Anahtar kelimeler: Uymamış Ödememiş Borçludur Satımdan Vadesi Bonolardan Hesaptan İlişkide Akdedilen Getirmiştir

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile davalı arasında, ticari ilişki mevcut olup; bu ilişki kapsamında davalı, Müvekkil Şirket'e, cari hesaptan, ... 20. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu İhtarnamesi'ne konu edilen ve taraflar arasında akdedilen Sözleşmelerden kaynaklı tanzim edilen bonolardan, vadesi geçmiş faturalardan dolayı borçludur. Müvekkil, işbu ticari ilişkide tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Ancak davalı, taraflar arasında akdedilen Sözleşmeye, Devir Protokolü'ne aykırı hareket ederek; Müvekkil Şirket'e borcunu ödememiş, Sözleşme ve Protokol hükümlerine uymamış, Sözleşme ve Protokol ile kendisine yükümlenen edimleri yerine getirmemiştir. Dolayısıyla davalının Müvekkil Şirket'e borçlu olduğu açıktır.Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen, ... 20. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen ... Franchise Alt Lisans Sözleşmeleri gereği tanzim edilen bonolardan, vadesi geçmiş faturalardan kaynaklı cari hesaptan ve sözleşmelerden kaynaklı davalının borçlu olduğu, işbu borcun ödenmesine yönelik sürekli bildirimler yapılmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, öncelikle akdedilen sözleşmeler gereği davalının sözleşmesel edimlerini yerine getirmesi ihtar olunmuştur. Ancak, davalı işbu İhtarnameye rağmen borcunu ödememiştir.Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, ilk olarak, 26.11.2020 tarihli Franchise Sözleşmesi, davalının kardeşi ...ile akdedilmiştir. Taraflar daha sonra anlaşarak, 18.01.2023 tarihli Devir Protokolü akdetmiştir. İşbu Protokol ile davalının kardeşi ... davaya konu icra dosya borçlusu dava dışı ... Şti.'ne, Franchise Sözleşmesi'ni her türlü hak ve vecaibi ile birlikte devretmiştir. Tarafımızca başlatılan, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına, davalı tarafça haksız ve mesnetsiz iddialarla itiraz edilmiştir.
Davalı, itiraz dilekçesi ile haksız ve mesnetsiz olarak, Müvekkil Şirket'e borçlu olmadığını, icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve fer'ilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. Davanın kabulü ile davalı borçlunun, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynen devamına,
Davalı aleyhine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ile birlikte davalının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi gereği tarifenin üç katı oranında vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına ve bunun yanı sıra; davalının açıkça haksız ve de kötü niyetli olarak işbu davanın açılmasına neden olduğu da gözetilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 23. maddesi gereği; davacı müvekkilin tarafımıza ödeyeceği vekâlet ücretinin tamamından da davalının sorumlu tutulmasına dair karar vermesini..." talep ve dava etmiştir.
Dava; cari hesap ve ihtarnameden kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir olup olmadığına ilişkin olarak Vergi Dairesi'ne, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf ve sanatkarlar Odası'na müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabında davalının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı ve ... Vergi Dairesinin cevabında davalının mükellef kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davalının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıya göre mükellef kaydının bulunmadığı, davalının tacir olmadığı, dolayısıyla tacirler arasında görülen nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, iş bu davanın münhasıran ticari davalar arasında da yer almadığı, genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yargılama masraflarına ilişkin kararın HMK 331/2. Maddesine göre yetkili ve görevli mahkemece nazara alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılması yönünde karar ittihazına,
Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda karar verildi. █████/2026
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!