Anahtar kelimeler: Haczi Geminin Arttırma Gemi İstenebilecek İstemli Satışı İsimli Sırada Kesinlik

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı şikayetçiler tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. ŞİKAYETŞikayetçiler vekili dilekçesinde; 26.02.2021 tarihinde açık arttırma ile satışı yapılan 8810700 ... no.lu ... isimli geminin satış bedelinin gemi üzerinde birinci sırada haczi bulunan İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasına gönderildiğini, bu dosyadan 30.05.2022 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, davacılar tarafından İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında açılan davada gemi üzerine ihtiyati haciz konulduğunu ve gemiyle ilgili ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacıların açtıkları dava sonuçlanmadan sıra cetveli düzenlenmesinin hak kaybına sebebiyet vereceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPŞikayet olunanlar vekilleri cevap dilekçelerinde; sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte şikayetçilerin gemi üzerindeki ihtiyati haczinin kesin hacze dönüşmediğini, kesin haczi bulunmayan şikayetçilerin sıra cetvelinin iptalini talep edemeyeceğini savunarak şikayetin reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçiler vekili şikayet dilekçesinde gemi hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, tedbir kararların mahiyetine aykırı davranıldığını, geminin satılarak sıra cetveli düzenlendiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ettiği, mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının içeriğinin incelenmesinde geminin satışının durdurulmasına dair verilmiş bir karar olmadığı, ihtiyati haciz kararının satışa engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçiler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli kararının süresi içinde şikayetçiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, şikayetçi taraf şikayet dilekçesinin başlık ve konu kısmında talebinin sıra cetveline itiraz olduğunu ve iptali talep etmesine rağmen sonuç kısmında ihale bedelinin alacaklılara dağıtılmasının durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, dosyaya sunduğu 10.10.2022 tarihli dilekçesinde de sıra cetvelinin iptalini talep ettiği, mahkeme hakiminin 22.12.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında şikayetçinin dava dilekçesindeki talebiyle ilgili çelişkiyi gidermeden yani 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137/1. fıkrasında belirtildiği gibi uyuşmazlık konusunu tam olarak belirlemeden yargılamaya devam ettiği anlaşılmakla mahkemenin HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen "Hâkimin davayı aydınlatma ödevini" yerine getirmeden yargılamaya devam ederek şikayetin reddine karar vermesi doğru olmadığı gibi istinaf incelemesinin esastan reddinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında yazılı kararı ile şikayetçilerin tazminat alacakları için açtıkları dava sonuçlanmadan ve bu davada verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı gözetilmeden, sıra cetveli düzenlenemeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ettikleri, söz konu davanın geminin mülkiyetine ilişkin bir dava olmadığı, davada verilen tedbir kararının delil tespiti niteliğinde rapor alınmasına yönelik olarak, geminin uygun görülecek bir limana çekilmesine ilişkin olduğu ve geminin satılarak sıra cetveli düzenlemesine engel bir karar olmadığı gibi sıra cetveli düzenlenmesi için tazminat davasının sonuçlanmasının beklenmesine de gerek bulunmadığı, öte yandan şikayetçi lehine gemi üzerindeki ihtiyati haciz şerhinin de geminin satılarak sıra cetveli düzenlemesine engel oluşturmayacağı, sıra cetveli düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriŞikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; sıra cetveli düzenlenirken tebligatların usulüne aykırı olarak yapıldığını, yurt dışı menşeli bir geminin Türkiye sınırları içinde bir tebligat adresi olmamasına rağmen icra dairesi tarafından tebligatların Türkiye sınırları içindeki bir adrese yapıldığını, mahkemece bu hususun incelenmemesinin doğru olmadığını, şikayet konusu gemide meydan gelen kazada şikayetçinin eşinin vefat etmesi nedeniyle açtıkları tazminat dosyasında gemi üzerine tazminat alacağının tahsilini sağlamak amacıyla ihtiyati haciz konulduğu gibi, alınan tedbir kararıyla da geminin Türkiye'ye getirilmesi ve ... Limanı'na bağlanması ve sari işlemler için tüm masrafların şikayetçi tarafından karşılandığını, şikayetçilerin açmış oldukları tazminat dosyasında aldıkları ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları yok sayılarak sıra cetveli düzenlenmesinin doğru olmadığını, şikayetçilerin hak kaybına uğramaması için tazminat dosyasının sonucunun beklenmesinin yasal mecburiyet olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeTalep, sıra cetveline şikayete ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz karar harcının peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.