Anahtar kelimeler: Emek Ayından Ekim Sarf Yıllardır Ayında Boyunca Emekli Görüşmede Antalya

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 3. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.04.2004 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ve 2012 Ekim ayında emekli olduğunu, bu dönemde hak ettiği işçilik alacaklarını aldığını, 2012 yılı Ekim ayından itibaren tekrar aynı işyerinde 11 yıl boyunca çalıştığını, davalı işyeri yetkilileri yaptığı görüşmede uzun yıllardır aynı işyerinde çalıştığının, emek sarf ettiğinin, hak ettiği işçilik alacaklarının kendisine ödeneceğinin söylenmesi üzerine prosedür gereği haklarının alındığına dair ibraname ile iş çıkış dilekçesi (istifa) vermesinin istendiğini, davalı işyerinde toplamda 19 yıl boyunca çalışan davacının işçilik alacaklarının tamamından vazgeçerek istifa ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, emsal içtihatlara göre de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iradesinin işyerinden istifa etmek olmadığını, işçilik alacaklarını teminen işyerinden ayrıldığının kabulü ile kıdem tazminatı, fazla çalışma ve seyahat harcırahının hesap edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile seyahat harcırah alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça tanık olarak bildirilen ... 'nün davacının eşi olduğu ve davalı işyeri çalışanı olmadığı, diğer tanık ... 'nin ise fesih tarihinde davalı işyerinde çalışmadığı, istifa dilekçesine ilişkin görgüye dayalı tanıklığının olmadığı, bu hâliyle davacının kendi isteği ile ayrıldığına dair istifa dilekçesine yönelik irade sakatlığı iddiasını ispatlayamadığı, fazla çalışma ücretlerinin ödendiği ve davacının bakiye alacağının bulunmadığı, seyahat harcırah alacağının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin fazla çalışma ve seyahat harcırahı almak düşüncesi ile davalı tarafın yönlendirmesi doğrultusunda istifa başlıklı dilekçeyi yazdığını, istifa iradesi bulunmadığını, uzun yıllar çalışan müvekkilinin işyerinden işçilik alacaklarını ve 11 senelik çalışmasını yok sayarak istifa etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını,2. Müvekkiline seyahat harcırahı ödenmesi gerektiğinin tanık ifadeleri ile desteklendiğini, dosya içerisinde müvekkilinin hangi tarihlerde ve nerede konaklama yaptığını liste olarak sunduğunu, buna göre harcırah alacağının hesaplanması gerektiğini,3. Müvekkilinin fazla çalışma yaptığının tanık ifadeleri ile sabit olduğunu,4. Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi hâlinde ret sebeplerinin açıklanması gerektiğinden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde son bulup bulmadığı, davacının fazla çalışma ücreti ile seyahat harcırahı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.