Anahtar kelimeler: Amasra Ölümüyle Cevaba Terekesi Murisleri Kök Taksim Murisi Murisin Oğlu
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kök murisleri ...'e ait olduğunu, terekesi taksim edilmediği halde kadastro sırasında taşınmazların kök murisin oğlu (davalılar murisi) ... adına tespit ve tescilinin hatalı olduğunu, ...'nin ölümüyle de davalı mirasçılara intikal ettiğini, davalıların dayandığı 2000 tarihli hibe senedinin geçersiz olduğunu, murisin o tarihte 80 yaşında ve ehliyetsiz olduğunu, hibe senedi geçerli olsaydı kadastro sırasında sunulması gerekeceğini ancak taşınmazların davalılar murisi adına cedden intikalen ve zilyetlik nedeniyle tespit edildiğini, hibe senedinin muvazaaya dayandığını ileri sürerek dava konusu 1 05... , 61, 1 06... , 87... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına tapu kayıtlarının davacıların miras payı oranında iptali ile kök muris ...mirasçıları adına payları oranında (terekeye iade) tescil, olmazsa tenkis talep etmişler, yargılama sırasında 1 06... parsel yönünden taleplerinden vazgeçmişler, dava sırasında kamulaştırılarak Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edilen 1 06... ve 88 parseller yönünden bozma ilamı doğrultusunda HMK'nın 125. maddesi uyarınca davalılar aleyhine 99.000,00 TL kamulaştırma bedeli üzerinden miras paylarına düşen oranda tazminat talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların dördünün kök muris ...tarafından oğlu olan davalılar murisi ...'ye 15.11.2000 tarihli senetle hibe edildiğini, hibe tarihinde kök murisin ehliyetli olduğunu, taşınmazların zilyetliğinin de davalılar murisi ...'ye geçtiğini, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 36 parsele yönelik davadan vazgeçildiği gerekçesiyle bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, murisin hastane kaydı bulunmadığı, davacıların da buna ilişkin kayıt sunmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla murisin hibe tarihinde akıl sağlığının yerinde olduğu beyan edildiğinden ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı, kök muris...'in oğlu (davalılar murisi) ... ile birlikte yaşadığı, ölene kadar zilyetliği birlikte sürdürdükleri, davacıların ise şehir dışında olduğu ve taşınmazlarda zilyetliklerinin bulunmadığı, taşınmazların davalılar murisi ...'ye hibe edilerek zilyetliğin devredildiğinin ispatlandığı, murisin mirastan mal kaçırma gayesi ile taşınmazları devrettiği iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle diğer parseller yönünden davanın reddine, davalılar lehine 2.180,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların kök muris...'den geldiği, ihtilâfın, murisin taşınmazları davalıların murisi olan oğlu ...'ye hibe edip etmediği noktasında toplandığı, murisin ölene kadar ... ile kaldığı, taşınmazların hibe edildiği tarihten öldüğü tarihe kadar aynı evde yaşadıkları, murise ölene kadar oğlu ...'nin baktığı, murisin akıl sağlığının yerinde olduğu, davacıların zilyetliği bulunmadığı, kök murisin taşınmazları hibe edip zilyetliği de tespit maliki oğlu ...'ye devrettiği, dava tarihine kadar uyuşmazlık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacıların miras payına düşen ve harçlandırılan dava değeri 49.985,00 TL üzerinden vekâlet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle 36 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer parseller yönünden davanın esastan reddine, davalılar lehine 7.298,05 TL nispi vekâlet ücretine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.02.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; yargılama sırasında dava konusu 1 05... ve 1 06... parsellerin kamulaştırılarak Karayolları Genel Müdürlüğüne devredildiği, HMK'nın 125. maddesi uyarınca, dava konusunun üçüncü bir kişiye devri halinde davacı tarafa seçimlik hakkının hatırlatılması, sonra işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının diğer temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmak suretiyle yaptığı yargılama sonunda ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma doğrultusunda davacıların dava sırasında dava dışı Kuruma devrolunan iki taşınmaz yönünden eski malik davalılar yönünden 99.000,00 TL kamulaştırma bedelinden paylarına düşen tazminat talep ettikleri, taşınmazların kök muris...'den geldiği, murisin ölene kadar ... ile kaldığı, taşınmazların hibe edildiği tarihten öldüğü tarihe kadar aynı evde yaşadıkları, murise ölene kadar oğlu ...'nin baktığı, murisin akıl sağlığının yerinde olduğu, davacıların zilyetliği bulunmadığı, kök murisin taşınmazları hibe edip zilyetliği de tespit maliki oğlu ...'ye devrettiği, dava tarihine kadar uyuşmazlık yaşanmadığı, kamulaştırılan taşınmazlar yönünden tazminat hakkını seçen davacılar lehine kazanma şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacıların miras payına düşen ve harçlandırılan dava değeri 49.985,00 TL üzerinden vekâlet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle 36 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer parseller yönünden davanın esastan reddine, davalılar lehine 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretine, bozma sonrası yapılan duruşmalı istinaf yargılaması sırasında davacılar vekille temsil edildiğinden davacılar lehine AAÜT'nin 2. kısım 2. bölüm 17/c. maddesi uyarınca istinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından 20.400,00 TL istinaf duruşma vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ...'nin dava dışı 1 04... parselin tespiti sırasında hibe senediyle adına tespit yaptırdığını, dava konusu taşınmazlarda ... adına yapılan tespitte hibe senedinin uygulanmadığını, aksine cedden intikal ve zilyetlik sebebiyle ... adına tespit yapıldığını, taşınmazların öldüğü 2004 yılına kadar kök muris ...tarafından kullanıldığını, asli zilyetliğin ...'ye devredilmediğini, hibe olmadığını, muris ...