Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Özlük Talebiyle Eki Göreve Beşinci Yolunda Kararnamenin

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av. ...İstemin Özeti
: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi hakların ödenmesine, sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütünün üyesi ya da sempatizanı olmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Öte yandan, FETÖ/PDY tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştirDavacının eşi İ.M. hakkında hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ''...Sanık İ.M.'ın FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kendi aralarında 2014 yılı Ağustos ayından itibaren yaygın olarak kullandığı kriptolu "bylock" isimli haberleşme programını kullanması, Bylock değerlendirme ve tespit tutanağına göre kullanıcı ID'sinin ... olması, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ... Esas, ... Karar sayılı ve 26.09.2017 tarihli ilamına göre bylock iletişim sisteminin, global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulması (sayfa █████), bağlantı tarihi ve bağlantıyı yapan IP adresiyle hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi durumunda somut olayın özelliğine göre kişinin bu özel iletişim sisteminin parçası olduğu kabul edilerek ayrıca bu ağa dahil olan kişilerin ağ içinde başka kişi ya da kişilerle yaptıkları görüşme içeriklerinin tespitine gerek olmaması, bu sisteme örgüt talimatı ile dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil niteliğinde olması, bu programın örgütün münhasıran gizli iletişiminde kullanılması nedeniyle tek başına örgüt üyeliği için yeterli olması, sanığın bu programı kullandığının Bylock tespit ve değerlendirme tutanağından ve BTK kayıtlarından belirlenmesi nedeniyle Yargıtay CGK'nın kararında belirtildiği şekilde bu programı kullandığının teknik verilerle tespit edilmesi, Emniyet Mahrem imamlar yapılanması içerisinde "..." kod ismini kullanarak FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü içerisinde "mahrem imam" olması, sanık C.Ö.'ün ifadesine göre örgüt ile irtibatlı ve iktisatlı olan Eğitimciler Derneğinde düzenlenen toplantıları katılması, tanık E.G.'in alınan ifadesine göre; sanığın sohbetlere davet eden konumunda bulunması ve sohbetini yaptığı kişilere şifreli programlar kurabileceğini beyan etmesi, sosyal medya hesabı açarak örgüte destek mahiyetinde paylaşımlarda bulunmalarını istemesi, tanıklar S.Ç., L.Ç. ve A.Y.'ın beyanlarına göre polis memurlarının sohbet yapan kişi konumunda olması, sanığın 2004-2008 yılları arasında işçilerin sohbetlerini yaptığını, 2008-2013 yılları arasında polis memurlarının sohbet yaptığını, 2014 yılı Haziran ayında örgütten ayrıldığını beyan ederek ikrarda bulunması, bu beyanların gizli tanık ...'un adli makamlara ibraz ettiği SD kart içeriğini doğrulaması, SD kart içeriğine göre sanığın ayrıca eagle isimli haberleşme programını kullanması, bu programda şifresinin ... olması, şifresinin kod adı ile uyumlu olması, Eagle programının da örgütün gizli haberleşme yapmak amacıyla Bylock'tan sonra kullandıkları programlar arasında bulunması, FETÖ/PDY ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen Aktif Eğitim Sen Sendikasına üye olması dikkate alındığında sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu...'' tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Bu durumda, FETÖ/PDY'nin yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.GEREKÇEDE KARŞI OY
:672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi hakların ödenmesine, sosyal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle █████/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası █████/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:██████████, █████/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; █████/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, █████/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, █████/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), █████/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, █████/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, █████/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, █████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip █████ Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin █████/2017 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği █████/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı █████/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının █████/2016 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikada üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna veyahut sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin de sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.