Anahtar kelimeler: Projelerde Günlerinde Yurt Tatili Ulusal Bayram Ödenmediğini Hafta Kesinlik Tatil
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 40. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı projelerde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yapılmasına, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmasına rağmen alacakların ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının yabancı bir ülkede çalıştığını, bu nedenle yabancı mahkemelerin yetkisi sebebiyle yetki itirazında bulunduklarını, yabancı ülkede çalışan davacının Türk hukukuna göre alacak takibi yapmasına izin verilmemesi gerektiğini, davacı tarafça dava konusu yapılan alacak kalemlerinin çalışılan ülke mevzuatı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda somut uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanması gerektiği, davalı işverence, talep edilen alacakların ... iş hukukuna göre zamanaşımına uğradığı savunması ile davanın reddi talep edilmiş ise de davacının yabancı hukuka göre zamanaşımı süresini bilmemesi ve davalı işverence de bu hususta aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunun geçerli bir neden olarak kabul görmesi gerektiği, ... iş hukuku uyarınca, geçerli bir neden var ise sürenin mahkeme tarafından yeniden başlatılacağının düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalının zamanaşımına ilişkin def'i ve itirazlarına itibar edilmediği, 15.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamaların dikkate alındığı, ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, davalılara ait yurt dışı işyerlerinde çalışan davacının iş sözleşmesinin 14.05.2014 tarihinde sona erdiği, davanın ise 07.05.2018 tarihinde açıldığı, dolayısıyla ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre fesih ve dava tarihi itibarıyla bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için Mahkemeye başvurma süresinin dolduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacı açısından Mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların bulunduğunun da (geçerli nedenlerin bulunduğu) ispatlanmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunn uygulanması gerektiğini,
2. ... hukukuna göre dava konusu alacakların talep edilebilir nitelikte olduğunu,
3. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı veyahut hak düşürücü süre kavramı bulunmadığını, bu kapsamda işbu davanın ... Federasyonu İş Kanunu'ndaki zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi ve tensip zaptı 22.05.2018 tarihinde davalılara tebliğ edilmiş, davalılar vekilleri 05.06.2018 tarihinde sundukları dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunmuşlardır. Cevap dilekçeleri ise 19.06.2018 tarihinde dosyaya sunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalılar vekillerinin süre uzatım talepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte; 09.05.2018 tarihli tensip zaptı incelendiğinde, (1) numaralı bendin alt bendinde "Cevap süresinin uzatılmasının talep edilmesi halinde tebliğ giderinin davalı tarafça peşin olarak karşılanmasına aksi halde geç tebliğ/tebellüğ edilmesinin sonuçlarına davalı tarafın katlanacağına" dair ara karar kurulduğu görülmektedir. Şu hâlde, tensip zaptı ile davalı tarafta, cevap süresinin uzatılmasının talep edilmesi hâlinde bu talebin kabul edileceğine dair haklı bir beklenti oluşturulduğu kabul edilmelidir. Davalılar vekilleri tarafından cevap dilekçelerinin, yasal cevap süresinin bitiminden itibaren ek iki haftalık süre içinde sunulduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki süre uzatım talebinin değerlendirilmemesinin sebep olacağı hak kaybının davalı tarafa yüklenmesi de kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin cevap dilekçelerinin süresinde verildiğinin kabulü gerekmektedir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yer alan ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!