Anahtar kelimeler: Menü Peçete Altlığı Bardak Panosu Tabela Dağıtmasının Materyalleri Şubelerinde İstemli

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ihlal konusu, iltibas teşkil eden fiziki kullanımlar başta olmak üzere tüm ihlal teşkil eden kullanımlarının durdurulması, davalının "..." adresindeki işletmesinde ve varsa bağlantılı tüm şubelerinde, işletmelerinde kullandığı "..." ve "..." ibareli tabela, menü, peçete, bardak altlığı, ambalaj, reklam panosu gibi tüm fiziki materyalleri kullanmasının, dağıtmasının, satmasının, depolanmasının, stokta bulundurmasının, tanıtıcı ibare olarak yer verilmesinin ve herhangi bir şekilde davacıya ait tescilli marka ile marka tecavüzü oluşturacak şekilde ve gerek ticari gerekse markasal olarak kullanılmasının ihtiyaten durdurulmasına ve bu materyallere el konularak yedi emine teslimine, Davalının ihlal konusu dijital kullanımlarının durdurulması ve erişimin engellenmesine, Davalının, ... URL adresli ... hesabı, ... URL adresli google işletme hesabı, ... URL adresli google haritalar hesabı, ... URL adresli yandex haritalar hesabı, sahibi olduğu ve şirket olarak kullandığı ve kontrolü altındaki diğer tüm internet siteleri ile sosyal medya platformlarında "..." ve "..." ibaresini veya davacı markasıyla iltibas oluş turan benzer ibareleri kullanmasının ihtiyaten durdurulmasına, önlenmesine, işaretlerin kaldırılmasına ve urla adresleri paylaşılan söz konusu ... ve ... işletme profili, google haritalar profili sayfalarına dava sonuçlanıncaya kadar erişimin engellenmesine, İhlal konusu "..." veya "..." ibareleri başta olmak üzere iltibas uyandıran ve karıştırılmaya sebep olan ilişkilendirme ihtimali taşıyan tüm ibare ve işaretlerin yer aldığı tabela, broşür ve diğer tanıtım evrakı ile reklamlar ya da fatura ve diğer iş evrakı üzerinde işbu işaretlerin silinmesine, kullanılmamasına, kullanılmasının ihtiyaten durdurulmasına, ve önlenmesine, tecavüze konu işareti taşıyan malların ürünlerin üretiminin, paketlenmesinin veya satılmasının engellenmesine karar verilmesi, davacının ... tescil numaralı "..." ibareli markasına yönelik davalı tarafın eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün ve tecavüze konu eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalının ihlal konusu "..." veya "..." ibareleri başta olmak üzere iltibas uyandıran ve karıştırılmaya sebep olan ve ilişkilendirme ihtimali taşıyan tüm ibare ve işaretleri, müvekkilin markasının kullanımı, tescil ve başvuruları kapsamında yer alan ürün veya hizmetler üzerinde tek başına yahut çeşitli tali unsurlar ile birlikte ürünlerinde hizmetlerinde reklam ve tanıtımlarında internette yahut sair mecralarda her türlü tanıtım malzemesi işaret ve basılı evrakta faturalar ve benzeri ticari dokümanlarda kullanmasının önlenmesine, kullanmaktan men edilmesine, davacı marka hakkında tecavüz teşkil eden ürünlerin toplanması, dava sonuna kadar emin bir yerde muhafaza altına alınması ve esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına karar verilmesi, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata, bildirilen internet adreslerinin erişimin engellenmesine her türlü masrafın davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 1 FSHHM'nin ...D.iş sayılı dosyasında alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Karşı yana ait olduğu belirtilen tespite konu “@...” isimli ... sosyal medya hesabına ait genel profil sayfası “...” ve paylaşımlar kontrol edildiğinde; hesap adının “...” olarak, açık adresinin “...” profilde link olarak belirtildiği ve link detayına girildiğinde “...” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “Haziran 2019” olduğu, ilgili hesapta güncel “10” gönderi / paylaşım bulunduğu, ilgili paylaşımların genel olarak “Yeme / İçme Restoran” sektörüne dair olduğu ve paylaşımlarda tespite konu “...” ibare / görsellerin kullanıldığı tespit edildiği, “..” ibaresinin ... başvuru numarası ile tescilinin talep edildiği başvurunun talep eden tarafından TPMK nezdinde itiraz edildiği ve itirazın henüz değerlendirilme aşamasında olduğu anlaşıldığı, Talep konusu ...yer alan adreste tabela, menü ve bardak altlıklarında “...” ibaresinin kullanıldığına rastlanmıştır. İş yeri sahibi şirketin ortaklarının ...ve ...isimli şahıslar olduğu,” şeklinde rapor düzenlenmiştir.
