Anahtar kelimeler: Altmışlı Dişçilik Ortalarından Hoş Lider Pazarda Lideri Estetik Dolgu Hassasiyetli

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket--------tüm diş tedavi sürecini kapsayan dişçilik sarf malzemeleri ve küçük ekipmanlarında dünya lideri bir şirket olduğunu, -----diş hekimlerine yönelik sarf malzemeleri ve küçük ekipmanların uluslararası lider üreticisi ve satıcısı konumunda olup, altmışlı yılların ortalarından bu yana yüksek hassasiyetli ölçü malzemelerinin ve yenilikçi, estetik açıdan hoş dolgu malzemelerinin geliştiricisi olduğunu, ---yılında ------ kurulan teknik diş hekimliği sarf malzemeleri üreticisi ---- güçlerini birleştirmiş, O tarihten bu yana ----- ortak markası altında pazarda faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ---- müvekkil şirkete hitaben düzenlendiği --- tarihli teyit mektubunda; ---- olmak üzere -----adet optim wipes bulunmaktadır)----- almak istediklerini ve bu satın almayı onayladıklarını, kasaların -------teslim süresi ile ilgili bir -----fatura düzenlenmesini talep ettiklerini, bu teyit üzerine müvekkil şirket -------Euro tutarlı proforma faturayı düzenleyerek davalı şirkete göndermiştir. Davalı şirketin onayı üzerine de proformaya konu ürünlerin üretimine başlandığını, davalı şirketin talep ettiği ürünler özellikle o bölge için tasarlanmış olup, diğer bölgelere aynı şekilde satılamayacağını, müvekkili şirketin davalı şirket için özel olarak ürettiği ürünler karşılığı olan bedeli davalı şirket ödemekten imtina ettiği gibi sürekli olarak farklı bahaneler uydurarak süreci uzatma yolunu tercih ettiğini, sonunda davalı şirket ilgili siparişi iptal ettiğini bildirdiğini, bu gelişme üzerine müvekkil şirket tarafından--- tarihinden gönderilen yazıyla; Covid-19 pandemisi sırasında ------ mendillerine olan talebin büyük ölçüde arttığı ve sonuç olarak iletişim kurulduğu gibi, 2 Aralık 2020 tarihinde davalı şirketin onayı üzerine sipariş ettiği ürünlerin tam miktar olarak üretildiği ve sevkiyat için hazır hale geldiği ancak sonra bu siparişin şimdi iptal edildiği yönünde bildirim alındığı, ne yazık ki, bu ürün siparişe göre üretildiğinden üretilen ürünlerin tam ödemesi yapılması talep edilmiş ve aynı şekilde başlangıçta istendiği gibi ürünlerin teslim alınması istendiğini, ancak bu yazışmalara rağmen davalı şirket herhangi bir ödeme yapmadığı gibi ürünleri iktisap etmekten imtina ettiğini, davalı şirket için özel olarak üretilen ve başka bir şirkete satılması teknik olarak mümkün olmayan ürünlerden ötürü müvekkil şirket zarara uğradığını, nitekim üretilen bu ürünler son kullanma tarihleri geçtiği için imha edilmek zorunda kaldığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir sonuç elde edilemediği için huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları baki kalmak şartıyla; davanın kabulüne, Davalı şirket tarafından ---- yılında teyit mektubu ile onaylanmış 668.952,00 Euro tutarındaki özel sipariş üretim bedelinin davalı şirketçe ödenmemesi nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zararın her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileri tutan arttırmak kaydıyla şimdilik 100,00 Euro'sunun davalı şirketten tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket---------yılından beri faaliyet gösteren, özellikle dış ticaret ve inşaat alanında hizmet veren bir şirket olduğunu, ----- yılında yaklaşık--- firma arasında ihracatta ------------- sırada yer almıştır. --------- Sırada yer almıştır. Yaptığı işler ile basiretli bir tacire yakışır şekilde faaliyet gösteren Müvekkil şirket, bu hususta ülkemize önemli döviz girdisi sağlayan, ülkemizin önde gelen ihracat şirketlerinden biri olduğunu, bu hususta ilk önce HMK Madde 116 gereğince ilk itirazlarımızı, yetki itirazımızı ve zamanaşımı itirazlarını, söz konusu faturayı kabul etmediklerini, davacı şirket dava dilekçesinde özetle ----tarihinde Müvekkil şirketçe kendilerine bir teyit mektubu gönderildiğini, bu mektup karşılığında kendilerinin ----- ürettiklerini, bu ürünlerin Müvekkil şirketçe ücretinin ödenmediğini, bu nedenle ürünleri başkalarına satamayacaklarından