Anahtar kelimeler: Purchase Ceket Order Aksesuar Modelleri Kumaş Revize Üretildiğini Defalarca Numuneler

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi özetle; müvekkili ile davalı arasında Mart 2023 tarihinde başlayan görüşmeler sonucu 19.04.2023 tarihinde bir sipariş formu (purchase order) oluşturularak bir eser sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşmeye istinaden eseri meydana getirmek üzere davacı tarafında kararı verilen kumaş ve aksesuar müvekkili tarafından satın alındığını, numuneler üretildiğini, işbu numuneler üzerinde fikir değişiklikleri sebebiyle defalarca revizyon yapıldığını, ayrıca ...Marka “...” ... ve “...” (ceket) modelleri üzerinde yapılan revizyonların onaylanması üzerine █████/2023 tarihinde davalı tarafından revize bir sipariş formu gönderildiğini, bu süreçte davalı ve müşterisi ile müvekkili işyerinde gerçekleşen toplantıda son numuneler incelendiğini, düğme modelleri seçildiğini, işbu düğmeler fiyat farkı çıksa da müvekkilince davalıya yansıtılmamış sürecin sorunsuzca devamlılığı sağlandığını, davalı tarafından █████/2023 tarihinde tekrar bir revize sipariş formu düzenlendiğini, müvekkilince bu revize forma istinaden, █████/2023 (Çarşamba) tarihinde pazartesiye kadar (█████/2023) onay verilmesi durumunda siparişlerin teslim edilebileceği tarihin █████/2023 olacağı bildirildiğini, fakat bundan sonra müvekkiline bir onay verilmediğini, █████/2023 tarihinde ise davalı tarafından teslim tarihinin kabul edildiği iletildiğini, haliyle bu süreçte onay gelmeyen bir eserin üretimi yapılamadığından teslim tarihi değiştiğini, 09.2023 tarihinde ise imalatı sipariş formuna uygun yapıldığını, numunesi onaylanmış ve seri üretimi yapıldığını, "..."(pantolon) ve "..."(ceket) modelleri hiçbir ayıbı olmamasına rağmen vazgeçildiği söylenerek müvekkilinden teslim alınmadığını, bu süreçte ne bir ayıp ihbarı ne de bir inceleme yapılmadığını, müvekkiline yapılan bir ayıp ihbarı olmadığı gibi malların teslim alınması amacıyla çekilen ... 43. Noterliği ... yevmiye no.lu ve ...tarihli ihtarnameye istinaden mallar teslim alınmadığını, davalı bu süreçte Türk Borçlar Kanunu m:475 gereğince seçimlik haklarını da kullanmadığını, zira seçimlik hakların en ağırı olan sözleşmeden dönme hakkının da ayrıca belli özel şartlara bağlanmış olması sebebiyle bu hakkı kullanma imkanı da bulunmadığını, bu şekilde değerlendirildiğinde davalı sözleşmeden dönme koşullarını haiz değil olmadığın, zira dönme hakkının kullanılabilmesi için varlığı gerekli özel şart, iş sahibinin kabulünün beklenemeyeceği kadar eserin sözleşmeye ya da dürüstlük kuralı gereği ondan beklenen özelliklere aykırı olması olduğunu, eser bu oranda ayıplı değilse iş sahibi dönme hakkını kullanamayacağını, sipariş formları revizyon formları ve dikilen mallar incelendiğinde bu şekilde bir ayıp mevcut olmadığı açıkça görüleceğini, müvekkilinin işbu imalatı yapılan mallar için fatura kestiğini fakat davalının devamlı suretle iade faturası keserek halen faturaları kabul etmediğini, buna karşı bir sebep de sunmadığını, e-fatura sistemi üzerinden hak kaybına uğramamak açısından bu karşılıklı faturalaşma devam ettiğini, bu hususta öncelikle ... 43. Noterliği ... yevmiye no.lu ve... tarihli ihtarname keşide edilerek borcun ödenmesi talep edildiğini fakat dönüş alınamadığını, bu sebeplerle ... 29. İcra Müdürlüğü'nde... no.lu icra takibi açılarak işbu borcun tahsili sağlanmaya çalışılsa da davalı tarafından dosyaya itiraz edilmek suretiyle takip durdurulduğunu, bu sebeplerden işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, karşı tarafın ... 29. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası kapsamında yapmış olduğu borca itirazın kesin olarak kaldırılmasını, takibin devamını, karşı tarafın, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmayan bir tazminata mahkum edilmesini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti
: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇEDavacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu ilamsız icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasında aktedildiği ileri sürülen eser sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan alacak hakkının bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı hususlarından ibarettir.Mahkememizin 24.10.2024 tarihli ara kararında 04.11.2024 günü davacı işyerinde tekstil mühendisi sektör bilirkişisi ile birlikte keşif icra edilmesine karar verilerek, davaya konu sözleşmede yer alan tekstil ürünlerinin seri üretimlerinin, sözleşme ve tekstil sektörü piyasa uygulamaları uyarınca teknik kalite ölçeklerinde kabule uygun olup olmadıklarının gerekçeleri ile raporlanmasına karar verildiği, 04.11.2024 tarihinde davacı şirketin işyerinde keşif icra edildiği, bilirkişinin 27.