öldükten sonra taksim yapılmadığını, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımının işlemediğini, tespit maliki ... adına ne hibe ne cedden intikal ve taksim ne de zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası duruşmalı olarak yapılan istinaf yargılaması sonucunda davacıların istinaf başvurusu esastan reddedildiği halde, istinaf aşamasında duruşma yapıldığı gerekçesiyle aleyhine karar verilen davacılar lehine 20.400,00 TL vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, zira kaybeden taraf lehine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, aksine lehine karar verilen davalılar lehine duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının istinaf duruşma vekâlet ücreti yönünden bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi mirasçılar arası taksim, haricen satın alım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup davacılar vekilinin temyizi esasa, davalılar vekilinin temyizi ise istinaf duruşma vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda; dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın ceddinden intikalen ve taksimen 20 yıldır ...’in malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle senetsizden 14.11.2008 tarihinde ... adına tespit gördüğü, tespite itiraz edilmeyerek 22.01.2009 tarihinde kesinleştiği, 8.05.2013 tarihinde yapılan kamulaştırma işlemleri sırasında ifraz işlemi ile taşınmazın 1 05... parsel ve 1 05... parsel olarak ... adına tescil edildiği, ...’nin ölümü üzerine 01.12.2015 tarihinde her iki taşınmazın mirasçılarına intikalinin yapıldığı, 1 05... parselin tamamının yargılama devam ederken 05.01.2016 tarihinde kamulaştırma işlemi sonucu Karayolları Genel Müdürlüğü adına yol vasfı ile tescil edildiği, dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın ceddinden intikalen ve taksimen 20 yıldır ...’in malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle senetsizden 14.11.2008 tarihinde ... adına tespit gördüğü, tespite itiraz edilmeyerek 22.01.2009 tarihinde kesinleştiği, 08.05.2013 tarihinde yapılan kamulaştırma işlemleri sırasında ifraz işlemi ile taşınmazın 1 06... parsel ve 1 06... parsel olarak ... adına tescil edildiği, ...’nin ölümü üzerine 01.12.2015 tarihinde her iki taşınmazın mirasçılarına intikalinin yapıldığı, 1 06... parselin tamamının yargılama devam ederken 05.01.2016 tarihinde kamulaştırma işlemi sonucu Karayolları Genel Müdürlüğü adına yol vasfı ile tescil edildiği, bozma sonrasında HMK'nın 125. maddesi uyarınca davacıların önceki malik davalılar aleyhine tazminat talebinde bulundukları, bozma sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazların kök muris...'den geldiği, murisin ölene kadar ... ile kaldığı, taşınmazların hibe edildiği tarihten öldüğü tarihe kadar aynı evde yaşadıkları, murise ölene kadar oğlu ...'nin baktığı, murisin akıl sağlığının yerinde olduğu, davacıların zilyetliği bulunmadığı, kök murisin taşınmazları hibe edip zilyetliği de tespit maliki oğlu ...'ye devrettiği, dava tarihine kadar uyuşmazlık yaşanmadığı, kamulaştırılan taşınmazlar yönünden tazminat hakkını seçen davacılar lehine kazanma şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacıların esasa yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, davacıların miras payına düşen ve harçlandırılan dava değeri 49.985,00 TL üzerinden vekâlet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle 36 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer parseller yönünden davanın esastan reddine, davalılar lehine 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretine, bozma sonrası yapılan duruşmalı istinaf yargılaması sırasında davacılar vekille temsil edildiğinden davacılar lehine AAÜT'nin 2. kısım 2. bölüm 17/c maddesi uyarınca istinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından 20.400,00 TL istinaf duruşma vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararında davacılar lehine hükmedilen istinaf duruşma vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; bozma sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapıldığı, 19.09.2023, 24.10.2023, 23.01.20 24... .03.2024 tarihlerinde dört celse açıldığı, davacılar vekilinin dört celseye de katıldığı, ancak davalılar vekilinin hiçbir celseye katılmayıp beyan dilekçesi de sunmadığı, istinaf incelemesi sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin ise istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden karar verilmek suretiyle davalı lehine hüküm kurulduğu, esasa ilişkin olarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, ancak istinaf başvurusu esastan reddedildiği halde istinaf duruşmalarına katılması sebebiyle davacı lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, aleyhine karar verilen (istinaf başvurusu reddedilen davacı) tarafa yükleneceği, haklı davalı taraf lehine hükmedileceği kuşkusuz olup Bölge Adliye Mahkemesince aleyhine karar verilen davacı taraf lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.
5. Öte yandan, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesince yapılan dört duruşmanın hiçbirine katılmaması ve beyan dilekçesi de sunmaması sebebiyle lehine karar verilmiş olsa dahi, vekili duruşmalara katılmayan ancak lehine hüküm verilen davalı lehine de istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilemez.
6. Ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünde istinaf duruşma vekâlet ücretine ilişkin bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki istinaf duruşma vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (D) bendinde yer alan “Yargıtay bozma ilamından sonra duruşma açılarak yargılamaya devam olunduğundan davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 2. kısım 2. bölüm 17/c sırası uyarınca 20.400 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “Yargıtay bozma ilamından sonra duruşma açılarak yargılamaya devam olunduğu, ancak istinaf başvurusu kabul edilen davalı taraf istinaf yargılaması sırasındaki duruşmalara katılmadığından lehine istinaf duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek hâlinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!