Anahtar kelimeler: Cirolandığını Davadavacı Tahsile Adedi Kaşe Zaruretlerinin Protesto Niyetle Cebri Tehdidi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- tarihinde --- olarak verdiği 3 senetten 2 adedi -----tarihinde protesto olmuş iken, tahsile koyan ---- olduğu açıkça yazılı iken; ---- sayılı dosyasından haksız, kötü niyetle ve ---- tarafından ilamsız takibe konu edildiği, -----geçtikten sonra bu kez kaşe iptali ile ikinci kez yetkisiz temsilci tarafından usulsüz şekilde ---- tarafından usulsüz cirolandığını, cebri icra tehdidi altında ---- alınan ödemelerin istirdatı ile menfi tesbitini, -----sayılı dosyalardan borçlu olmadıklarına dair dava açma zaruretlerinin bulunduğunu, ---- sayılı takibin iptaline,------dosyalarından borcu doğuran sebepteki hukuksuzluktan ötürü İptallerine karar verilmesini beyanla ----sayılı takibinde sözde alacaklı ------ kaşesinin protesto sonrası vurulması, cari hesap ve senet aslında kambiyo iken alacaklı olmaması, Sonradan ele geçirilen senet ile alacak oluşturulmaya çalışıldığı açıkça belli olduğundan takibin İptaline, cebri icra tehdidi altında müvekkillerden ----alınan ödemelerin istirdatı ile Menfi tesbitine, ----sayılı dosyası ile ------ Talimat dosyasından alınan senetlerin bedelsiz olduğuna, borçlu olmadığının tesbitine, Devam eden yeni senetler ile ilgili ------- dosyalarından borcu doğuran sebepteki hukuksuzluktan ötürü iptalleriyle; haksız alınan, ödenen, takip tutarlarının toplamının %de 20 'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, senette yapılan protesto sonrası usulsüz ve hukuksuz işlemlerden ötürü takibin iptaline, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, incelemenin ve tehir-i icra kararının dosya üzerinden verilmesini talep etmişlerdir.
SAVUNMA
:Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava değerini açıklayarak harcı tamamlaması için kesin süre verilmesinin gerektiği, davalı şirketin senetlerde yetkili hamil olduğunu, önceki cirantaya ödeme yapıldığı iddiasının davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığını, davacının sunduğu dekontun açıklamasında ödeme yazdığı takibe konu senetlere ilişkin hiçbir bilginin yer almadığını, bu hususta------ Sayılı ilamı ile de itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verildiğini ödemenin gerçekten senetler için yapılmış olsaydı senetlerin davacının elinde olması gerektiğini, ------ açısından davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği, dosya borcuna ve tasfiyesine istinaden ödeme yapan veya yaptığını iddia eden 3. Şahıslar bu ödemeleri alacaklıdan değil borçlulardan talep edebileceğini veya alacaklıya karşı menfi tespit veya istirdat davasının tarafı olamayacağı hususu içtihatlarla sabit olduğunu beyanla huzurdaki davanın açısından usulden reddine, tüm davacılar açısından huzurdaki usul ve davanın esastan reddine, davacılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından ----talimat sayılı dosyasına konu bonolar sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------şirketi vekili, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.Davalılardan ------ usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamış olup, HMK128. Maddesi gereği davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, -----sayılı ilamı içerir dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınıp incelenmiş, ----- yevmiye nolu evrakın onaylı bir örneği celp edilmiş, ----tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış,----- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen---- tarihli raporunda özetle, "...Davacılar,------ tarihinde yapılan inceleme katılmaması ve yerinde inceleme talebinin bulunmaması sebebiyle davacıların ticari defterlerinde inceleme yapılamamıştır. Davalı ----- tarihinde yapılan inceleme katılmaması ve yerinde inceleme talebinin bulunmaması sebebiyle davalının ticari defterlerinde inceleme yapılamamıştır. Davalı ----- tarihinde yapılan inceleme katılmaması ve yerinde inceleme talebinin bulunmaması sebebiyle davalının ticari defterlerinde inceleme yapılamamıştır. Davalı -------- yıllarına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, davalı şirketin defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davalı