Anahtar kelimeler: Tpmkya Köklü Paslanmaz Mutfak Güçlü Aşkın Sınıfında Süredir Sektöründe Talepli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiNUMARASI
: ████████ E. █████/2025 (Ara karar)DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 30 yılı aşkın süredir paslanmaz ... mutfak eşyaları sektöründe faaliyet gösterip üretim yaptığını, müvekkilinin markasının köklü ve tüketiciler nezdinde tanınan , tescilli ve güçlü marka olduğunu, müvekkilinin bu hizmet sınıfında bir çok tescilli markasının bulunduğunu, davalı tarafın "... ..." ve "... ... ..." markaları için TPMK'ya yapılan tescil başvurularının olumsuz sonuçlandığını, davalı tarafın müvekkilinin markası ve ticaret unvanını içeren markalara tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilin markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, davalının kullanımının müvekkilin markası ile iltibas yarattığını, davalı taraf müvekkil ile aynı alanlarda faaliyet göstermekte olup, müvekkilinin ürünlerine aynı ve benzer ürünleri satışa çıkardığını, haksız kazanç elde ettiğini, davalının eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalının tecavüze konu eylemlerinin tedbiren durdurulmasını ve tecavüze konu ürünlere tedbiren el konulmasını talep etmiştir .İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli yapılan yargılama sonunda; "...Bilirkişi raporunda ... isimli satış platformu üzerinden satış yapanların dava dışı şahıslar olduğunun belirilmesi, davacı tarafça dosyaya sunulan ve ... tarafından satışı yapılan ürün fiziken incelendiğinde ürünün altında "..." ibaresinin bulunduğu, ürün veya kutusu üzerinde üretici firmaya ilişkin ibarenin bulunmadığı görülmekle davalı yönünden yaklaşık ispat koşulları sağlanmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davalı ...'un, ... başvuru numarası ile "... ..." markası ile 16.11.2022 tarihinde 21 / 35 / nice sınıfında başvuru yaptığını, müvekkilinin ... ve ... markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, marka tescil edilmediğini, aynı zamanda davalının, ...başvuru numarası ile "... ... ..." markası ile 03.03.2021 tarihinde 21/nice sınıfında başvuru yaptığını, müvekkilinin ... ve ... markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvuru/tescil geçersiz olup, marka tescil edilmediğini, Davalının tescil edilememesine rağmen davalı tarafından "..." ibresinin vurgulanarak kullanılmakta olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, Davalının tescilsiz ... ..." ve "... ... ..." markalarının, müvekkilinin markasının esaslı ve tamamlayıcı unsurlarının tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacak şekilde benzer olması sebeplerine dayalı olarak açıkça SMK'ya aykırılık teşkil ettiğinden, davalının tescil edilmemiş "... ..." ve "... ... ..." markaları için haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, karşı tarafa ait her türlü üretim ve makine teçhizatlarına el konulmasına, piyasaya sürülen ürünlerin ve verilen reklam vasıtaları, basılı evrakların vs. toplatılması talebine dayalı olduğunu, bilirkişi raporunda açıkça davalının marka kullanımının müvekkili marka ile iltibas tehlikesi doğurduğunun tespit edildiğini, davalının tescilsiz "... ... ..." ve "... ... ..." markalarının, müvekkilinin tescilli markasının asli ve ayırt edici unsuru olan "..." ibaresini içerdiğini, davacının tescilli 21. sınıf kapsamına girdiğini ve tüm bunların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurduğunun tespit edildiğini, -... adlı satıcıdan gönderilen "... ..." marka ... : https://www...com/...-.../...?...; ... ... adlı satıcıdan gönderilen "... ..." marka ... https://www..../.../.../...