Anahtar kelimeler: Çks Ofisine Ofisinden İdava Mahsülleri Mahsulleri Buğday Toprak Bağkur Alıp
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1995 yılında ... Toprak Mahsülleri Ofisine buğday teslim ettiğini, teslim ettiği buğday sebebiyle kendisinden Bağ-Kur kesintisi yapıldığını, buğday teslimine ilişkin evrakları Toprak Mahsulleri Ofisinden alıp, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat eden müvekkiline 20.057,81 TL yapılandırma borcu çıkartıldığın, müvekkilinin, ÇKS belgeleri ve davalı Kurumdan verilen yapılandırma belgelerine istinaden ... Şubesinden kredi çektiğini ve de 7...1 Bağ-Kur numarasını alarak 01.08.1995-2005 yılları arasındaki primlerini ödediğini, müvekkilinin, 2005-2010 yılları arasında ise isteğe bağlı olarak sigortasını ödediğini, emeklilik için yaşını beklerken de 2014 yılı Aralık ayı ile 2017 yılı Şubat ayı dönemi için de 2 yıl 3 ay Çiftçi Bağ-Kur'una ödeme yaptığını, 15.02.2017 tarihinde son taksidin yatırılmasının ardından da tüm şartların tamamlanması sebebiyle kendisinden emeklilik dilekçesi talep edildiğini, emeklilik talep dilekçesini veren müvekkilden, Ziraat Odası kaydı ve tapu kaydı talep edildiğini, bu kez de müvekkilinın 2000 yılına ait olan Ziraat Oda kaydını ve 1997 yılında tapuda kendisine intikal eden taşınmaz tapu kaydını ibraz ettiğini, bunun akabinde de davalı Kurumun, 1997 yılına ait Toprak Mahsülleri kaydı talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 1997 yılına ait kayıt bulunamaması sebebiyle de müvekkilin emeklilik tahsis talebinin reddedildiğini, davalı Kurumun söz konusu uygulamasının hatalı olduğunu, ek'te sundukları müvekkilin babası ... 'e ait mirasçılık belgesinden de görüleceği üzere, murisin ölüm tarihinin 25.10.1993 olduğunu, müvekkilinin Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihinin ise 01.08.1995 tarihi olduğunu, muristen miras yoluyla kalan taşınmazların tapuda intikal tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Mirasın Mirasçılar tarafından kazanılması başlıklı 599 uncu maddesine göre, mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, Kanun gereğince kazandıklarını ve mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazandıklarını, müvekkilinin de 1993 yılında babasının vefatının ardından babasından kendisine kalan tarlalarda fiilen çiftçilik yaptığını ve bu taşınmazları işleyerek ürün elde ettiğini, yine Türk Medeni Kanunu'nun 705. hükmü gereğince taşınmazın miras kalması halinde mülkiyet, tescilden önce miras bırakanın ölümü anında kazanıldığını, anılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde davalı Kurumun, müvekkilin emeklilik işlemleri yönünden yapmış olduğu uygulamanın hatalı olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin 01.08.2015 Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ilk tescili tarihi itibariyle işlemekte olduğu taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin 01.08.2015 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 17.02.2017 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti için dava açma zaruretinin doğduğunu belirterek; müvekkilin 01.08.1995 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve de 17.02.2017 tarihi itibariyle de emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum tarafından 1997 yılına ait kayıt bulunamaması sebebiyle davacının emeklilik tahsis talebinin reddedildiğini, bilindiği üzere 20.10.1983 tarih ve 18197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesi kapsamına girenlerin, aynı Kanun'un 7. maddesine göre 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda olduklarını, bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılık kapsamına girdikleri tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin, bu Kanun'un 9. maddesi gereğince Kurumca re'sen yapılarak sigortalılıklarının mülga 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre resen tescil edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren başlatıldığını, ancak Mülga 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin tevkifatın yapıldığını gösteren begeleri de eklemek suretiyle kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla tevkifat yapılan tarihi takip eden ay başından itibaren sigortalılıklarının başladığını, sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıklarının devam ettirildiğini, tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtlarının esas alındığını, ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşları, kooperartif veya birliklerin kayıtlarının esas alındığını, sigortalının kurumca resen tescili yapılmış ise, sigortalılık tevkifatının yapıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren başlatıldığını, buna göre ███████ sayılı Genelgenin 3. Kısım 5. bölümün 2. maddesinin 2.1 numaralı alt başlığı altında tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması bildiriminin örnekleriyle birlikte açıkça ifade edildiğini, ayrıca tevkifata istinaden tescilde esas alınacak tapu kayıtlarıyla ilgili olarak, Genel yazı ile gerekli açıklamanın yapıldığını, bu nedenle 4/b tarım sigortalısı davacının işlemlerinin de bu bilgiler doğrultusunda sonuçlanmasının gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddinin gerektiğini belirterek; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davacının 01.08.1995 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01.03.2017 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının talebinde belirttiği gibi 1995 yılı Temmuz ayında tarım ile uğraştığından bahisle kayıt başlangıcı olan 1995 tarihinden itibaren sigortalılığının tespitinin mümkün olmadığını, davacının eşi adına kayıtlı traktörünün bulunmasının onun çiftçilik yaptığı anlamına gelmediğini, ayrıca 2017 yılından itibaren de yaşlılık aylığına hak kazanması yönündeki kararın da usule aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin ... Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.19 94... no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.20 17... /10 - 1283 E. ████████ K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.
Sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesi “2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar” hükmünü içermekte olup; davacının bu kanun kapsamında tescil başvurusu bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9. maddesinde yer alan “Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca re’sen yapılır” hükmünün açıkça 2. maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğunu öngördüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5. maddede Tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı ifade edilmiştir.
2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36. maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20. günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Somut davada; davacının 01.08.1995 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 17.02.2017 tarihi itibariyle de yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istediği Mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.08.1995 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01.03.2017 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmiş ise de davaya konu edilen sigortalılığın 6100 sayılı HMK'nın 31. madde kapsamında davacıya açıklattırılmak suretiyle netleştirilip, böylece dava konusu yapılan sigortalılık süresi yönünden yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tespite konu sigortalılığın başlangıç tarihinin gösterilip, sonlanma tarihinin gösterilmemesi suretiyle infazı kabil olmayan karar tesis edilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken iş; dava edilen sigortalılık süresi (başlama tarihi ve sonlanma tarihi) davacıdan sorulup belirlenmek suretiyle ve yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!