Anahtar kelimeler: Url Httpswwwcom Httpswww Refi Smk Erişimin Eseri Sahipliğinden Sanat Fikir

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ E.
TARİH
:█████/2025 Tarihli Ara Karar
DAVANIN KONUSU
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan HaklaraTecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davalıların "..." ibaresini ihtiva eden üretim ve satışlarının durdurulmasına ilişkin; "https://www.....com" ; "https://www...." url adresleri hakkında SMK m.159/1 ve HMK m.389 uyarınca erişimin engellenmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalı şirketin davacıya ait marka hakkına dair tecavüzünün tespiti ve menine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanunu’nun 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde HMK m.107 uyarınca şimdilik 100 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili, Hükmün veya özetinin, masrafı davalıya ait olmak üzere, Türkiye genelinde yayınlanan 3 ayrı gazetede ilanına veya ilgili kurumlara bildirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ifadenin markasal değerine, bu ibarenin kendisi adına tescilli olduğunu, müvekkilinin davacıya ait bir markayı kullandığına ve bu sektörel ibare kullanılırken davacıya atıf yapıldığına yönelik tüm iddiaların gerçek olmadığını ileri sürerek davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak, alınan bilirkişi rapor içeriği de dikkate alındığında yaklaşık ispat şartının da sağlanamadığı, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği ve esası çözer nitelikte verilebilecek bir tedbir kararının ölçülülük ilkesine uymayacağı, yargılamanın devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu anlaşıldığından, böylelikle yasal şartların oluşmadığına kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Karşı tarafın yapmış olduğu eylemler ile müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, SMK 159 ve HMK 389 gereği tedbir kararı verilmeliyken Mahkemenin hukuka aykırı olarak taleplerini reddettiğini, taleplerinin yalnızca HMK m.389 vd maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi, SMK m.159 ve ticaret unvanına tecavüzü düzenleyen TTK m.52 vd maddelerinin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, -Somut olaya bakıldığında davalı tarafın fiilleri açıkça bir sınai mülkiyet hakkı tecavüzü olup SMK MD.159 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da karşı tarafın https://www..../ linkinde ... ibaresi aratıldığında gönderim amacı kısmında ... ibaresinin olduğu, Ana Sayfada ... ibaresi ile arama yapıldığında taze çiçekler şeklinde kullanım olduğu, google arama motorunda ... ibaresi ile arama yapıldığında hem sponsorlu olmayan sonuçlarda hem de sponsorlu (ücretli) reklam olarak sonuçlarda çıktığı, sponsorlu (ücretli) reklam veren firma olarak ... ... ... A.Ş. bilgisinin olduğu kullanmış olduğu kayıt altına alındığını, İlk derece mahkemesinin ise bu durumu göz ardı ettiğini,-Mahkemenin söz konusu ara kararında tedbir kararına gerekçe olarak bilirkişi raporunu gösterdiğini, rapora bakıldığında ise davalı kullanımlarının marka tecavüzü yaratmadığına dair konuda görüş ve değerlendirmede bulunması açıkça hukuka aykırı olduğunu, hakimin takdir yetkisi içinde yer alan bir konuda görüş ve değerlendirmede bulunulduğunu, bilirkişilerin söz konusu kullanımın SMK md.7/5 kapsamında olduğuna dair görüş belirttiğini, davalı yanın basiretli tacir olarak "..." ifadesinin müvekkiline ait bir marka olduğunu bilmesi ve çiçeklerinin durumunu nitelemek istiyorsa farklı terim ve ifadeler kullanması gerektiğini, aksi takdirde marka tecavüzü oluşacağını, -davalının eylemlerinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunu, "..." müvekkiline ait tescilli bir marka olmanın yanı sıra aynı zamanda müvekkilinin unvanı olduğunu, Davalı tarafın yapmış olduğu eylemlerin ise müvekkilin tescilli markasının yanı sıra unvanını da tecavüz ettiğini, kararın kaldırılarak tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Tarafların temel ticari faaliyetlerinin münhasıran canlı çiçek ürünlerinin ... sitesi üzerinden satışından ibaret olduğunu, uyuşmazlık konusu "..." ibaresinin taraflarca fiilen ticarileştirilen mal ve hizmetler bakımından açık bir şekilde vasıf bildiren sektörel bir işaret olduğunu, müvekkili tarafından bu ibarenin kullanılmasının tamamen sektörel amaca matuf olduğunu ve müvekkilinin bu ibareyi sektörel anlamıyla, satışını gerçekleştirdiği ürünlerin vasfını bildirmek için kullandığını, Davacı taraf davayı... nolu "..." ibareli markaya dayandırdığını, başvuru sahibi tarafından bu markanın tescili için 35 nolu sınıf kapsamında yapılan marka tescil başvurusunun, müvekkilinin