Anahtar kelimeler: Kaptan Gemide Denizcilik Sefer Yapmakta Muhasebecileri Organizasyon Sureti Kiralanmak San
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... San. Tic. AŞ (... Şirketi) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Denizcilik Organizasyon Tic. ve San. Ltd. Şti. (... Denizcilik Şirketi) tarafından davalı ... Şirketine kiralanmak sureti ile sefer yapmakta olan gemide kaptan olarak çalıştığını, aylık 4.000,00 TL ücretinin olduğunu, bir kısmının ... Denizcilik Şirketi tarafından, bir kısmının da muhasebecileri tarafından hesabına ödendiğini, 48 saat çalışıp 48 saat dinlendiğini, fazla çalışmalarının ödenmediğini, 14.12.2014 - 29.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, ücretinin zamanında ödenmemesi, fazla çalışmalarının ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı olarak davacının feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının işvereninin diğer davalı Şirket olduğunu, bu nedenle de müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, diğer davalı ile aralarında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığı gibi davacı ile aralarında da hizmet ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Denizcilik Şirketi vekili, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmemiş ücret alacağının mevcut olduğu anlaşılmakla iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle sona erdirildiği, bu yönü ile kıdem tazminatının kabulüne karar verildiği, davacının 48 saat çalışma, 48 saat dinlenme olarak iddia ettiği çalışma düzeninin davacı tanık anlatımları ile doğrulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince tarafların göstermiş oldukları delillerin toplandığı, resen yapılması gereken araştırmaların yapıldığı, dosyada mevcut deliller ile tarafların beyan ve itirazlarının tartışılıp değerlendirildiği, dosya kapsamına nazaran davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, asıl işveren olarak dava konusu işçilik alacaklarından diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu, davacının fesih tarihi itibarıyla ödenmemiş geniş anlamda ücret alacağı bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, o hâlde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatı talep hakkı bulunduğu, davalı işverenlikte çalışma gün ve saatini ispata yarar imza föyü, puantaj gibi işçi imzasını içeren yazılı delil sunulmadığından davacının çalışma koşullarını bilebilecek konumda olan tanık anlatımı ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, tanıklığı sırasında hâlen işverenlikte çalışan davalı işveren tanıklarının beyanına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği, hükme dayanak bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu, dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde; tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, yıllık ücretli izin kullandırıldığını yazılı belge ile ispat yükü işveren üzerinde olup istinafa gelen asıl işveren davalının da belge tutma yükümlülüğünün devam ettiği, alt işvereni bu yönden de denetlemesi gerektiği, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ile müvekkili Şirket arasında iş ilişkisinin bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini,
2. Müvekkili Şirketin sadece ... hattında gerçekleştirilen taşıma faaliyetinde kullanılmak üzere gemiyi kiralamış olup geminin donatanı ve zilyedinin ... Denizcilik Şirketi olduğundan, gemide istihdam edilen gemi adamlarının ücretlerinden/hak edişlerinden dolayı müvekkili Şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini,
3. Davacının kıdem tazminatına hak kazandığını ispat edemediğini,
4. Davacı gemiadamı 854 sayılı Deniz İş Kanunu’na (854 sayılı Kanun) tâbi olup kaptanların 854 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca fazla çalışma alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığını,
5. Davacının ücret alacağı, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri bakımından müvekkili Şirketin müteselsilen sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili Şirket davacının işvereni olmadığından söz konusu alacak kalemleri bakımından sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı ile kaptan olarak çalışan davacının talep konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davalı ... Şirketinin bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere 854 sayılı Kanun'un 26/1 hükmüne göre genel bakımdan iş süresi günlük 8 saat, haftalık ise 48 saattir. Maddenin 2. fıkrasında ise iş süresi, gemiadamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süre olarak ifade edilmiştir.
854 sayılı Kanun’da fazla çalışmalar için günlük veya yıllık bir sınır öngörülmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamındaki işçiler için ise fazla çalışmanın sınırı yılda 270 saat olarak belirlenmiştir. Ancak 4857 sayılı Kanun’daki 270 saat sınırlamasının 854 sayılı Kanun kapsamında çalışanlar için uygulanması, bu Kanunların her ikisi de özel kanun olduğundan, mümkün değildir. Bu konuda sınır olarak Türkiye tarafından onaylanan uluslararası kaynak olan 180 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesi ile ███████ sayılı Avrupa Birliği Direktifi dikkate alınabilir. Anılan Sözleşme ve Direktifin 5. maddelerinde, işçinin sağlığının ve güvenliğinin korunması amacıyla çalışma sürelerinde sınırlamaya gidilmiş ve asgari dinlenme süreleri belirlenmiştir. Buna göre "Azami çalışma süresi 24 saatlik sürede 14 saati, 7 günlük sürede 72 saati geçemez. Dinlenme süresi ise 24 saatte 10 saatten, 7 günlük sürede 77 saatten az olamaz. Dinlenme saatlerinin 6 saatten az olmamak koşuluyla ikiye bölünerek uygulanması mümkün olup iki dinlenme süresi arasında geçecek zamanın da 14 saatten fazla olmaması gerekir."
Yine ███████ sayılı Avrupa Birliği Çalışma Süresi Direktifi'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında çalışma süresi; "Çalışma süresi, ulusal yasalar ve/veya uygulamalarla belirlenen, işçinin, işverenin gözetimi ve denetimi altında, işverence verilen görevleri yerine getirirken geçen tüm süreleri ifade eder." şeklinde tanımlanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, gemi kaptanı olarak görev yapan müvekkili işçinin Kocaeli ili Gebze ilçesinde bulunan Topçular-Seferihisar arasında sefer yaptığını, 48 saat çalışıp 48 saat ara vermek suretiyle çalıştığını açıklayarak fazla çalışma ücreti talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia edilen bu çalışma sistemine göre hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre davacının kaptan olarak çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca tanık anlatımlarından davacının iki gün gemide kalıp iki gün dinlenme suretiyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının sürekli tarifeli sefer yapan bir gemide 48 saat kesintisiz çalıştığını kabul etmek olağan değildir. Davacı tanığı, kendisinin de kaptan olduğundan ve davacı ile birlikte çalıştığından bahsetmiştir. Tanık beyanlarından ve iddia edilen çalışma sisteminden davacının görev yaptığı gemide birden fazla kaptanın çalıştığı izlenimi edinilmiştir.
Gemiadamının çalışma ve dinlenme süresine ilişkin uluslararası düzenlemeler ile 854 sayılı Kanun hükümleri birlikte dikkate alındığında; davacının fazla çalışması gemide bulunduğu süreye göre değil işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süreye göre belirlenmelidir. Dolayısıyla davacının gemide bulunduğu 48 saatlik zaman zafında davacı ile birlikte kaç kaptanın bulunduğu ve buna bağlı olarak gemide bulunduğu 48 saatlik süre zarfında fiilen ne kadar çalıştığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre fazla çalışma alacağının belirlenmesi gereklidir.
Eksik incelemeyle yazılı şekilde fazla çalışmanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!