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyaya sunulan sözleşme ve tekstil piyasa kalite kabul kriterleri dikkate alınarak, borca konu üretilen bir model blazer ceket ve bir model pantolonun tüm sipariş adeti değerlendirilerek, teslime hazır edilmiş malların gerekli kontrolü sağlandığı, incelenen ürünlerde ihracat müşterisinin kabulüne engel teşkil edebilecek genel tekstil piyasa kabul kriterleri dışında olabilecek herhangi bir genel görünüm yani optik ve düğmeler özelinde bir temel soruna rastlanamadığı, keşif günü çekilen fotoğrafların raporda dosyaya sunulduğu, seri imalatı yapılarak sevke hazır hale getirilen raporda sipariş adeti, birim fiyatı ve model ismi belirtilen bir model blazer ceket ve bir model pantolon için bahsi geçen alındığında seri üretimin kabulüne engel teşkil eden bir konunun varlığından söz edilemeyeceği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.Mahkememizin 07.02.2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı gereği dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup olmadığı, dava konusu takip dosyasına dayanak █████/2024 tarih ve 5.473,38 GBP bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dayanak faturanın taraflarca bağlı oldukları Vergi Müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, davalı ile dava dışı yabancı menşeili şirket arasındaki ticari ilişkinin mahiyetinin ne olduğu, davalı şirketin İngiltere ülkesinde mukim şirket ile davacı şirket arasında aracılık mı yaptığı, yahut davacıdan satın aldığı ürünleri dava dışı yabancı şirkete mi sattığı, davaya dayanak faturanın davacıya süresi içerisinde iade edilip edilmediği hususunda rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir.Dosyaya ibraz edilen 09.04.2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu tespit edildiği, 2024 yılı ticari defterlerinin tasdikleri ticari defterleri sahibi lehine delil olma vasfına haiz olup/olmadığının mahkememiz tarafından değerlendirilmesi gerektiği, davacı şirketin sunduğu cari hesap ekstreleri incelendiğinde; davalı ... Ti 'nin 31.12.2023 tarihli 4.661,86 TL borcu, 31.12.2024 tarihli 2.260,13 TL borcu ve 10.02.2025 tarihli 285.119,07 TL borcu görünmediğini, davaya konu fatura tutarı 202.260,01 TL karşılığı 5.473,38 GBP olduğunu, davalı şirketin sunduğu cari hesap ekstreleri incelendiğinde; davacı ... Tic.A.Ş.'nin 31.12.2023 tarihli 5.803,46 TL alacağının göründüğü, davalının 2024-2025 yılına ait cari hesap ekstresini sunmaması nedeniyle 2024-2025 sonundaki bakiyeleri hakkında inceleme ve tespit yapılamadığı, davalı ve davacı arasında 29.12.2023 tarihinden 31.12.2024 tarih bir şekilde faturalaşmanın devam ettiği için davaya konu fatura bedelinin borç/alacak görüldüğü, ancak davacının 2025 yılı cari hesap ekstresi incelendiğinde; davalının 10.02.2025 tarihi itibar 285.119,07 TL borçlu olduğu göründüğünü, davaya konu fatura tutarı 202.260,01 TL karşılığı 5.473,38 GBP olduğunu, taraflar arasında davaya konu faturaya işkinin olduğunun görüldüğü, davalı ...Şti. ile davacı ...Tic.A.Ş'nin 2023 Yılı Ba-Bs formunda beyan ettikleri alış ve satış tutarlarında mutabakat sağladıkları, davalı ...Şti ile yurtdışında faaliyet gösteren dava dışı ....LTD arasında aracılık mı yaptığı ya da davacıdan satın aldığı ürünleri dava dışı yabancı şirkete sattığı konu ile ilgili yasal defterlerde yapılan incelemeye göre ; davalı ...Ltd.Şti. ile yurtdışındaki firma arasında ticari ilişki olduğu anlaşıldığı, ancak bu ticari ilişkinin aracılık mı olup/olmadığını tespit etmek eldeki verilerle mümkün olmadığı, buna göre davalının davacıdan satın aldığı ürünleri yurtdışı firmaya satmış olduğu anlamanın mümkün olduğu, ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında takip talebinde █████/2023 tarih ve ... numaralı fatura olarak belirtilmiş, takibe dayanak belge olarak █████/2024 tarih ve ... numaralı fatura sunulmuş olduğu, her iki faturada cari hesap ekstrelerinde görüldüğü yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında; "Dosyanın bilirkişiye yeniden tevdii edilerek, davacı vekilince dosyaya sunulan ticari kayıtlar nazara alınarak taraflar arasında ticari ilişki mevcut olmadığı, dava konusu takip dosyasına dayanak 29.12.2023 tarih ve ... numaralı 5.473,38 GBP bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve dayanak faturanın taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmediği, davalı ile dava dışı yabancı menşeili şirket arasındaki ticari ilişkinin mahiyetinin ne olduğu, davalı şirketin İngiltere ülkesinde mukim şirket ile davacı şirket arasında aracılık mı yaptığı, yoksa davacıdan satın aldığı ürünleri dava dışı yabancı şirkete mi sattığı, davaya dayanak faturanın davacıya süresi içinde iade edilip edilmediği hususunda davalı vekilinin de itirazlarını karşılar mahiyette rapor tanzim edilmesinin istenmesine" karar verilmiştir.Dosyaya ibraz edilen 05.