Anahtar kelimeler: Gününün İstekli Geldiler Bittiği Salı Davetiye Batman Günde Murisinden İntikal
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; murisinden intikal eden dava konusu 164, 166, 8 19... parsel sayılı taşınmazlarda pay sahibi olduğunu, taşınmazlara ilişkin çeşitli resmi işlemleri yapmak üzere abisi olan davalı ...'ın oğlu ...'yi vekil tayin ettiğini, anılan taşınmazlardaki dava konusu paylarının vekil ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak davalı babasına devredildiğini, hile ile iradesinin yanıltıldığını, görme engelli olup iradesine uygun vekaletname hazırlanmadığını, davalı ... ve oğlu ...'nin işbirliği içerisinde hareket ettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazlardaki payların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazları kız kardeşlerinden satın aldığını, diğer kız kardeşlerinin de ...'yi vekil tayin ettiklerini, davacı ile kardeş olup davacının kızının kendi oğlu ile evli olduğunu, devri bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, dava konusu taşınmazlar için davacıya 6 62... parsellerin verildiğini, köyden ayrılmak istediğinde ise davacının evi kendisine sattığını, hatta bu para ile Batman'da ev satın aldığını, dava dışı kız kardeşi ...ya da arsa verdiğini, ayrıca davacı ve diğer kız kardeşlerine para verdiğini, aradan zaman geçtiğinden tam hatırlamamakla birlikte 2002 yılında taşınmazların rayiç değerlerinin üzerinde para verdiğini, kız kardeşlerin alacakları kalmayınca vekaletname verdiklerini, devirlerin davacının bilgisi ile yapıldığını ve itirazı olmadığını, satış tarihinden itibaren dava konusu taşınmazları kendisinin kullandığını, davacının görme engelinden dolayı sağlık raporu alındığını ve tanıklar huzurunda vekalet ilişkisinin kurulduğunu, işlemlerin davacının iradesine uygun olduğunu, kız kardeşlerinin haklarını aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararla; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan davaların herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya Mahkemesine gönderilmiş, bu karardan sonra İlk Derece Mahkemesince ikinci kararda; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ikinci kararda; muris ...ın veraset ilamının dosyaya sunulması, vekilin zararlandırma kastı taşıyıp taşımadığının ortaya konulması amacıyla uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak taşınmazların temlik tarihindeki gerçek değeri ile akitte gösterilen değerler arasında fark bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, vekil ile davalının işbirliği içerisinde olup olmadığının da tartışılması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu kez İlk Derece Mahkemesince; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalı ile dava dışı vekil ...'nin ortak hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen üçüncü kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince üçüncü kararda; aynı vekil aracılığı ile temlik yapan ve davalı tarafça tanık olarak gösterilen dava dışı mirasçıların dinlenmesi, davalı tarafça davaya konu taşınmazlar için ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise ne şekilde ve ne miktarda ödeme yapıldığının açıklığa kavuşturulması, 166 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil nedenine ilişkin tapu kaydı ile resmi senet arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonuca göre karar verilmesi, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise toplulaştırma işlemi neticesinde oluşan 1 76... parsel sayılı taşınmaz bakımından 1048 parselden gelen 12.547,78 m²'lik ███████████ oranındaki pay miktarı belirtilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dördüncü kararı ile; vekile vekalet veren taşınmazlardaki diğer paydaşların görgüye dayalı şahitliklerinin bulunmadığı, dava dışı vekilin davacı tarafın iradesine uygun hareket ettiğinin somut olayda kanıtlanamadığı, davacıya taşınmaz bedellerinin ödendiğinin ispatlanamadığı, davalı tarafından davacıya verildiği ileri sürülen taşınmazların Hazineye ait olduğu ve davacının bu taşınmazlar için ecrimisil bedeli yatırmadığı, davalının vekalet akdinin kötüye kullanıldığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın, taşınmazların vekaleten kendisine temlik edilmesi sebebi ile taşınmaz bedelini davacı tarafa ödediğini usulünce ispatlayamadığı, dava konusu taşınmazların temlikine esas işlemin vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklandığı, davalı ile (dava dışı) vekil olan oğlunun davacıyı zararlandırma iradesi ile hareket ettikleri, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerin eksik değerlendirildiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, vekaletnamenin dava konusu taşınmazların satışı için verildiğini, dava konusu satış nedeni ile davacıya vekil ...'nin babası (davalı) tarafından elden ödeme yapılmış olup beyanları arasında çelişki bulunmadığını, taşınmazların niteliği ve değerlerinin yanlış hesaplandığını, kararın eksik, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanları ve diğer delillerle taşınmazların bedelinin davacıya ödendiğinin ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların murisi ...ın ölümü ile davacı kızı ........., davalı oğlu ........... ile dava dışı kızları ............. ve ........'ın mirasçıları olarak kaldığı, davacı ...'ın ............ Noterliğinin 20.08.2002 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı kardeşi ............'ın oğlu olan dava dışı ...'yi vekil tayin ettiği, 164, 166, 8 19... parsel sayılı taşınmazların muris ... adına kayıtlı iken 13.09.2002 tarihinde mirasçılarına intikalinin ardından davacı adına kayıtlı çekişme konusu payların vekil ... tarafından babası olan davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, yine aynı resmi akitte dava dışı kız kardeşler ... ve ...........'ın paylarının da vekilleri ... tarafından ...'a satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 18.380,89 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!