklıklığa mahal vermemek adına ilgili hususların hüküm fıkrasında açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Ne var ki anılan hususun düzenlenmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Mahkeme'nin 25.12.2023 tarihli tashih şerhinin kaldırılarak, 30.11.2023 tarihli Mahkeme kararının 3 No.lu bendinin çıkarılarak yerine, "3-Davacılar tarafından bankaya vadeli hesaba depo edilmiş 113.792,50 TL ön alım bedeli ve 245.495,00 TL nemalandırma bedelinin faizleriyle birlikte kararın kesinleşmesinden itibaren davalıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.