Anahtar kelimeler: Muristen Terekesinin İptaliyle Taksim Açıklayarak Murisin İntikal Yönde Belgenin Tarım

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılar ile birlikte ... .... Tarım mirasçılarından olduğunu, muristen intikal eden 36 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu müvekkiline bırakıldığını ve buna ilişkin 11.05.2007 tarihli belgenin düzenlendiğini açıklayarak, taşınmazın tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili; murisin terekesinin taksim edilmediğini, aynı yönde açılan bir kısım davalar ile terekenin taksim edilmediğinin ispatlandığını, mirasçıların taşınmazların taksimi hususunda görüşmekle birlikte davacının diğer mirasçılara tapuda devir borcunu yerine getirmediğini ve bu nedenle anlaşmanın sağlanamadığını, davacının tutunduğu belgenin miras taksim sözleşmesi niteliğinde olmadığını, belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, taşınmazda paylı mülkiyet olduğundan miras paylaşımından bahsedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.2.Davalılar ... ve ... duruşmada; belgedeki imzanın kendilerine ait olduğunu ancak bu sözleşme ile yalnızca davacıya evinin bulunduğu yerin verildiğini beyan etmişlerdir.3.Davalılar ..., ... ve ... vekili ise; ortak mirasbırakanın terekesinin taksim edilmediğinin taraflar arasında görülen diğer davalar sonucunda ispatlandığını, taraflar arasında taksime ilişkin görüşmeler yapılmakla birlikte davacının diğer mirasçılara tapuda devir borcunu yerine getirmediğinden anlaşmanın sağlanamadığını, davacının tutunduğu belgenin sonradan hazırlandığını veya imzaların taklit edildiği ya da belgenin değiştirildiğini düşündüklerini, kendilerinin davacıya yalnızca ev yapmak için izin verdiklerini, taşınmazda paylı mülkiyet olduğundan miras paylaşımından bahsedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.4.Davalı ... duruşmada; dava konusu belgeyi hiç görmediğini, davacıya sadece yaptığı ev ve işyerini kiraya verebilmesi için belge imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 19.04.2011 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile; sözleşmede davacının imzası bulunmadığından sözleşmenin geçerli olmadığı, diğer mirasçıların imzalarının bu nedenle incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.11.2012 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesine ekli olarak sunduğu 11.05.2007 tarihli "belge" başlıklı fotokopide, davaya konu 36 parsel sayılı taşınmazın "kardeşler arasındaki mal paylaşımında davacıya intikal ettiği"nin açıklandığı, düzenlenme tarihi itibariyle murisin tüm mirasçılarının ad ve soyadları ile imza ve parmak izlerinin bulunduğu belgenin iki aza ve köy muhtarınca tasdik edildiği, bu somut olgular karşısında, mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak hüküm kurulması gerekirken, davacı tarafından sunulan belgenin aleyhine delil olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin █████/2014 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile; taksim sözleşmesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarihli, ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile; davalıların, dayanılan senedin altındaki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak mahkemece savunmaya itibar edilmediği, mahkemece davacının dayandığı 11.07.2005 tarihli pay devri sözleşmesinin hukuken geçerli bir sözleşme olup olmadığı hususu üzerinde durularak senet altındaki imzaların devir yapan kişiler tarafından atılıp atılmadığının saptanması, imzaların inkar edilmesi sebebiyle usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılarak ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Davacı vekilinin dava dilekçesine ekli olarak sunduğu 11.07.2005 tarihli "belge" başlıklı fotokopide, davaya konu 36 parsel sayılı taşınmazın kardeşler arasındaki mal paylaşımında davacıya intikal ettiğinin açıklandığı... düzenlenme tarihi itibariyle murisin tüm mirasçılarının ad ve soyadları ile imza ve parmak izlerinin bulunduğu belgenin iki aza ve köy muhtarınca tasdik edildiğinin görüldüğü, ATK raporu ile imzaların taraflara ait olduğu sadece ... için kuvvetle muhtemel olduğu kanaatinin bildirildiği, dinlenen tanıklardan davanın dayanağı olan senet altında imzası olan ve aynı zamanda o dönemin muhtarı olan tanık beyanında senet imza atılırken tüm tarafların orada olduğunu beyan ettiği ve sıralı imza atıldığını söylediği, ATK raporu ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; imzaların imza altında ismi geçen şahıslara ait olduğu ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle 36 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde:a. Dava tarihinin hatalı olarak 03.06.2014 gösterildiğini, dava tarihinin 22.10.2010 olduğunu ve bu tarihteki değer üzerinden harca esas değerlendirmenin yapılması gerektiğini, kararda 2014 değerlerinin esas alındığını,b. Davacının kendisine ait paylar ile davacının inşa ettiği yapıların da dava değeri olarak kabul edildiğini, bu nedenle değerin çok yükseldiğini, temyiz etmeyi zorlaştırdığını, harç ve yargılamagiderlerinin fazla çıktığını, 2014 yılı değerinin de yüksek hesaplandığını, taşınmazda paylı mülkiyet olduğunu ve taraflar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, bu nedenle harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin payları oranında alınması gerektiğini, müştereken alınmasına hükmedildiğinde davalıya daha fazla yükümlülük yüklendiğini,c. Terekenin davacının iddia ettiği anlamda paylaşılmadığının Marmaris Kadastro Mahkemesinde görülen ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosya ve ████████ Esas sayılı dosyada ispatlanmış olduğunu,d. Davalının mirasta hakkı olmadığı söylenerek sürekli dışlandığını, davacı ile bir araya gelmesinin söz konusu olmadığını, paylaşım yapılmadığını,e.Dava konusu belgedeki imzanın davalıya ait olmadığını, davalıya ait olduğunun hiçbir raporda kesin olarak tespit edilemediğini, davanın sahte belgeye dayandığını,f.Tanık beyanlarının da savunmalarını desteklediğini, kadastro dosyalarında davacının taksim yapılmadığını beyanları ile kanıtladığını, davacı tanığı ... ...’in gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu,g.Paylı mülkiyete tabi taşınmaz hakkında miras taksiminden bahsedilemeyeceğini, belgenin davalı katılmadığından miras paylaşımı belgesi olmadığını, yine anne ...’nın da katılmadığını, davacı kullanımın kendisine hak tanımayacağını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda, dava 22.10.2010 tarihinde açıldığı halde bilirkişilerce 09.04.2014 tarihi dava tarihi kabul edilmek suretiyle dava değerinin bu tarihteki veriler üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın 22.10.2010 tarihindeki değerinin bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle belirlenerek davacının da taşınmazda payı bulunduğu, bu pay ve davacı tarafından imar edilen yapıların uyuşmazlık konusu olmadığı gözetilerek bu tutarların çıkarılması suretiyle bulunacak dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken taşınmazın tamamının sonraki tarihli değeri esas alınarak dava değerinin tespiti doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARYukarıda V.B.2. paragrafta belirtilen sebeplerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Davalının sair temyiz itirazlarının reddine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.