-görsellerinin delil olarak sunulduğunu, davalının tescil etmeye çalıştığı ancak - müvekkiline ait markaya benzerlik de tespit edildiğinden - tescil başvurusunun reddedildiği "... ... ... ve ... ... ..." markalarının kullanımının müvekkili nezdinde marka hakkı ihlaline sebebiyet verdiğini, Yerel Mahkeme kararının tamamen haksız bir gerekçeye dayalı olarak verildiğini, ürünlerin farklı satıcılar tarafından internet ortamında sunulmuş olmasının söz konusu markanın davalıya ait olmadığı anlamına gelmediğini, bu ürünlerin davalının başvuru yapıp tescil ettiremediği "... ... ..." adı altında satışa arz edildiğini, internet ortamında veya fiziki mağazalarda yer alan ürünlerin, farklı markalara ait olabildiğini, söz konusu satıcıların, farklı markalara ait farklı ürünleri kendi mağazalarında satışa sunduğunu, her ne kadar marka, davalı tarafından kullanılsa da ve ürünler kendisine ait olsa da onları internet ortamında satan satıcıların farklılık gösterdiğini, bu durumun davalıya ait ürünün halka arz edildiği ve müvekkili nezdinde marka hakkı ihlali oluştuğu gerçeğini değiştirmediğini, müvekkilinin marka hakkı ihlal edilmeye devam etmekte ve ticari itibarı da zedelenerek tüketiciler nezdinde güvenilirliği zarar görmekte olduğunu, sırf internet üzerindeki satıcıların farklı olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddedilmemesinin aykırı olduğunu, satışın üçüncü bir satıcı tarafından yapılmasının, davalının ihlal fiiline katılımını veya bundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, Markanın ticari kullanımının davalıya atfedilebilir nitelikte olduğunu, satıcının farklı bir kişi olması / farklı kişilerce halka arz edilmesinin, davalının markayı hukuka aykırı biçimde kullandığı ve kullandırdığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, markanın ticari hayata girmesi davalı tarafından gerçekleştirildiğinden, sorumluluğun da ona ait olacağını, satıcıların, aracı olarak, farklı kişilere ait ürünleri satışa sunmakta olup, netice itibariyle Davalıya ait ürünü sattığını, davalıya ait tescilsiz markanın kullanımının müvekkili nezdinde marka hakkı ihlaline sebebiyet verdiğini, bu kullanımın tüketiciler nezdinde de iltibas yarattığının bilirkişi raporu ile de sübuta erdiğini, ihtiyati tedbir kararının reddine dair verilen ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep, ihtiyati tedbir istemi içeren dilekçede belirtilen internet sitelerinde satışa konu ürünün engellenmesi ve markaya tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.Delil tespiti talebi üzerine aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, "davalıya ait olarak belirtilen https://www...com/...-.../... adresinde “... ... ...” isimli ürünün tanıtımının yapıldığı, ürün stoğunun tükenmesi nedeniyle satış olmadığı görüldüğü, ürün görseli içinde “... ...” ve “4 PARÇA ... ... ... ... TAKIMI” ibareli "ŞEKİL" görseli ile ibaresinin yer aldığı, ürün adı ve açıklama kısımlarında “... ...” ve “...” ibaresinin kullanıldığı, ürünün satışının yapıldığı “...” isimli ....com online mağazanın dava dışı ... tarafından işletildiği, davalıya ait olarak belirtilen https://www..../...../..adresinde “... ... ... ... ...” isimli ürünün tanıtımının yapıldığı, ürün stoğunun tükenmesi nedeniyle satış olmadığı görüldüğü, ürün adı ve açıklama kısımlarında “... ...” ibaresinin kullanıldığı, ürünün satışının yapıldığı “... ...” isimli ....com online mağazanın dava dışı ... ... tarafından işletildiği, “...” isimli Instagram hesabı anasayfası incelendiğinde hesabın “Toptan Satış ve Tedarik Mağazası” olarak tanıtım açıklamasına yer verildiği, “... 