Anahtar kelimeler: İtiraının Olamak Satımdan Sinden Meyve Kimliği Aşağı Borçlusunun Başlattıklarını Cari

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 02.05.2024
KARAR TARİHİ
: 23.02.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalıya yapmış meyve satışları kapsamında alacaklı olduğunu, cari hesap kaynaklı bakiye 101.286.15.-TL alacağı nedeniyle ... 36. İcra Müdürlüğünün ...dosyasında icra takibi başlattıklarını, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, takipten sonra 16.362,00.-TL ödeme yapıldığını, arabuluculuk görüşmeleri sırasında yapılan yetki itiraının kabul edilmediğini belirterek, davalı takip borçlusunun takibe yapmış olduğu itirazların tamamının yersiz ve haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip alacağının %20'sinden aşağı olamak üzere davalının inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin, müvekkilinin ikametinin bulunduğu ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı firma ile müvekkili şirketin ticaretinin uzun yıllara dayandığını, taraflar arasındaki ihtilafın 2023 yılı Ekim ayında baş gösterdiğini, müvekkili şirketçe █████/2023 tarihinde (4911 nolu 84.924,15.-TL bedelli) davacı firmaya karşı fiyat farkı faturası kesildiğini, akabinde davacının cari alacağına istinaden 500,000,00 TL davacıya ödeme yapılarak cari hesabın sıfırlandığını, davacı firmanın yapılan █████/2023 tarihli, ... seri nolu 84.924,15 TL bedelli ticari fatura ile fiyat farkı faturalarını iade ettiğini, davacı tarafça kesilen bu bu ticari faturanın müvekkilince ticari fatura olmasından dolayı sistem üzerinden davacıya iade edildiğini, bunun üzerine davacı tarafça fiyat farkı açıklaması ile █████/2023 tarihinde ... seri nolu 84.924,15 TL bedelli 2. Fatura kesildiğini, bu faturanın da müvekkilince 5000 nolu fatura ile iade edildiğini, davacı tarafça 3. Kez █████/2023 tarihinde .. seri nolu 84.924,15 TL bedelli ticari fatura ile fiyat farkı faturası kesildiğini, bu faturanın da ticari fatura olduğundan sistem üzerinden müvekkilince iade edildiğini, davacı tarafça 4. Kez █████/2023 tarihinde ... seri nolu 84.924,15 TL bedelli fatura ile fiyat farkı faturası kesildiğini, bu faturanın da müvekkilince 6100 nolu fatura ile iade edildiğini, davacı tarafça son olarak iade faturalarının kabul edildiğini, davacı tarafça nihai olarak fiyat farkı faturamız kabul edildikten sonra ve (yasal süresinde itirz edilmeyerek) bu kez faturaya itiraz süreleri sona ermesi akabinde aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile █████/2024 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 101.286.15.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde ... icra dairelerinin yetkili olduğunu, ... icra dairesinin yetkili olmadığını, borcun 16.362,00.-TL'sini kabl ettiğini ve 09.02.2024 tarihinde bu kısmı ödediğini, bakiye hiçbir borcu bulunmadığını, belirterek borca ve yetkiye itiraz ettiği, icra dairesinin █████/2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibi durdurduğu, davacının da █████/2024 tarihinde redde uğrayan 84.924,25.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf icra müdürlüğüne ve mahkememize verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince davacının ikameti ... olduğundan icra dairesinin ve mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı, mal veya hizmetin teslimi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorunun, taraflar arasında düzenlenen ve defalarca iadeye konu olan 84.924,15.-TL bedelli fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, davalının fiyat farkı talep etmesinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememize talimatla alınan 09.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-beratların alındığı, bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi 12.01.2024 tarihine kadar davacının 2023 yılında davalıya 109 adet 3.918.491,10TL toplam tutarlı fatura düzenlediği, kalibya tarımın 125.000,00TL alacağının davacı hesabına virmanlandığı, 65.143,35TL davacının davalıya kasadan ödeme yaptığı, bunun karşılığında davalı tarafından davacıya 3.864.464,00TL ödeme yaptığı, 4 adet 260.832,45TL toplam tutarlı iade faturası düzenlediği ve takip tarihi 12.01.2024 itibari ile davalının davacıdan 159 verilen sipariş avansları hesabında 16.662,00TL alacaklı olduğu, akabinde