Anahtar kelimeler: Edinceye Murise Etmeden Kurduğunu Murisle Vasiyetname Bıraktığını Vefat Baskı Burdur

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Burdur 3. Asliye Hukuk MahkemesiBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin babası olan muris ... .....’nın 22.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat etmeden önce 02.12.2016 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlediğini ve bu vasiyetname ile malvarlığının bir kısmını müvekkiline bıraktığını, vefat edinceye kadar müvekkilinin murisle ilgilendiğini, davalıların murise vefat etmeden önce sürekli baskı kurduğunu, daha sonra murisin 09.01.2019 tarihinde düzenleme şeklindeki vasiyetname düzenleyerek önceki vasiyetnamesinden döndüğünü, ancak bu vasiyetnamenin baskı ve korkutma yoluyla yapıldığını, murisin dönme tarihinde ayırt etme gücünün bulunmadığı, ayrıca dönme iradesini içeren vasiyetnamede tanık olarak yer alan kişilerin davalılardan Y.............ı’nın taşeron işçileri olduğundan vasiyetnamenin sakatlanmış olduğunu ileri sürerek, dönme iradesini içeren vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının bakım borçlarını gereği gibi yerine getirmediğini ve murisin dönme iradesini içeren vasiyetnamesinin kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBurdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla "...dosya kapsamındaki delillerden iptal istemine konu vasiyetnameden dönme işleminin davalıların baskısı, zorlaması veya korkutması ile yapıldığının ispatlanamadığı, alınan Adli Tıp Kurumu raporunda işlem tarihinde vasiyet edenin ayırt etme gücünün bulunduğunun belirtildiği ve dava konusu vasiyetnamede tanık olarak yer alan kişilerin TMK'nın 536. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kişilerden olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZDavacının yargılama esnasında vefat etmesi sebebiyle mirasçıları, davaya aynı sıfatla ortak vekilleri aracılığıyla devam etmişlerdir.A. Temyiz SebepleriDavacı mirasçıları ortak vekili,1.Murisin işlem tarihinde ayırt etme gücüne sahip olmadığını,2.Murisin dönme iradesinin davalıların baskı ve zorlaması ile sakatlandığını,3.Adli Tıp Kurumundan alınan raporun yetersiz olduğunu,4.Müvekkilinin murise hiçbir zaman kötü davranmadığını,5.Murisin sürekli etki altında bırakıldığını,6.Kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.