.... 1 FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; "Talep edene ait olduğu belirtilen ilgili “...” isimli ... sosyal medya hesabının profil “...” sayfası incelendiğinde; hesap adının “...” olarak, açık adresinin “....” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “Kasım 2015” olduğu, ilgili hesapta güncel “151” gönderi / paylaşım bulunduğu, ilgili paylaşımların genel olarak “Yeme / İçme Restoran” sektörüne dair olduğu, ilgili hesaptan ilk paylaşımın “15 Temmuz 2020” tarihinde, son paylaşımın ise “20 Mayıs 2025” tarihinde yapıldığı tespit edilmiş olup, ilgili ... hesabına ait ilk ve son paylaşımlar hakkında yapılan inceleme sonuçları bilişim kısmında detaylıca sunulduğu (Bknz: 3.1 maddesinde ekran Görüntüleri) Talep edene ait olduğu belirtilen ilgili “...” isimli Instagram sosyal medya hesabının profil “..." sayfası incelendiğinde; hesap adının “...” olarak, açık adresinin “...” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “Mart 2021” olduğu, ilgili hesapta güncel “42” gönderi / paylaşım bulunduğu, ilgili paylaşımların genel olarak “Yeme / İçme Restoran” sektörüne dair olduğu, ilgili hesaptan ilk paylaşımın “31 Aralık 2023” tarihinde, son paylaşımın ise “20 Mayıs 2025” tarihinde yapıldığı tespit edilmiş olup, ilgili ... hesabına ait ilk ve son paylaşımlar hakkında yapılan inceleme sonuçları bilişim kısmında detaylıca sunulduğu (Bknz: 3.2 maddesinde ekran görüntüleri), Talep eden tarafından tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili “@...” isimli ... sosyal medya hesabının profil “...” sayfası incelendiğinde; hesap adının “...” olarak, açık adresinin “...” profilde link olarak belirtildiği ve link detayına girildiğinde “...” olarak belirtildiği, ayrıca hesabın “Hakkında” detaylarına bakıldığında hesap oluşturma tarihinin “Haziran 2019” olduğu, ilgili hesapta güncel “32” gönderi / paylaşım bulunduğu, ilgili paylaşımların genel olarak “Yeme / İçme Restoran” sektörüne dair olduğu ve paylaşımlarda tespite konu “.../ görsellerin kullanıldığı, ilgili hesaptan ilk paylaşımın “24 Ocak 2025” tarihinde, son paylaşımın ise “16 Mayıs 2025” tarihinde yapıldığı tespit edilmiş olup, ilgili ... hesabına ait örnek paylaşımlar hakkında yapılan inceleme sonuçları bilişim kısmında detaylıca sunulduğu (Bknz: 3.3 maddesinde ekran görüntüleri), █████/2025 tarihi itibariyle TPMK nezdinde yapılan tescil incelemesinde; "..." ibaresinin ... başvuru numarası ile tescilinin talep edildiği ancak başvurunun tespit isteyen tarafından TPMK nezdinde itiraz edildiği ve itirazın henüz değerlendirme aşamasında olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29/1. maddesi uyarınca, Tespit isteyenin "..." ibareli markası ile karşı tarafın "..." ibareli markasının sosyal mecradaki kullanımlarında (yeldeğirmeni / kolektif) ( ist) gibi farklı kelimelerin eklenmesiyle fonetik (işitsel) açıdan ve görsel açıdan farklılıklarını arttırdığı ve ayırt edici ibarelerle birbirinden uzaklaştığı tespit edilerek iltibas oluşmadığı, Karşı tarafın dava konusu kullanımının, Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinde düzenlenen haksız rekabet şartlarını taşımadığı; bu nedenle dava konusu olayda haksız rekabetin oluşmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
İşbu dava 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca açılmış marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosyaya sunulan █████/2026 tarihli sulh protokolü uyarınca tarafların dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak sulh oldukları anlaşılmıştır.