takip tarihinden sonra 09.02.2024 tarihinde 16.362,00TL davacıya ödeme yaptığı ve dava tarihi itibari ile davalının davacıdan 159 Verilen sipariş avansları hesabında 33.024,00TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 109 adet fatura aldığı, davalı tarafından da davacıya 4 adet fiyat farkı faturası kesildiği bu verilen vergi dairesinden gelen BA-BS kayıtları ile uyumlu olduğu, ancak vergi dairesi BA-BS bildirimlerini E-fatura sisteminden otomatik olarak çekmiş olduğundan davacının da defterlerinin incelenmesi ile özellikle iade/fiyat farkı faturalarının defterlerdeki kayıt durumunun incelenmesi gerektiği, dava dosyasının incelenmesinden ve davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde taraflar arasındaki ihtilafın davalının davacıya düzenlediği 84.924,15TL’lik fiyat farkı faturasından kaynaklandığının anlaşıldığı, bu fiyat farkı faturasının neye istinaden düzenlendiği davalı tarafa sorulduğunda, daha önceden davacı tarafından gönderilen ürünlerden bozuk çıkan ürünler nedeniyle bu fiyat farkı faturasının düzenlendiğinin beyan edildiği, ancak buna ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, davalı kayıtları ve Vergi dairesinden gelen Ba-Bs kayıtlarının tetkiki neticesinde fiyat farkı faturasının davalıca 3 kere davacıya düzenlendiği davacı tarafından da 2 kere iade faturası ile fiyat farkı faturasının kabul edilmediğinin tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin de incelenmesi ile son düzenlenen fiyat farkı faturasının ticari defterlere işlenip işlenmediğine bakılması gerektiği, mahkemece davalının düzenlediği fiyat farkı faturasının doğru olarak kesildiği kanaatine varılacak olunursa davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 16.362,00TL alacaklı olacağı, mahkemece davacının da kabulünde olmayan fiyat farkı faturasının kesilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılacak olunursa davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 101.286,15TL alacaklı olacağı, mahkemece davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunursa davacı tarafın alacaklı olduğu miktar için takip tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 2. Md. uyarınca avans faizi (ticari temerrüt faizi) isteyebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememize alınan 06.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-beratların alındığı, bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının yasal defter kayıtları incelendiğinde, icra takibi tarihi itibarıyla davacının davalıdan 16.362,00 TL tutarında alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafın yasal defter kayıtları ve düzenlenen bilirkişi raporu çerçevesinde, davacı tarafça talep edilen 84.924,15 TL tutarındaki fiyat farkı alacağı, taraflar arasında karşılıklı olarak fatura ve iade işlemlerine konu olmuş; 26.10.2023 ve 31.12.2023 tarihlerinde davacı tarafından düzenlenen faturalar, 28.10.2023 ve 31.12.2023 tarihlerinde davalı tarafça iade edilmiş ve davacı tarafından kabul edilerek yasal defterlerine işlendiği, başka bir deyişle, davalı tarafça geri iade edilen fiyat farkı faturasının, davacı tarafından kabul edilip alacaktan düşüldüğü, bu nedenle, davacı tarafın söz konusu fiyat farkı faturasından kaynaklı 84.924,15 TL tutarındaki alacağı talep edemeyeceği, dolayısıyla, davacının icra takip tarihi itibarıyla davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 16.362,00 TL olarak tespit edildiği, davacı taraf icra takip tarihine kadar faiz talep etmediğinden, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmadığı, davalı tarafça, icra takibinin başlatıldığı 12.01.2024 tarihinden sonra ve yasal ödeme süresi içinde 09.02.2024 tarihinde 16.362,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle, icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süreye ilişkin faiz hesaplanmasına gerek bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafça icra takibinde talep edilen alacak tutarının 16.362,00 TL'si cari hesap bakiyesi, 84.924,15 TL'si fiyat farkı faturası olmak üzere toplamda 101.286,15 TL alacak talebinden ibarettir.
Davalı taraf cari hesap borcunu kabul ederek icra dosyasına yatırmış ancak iade faturasına konu 84.924,15.-TL tutarındaki talebe itiraz etmiştir. Davanın konusu da bu fatura alacağı talebine ilişkindir.
