Anahtar kelimeler: Kereler Alamayınca Müteaddit Davadavacı Satımdan Yanıt Mallar Sipariş Akabinde Cari

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilİ şirketten sipariş edilen mallar teslim edilmiş ancak davalı borçlu tarafından ödemesi gerçekleşmediğini, takibe konu alacak cari hesaba kaydedilmiş olup, müteaddit kereler talep edilip ödenmemesi üzerine davalı aleyhine -------- İcra Dairesi'nin --------- E. takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten bakiye alacağının tahsili için olumlu bir yanıt alamayınca -------- İcra Dairesi'nin ---------- E. takip dosyası ile ilamsız takip başlatılmış, akabinde borçlu tarafından 17.03.2025 tarihinde "borca" "işlemiş ve işleyecek faize" "faiz oranına" itiraz edilerek takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, davalının, söz konusu faturalara ve cari hesaba karşı süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış, ihtirazı kayıt koymamış, borcun varlığını ikrar ettiğini, 28.200,35-TL tutarlı cari hesap alacağı mal teslimine ve ticari ilişkiye dayalı olarak usulü dairesinde düzenlendiğini ve ayrıca borcun vadesi geçmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı şirketin borca itirazı yerinde olmadığını, davalı ile müvekkili şirket aralarındaki ticari ilişki bulunduğu tarafların da kabulünde olup, borcun ödendiğini ispat yükü davalıya ait olacağını, taraflar arasındaki ticari ilişki ile davacı müvekkilinin alacaklı olduğu taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, cari hesap ekstresi, faturalar ile sabit olup, yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ispat edileceğini, müvekkili şirketin taahhüdü altında olan işi yerine getirdiği tarafların da kabulünde olmasına rağmen davalı kötü niyetli olarak ödeme emrine ve takibe itiraz etmiş ve takibin durdurulmasına neden olduğunu ve bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini de belirterek, müvekkili şirketin davalıdan alacağının bulunduğu yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğinden, vaki haksız itirazın iptali ile; takibin devamına ve haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin,-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------E sayılı dosyası aracılığıyla 28.200,35-TL asıl alacağa ilişkin icra takibi başlattığını, söz konusu icra dosyasında alacağa ilişkin hiçbir bilgi, belge sunulmamış olup; borcun nedeni "cari hesap alacağı" olarak açıklandığını, 17.03.2025 tarihli itiraz dilekçeleri üzerine 18.03.2025 tarihinde takibin durduğunu, 28.09.2025 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkili şirket tarafından sipariş edilen mallar olduğu, teslim edildiği halde ödemenin gerçekleşmediği gerekçesiyle cari hesap alacağına kaydedildiği ve tahlisi için hukuki yola başvurulduğuna değinildiğini, gerek icra takibinde gerekse dava dilekçesinde "cari hesap alacağı" na dayanıldığı görüldüğünü, TTK madde 89 ile cari hesap sözleşmesinin şekli ve geçerlilik şartları belirtilmiş olup; TTK 89/2 ye göre sözleşmenin yazılı olması bir geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir mal teslimi dolayısıyla ödemenin gerçekleşmediği hususları gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından teslim alınıp ödemesinin yapılmadığı herhangi bir mal bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta "...--------- işletme hesabına göre defter tuttuğu... " bildirilmiştir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın incelenmesinde davalı --------- gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı ve her yıl bakanlar kurulu tarafından belirlenen beyannamelere göre gelir vergisi az olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya İstanbul Anadolu ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!