imha ettiklerini ve fatura bedelinin Müvekkil şirketçe davacıya ödenmesini talep etmişler ve bir kısım -------- konuşmaları ile evrak sunduklarını, ancak kendilerince ne delillerin ne de davanın kabulünün mümkün olmadığını, delillerdeki -------- konuşmaları kesilmiş, imha edildiği iddia edilen ürünlere ait bahsi geçen tutanak eklenmemiş ve mail üzerinden ilerleyen iletişime ilişkin hiçbir evrak sunulmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ---- tarafından davacı şirket yetkilisi----- tarihinde --------- üzerinden iletişime geçilmiş, ürünleri ile ilgilendiğini belirttiğini, bunun üzerine iletişim hem ---------- hem de mail olarak devam ettirildiğini, dava konusu ürünlere ilişkin her ne kadar davacı tarafça bir sipariş verildiği ve karşılığının ödenmediği iddia edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin bir sipariş talebi olmadığını, bahsi geçen siparişin kesinleşmemesinin en büyük nedeni yazışmalardan da anlaşılacağı gibi davacı tarafça pandemi döneminde fahiş fiyatlarla ürün satılması (Davacı firma tanesini 92,91 Euro'dan sattığı ------ adlı dezenfektan yüzey temizleyici mendilleri pandeminin bitmesiyle 45-50USD'ye düşürmüştür.), üretim kapasitesinin aşılması ve davacının ürünleri her seferinde taahhüt ettiği tarihten geç teslim etmesi olduğunu, pandemi döneminde zaman çok önemli bir unsur olduğundan, Müvekkil şirket müşterileri, taleplerini geç teslimden dolayı haliyle başka kaynaklara kaydırmış, Müvekkil şirket ise bu nedenle zarara uğradığını, bu zararlara ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında pandemi dönemi olan 2020 yılının temmuz ayından bu yana 500.000€'ya yaklaşan bir ticaret yapıldığını, bu siparişlerin hiçbirinde talep edilen ön ödeme yapılmadan sipariş kesinlik kazanmamış veya onaylanmadığını, mail ve -----------yazışmalarında görüldüğü üzere davaya konu olayda ve önceki tüm siparişlerde ön ödeme yapıldıktan sonra siparişin onaylandığı açıkça tespit edilebildiğini, bu hususta herhangi bir ön ödeme yapılmadan siparişin onaylandığının iddia edilmesi davacı şirket ile olan yerleşik ticari yapılagelişe aykırı olduğunu, bu kapsamda Müvekkil şirketçe dava konusu ürünlere ilişkin bir ön ödeme yapılmadığına göre bir siparişin de varlığı mümkün olmadığını, bir siparişin var olmadığını, davacı şirketin; kesinlik kazanmayan, henüz pazarlık aşamasında olan bir siparişi Müvekkil şirkete fatura kesip arz fazlası ürünlerin bedelini hukuka aykırı şekilde tahsil etmeye çalıştığını, müvekkilce, davaya konu siparişe ilişkin herhangi bir onaylama yapmamış ve bu hususta bir ön ödeme gerçekleştirilmediğini, davacı şirket ön ödeme almadan herhangi bir sipariş onayı gerçekleştirmediğini, kaldı ki maillerde göründüğü üzere özel üretim olduğunu iddia ettikleri sipariş için alternatif alıcılar aradıklarını, bu hususta davacı şirketin iddiaları gerçek dışı ve asılsız olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı ve mesnetten yoksun işbu davanın reddini talep etmişlerdir.Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davacı şirket arasında medikal ürünler üzerine pandemi döneminde başlamış olan, günümüze kadar ---- yaklaşan bir ticari ilişki bulunduğunu, bu süre zarfında davalı ------ siparişler için ön ödeme aldıktan sonra onay işlemini gerçekleştirdiğini, ancak birçok siparişte davalı şirket ürünlerin teslimatını geciktirmiş, müvekkil şirketin müşteri kaybetmesine sebep olmuş ve müvekkil şirketi zarara uğrattığını, bu sürede --- konuşmalarında görüleceği üzere ------davalı şirket tarafından iptal edilen siparişe kadar iki şirket arasında herhangi bir uyuşmazlık yaşanmadığını, ancak bu sipariş iptalinden sonra ---- konuşmasında------ kendisinin şirketten ayrıldığını, siparişin iptal edildiğini, Müvekkil şirket---- olan ticari ilişkinin sonlandırıldığını belirttiğini, ---- yerine gelen ---------- yer alan ticari ortaklara kendileriyle çalışmaktan mutluluk duyacağını belirttiğini, müvekkili şirketin bu mail üzerine kendileriyle tekrar çalışabileceklerini ancak geçmişte yaşanan gecikmelerden bahsederek bunlara ilişkin bir güvence istediğini,------ geçmişte gecikmelerin yaşandığını açık şekilde kabul etmiş, bu hususların tekrar yaşanmayacağını söylemiştir. Bu tarihten sonra müvekkil şirket ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki tekrar başlamış, pazarlıklar devam ettiğini, ----- tarihinde ----- kendileri tarafından iptal edilen ve ------- mesajlarındaki kabulüne rağmen siparişe yönelik gerçek dışı ve mesnetsiz iddialarla ödeme talep ettiklerini, Müvekkil şirket bu maile karşı cevabında; o dönemde herhangi bir fatura onaylamadığını, sipariş onayı için gerekli ön ödemeyi yapmadıklarını bu hususta ortada geçerli bir siparişin olmadığını beyan ettiğini, davalı şirketin bu siparişlerin kendilerine özel üretildiğini iddia edip, ardından alternatif alıcı bulamadıkları yönünde çelişkili mailler gönderdiğini, müvekkili şirketin haklı olarak ortada bir siparişin olmadığını tekrar belirttiğini, bu olaydan sonra davalı şirket ticarete sorun yaşanmamış gibi devam etme umudu vererek başka siparişler için pazarlıklara devam ettiğini, ---- tarihli siparişe ilişkin Müvekkil şirket tarafından ------ dekont) ödeme yapılmış ve davalı şirket tarafından fatura kesildiğini, ancak bu ödemeye ilişkin herhangi bir teslimat davalı şirket tarafından yapılmamış, ödenmiş olan 36.000-USD da iade edilmemiş, adeta bu paraya el koyulduğunu, bu hususta ödemenin geri gönderilmesi için iletişime geçildiğini, ancak bir cevap alınamadığını, davalı şirketin bu bedele el koymasının sebebinin kendileri tarafından iptal edilen sipariş sebebiyle olduğunu, davalı şirket hukuka aykırı şekilde ödemesi yapılan ürünlerin teslimatını yapmamış, bu siparişe ilişkin ürünler için ödenen bedeli de iade etmediğini, asıl davanın reddi ile karşı davamızın kabulü' ne, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-USD alacağın ödeme tarihinden başlatılacak olan ticari işlere uygulanacak olan avans faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak Müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı karşı davalı vekili karşı cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket ------müvekkil şirkete hitaben düzenlendiği ---- tarihli teyit mektubunda; ----- kasa (her bir kasada ----- ---- almak istediklerini ve bu satın almayı onayladıklarını, kasaların ----- teslim süresi ile ilgili bir proforma fatura düzenlenmesini talep ettiklerini, buna ilişkin olarak davalı şirket tarafından düzenlenen ------ tarihli teyit mektubunun dosyada mevcut olduğunu, bu teyit üzerine müvekkilu şirketin -------- tutarlı proforma faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, keza proforma faturasının görüntüsü de dosyaya ibraz edildiğini, davalı şirketin onayı üzerine de proformaya konu ürünlerin üretimine başlandığını, davalı şirketin müvekkil şirkete hitaben düzenlendiği---- tarihli teyit mektubunda; ----- ----satın almak istediklerini ve bu satın almayı onayladıklarını, kasaların ---------- teslim süresi ile ilgili bir proforma fatura düzenlenmesini talep ettiklerini, bu beyan üzerine de müvekkil şirketin proforma faturayı oluşturup davalıya ilettiğini, bu şartlar altında taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu açık olup, davalı şirketin sözleşmenin oluşmadığı yönündeki iddiası tamamen davanın sonuçlarından kurtulmaya dönük nitelikte olduğunu, bu ürünlerin davalı için özel olarak üretildiğini, müvekkili şirketin davalı şirket için özel olarak ürettiği ürünler karşılığı olan bedeli davalı şirket ödemekten imtina ettiği gibi sürekli olarak farklı bahaneler uydurarak süreci uzatma yolunu tercih ettiğini, buna ilişkin davalı şirket yetkilisi ile yapılan ---- yazışmaları da dosyaya ibraz edildiğini, sonunda davalı şirket ilgili siparişi iptal ettiğini bildirdiğini, bu gelişme üzerine müvekkil şirket tarafından ---- tarihinden gönderilen yazıyla; Covid-19 pandemisi sırasında -------- mendillerine olan talebin büyük ölçüde arttığı ve sonuç olarak iletişim kurulduğu gibi,-------- tarihinde davalı şirketin onayı üzerine sipariş ettiği ürünlerin tam miktar olarak üretildiği ve sevkiyat için hazır hale geldiği ancak sonra bu siparişin şimdi iptal edildiği yönünde bildirim