Anahtar kelimeler: Soğutulmuş Sütü İnek Çiğ Şifahi Satmış Özürlü Satılmış Meblağlı Mallar

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin, davalı ile ticari ilişkiye girmiş ve aralarında yapılan şifahi anlaşmaya göre soğutulmuş çiğ inek sütü satmış ve 28.04.2025 tarihli 219.776,00-TL meblağlı faturayı tanzim etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından satılan malların fatura konusu olan mallar davalıya teslim edilmiş olup faturaya itiraz herhangi bir itirazda bulunmamış ayrıca bu güne kadar da kendisine satılmış bulunan malların hatalı ve özürlü olduğuna dair ve kendilerine geç teslim edildiğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmamış olduğunu, davalı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığından fatura kesinleşmiş bulunduğunu, davacı müvekkili şirketin, davalının almış olduğu malların bedelinin ödenmesini şifahen istenmiş ancak ödeme yapılmayınca davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... E.sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış ancak davalı kötü niyetli olarak borcunun olmadığı gerekçesiyle takibe süreci uzatmış olmak için itiraz ettiğini, davalının haksız itirazı üzerine Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna müracaat edilmiş ...... dosya numarasıyla yapılan müzakerelerde taraflar arasında anlaşma sağlanamayınca dava şartı anlaşmama son tutanağı tanzim edildiğini, davalının kötü niyetli olarak malı teslim almasına rağmen borcunun olduğunu bildiği halde tamamen vakit kazanmak için icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirketin bu şekildeki davranışının müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğinden iş bu davanın ikamesi ile icra inkar tazminatının da istenmesi zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek, davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına yapmış bulunduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalarla ilgili başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... numaralı dosyasında; █████/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ....... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 216.505,08-TL █████/2025 tarihli bakiye fatura alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont İskonto) olmak üzere 216.505,08-TL toplam alacak yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak █████/2025 tarihli faturanın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki sözlü çiğ inek sütü satımı nedeni ile takibe konu 28.04.2025 tarihli 219.776,00-fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve Belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Takdir mahkemenin olmak üzere yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, Davacı tarafın 2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 14.10.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” ifadesinin yer aldığı, takip talebinin, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 216.505,08 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 03.06.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “28.04.2025 Tarihli Fatura 219.776,00 TL” diye yazıldığı, Takibe Konu Faturanın, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 28.04.2025 tarihli, ..... numaralı ve KDV dahil 219.776,00 TL tutarlı 1 adet faturanın olduğu, Davacı tarafın 219.776,00 TL tutarlı faturanın 216.505,08 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturanın açıklama kısmına “Soğutulmuş Çiğ İnek Sütü” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-arşiv fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesinin yer aldığı, tarafların 2025 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirmesinin, Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2025 yılına ait takibe konu 1 adet fatura ile birlikte toplam 6 adet faturanın olduğu, takibe konu 1 adet faturanın içerisinde bulunduğu toplam 6 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak 2025 yılında BS-BA Formu ile beyan edildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresinin, Davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 28.04.2025 tarihli ve 219.776,00 TL tutarlı takibe konu faturanın kayıt işlemi ile başladığı, 27.05.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 217.333,08 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirmesinin, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 217.333,08 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 216.505,08 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont iskonto faizi talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.,
Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi, 25.10.2018 Tarih, .... Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre Bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 217.333,08-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların 2025 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 216.505,08-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 43.301,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 14.789,46-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.614,84-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 12.174,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 2.614,84-TL peşin nispi harç, 191,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 3.421,74-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.125,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!