Anahtar kelimeler: Evvelleri Öteden Çap Zemin İstekli Tapuda Beri Ötürü Nedene Maliki
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istekli davadan ötürü yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı adına tapuda kayıtlı 836 parsel sayılı taşınmaza dahil olup öteden beri davacı ve maliki evvelleri tarafından kullanılan taşınmaz bölümünün tapuda ve çap kaydında davalı 835 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiği, bu hususun zemin ve kullanım durumuna aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçesinde: açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu, aşamalarda yapılan tebligatların usulsüz icra edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı taraf, çekişmeli taşınmazın nizasız ve fasılasız 70 yıldır kullanıldığını, davalıların taşınmaz üzerinde hak ve tasarrufunun bulunmadığını iddia etmiş ise de davacı yararına zilyetlik ile tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
IV.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 836 parsel sayılı taşınmazın satın alındığı maliki evvellerin ve davacının kadimden bu yana taşınmazı mevcut sınırlarıyla kullandığını, bu kullanıma rağmen çekişmeli bölümün davalı adına kayıtlı 835 parsele dahil edildiğini, her ne kadar Mahkemece davaya konu taşınmaz malın evveliyatında tapuya kayıtlı bir taşınmaz olduğu, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hususun hukuka uygun olmadığını, zira bölgedeki yenileme çalışması nedeniyle parsel alanlarında kaymalar meydana geldiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2.Kadastro sonucunda ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu eski 2 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ... oğlu ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildikten sonra 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda 835 parsel numarasıyla tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmiş ise de kararın gerekçesine iştirak etmek mümkün değildir.
3. Davacı tarafından her ne kadar bölgede 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonucunda çekişmeli taşınmaz bölümünün davalıya ait parsel sınırları içerisinde kaldığı iddiası ile dava açılmış ise de iddia ve savunmanın kapsamı ile toplanan delillerden uyuşmazlığın yenileme kadastrosundan ve yüz ölçümü ihtilafından değil, mülkiyet ihtilafından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde kadastro tespit tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlenmiştir. 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup kamu düzeni ile ilgilidir ve Mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Somut olayda, dava konusu taşınmazın tesis kadastro tutanağının 07.04.1942 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise hak düşürücü süre dolduktan sonra 27.11.1998 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; re’sen yapılan inceleme sonucunda hükmün gerekçesinin yazılı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!