8.ada ..bağcılar/İstanbul, Istanbul, ... ” şekline iletişim bilgisinin yer aldığı, hesabın Ocak 2025 tarihinde açıldığı, hesap içeriğinde yapılan ... ve video paylaşımlarda "... ..." görsellerinin kullanıldığı, hesap sahipliği bakımından yapılan incelemede ınstagram sisteminde kullanıcı adlı tabanlı bir sistem olmasından kaynaklı şirket unvanı ya da gerçek/tüzel kişiye ait ibareye rastlanılmadığı, davacının ... nolu , ... nolu "... ..." ... nolu "... LTD.ŞTİ+ŞEKİL" markalarının mutfak eşyaları-züccaciye ürünlerinde (08 ve 21. sınıflardaki emtiayı ve bu sınıfları kapsar şekilde 35. sınıfta mağazacılıkhizmetinde) tescilli oldukları ve korumalarının devam ettiği, 21. sınıftaki tescilin davalı yana ait olduğu belirtilen kullanımın söz konusu olduğu emtiayı (... vb. elektrikle çalışmayan mutfak gereci-elektriksiz pişirme aletleri) kapsadığı, davalı ...’un; ... başvuru no. ile 21 ve 35. sınıflarda yaptığı "... ..." ibareli marka başvurusuna davacı tarafından ..., ..., ..., ..., ... no.lu markalarına dayalı olarak yapılan itirazın kısmen kabul edildiği, itirazın kısmen kabulü sonrası devam eden tescil işlemlerinde 21. sınıf içeriğinde tespite konu ürünlerin yer almadığı, markanın tescil ettirilmediği ve 21. sınıfta tescilini istediği ...başvuru nolu "... ... ..." ibareli marka başvurusuna davacı tarafından yapılan itiraz üzerine markanın tam reddine karar verildiği, marka başvurusunun geçersiz olduğu, davacının dosyaya sunduğu davalıya ait olduğu belirtilen ... ürününün kutusunda yine ...’da ve ...” isimli Instagram hesabında görülen aynı üründe "..." şeklinde marka kullanımının mevcut olduğu (...’da “... ... ... ... ... ...” açıklaması ile de bir ürünün görüldüğü), davacı markalarının asli- ayırt edici unsuru olan ... ibaresinin davalıya ait olduğu belirtilen bu marka kullanımında aynen bulunduğu ve tespit edilen kullanımın emtia yönünden davacı markalarının tescilli olduğu 21. sınıf kapsamına doğrudan girdiği, işaret düzeyindeki benzerlik ve sınıfsal açıdan (emtia yönünden) var olan ayniyet karşısında, tespit edilen marka kullanımının ortalama tüketici nezdinde davacının tescilli markaları ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracağı ve tespite konu kullanımda ek olarak “...” ibaresinin bulunmasının iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı," hususları tespit ve rapor edilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Görüldüğü üzere HMK'da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmamakta, yaklaşık olarak ispat yeterli görülmektedir. Bu bağlamda, ihtiyati tedbir talep eden tarafa ait markaya tecavüz durumunda da, tecavüzün ref'inin sağlanması amacıyla internet üzerinden satışın engellenmesine karar verilmesi de mümkün bulunmaktadır. Ancak internet sitesi üzerinden satış yapan kişi ile aleyhine tedbir talep edilen şahsin aynı kişi olmadığı, internet üzerinden satış yapanların tedarikçisine ilişkin dosyada bilgi olmadığı, taraf teşkili sağlanmadan bu yönde bir karar verilmesinin yerinde olmayacağı, bilirkişi raporunda, ürün tedarik eden ile ilgili herhangi bir bilgiye ulaşılamadığından, ürünler incelendiğinde davalı tarafın ismi ile aynı olan herhangi bir satıcının bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve bilirkişi raporu birlikte irdelendiğinde, ihtiyati tedbir talep eden şirket adına tescilli bulunan "..." markası ile "... ... ..." ve "... ... ..." markalarının belirtilen web sitesindeki kullanımlarının davalıya ait olduğunun kanıtlanamadığı bildirilmiş olmakla öncelikle tedbir için taraf sıfatının bulunması gerektiği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, iddianın bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026