Anahtar kelimeler: Konusualacak Etmeyi Nakden Bürosuna Tedarikçi Ödemeyi Tekstil Başvurduğunu Firma Yazim

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:█████/2022
DAVANIN KONUSU
:Alacak
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 01.08.2016 tarihinde genel satın alma sözleşmesi imzalandığını, 01.08.2016 tarihli genel satın alma sözleşmesine göre; müvekkili şirketin halı ve tekstil ürünlerini tedarikçi firma sıfatıyla davalıya teslim etmeyi, davalının ise faturaların kendisine tebliğinden itibaren karşılığını nakden ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili istemi ile Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, taraflarca yapılan görüşmelerde anlaşma sağlamayadığından ötürü anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 2016 yılından itibaren süregelen ticari ilişkisinden doğan mevcut borç/alacak bedellerini gösterir "muavin defter" başlıklı açık hesap ilişkisi niteliğindeki belgede; tanzim edilen faturaların tarihi ve numarasının detaylı olarak gösterilmek suretiyle müvekkil şirket alacağının 2018 yılı itibariyle 175.229,13 TL olduğunu, müvekkili şirketin muavin defter başlıklı açık hesap ilişkisi niteliğindeki belgede detaylı belirtilen fatura muhteviyatı malları davalıya teslim etmiş ve faturaları da, davalı tarafa tebliğ ettirdiğini, davalının bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 175.229,13 TL alacağın temerrüt tarihi olan 08.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesini, teminat karşılığı veya teminatsız olarak ile davalının 175.229,13 TL alacağı karşılamaya yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine veya ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili; Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 08.10.2017 tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi'ne 674 Sayılı KHK kapsamında tasarruf mevduatı sigorta fonu(fon) kayyımu olarak atandığını, şirketin yönetiminin TMSF’ye devredilmiş olup, TMSF tarafından yönetim kuruluna gerekli atamaların yapıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini, borçlu şirket hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 17.01.2019 gün ve ... sayılı kararı ile Ticari İktisadi Bütünlük Kararı verildiğini, bu anlamda borçlu şirketin Olağan Üstü hal Kapsamında çıkarılan 678 sayılı Kanun Hükmünde kararnamenin 33. Maddesinde belirtilen hükümlere tabi kılındığını, davacının alacağına, davalı şirkete gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine haciz konulduğunu, bu nedenle borcun bu icra dosyasına ödenmek için sıraya alındığını, haczin kalktığına dair müvekkili davalı şirkete de herhangi bir bilgi gelmediğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece; "... Davacının davalıdan 175.229,13.-TL alacağı olduğundan bahisle eldeki alacak davasını ikame ettiği, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği halde davalı taraf, ticari defterlerini sunmadığı; taraflar ticari defterleri incelenmemiş ise de, davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde ödeme defiinde bulunmadığı, akdi ilişkiyi ve mal teslimini kabul etmese de takip dayanağı faturaları form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalı dava tarihinden önce yapılan başvurunun temerrüde düşürmeye elverişli olmadığı ve tarafların tacir oldukları değerlendirilmekle, davaya konu alacağa dava tarihinden itibaren avans faiz uygulanması gerektiği kanaatine varıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yetersiz gerekçe ve hukuki mesnetten yoksun değerlendirmeler ile hüküm kurulduğunu, hükmün itiraza uğrayan ve itirazlarının giderilmediği bilirkişi raporlarına dayandırıldığını, bu sebeple yerel mahkeme kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin hukuki kanaat bildiren tespitlerinin yok hükmünde olduğunu, mahkemenin hukuki değerlendirme yapmayarak bilirkişinin hukuki kanaatlerini karar gerekçesi haline getirdiğini, emsal Yargıtay içtihatları uyarınca hukuki değerlendirmelere yer verilen raporların yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemenin takip konusu faturaların BA formlarının vergi dairesine bildirildiği gerekçesiyle teslim edildiğini kabul etmesinin hatalı olduğunu, satıcının teslimi, alıcının ödemeyi ispatla yükümlü olduğunu, davacının malları teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığını, BA formlarının incelenmesinde 2016 ve 2017 yıllarına ait bildirimlerin mevcut olduğunu, ticari ilişki bulunduğunu ve malların teslim edildiği değerlendirmesinin yapıldığını, ancak 2018 yılına ait faturaların teslim edildiğinin BA formları üzerinden ispatlanamadığını, mahkemenin 2018 yılına ait BA formlarını incelemeden malların teslim edildiği sonucuna vararak eksik ve hatalı incelemeye dayalı karar verdiğini, 2018 yılı BA formları incelenmeden verilen kararın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının malların teslimini kesin şekilde ispatlayamadığını, mahkemenin eksik BA formları üzerinden kurduğu hükmün gerekçesinin hatalı olduğunu ve açıklanan tüm hususlar doğrultusunda yasa ve hukuka aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile mahkemece HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde ticari ilişkinin, dayanak faturaların, davalının yaptığı bir kısım ödemelerin kayıtlı olduğu, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile bakiye 175.229,13 TL açık hesap alacağının bulunduğu, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.969,90 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.992,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.977,40 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, █████/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!