alındığı, ne yazık ki, bu ürün siparişe göre üretildiğinden üretilen ürünlerin tam ödemesi yapılması talep edilmiş ve aynı şekilde başlangıçta istendiği gibi ürünlerin teslim alınmasının istendiğini, ancak bu yazışmalara rağmen davalı şirket herhangi bir ödeme yapmadığı gibi ürünleri iktisap etmekten imtina ettiğini, davalı şirket için özel olarak üretilen ve başka bir şirkete satışı teknik olarak mümkün olmayan ürünlerden ötürü müvekkil şirket zarara uğradığını, davalı şirket tarafından ------ yılında teyit mektubu ile onaylanmış ----- tutarındaki özel sipariş üretim bedelinin davalı şirketçe ödenmemesi nedeniyle müvekkil şirket zarara uğradığını, bir diğer ifade ile davalı şirket için özel olarak üretilen ve başka bir şirkete satışı teknik olarak mümkün olmayan ürünlerden ötürü müvekkil şirket zarara uğradığı gibi bu ürünleri son kullanma tarihleri geçtiği için imha etmek zorunda kaldığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları baki kalmak şartıyla; davanın kabulüne, davalının karşı davasının reddine, her halükârda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki asıl ve karşı dava alacak istemine ilişkindir.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1)
: -------- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)
: "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; 4.a — Defter İncelemesi (Usul) 4a-l. Davalı Defter İncelemesi (Usul):Davalı tarafından incelemeye ibraz edilen ---- yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir Davalı şirketin ibraz ettiği -- yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226* ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.b — Hesap İnceleme: 4.b-l Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde dava dışı şirkette ait olan -----hesabın dökümü ile davacı şirkette ait olan ----- Kodlu Verilen Sipariş Avanslarının dökümü aşağıdaki gibidir. Davalı tarafın defterlerinde davacı şirkette ait olan ---- no.lu hesabın incelenmesinde, davalı tarafından ------- tarihine kadar dava dışı şirketten 4 ayrı tarihte ----ödeme aldığı, ------ kur farkını dava dışı şirketin borcuna kayıt ettiği ve buna göre ----tarihi itibariyle dava dışı şirkette ---- borçlu olduğu, iş bu alacak tutarının ----- yevmiye sayılı kayıt “Cari Düzeltme Kayıtları” açıklamasıyla dava dışı şirketin hesabına borç kayıt edilerek kapatılmış olduğu görülmüştür. Davalı tarafın defterlerinde davacı şirkette ait olan ----nolu hesabın incelenmesinde; davalı tarafından dav: yapıldığı ve buna göre -----tarihi itibariyle olduğu görülmüştür. 5) — İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Borçlar Kanunumuzun 207. maddesinde, satım sözleşmesi, “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme; alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme” olarak tanımlanmıştır. ------- ile bu tanım genişletilmiş imal edilecek veya üretilecek malların teminine ilişkin sözleşmeler de satım sözleşmesi olarak kabul edilmiştir. Bununla beraber bu sözleşmelerde malı sağlayan tarafın edimi, mal temininden çok işgücü veya diğer bir hizmetin sağlanması ağırlıklı ise ilgili anlaşma satım sözleşmesi olarak kabul edilmemektedir.------ uygulanabilmesi için temel şart da, mal satım sözleşmesi taraflarının işyerlerinin birbirinden farklı devletlerde bulunması ve bu devletlerin antlaşmaya taraf olmasıdır.”----- esas olarak sözleşmenin ayakta tutulması temeline dayanmakla birlikte, istisnai olarak, 49, 64, 72 ve 73. Maddeleriyle taraflara sözleşmeden dönme imkânı vermektedir. ------hükümlerine göre tarafından esaslı ihlal edilmesi malı iade etmesi gerekmektedir. alıcının sözleşmeden dönebilmesi için sözleşmenin satıcıizerine alıcının süresi içinde dönme beyanında bulunması ve Satıcı için Esaslı ihlal, yükümlülük ihlali ya da maddi ayıplı mal tesliminden kaynaklanabileceği gibi, ek süre verilmesine rağmen ifa edilmeyen esaslı olmayan edimlerden kaynaklanan ihlallerin de esaslı ihlal haline geldiği kabul edilmekte ve ek sürenin geçmesiyle sözleşmenin sona erdirilmesi mümkün görülmektedir. Objektif ya da sübjektif imkânsızlık sebebiyle malın teslim edilmemesi de esaslı ihlal olarak kabul edilmekte, satıcının teslimdeki imkânsızlıkta kusurlu olup olmadığı ya da vade tarihinden önce ya da sonra bildirim yoluyla ifa etmeyeceğine dair beyanda bulunması da, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına engel teşkil etmemektedir-------- göre, alıcının sözleşmeden dönme beyanı, şekle tabi olmamakla birlikte, açık ve anlaşılır olmalı ve dönme sebebinin ortaya çıkmasıyla birlikte makul süre içerisinde satıcıya bildirilmelidir. Bununla beraber, teslimin gerçekleşmediği durumlarda, sadece genel dürüstlük kuralına bağlı olarak, herhangi bir makul süre sınırına tabi olmadan, alıcının dönme beyanında bulunabileceği kabul edilmektedir.” Alıcı için esaslı ihlal ise kararlaştırılan semenin ödenmemesi ya da malın tesliminden kaçınılmasıdır. Bedelin ödenmesine ilişkin olarak, ---------Maddesinde, Alıcı, satıcının hiçbir talebine veya başka bir formaliteye uymasına gerek olmaksızın, sözleşmede tespit edilen veya sözleşme ve bu antlaşma uyarınca belirlenebilen tarihte satış bedelini ödemelidir.” hükmünü içermektedir. Bu maddede, satış bedelini ödeme borcunun talepten bağımsız olarak vade tarihinde muaccel hale geleceği belirtilmektedir. Satıcı, ödeme zamanında alacağına kavuşmamışsa, satıcı da -------- maddelerine dayanarak, tazminat talebinde bulunabilir. Alıcı, satıcının ödeme talebinde bulunmadığını ileri sürerek de sorumluluktan kurtulamaz. Zira alıcının ödemede gecikmesi olgusu da ----sisteminde ihtar veya taleple bağlantılı değildir. ------- sözleşmeden dönmenin sonuçları 81 ila 84. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup; bu maddelere göre, sözleşmeden dönme gerçekleştiğinde, tazminat yükümlülüğüne halel gelmemekle bii te, taraflar asli edim yükümlülükleri olan malın teslimi ve bedelin ödenmesi ile ilgili edim yükümlülüklerinden kurtulmaktadır. Tarafların kurtuldukları bu edimlerin yerini de, ifası gerçekleşmiş edimlerin iade edilmesi yükümlülüğü almaktadır. Edimlerin iadesi haricinde talep edilebilecek zararla ise 74. Madde ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre alıcı, dönülme tarihi itibarıyla ikame bir almış ya da satıcı elindeki malları dönmeden sonra taraflarca sözleşmede kararlaştırılan tutardan daha az bir fiyata elinden çıkarmışsa aradaki farkın zarar olarak hesaplanacağı kabul edilmektedir.' Bununla beraber malların bir piyasa rayici olması durumunda, ikame mal alınmasa ya da satılmasa bile, malın teslim edileceği yerdeki piyasa rayicine sözleşme bedeli arasındaki farka göre zarar hesap edilmektedir." Bu noktada önem arz eden hususlardan biri -------Maddeye binaen zararı azaltma yükümlülüğü ve 85 ve devamı maddeleri uyarınca malı elinde bulunduran tarafın muhafaza yükümlülüğüdür. 77. Maddesine göre sözleşmeden dönmede haklı olsa bile zararı azaltma in ihlal edildiği takdirde, zararın azaltılabilecek olduğu miktar oranında zarar bedelinden indirim yapılması gerekmektedir.' "Muhafaza yükümlülüğü ise malın muhafazası ile ilgili olup, malı elinde bulunduran, çları karşı tarafa ait olmak üzere, malların muhafazası için gerekli tedbirleri ancak malların tarafın çok geç kalması, malların bozulacak nitelikte olması ya da muhafaza masraflarının satış bedeline göre makul olmayacak masrafları içermesi hainde, sona erer ve malların satılarak devredilmesini gerektirir.' Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacının ------- mendil satıcısı olduğu, davalı karşı davacının ise alıcı olduğu, her iki ülkenin ----- taraf olduğu, bu durumda taraflar arasındaki satım sözleşmelerine ------ belgelere bakıldığında taraflar arasında bir değil ihtilafa konu iki ayrı satış olduğu, Buna göre asıl davada, ----- tarihli proforma faturaya konu 7.200 adet mendil söz konusu iken, karşı davada, --------- tarihli proforma faturaya konu 720 adet mendilin söz konusu olduğu, bu bakımdan bu iki ayrı sözleşme ve davadaki ihtilafın -----hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Asıl Dava Bakımından Dosyaya sunulan yazışmalara bakıldığında,-----faturaya bağlı mendillerin bağlantısı için bu tarihe kadar ve ----- tarihine kadar bir çok yazışma yapıldığı, Bu yazışmalarda ----- tarihinde proforma faturadaki ürünler için sipariş geçilmesinin ve ürünün yarı bedelinin ödenilmesinin talep edildiği, Bunun üzerine davalı tarafından talep kabul edilerek alıcı tarafından proforma faturadaki miktar ve tutar üzerinden ----- için talep gönderildiği, Bu durumda davacının davalı alıcıya göndermiş olduğu ----tarihli ----- faturasının icap niteliğinde olduğu, davalının göndermiş beyanın ise kabul niteliğinde olduğu, Bu durumda ---- tarihi itibarıyla taraflar arasındaki satım sözleşmesinin kurulduğu, Taraflar arasındaki yazışmalara bakıldığında bu tarihten sonra ---- tarihine kadar ödenmesi kararlaştırılan yarı bedelin ödenmesi için çeşitli görüşmeler yapıldığı, ----tarihine kadar edildiğinin beyan edildiği, ilgili bedel ödenmediğinden, davacı satıcı tarafından siparişin iptal Akabinde ---- tarihinde davacının malların satılamadığı, sözleşme bedelinin gönderilmesi halinde malların teslim edileceğini beyan ederek, davalı alıcıya gönderdiği, ---- faturanın ödenmesini talep ettiği, görülmektedir. Mevcut durumda ---- tarihi itibarıyla teslimden önce alıcı tarafından ödenmesi kararlaştırılan sözleşme bedelinin yarısı ödenmediği için, davacı satıcının ------ hükümlerine göre sözleşmeden dönebileceği, Dönme durumunda aslolan verilenlerin iadesi olmakla beraber, tarafların bu sözleşme özelinde birbirlerine teslim ettikleri mal veya bedele rastlanılmadığı, Yine sözleşmeden dönme hallerinde malların muhafaza bedeli talep edilebilmekle beraber, Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden satışa konu malların, davalı alıcıya has olarak üretildiği, muhafaza edildiği, muhafaza edilmişse hangi bedeller muhafaza edildiğine dair dosya içerisinde bir veriye rastlanmadığı, bu bakımdan muhafaza bedeline ilişkin bir zararın da tespit edilemediği, Dönme halinde mallar teslim edilmemişse,----göre satış bedelleri ile sözleşme bedelleri arasındaki farka ya da mallar satılamadılarsa rayiç bedel arasındaki farka göre satıcının sözleşme zararının hesaplanması gerektiği, Davacı malların satılmadığını, imha edildiğini beyan etmişse de, bu malların ------kapsamında muhafazası gerekmeyen çabucak bozulacak, muhafazası ürüne göre maliyetli olacak ya da mallar üretilmişse malların muhafaza edildiği Ülke Mevzuatına göre imha edilmesi gereken mallardan olduğuna dair bir veriye rastlanılmadığı, Bu sebeple, dosyadaki verilerden, sözleşmeye konu malların 3. Kişilere satılamayacak mallardan olduğu tespit edilemediğinden, davacı satıcının zararının ancak-----Maddeye göre, satış bedeli ile sözleşmeden dönüldüğü tarihteki piyasa rayici arasındaki farka göre hesaplanabileceği, Bu bakımdan, --- dönme tarihi itibarıyla,-------- getirileceğinden ülkemiz rayicine göre bu malların piyasa rayicinin sözleşmeden kararlaştırılan bedelden az olması halinde, aradaki fark kadar davacı satıcının zararı oluşacağı düşünülmektedir. İlgili alanda heyetimizin bir uzmanlığı bulunmadığından, davacı satıcının asıl davada talep edebileceği tazminat tutarı hesaplanamamıştır. Karşı Dava Bakımından Dosyaya sunulan yazışmalara bakıldığında,-----tarihli proforma faturaya bağlı endillerin bağlantısı için taraflar arasında sözleşme öncesi bir çok yazışma yapıldığı,----- tarihinde davalı karşı davacı alıcı tarafından, davacı karşı davalı satıcıya ---- gönderildiği, bunun üzerine 720 adet mendil için yeni bir proforma fatura düzenlendiği, Bu durumda ---- tarihi itibarıyla taraflar arasında yeni bir satım sözleşmesi kurulduğu, Dosya içerisinde bu yeni satım sözleşmesine konu 720 adet mendilin teslim edildiğine ya da bu malların yerine davalı karşı davacı tarafından ikame malların alındığına dair bir evraka rastlanılmadığı, Bu durumda davalı karşı davacı alıcının, sözleşmeden dönme kapsamında ödemiş olduğu ----- davacı karşı davalı satıcıdan talep edebileceği gibi, dava tarihi itibarıyla ilgili malın piyasa rayicine göre taraflar arasındaki sözleşmeden daha fazla bedelle ikame edilecek olması durumunda, davalı karşı davacının bu zararını da talep edebileceği, İlgili alanda heyetimizin bir uzmanlığı bulunmadığından, davalı karşı davacı alıcının karşı davada talep edebileceği tazminat tutarı hesaplanamamıştır. 6) SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplere binaen, davacının ------ mendil satıcısı olduğu, davalı karşı davacının ise alıcı olduğu, her iki ------- taraf olduğu, bu durumda taraflar arasındaki satım sözleşmelerine ---- Hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği, Dosya içindeki belgelere bakıldığında taraflar arasında bir değil ihtilafa konu iki ayrı satış olduğu, Buna göre asıl davada, ---- adet mendil söz konusu iken, karşı davada, ----- adet mendilin söz konusu olduğu, bu bakımdan bu iki ayrı sözleşme ve davadaki ihtilafın ------ göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği - Asıl Dava Bakımından, --- tarihi itibarıyla taraflar arasındaki satımsözleşmesinin kurulduğu, Dönme Bakımından, ----tarihi itibarıyla teslimden önce alıcı tarafından ödenmesi kararlaştırılan sözleşme bedelinin yarısı ödenmediği için, davacı satıcının -----hükümlerine göre sözleşmeden dönebileceği, İade Borcu Bakımından, Dönme durumunda aslolan verilenlerin iadesi olmakla beraber, tarafların bu sözleşme özelinde birbirlerine teslim ettikleri mal veya bedele rastlanılmadığı, Zarar Bakımından, --- dönme tarihi itibarıyla, Mallar -----getirileceğinden ülkemiz rayicine göre bu malların piyasa rayicinin sözleşmeden kararlaştırılan bedelden az olması halinde, aradaki fark kadar davacı satıcının zararı oluşacağı, Karşı Dava Bakımından, ------- tarihi itibarıyla taraflar arasında yeni bir satım sözleşmesi kurulduğu, Dönme Bakımından, Dosya içerisinde bu yeni satım sözleşmesine konu 720 adet mendilin teslim edildiğine ya da bu malların yerine davalı karşı davacı tarafından ikame malların alındığına dair bir evraka rastlanılmadığından, davalı karşı davacı alıcının sözleşmeden dönebileceği, İade Borcu Bakımından, Davalı karşı dava kapsamında ödemiş olduğu----- dava Zarar Bakımından, dava tarihi itibarıyla ilgili malın piyasa rayicine göre taraflar arasındaki sözleşmeden daha fazla bedelle ikame edilecek olması durumunda, davalı karşı davacının bu zararını da talep edebileceği, 1 alıcının, sözleşmeden dönme 1 karşı davalı satıcıdan talep edebileceği, ----- piyasa rayici ile ilgili heyetimizin bir uzmanlığı bulunmadığından, zarar kalemlerinin hesaplanamadığı bildirilmiştir.Asıl dava davalısı karşı dava davacı vekili ıslah dilekçesinde; "Öncelikle ıslah dilekçemizin kabulü ile işbu dilekçenin bir suretinin davalıya tebliğine, 2) Neticeten asıl davanın reddi ve karşı davamızın kabulü ile; 3) ---- alacağın ödeme tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek USD mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline, 4) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;Huzurdaki asıl ve karşı davanın satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu,Davacının --- mendil satıcısı olduğu, davalı karşı davacının ise alıcı olduğu, her iki ülkenin ---- taraf olduğu, bu durumda taraflar arasındaki satım sözleşmelerine ----- tatbik edilmesi Dosya içindeki belgelere bakıldığında taraflar arasında bir değil ihtilafa konu iki ayrı satış olduğu, Buna göre asıl davada, --- tarihli proforma faturaya konu ---- mendil söz konusu iken, karşı davada, --- tarihli proforma faturaya konu 720 adet mendilin söz konusu olduğu, bu bakımdan bu iki ayrı sözleşme ve davadaki ihtilafın ---hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, Asıl Dava Bakımından Dosyaya sunulan yazışmalara bakıldığında, ------ tarihli proforma faturaya bağlı mendillerin bağlantısı için bu tarihe kadar ve -------tarihine kadar bir çok yazışma yapıldığı, Bu yazışmalarda ---- tarihinde proforma faturadaki ürünler için sipariş geçilmesinin ve ürünün yarı bedelinin ödenilmesinin talep edildiği, Bunun üzerine davalı tarafından talep kabul edilerek alıcı tarafından proforma faturadaki miktar ve tutar üzerinden ----- talep gönderildiği, Bu durumda davacının davalı alıcıya göndermiş olduğu ---- tarihli proforma faturasının icap niteliğinde olduğu, davalının göndermiş beyanın ise kabul niteliğinde olduğu, Bu durumda---- tarihi itibarıyla taraflar arasındaki satım sözleşmesinin kurulduğu, Taraflar arasındaki yazışmalara bakıldığında bu tarihten sonra ---- tarihine kadar ödenmesi kararlaştırılan yarı bedelin ödenmesi için çeşitli görüşmeler yapıldığı, ---- tarihine kadar ilgili bedel ödenmediğinden, davacı satıcı tarafından siparişin iptal edildiğinin beyan edildiği, ilgili bedel ödenmediğinden, davacı satıcı tarafından siparişin iptal Akabinde ----- tarihinde davacının malların satılamadığı, sözleşme bedelinin gönderilmesi halinde malların teslim edileceğini beyan ederek, davalı alıcıya gönderdiği, 668.952, 00 EUR” luk faturanın ödenmesini talep ettiği, Mevcut durumda ---- tarihi itibarıyla teslimden önce alıcı tarafından ödenmesi kararlaştırılan sözleşme bedelinin yarısı ödenmediği için, davacı satıcının----- hükümlerine göre sözleşmeden dönebileceği, Dönme durumunda aslolan verilenlerin iadesi olmakla beraber, tarafların bu sözleşme özelinde birbirlerine teslim ettikleri mal veya bedele rastlanılmadığı, Yine sözleşmeden dönme hallerinde malların muhafaza bedeli talep edilebilmekle beraber, Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden satışa konu malların, davalı alıcıya has olarak üretildiği, muhafaza edildiği, muhafaza edilmişse hangi bedeller muhafaza edildiğine dair dosya içerisinde bir veriye rastlanmadığı, bu bakımdan muhafaza bedeline ilişkin bir zararın da tespit edilemediği, Dönme halinde mallar teslim edilmemişse, --- göre satış bedelleri ile sözleşme bedelleri arasındaki farka ya da mallar satılamadılarsa rayiç bedel arasındaki farka göre satıcının sözleşme zararının hesaplanması gerektiği, Davacı malların satılmadığını, imha edildiğini beyan etmişse de, davacının üretimi yapmış olduğunu, malları teslime hazır tuttuğunu, alıcıyı temerrüde düşürdüğünü, ilgili malların imhasını yaptığı hususlarını ispatlayamamış olduğu,Karşı Dava Bakımından Dosyaya sunulan yazışmalara bakıldığında,----- tarihli proforma faturaya bağlı endillerin bağlantısı için taraflar arasında sözleşme öncesi bir çok yazışma yapıldığı,---- tarihinde davalı karşı davacı alıcı tarafından, davacı karşı davalı satıcıya ---- gönderildiği, bunun üzerine 720 adet mendil için yeni bir proforma fatura düzenlendiği, Bu durumda ------ tarihi itibarıyla taraflar arasında yeni bir satım sözleşmesi kurulduğu, Dosya içerisinde bu yeni satım sözleşmesine konu 720 adet mendilin teslim edildiğine ya da bu malların yerine davalı karşı davacı tarafından ikame malların alındığına dair bir evraka rastlanılmadığı, Bu durumda davalı karşı davacı alıcının, sözleşmeden dönme kapsamında ödemiş olduğu 36.000,00 USD” yi davacı karşı davalı satıcıdan talep edebileceği,
Açıklanan gerekçelerle asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-ASIL DAVANIN REDDİNE,
a-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.301,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
b-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
c-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan yatırılan peşin harç olan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
d-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
2-Karşı davanın kabulü ile, 36.000,00 USD'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca 1 yıllık USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine,
a-Karar tarihinde alınması gereken 77.070,07 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın ve 25.701,00 ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 50.941,47 TL harcın davacı karşı davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
b-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı karşı davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
c-Davalı karşı davacı tarafça yatırılan 5.250,00 TL yargılama gideri, peşin harç olan 427,60 TL ve 25.701,00 ıslah harcı olmak üzere toplam 31.378,60 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine,
d-Davalı-karşı davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 175.236,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
Dair, davalı karşı davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!