Anahtar kelimeler: Satımdan İptaliyle Sinden Esaskarar Yazildiği Olmamak Devamına Kullanan İnkar Milleti

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacıya ait ... .... .... Esas sayılı dosyasına itiraz ettiğini belirterek; tüm bu sebeplerle davalının... .... .... Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaliyle icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının dava değerini 1,00 TL olarak gösterdiğini, icra dosyasındaki asıl alacağın 600.000.00 TL olması sebebiyle harcın eksik yatırıldığını, söz konusu davanın arabuluculuk yoluna tabi olduğunu, iş bu dosyada arabuluculuk tutanağı bulunmaması sebebiyle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafa hisse bedellerini peşin olarak ödediğini, davacının iddia ettiği gibi 195 ve 88 numaralı hisselerin bedellerinin 600.000.00 TL olmasının gerçeğe aykırı bir şekilde fahiş olduğunu, bedelin ödenmediği yönündeki ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek; tüm bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kooperatif hisse bedelinin ödenmediğinden bahisle alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. Maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut dosya değerlendirildiğinde; kooperatif hisse devri yapılacağı yönünde karar alındığı halde, taraflar arasındaki güven ilişkisinden kaynaklı olarak resmi hisse devri yapılmadığı belirtilerek, davalının anlaşmaya aykırı olarak hisse bedelini ödemediğinden bahisle iş bu davanın açıldığı, bu şekli ile davaya konu ihtilafın kooperatifler hukuku ile ilgili olmadığının anlaşıldığı, salt alacak davası niteliğinde olduğu, bu suretle mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, diğer taraftan, tarafların tacir sıfatını taşımadıkları, bu yönde iddia ve savunma olmadığı ve bu suretle nispi ticari davadan söz edilemeyeceği dikkate alınarak, Mahkememizin görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, Mahkememizin görevsizliği ile dosyanın talep halinde görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
1-HMK 114, 115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev) yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine,
3-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE,
4-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE,
Dair, davacı asilin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!