Sulh sözleşmesi ile taraflar birbirinden karşılıklı olarak ödünlerde (tavizlerde, fedakârlıklarda) bulunarak aralarında mevcut bir hukuki ilişki üzerindeki anlaşmazlığa veya tereddüt (kararsızlık) hâline son veren ve tam iki taraf borç yükleyen bir sözleşmedir (Tandoğan, Haluk; Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. 1, İstanbul, 1988, s. 14).
Uygulamada ve teoride kabul edilmekle birlikte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda yer almayan sulh, ilk defa HMK ile düzenlenmiş ve HMK’nın 313. maddesinde bir kurum olarak yer almıştır. Anılan maddede sulh; “görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme” olarak tanımlanmıştır (HMK m. 313/1).
Hemen belirtilmelidir ki tarafların aralarındaki uyuşmazlığı anlaşarak gidermesi anlamına gelen sulh sözleşmesinin kurulması için tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları, yani icap (öneri) ve kabul bulunmalıdır. Bu icap ve kabul açık olabileceği gibi zımni (örtülü) de olabilir. Bu sözleşme ile taraflar dava konusu uyuşmazlığa bir fedakârlık ve özveri göstererek son verirler. Genellikle, davacı talep sonucunun bir bölümünden feragat ederek ve davalı da davacının talep sonucunun kalan bölümünü kabul etmek suretiyle sulh sözleşmesi hukuken vücut bulur. En önemlisi bunun sonucunda uyuşmazlık ortadan kaldırılmış sayılır. Bu nedenle sadece tarafların üzerinde tasarruf yetkisine sahip oldukları davalar bakımından söz konusu olur.
Sulh yapılması kural olarak şekle tabi değildir. Ancak HMK’nın 154/3-ç maddesinde mahkeme huzurunda yapılan sulhlar için bir geçerlilik şartı öngörülmüştür. Buna göre, taraflar mahkeme huzurunda sulh olmak istediklerini bildirdikleri taktirde, bu sözlü beyanlarının tutanağa geçirilerek sulh olan taraflara okunması ve imzalattırılması gerekmektedir. Sulhun yazılı olarak yapılması hâlinde ise tarafların bu konudaki beyanlarını içeren dilekçelerinin tutanağa yazılarak eklenmesi gerekir (HMK m. 154/4). Bu hükümden hareketle sulhun tutanağa geçirilmesinin, taraflara okunmasının, onların onayının alınmasının ve (varsa) itirazlarının da tutanağa geçirilmesinin sulhun sonuç doğurabilmesi için zorunlu şartlar olduğu söylenebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, İstanbul, 2001, s. 3753).
Sulhun şekli konusunda üzerinde durulması gereken bir başka husus da mahkeme dışında yapılmış olan sulh sözleşmesinin mahkeme içi sulhe dönüşebilmesi için mahkemeye verilmesi ve mahkeme tarafından tutanağa geçirilmesi, duruşmada taraflara okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın taraflarca imzalanması gerekmektedir. Burada sulh sözleşmesinin içeriğinin ayrıca duruşma tutanağına geçirilmesine de gerek yoktur. Çünkü duruşma tutanağına eklenen belgeler de tutanak hükmündedir.
Sulhun etkisi HMK’nın 315. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesi; "(1)Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Yine 315. Maddesi de; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir..." düzenlemelerini içermektedir.
6100 sayılı HMK'nın 313/1 maddesine göre; "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." Anılan kanun maddesinde, mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 154/3-ç maddesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutunağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. (Yargıtay 15.HD...E,...K.)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, tarafların █████/2026 tarihli sulh sözleşmesi ile sulh oldukları ve bu sulh sözleşmesi uyarınca karar verilmesini istedikleri ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı anlaşıldığı, tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve sulhe göre karar verilmesini talep ettikleri dikkate alınarak sulhun tasdikine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Taraflarca sunulan █████/2026 tarihli sulh anlaşmasının aynen geçerli olduğunun tespiti ile, █████/2026 tarihli sulh anlaşmasının aynen tasdikine ve kararın eki sayılmasına,
2-Davacıdan peşin alınan 2.134,69-TL karar ve ilam harcından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, sulh yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 244,00-TL'nin mahsubu ile 1.890,69-TL fazlalık harcın aynı Kanunu'nun 31.maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
3-Sulh sözleşmesi uyarınca istenmediğinden taraflar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan giderlerin tarafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸
Hakim
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!