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu takip dosyasına dayanak 29.12.2023 tarih ve ... numaralı 5.473,38 GBP bedelli fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava konusu takip dosyasına dayanak 29.12.2023 tarih ve ... numaralı 5.473,38 GBP bedelli faturanın taraflarca bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerine BA-BS formları ile beyan edildiğinin görüldüğü, davalı ... Dış Tic.Ltd.Şti ile yurtdışında faaliyet gösteren dava dışı ...LTD arasında aracılık mı yaptığı ya da davacıdan satın aldığı ürünleri dava dışı yabancı şirkete sattığı konu ile ilgili yasal defterlerde yapılan incelemeye göre; davalı ... Tic.A.Ş'nin ürettiği ürünleri kendi namına satın aldığı, davalı ...Şti kendi namına satın aldığı ürünleri kök raporda belirtildiği üzere yasal defterinde "... nolu Ticari Mallar " hesabına kaydettiği, yine davalı ...Ltd.Şti'nin yasal defterinde davacı ... A.Ş'nin'den kendi namına satın aldığı "Ticari Mallar " hesabına kaydettiği ürünleri yine kendi namına Yurtdışı firmaya" ihracat yoluyla dava dışı şirkete sattığı ve "... nolu Yurtdışı satışlar" hesabına kaydettiği görüldüğü, ....Ltd.Şti “nin yasal defterinde davacı...Tic.A.Ş' den kendi namına satın aldığı " Ticaret Mallar " hesabına kaydettiği ürünleri, yine kendi namına Yurtdışı firmaya ihracat yoluyla dava dışı şirkete sattığı ve "... nolu Yurtdışı satışlar” hesabına kaydettiği, davaya dayanak faturanın davacıya yasal şüresi içinde iade edildiği, kök raporda belirtildiği üzere davacı tarafından 10.02.2025 tarihini de kapsayacak şekilde cari hesap ekstresini iletmiş olması, davalı tarafın sunduğu cari hesap ekstresi 31.12.2023 tarihli olması sebebiyle arasında farkın 279.315,61 TL olduğu, davacı ...'in sunduğu 10.02.2025 tarihli cari hesap ekstresinde görünen borç bakiyesi= 285.119,07 TL, davalı ...'in sunduğu 31.12.2023 tarihli cari hesap ekstresinde görünen borç bakiyesi=5.803,46 TL ile fark tutarının = 279.315,61 TL olduğu, ancak davalı ve davacı arasında e- fatura sistemi üzerinden hak kaybına uğramamak açısından sürekli olarak faturalaşmanın 2025 yılına kadar devam ettiği, buna göre davalının 2024 ve 2025 cari hesap ekstresi görülmemiş olmakla birlikte, muhasebesel işlemlerin bir sonucu olarak karşılıklı borç/alacak bakiyesi oluşmayacağı yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 474- 478 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 359-363. maddeleri) ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir.Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır.Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imâl edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. ve mülga BK’nın 359/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.Gizli ayıplarla ilgili mülga BK’nın 359/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesi ile mülga BK’nın 362/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir.Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. (BK, m. 360) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve ...E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu... Esas ... Karar)İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi...Esas ... Karar)Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından imal edilen tekstil ürünlerinin davalı tarafından satın alındıktan sonra davalı tarafından yurt dışında mukim şirkete satıldığı, dava dışı yabancı şirket tarafından ürünlerde ayıp olduğu iddiası ile ürünlerin satışının iptal edildiği,dava konusu icra takibine dayanak sözleşmeye konu tekstil ürünlerine ilişkin süresinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair dosyaya belge sunulmadığı gibi yapılan bilirkişi incelemesinde söz konusu tekstil ürünlerinin ayıplı olmadığının tespit edildiği, davalının ürünleri davacıdan kendi nam ve hesabına satın aldığı, eş deyişle davacı ile dava dışı şirket ile aracılık faaliyeti yürütmediği, dava konusu icra takibine dayanak faturanın taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edildiği, eş deyişle tarafların BA BS formları arasında mutabakat bulunduğu, malların teslim alınması için davacı tarafından davalıya tebliğ edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafından ürünlerin teslim alınmadığı, bu durumda davalının dava konusu icra takibine itirazının haksız ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerleDavacının davasının KABULÜNE,... 29. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline,Takibin kaldığı yerden devamına,Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 40.452,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 13.816,38 TL karar harcının, 2.399,35 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 11.417,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan toplam 11.575,00-TL yargılama gideri ile 2.399,35 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı ve 3.030,30-TL keşif harcı toplamı 17.432,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır