Anahtar kelimeler: Havalenin Şehir Satım Başlattığını Yazildiği Emrinin Emri Satışı Bilgisi Katip

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARART.C.ADANA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararHAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - ...DAVALI
: ... - ...DAVA
: Menfi Tespit (Alım Satım)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emri davacının adresine bildirim yapılarak kesinleştiğini, davacı şehir dışında bulunduğundan hakkında başlatılan icra takibinden ve ödeme emrinin bildiriminden bilgisi olmadığını, davacı ile davalı arasında yazılı ya da sözlü ürün satışı sözleşmesi yapılmadığını, davalının icra takibine dayanak yaptığı belgede havalenin davacıya gönderilmediği, havale alıcısının davacı olmadığını, havale alıcısını tüzel kişilik olduğunu, davacının icra takibine konu borcunun olmadığının belirlenmesini, icra takibinin iptalini, davalı icra takibini haksız ve kötüniyetli olarak başlattığından takip değerinin %20'sinden az olmamak üzerek tazminatın davalı tarafından davacıya ödenmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Küçükçekmece 1. İcra Dairesi'ne, ...'na, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Vergi Dairesi'ne, .... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...'ne ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne yazılan müzekkerelere cevaben gönderilen yazılar dosyamız arasına alınmıştır.Dava, kesinleşmiş ilamsız icra takibine konu borca yönelik açılmış menfi tespit davasıdır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesinin 1.fıkrasına göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ya da bu fıkranın diğer bentlerinde belirtilen diğer kanunlardaki hükümlere ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklanan davaların ticari dava olduğu belirtilmiştir.Bu kapsamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesinin 1.fıkrasının (c) bendine göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun havale hakkındaki 555-560. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olarak kabulü gerekmekle birlikte aynı fıkranın son cümlesi uyarınca herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havaleden doğan davalar bundan istisna tutulmuştur.Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibine konu menfi tepit davası olduğu, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkeremize cevaben davalının sicil kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkeremize cevaben davalının kayıtlı olmadığının bildirildiği, davalının mükellefiyet kaydı bakımından ... Vergi Dairesince gönderilen cevabi yazıda davalının Hukuk Danışmanlığı ve Temsil Faaliyetleri (Avukatlık faaliyetleri) ile kayıtlı faal ödevli olduğu ve mükellefin serbest meslek kazanç defteri tuttuğunun bildirildiği, buna göre davacı tacir olmakla birlikte davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davacı vekilince duruşmanın █████/2023 günlü son celsesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın havale işleminden kaynaklandığı belirtilerek TTK'nın 4.maddesine göre havale işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu ileri sürülmüş ise de davalının faaliyet alanı itibariyle ticari işletmesiyle ilgili olmayan bir miktar paranın banka aracılığıyla havale edilmesi işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta yukarıda anılan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının son cümlesindeki düzenleme dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, bu itibarla uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın taraflarca yasal süresi içinde talep edilmesi halinde görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...Hakim ...