şirket lehine şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Davaya konu olan senetlerin, davalı -----ticari defterlerinde kayıtlı OLMADIĞI, Somut olayda, “önceki cirantaya ödeme yapıldığı iddiasının davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği” iddiasının hukuki dayanağının olmadığı, zira protesto ile birlikte sonraki ciroların alacağın temliki hükmünde olması karşısında alacağa ilişkin ödeme yapılmış ise bu hususun davacıyı borçtan kurtaracağı, davacının sunmuş olduğu dekontta “ödeme” ibaresinin varlığı, söz konusu senet bedelinden başka bir borcun varlığının ortaya konulamaması sebebiyle takibe konu senede ilişkin olarak bir ödeme olarak kabul edilmesini mümkün kıldığı, bu hususta ------ ilamı ile de itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verilmesinin derdest dava bakımından belirleyici olamayacağı zira icra mahkemelerinin dar yetkili mahkeme olduğu, derdest menfi tespit davasında olduğu gibi genel hükümlere göre inceleme yapamadığı, bu sebeple ------- ilamının kesin hüküm ya da kuvvetli takdiri delil oluşturabilmesinin mümkün olamayacağı, Somut olay bakımından da tek başına bir kambiyo senedinin ibrazının alacağın ispatını yetmeyeceği, söz konusu kambiyo senedinden kaynaklı alacağın doğumuna yol açan alt hukuki ilişkinin de kambiyo senedinin hamili tarafından ispatının gerekli olduğu, kaldı ki kambiyo senedinin ticari hayatın içinde bir ödeme vasıtası olduğu da dikkate alındığında, senedin hamili konumundaki kimsenin verdiği hangi mal veya hizmetin karşılığı olarak senedi elinde bulundurduğunun da ortaya konması gerekir. Somut olayda, Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalının, davacı ----davacı---- davacı------- davacı ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca yine Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davalının, davalı ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer.------
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. -----Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu dava dilekçesinde bir takım iddialarda ile mükerrer tahsilat iddiasında bulunulmuştur. Mahkememizce davacı talebini açıklamak üzere süre verilmiş, ----- tarihli dilekçesinde davalıların mükerrer tahsilat yapmasında dolayı borçlu olmadığının tespiti ve mükerrer tahsilatların istirdadına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça ödeme ve mükerrer tahsilat iddiasında bulunulduğundan anılan iddiaların yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup alacak senede dayandığından yazılı delille davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkememizce yapılan ödemelerle ilgili taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, davacı şirketler tarafından ve davalı ------ tarafından ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş, HMK 222/3 maddesi gereğince ibrazdan kaçınılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından ödeme ve mükerrer tahsilata ilişkin bir tespit yapılamadığı gibi bu yönde sunulmuş elverişli ve yeterli delile bulunmadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.Her ne kadar ----- tarihli bilirkişi raporunda davalının elindeki bonoların hangi hukuki ilişki kapsamında aldığını ispat etmesi gerektiğini, davalı ticari defterlerin kayıtların yer almadığını beyan edilmiş ise de; davacı taraf anılan senetleri ödediğini, mükerrer tahsilat yapıldığını beyan ettiğinden taraflar arasındaki hukuki ilişki mevcut olup gelinen aşamada ispat yükü davacı tarafa geçmiştir. Ödemenin ve mükerrer tahsilatın davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğinden aksi yöndeki bilirkişi raporu tespitlerine itibar edilmemiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır.------- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından tedbir kararı talep edilmediği ve uygulanmadığı için yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 685,00-TL olmak üzere toplam 765,70-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 33,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı----- verilmesine,
6-Davalılar ----- kendilerini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar ve davalı -----vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!