Davacı tarafça talep edilen 84.924,15 TL tutarındaki fiyat farkı alacağına ilişkin fatura karşılıklı olarak fatura ve iade işlemlerine konu olmuştur:
İlk fatura; fiyat farkı açıklaması ile davalı tarafından 24.10.2023 tarih ve ... nolu, 84.924,15.-TL bedelli fiyat farkı açıklamalı fatura olup, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, bu faturanın nedeni bilirkişi tarafından sorulduğunda, daha önceden davacı tarafından gönderilen ürünlerden bozuk çıkan ürünler nedeniyle bu fiyat farkı faturasının düzenlendiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.
İkinci fatura; 26.10.2023 tarih ve ... numaralı, 84.924,15.-TL bedelli fiyat farkı faturası davacı tarafça düzenlenerek davalıya gönderilmiştir.
Üçüncü fatura; 28.10.2023 tarih ve ... numaralı, 84.924,15.-TL tutarındaki iade faturası davalı tarafça düzenlenerek yukarıdaki faturaya karşılık olarak iade edilmiştir.
Dördüncü fatura; 31.12.2023 tarih ve ... numaralı, 84.924,15.-TL tutarında fiyat farkı faturası davacı tarafça yeniden düzenlenmiştir.
Beşinci fatura; 31.12.2023 tarih ve ... numaralı, 84.924,15.-TL tutarındaki iade faturası davalı tarafça düzenlenerek bu ikinci faturaya da karşılık olarak iade edilmiştir.
Davacı yasal defter kayıtları incelendiğinde, hem davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının hem de davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının tamamının davacının defterlerinde kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edilen ve icra takibine konu edilen fiyat farkı faturası da davacı tarafından kabul edilip defterlerine işlenmiştir.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi daireleri tarafından gönderilen BA-BS formları incelendiğinde, söz konusu faturaların karşılıklı olarak vergi sistemi üzerinde kayıtlı olduğu ve herhangi bir iptale tabi tutulmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda (Tablo
:5-6-7.Sh) yer alan davacının yasal defter kayıtları ile teyit edilen cari hesap ekstresi incelendiğinde, davacının yasal defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 16.362,00 TL alacaklı olduğu; bu tutarın davalı tarafından 09.02.2024 tarihinde ödendiği ve davacı tarafından hesabın aynı tarih itibarıyla sıfırlandığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Buna karşın, davacı tarafça incelemeye sunulan ve raporun 8.sayfasında gösterilen tabloda yer alan ve 2024 yılına ilişkin olduğu belirtilen cari hesap ekstresinin, davacının yasal defter kayıtları ile uyumlu olmadığı, söz konusu ekstrede, davacının 2023 yılı sonu itibarıyla davalıdan 16.362,00TL alacaklı görünmesine rağmen; davalı tarafından davacı adına düzenlenen 31.12.2023 tarihli ve ... numaralı, 84.924,15 TL tutarındaki faturanın, aynı tarih itibarıyla kayda alınmış olmasına karşın 2024 yılı ekstresine yansıtılmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Diğer bir anlatımla, 31.12.2023 tarihli söz konusu faturanın 2024 yılı açılış bakiyesine dahil edilmemesi nedeniyle, 2023 yılından devreden bakiyenin gerçeğe aykırı şekilde 101.286,15 TL olarak gösterildiği ve bu tutarın incelemeye sunulan ekstrelere düzgün olmayan bir şekilde aktarıldığı yine bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu durum, rahorda da belirtildiği ve mahkememizce de iştirak edildiği üzere gerek Vergi Usul Kanunu'nun defterlerin doğruluğu ilkesine, gerekse muhasebenin temel kavramlarından olan dönemsellik ve tam açıklama ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla, yasal defter kayıtları ile uyumlu olmayan ve gerçeği yansıtmayan söz konusu cari hesap ekstresi, hesap bakiyesinin tespitinde bilimsel ve muhasebesel açıdan güvenilir bir veri olarak kabul edilemez. Bu nedenle davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş yasal defter kayıtları üzerinden olaya bakıldığında davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 943,87-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 211,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP - HAKİM -
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!