Anahtar kelimeler: Bam Başkan Yazim Katip Üye Özetle İhbar Özeti Bulunulmuş İstinaf

T.C. ... BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: 2021/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI
: ... -
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1-... -
VEKİLİ
: Av. ...
: 2-... -
VEKİLİ
: Av. ...,
İHBAR OLUNAN
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ...,
DAVANIN KONUSU
: Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... ... adresinde bulunan ... isimli konut projesinin müteahhidi olduğunu, iş bu projenin toplam 4 bloktan ve 176 daireden oluştuğunu ve projeye ait iki kapalı, iki de açık havuz bulunduğunu, müvekkili firmanın müteahhitliğini yaptığı sitenin havuzlarında kullanılmak üzere 2015 yılında davalı ... San. A.Ş'nin ürettiği cam mozaikleri ...'da bulunan davalı ...Tar. San. A.Ş'den satın aldığını, iş bu cam mozaikleri dava konusu açık havuzun yapımı için kullanıldığını, ancak açık büyük yüzme havuzunun kullanılmaya başlanmasından bir süre sonra havuzun zeminindeki cam mozaiklerin bir kısmının fileden ayrılmaya başladığını, kat malikleri tarafından davacı müvekkili şirkete bildirildiğini, ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle davacı müvekkili şirketin 30.09.2019 tarihinde davalılara gerekli ihbar ve şikayetlerini yaptığını, şirketin ilgili müşteri hizmetleri yönetimi 17.10.2019 tarihli cevabi yazısında şikayetlerin kale seramik yetkilisi tarafından yerinde incelendiğini, cam mozaik üründe ayrılma tespit edildiğini, bunun sebebinin derzlerin arasından aşağıya suyun sızması olduğunu, bu durumun üretim hatası değil uygulama hatası olduğunu ve kalite kaynaklı hata tespit edilmediği gerekçesiyle şikayetlerinin kabul edilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak koşuluyla davacı müvekkili şirketin ayıplı cam mozaikler nedeniyle dava konusu açık havuzun onarımı için ödemiş olduğu 37.362,50.TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, davaya konu ürünleri üreten firmaya ihbarına, müvekkili şirkete yönetilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, müvekkili şirkete yöneltilen haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; satış sözleşmesinde ayıp kurumunu düzenleyen TBK m. 219'a göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağı, satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu tutulabilmesi için belli başlı şartların yerine gelmesi gerekeceği, bunlar; yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda ayıbın var olması, alıcının ayıbı bilmemesi, ayıptan doğan sorumluluğun sözleşme ile kaldırılmamış olması, alıcının, Kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş ve ayıbı kabul etmemiş olması olduğu, cam mozaik tanelerinin yapıştırıldığı yüzeyden, yapıştrıcı kimyasal malzemeden ve fileden ayrıldığı tespit edildiği, cam mozaiklerin fileden ve yapıştırma harcından ayrılma nedeninin cam mozaik altına su ve kimysal malzemelerin sızmasından kaynaklı olduğunu, cam mozaik altına su ve kimyasal malzemelerin sızması nedeninin, uygulananan yüzeyin yeterince temizlenmemesi, yüzeyin sulanmaması, yapıştırıcı harcının tarifine uygun hazırlanmaması, gerekli alet ve edavatın kullanılmaması, işçilik hataları, derz dolgu imalatının hatalı uygulanması, derz dolgu malzemesinin zarar görmesi, cam mozaiklerin altına su veya kimyasal malzemelerin sızması, uygun ve kaliteli derz dolgu ve yapıştırma harcı malzemelerinin seçilmemiş olması vb. olumsuz durumlardan biri veya birkaçından kaynaklı olabileceği, TBK m.219 vd. düzenlenen ayıptan sorumluluk hükümlerine gidilebilmesi için gerekli şartların somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından açık havuzdaki cam mozaiklerin onarımı için ödenen 37.362,50.TL'den davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden verilen kararın kaldırılması gerektiğini, rapora karşı itiraz ettiklerini, itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu mozaiklerdeki filelerin işlevini dahi bilmeyen bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun hükme esas alındığını, ayrıca hükme esas alınan raporda dosyaya sunulan mozaiklerin dahi bilirkişilerce incelenmediğini, sadece değişik iş dosyasında bulunan fotoğrafların incelenerek rapor tanzim edildiğini, keşfen inceleme sonucu alınan değişik iş dosyasındaki raporun tam aksi kanaat sunulan rapora dayanak alınarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, ayıplı mal satışı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin müteahhit olduğunu ve inşa ettiği bir sitedeki havuz zemini için davalıdan satın aldığı ve uyguladığı cam mozaiklerin ayıplı çıktığını, site yönetiminin talebi üzerine müvekkili tarafından havuzun tamir edildiğini, ayrıca mahkeme vasıtasıyla yaptırılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davalıdan satın alınan cam mozaiklerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini belirterek ayıplı mal satışı sebebiyle müvekkili tarafından sarfedilen tamirat bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalılar ise teslim edilen cam mozaiklerin ayıplı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" denilmektedir.
Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir.(Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172) Derhal kavramını, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Somut olayda; davacı tarafından işbu dava açılmadan önce ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Değişik İş sayılı dosyasından yaptırılan keşif ve delil tespiti sonucu alınan teknik bilirkişi raporuna göre, davalıdan satın alınan ve büyükler havuzunun zeminine döşenen cam mozaiklerin tabanında bulunan fileden ayrılmış olduğu, ancak filelerin zemine yapılan uygulama sırasında mozaiklerin yapıştırılması amacıyla tabana uygulanan harcı bırakmamış olduğu, derz dolgu malzemelerinin yeterli sağlamlıkta olduğu, nitekim derz dolguların sadece mozaiklerin çıktığı yerlerde malzemeden ayrılmış olduğu, cam mozaiklerin altında bulunan fileler ile mozaikler arasında bir film tabakasının oluştuğu ve bu durumun imalat hatasından kaynaklı olup, ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve akabinde davacı tarafından havuzun tamir ettirildiği, eldeki dosyada ise keşif tarihinde havuzun tamir ettirildiği ve bilirkişiler tarafından sadece fotoğraflar üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, bilirkişiler tarafından varsayımlar üzerinden malzemenin ayıplı olmadığı sonucuna varıldığı, tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitlerin yeterince irdelenmediği, yine aynı mozaiklerin aynı işçilikle toplam 4 havuza döşendiği ve niçin sadece büyükler havuzundaki mozaiklerde bozulmalar yaşandığının da yeterince irdelenmediği, neticede her iki bilirkişi raporunun birbiriyle çeliştiği ve mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla aralarında havuz izalosyanu alanında uzman teknik bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği, davacı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... esas ve 2022/... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... esas ve 2022/... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere ... 3. Tüketici Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!