Anahtar kelimeler: Okumayazma Bilmemesinden Temlikin Annesi Bildiğini Kandıran Kastı Anne Devrettiğini Baba

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; annesi ...’ın yaşlılığı ve okuma-yazma bilmemesinden faydalanan (kandıran) anne bir baba ayrı kardeşi davalı ...’nin, ...’den aldığı vekaletnameyi kullanarak dava konusu 1 41... parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalı ...’a devrettiğini, temlikin zararlandırma kastı ile yapıldığını ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalı ...’un durumu bildiğini, öte yandan ...’ın vekaletname ve satış tarihinde işlem yapma ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... adına tescilini, mümkün olmazsa bedelin tazminini istemiştir.II. CEVAPDavalı ...; davacı ...’nın dava açma ehliyetinin bulunmadığını, ...’ye vasi tayin edilmeden dava açılmasının hukuken mümkün olmadığını, öte yandan satışın ...’nin iradesine uygun yapıldığını, satış bedeli olan 50.000,00 TL’nin ...’nin banka hesabına yatırıldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 23.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; vekaletname ve temlik tarihinde ...’ın fiil ehliyeti olmadığının Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.02.2015 tarihli Adli Tıp Uzmanı raporuyla saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 13.09.2018 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; " ... ...’ın davayı açtığı sırada davacı vekiline kendi adına vekaletname verdiği, ... vasisi sıfatıyla verdiği bir vekaletnamenin dosya arasında bulunmadığı tespit edilmiştir. HMK’nın 77. maddesi uyarınca, öncelikle vasi ...’ın davacı vekiline bu sıfat ile verdiği vekaletnamenin ilgilisinden temin edilerek dosya arasına alınması gerekmektedir. Bu eksiklik giderildikten sonra; ....ehliyetsizlik iddiası yönünden yukarıda değinilen ilke ve düzenlemeler kapsamında araştırma yapılmadığı ve Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmadan Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.02.2015 tarihli adli tıp uzman raporuna değer verilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ...’ın vekaletname ve temlik tarihlerinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, ...’ın anılan tarihlerde ehliyetsiz olduğunun tespiti halinde davalı ...’un ilk el konumunda bulunduğu da gözetilerek davanın kabul edilmesi, ehliyetli olduğunun tespiti halinde ise, dayanılan diğer hukuki neden olan vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası bakımından inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesi ile karar bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararı ile; bozma ilamında belirtilen eksik hususların giderildiği, ATK'dan raporlar alındığı ve bozma ilamı gereğince muris ...'ın işlem tarihi olan 17.07.2007 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığı tespit edilmiş olmakla, alınan ATK raporunun denetime, mevzuata ve bozma ilamına uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 2 87... parselde davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı müteveffa ...'ın ............. Noterliği 15.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı veraset ilamında belirlenen miras payları oranında davacılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; kararın eksik ve hatalı değerlendirmelere dayalı olduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ayrıca sadece Adli Tıp 4. İhtisas Dairesi raporu ile sınırlı değerlendirme yapılarak karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... temyiz dilekçesi ile; karara dayanak yapılan ATK raporunun hatalı değerlendirmeye dayandığını, kendisinin dava konusu taşınmazı ...'nin oğlu diğer davalı ...'dan vekaletnameye olan güven sebebiyle satın aldığını, mahkemece dosya arasına toplanan diğer tüm deliller ve tanık beyanlarının göz ardı edilmesi suretiyle sadece ATK raporu doğrultusunda sınırlı değerlendirme yapılarak karar verilmesinin doğru olmadığını, taşınmazı bedeli mukabilinde iyiniyetli olarak devraldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, hukuki ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 1 41... parsel (yeni 2 87... parsel) sayılı taşınmaz (3.6 60... ’lik – .........Bahçesi ) ... adına kayıtlı iken, ...’nin 21.06.2006 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı davalı ... tarafından 17.07.2007 tarihinde diğer davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiği, eldeki davanın ...’ın oğlu ... tarafından 12.11.2007 tarihinde açıldığı, öte yandan ... tarafından 16.10.2007 tarihinde ...’ın kısıtlanması talebiyle açılan Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.05.2008 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı davası ile ...’ın TMK’nın 405. maddesi uyarınca kısıtlanmasına ve ...’ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, aynı dosya üzerinden 19.11.2008 tarihli ek karar ile eldeki dava yönünden vasiye husumet izni verildiği, bozma kararı sonrası alınan ATK 4. İhtisas Kurulunun 30.03.2022 tarihli raporunda ...'ın 21.06.2006 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, 17.07.2007 tarihinde ise fiil ehliyetini haiz olmadığının bildirildiği, davacı ...'nin bozma sonrası 19.06.2020 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ........, ..., ... ve ............'nın kaldığı, mirasçı ...'un da 29.06.2021 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak eşi.......... ile çocukları..........., ........ve ...........'ın kaldıkları anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada davacının ölümü hâlinde HMK’nın 55. maddesi gereğince Mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir. Davacının tek bir mirasçısının bulunması hâlinde bu mirasçı, birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde de TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında HMK’nın 59. maddesi gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek murisleri tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları belirlenmelidir. Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi kabul veya ret etmemiş olmaları hâlinde TMK’nın 606. maddesinde belirlenen üç aylık mirasın reddine dair süre beklenerek mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Mahkemece, davayı takip için kayyım tayin edebilecektir. Ancak her hâlükârda davacının ölümünden sonra yargılamaya devam edilebilmesi için Mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir.Somut olayda; bozma kararı sonrası davacı ...'nin ölümü üzerine; 16.09.2020 tarihli duruşmaya katılan davacı vekilinin mirasçılar ... ve ...........yönünden davaya devam ettiklerini, mirasçılardan ...'nin davalı olduğunu, mirasçı ...'den ise herhangi bir dönüş alamadıklarını beyan ettiği, bunun üzerine kurulan 1 nolu ara karar ile ... mirasçısı ...'e davayı takip edip etmeyeceği hususunda ihtaratlı davetiye çıkarılmasına karar verildiği, mirasçılardan ...'un da ölümü üzerine mirasçıları ...'in duruşmaya katılarak davayı takip edeceklerini bildirdikleri, mirasçı ...'in ise davayı takip edip etmeyeceğini bildirmesi için adına ihtaratlı tebligat çıkarılmasına rağmen herhangi bir beyanda bulunmadığı, duruşmalara katılmadığı açık olmakla ve Mahkemece yukarıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilmediği anlaşılmakla; davacı mirasçılarından ...'nin davalı konumunda olduğu ve mirasçılardan ...'in ise usulünce muvafakatinin alınmadığı gözetilerek TMK'nın 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere davacıya süre verilmesi ve atanacak tereke temsilcisi huzuruyla davaya devam edilmesi, daha sonra davacının taleplerinin incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın görülebilirlik koşulu göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalıların değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,Dosyanın Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.