faaliyet gösterdiği ve markayı kullandığı dava konusu ürün grupları bakımından reddedildiğini, davaya dayanak markanın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kısmen reddedildiği şekliyle tescil edildiğini, davacının dava konusu ürünler bakımından tescil kapsamında korunan bir hakkı olmadığını ve zaten marka tescil sürecinde verilen ret kararı dikkate alındığında sektörel vasıf bildiren bu ibare için böyle bir hakkın tesis edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresinin, sattığı ürünlerdeki ürün grupları içerisinde kurutulmuş/yapay çiçekler değil, ... ve canlı çiçekler bulunduğunu ifade etmek için kullandığını, Müvekkilinin bu kullanım şekli ve amacının, davacı tarafın marka tescili kapsamında bu ürünler için koruma sağlanmaması ile aynı sektörel amaca matuf olduğunu, müvekkilinin ... sitesinde ürünlerin davacı tarafa ithafen ... güvencesi ile satıldığına dair en küçük bir işaret ya da ifade kullanılmadığını, "..." ibaresini, sadece sattığı çiçeklerin taze olduğunu vurgulamak amacı ile kullandığını ve böyle sektörel bir ibareyi kendisine alan adı olarak seçen (marka olarak da tescil ettiremeyen) davacının bu sektörel kullanıma katlanmak zorunda olduğunu, raporda davacıya ait markasal hakları ihlal etmediği tespit edildiğini, marka ihlaline ilişkin iddianın yaklaşık olarak dahi ispat edilemediğini, ticaret unvanına tecavüze ilişkin iddiaların da aynı gerekçelerle reddi gerektiğini, davacıya ait ticaret unvanı ile müvekkilinin kullanımları arasında irtibat kurulmasının mümkün olmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı Yönüyle İnceleme; Dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen tazecicek.com alan adının 05.06.2001 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ....com, ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ....com, ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, ...bilgilerinde ....com - .....com yazdığı, web sitesinde bulunan Çerez Politikasında bulunan iletişim bilgisinde ... ... ... Anonim Şirketi -ESENTEPE MAH. ... CAD. ... ... İÇ KAPI ...ŞİŞLİ / İSTANBUL - E-posta: info@....com yazdığı, web sitesinde mevcut durumda "..." şeklinde kullanım olduğu, Davalı Yönüyle İnceleme; Dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen cicekmarket.com alan adının 03.08.2006 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ....com, ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ....com, ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, ...bilgilerinde ....com - vivienne.ns.cloudflare.com yazdığı, web sitesinde bulunan Gizlilik Sözleşmesi iletişim bilgisinde ... ... ... A.Ş. - ... Caddesi ... Levent / İstanbul - Tel: ... (Müşteri ... Hattı) - E-posta: in..com - Mersis Numarası: .. yazdığı, https://www..../ linkinde ... ibaresi aratıldığında 11 kez kullanım olduğu, https://www.....com/ içerisinde gönderim amacı kısmında ... ibaresinin olduğu, Ana Sayfada ... ibaresi ile arama yapıldığında taze çiçekler şeklinde kullanım olduğu, google arama motorunda ... ibaresi ile arama yapıldığında hem sponsorlu olmayan sonuçlarda hem de sponsorlu (ücretli) reklam olarak sonuçlarda çıktığı, sponsorlu (ücretli) reklamveren firma olarak ... ... ... A.Ş. bilgisinin olduğu, sponsorlu (ücretli) reklamın hangi eşleme türüyle (Tam Eşleme, Geniş Eşleme, Sıralı Eşleme) reklam verildiği açık kaynaklardan ulaşılamadığı, Her ne kadar davacı yana ait davaya mesnet marka ile davalı yanın “...” şeklindeki kullanımları benzer ise de, Davacı yanın markasının davalı yanın kullanım gerçekleştirdiği hizmetlerde (Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar) hizmetlerde tescilli olmaması nedeni ile çifte benzerlik kaidesinin gerçekleşmediği, İhtilaf konusu davalı kullanımlarının “... satışı” hususunu işaret eden dürüst ticari kullanım niteliğinde olduğunun da değerlendirilebileceği, ilgili unsurun “Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu, davacının da bu hizmetler bakımından markasının tescilli olmadığı, bu eksende tespit edilen kullanımların davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği kanaati ile rapor düzenlenmiştir.Davacı tarafın, ...nolu "..." ibareli markasının 35 nolu sınıfta tescilli olduğu ancak "Tarım ve bahçecilik ürünleri, (...) Ormancılık ürünleri. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar" bakımından tescilinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi istemlerine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Somut olay değerlendirildiğinde, bilirkişiler marka haklarına tecavüz bakımından yapmış oldukları değerlendirmede; Davacı tarafın, ...nolu "..." ibareli markasının 35 nolu sınıfta tescilli olduğu ancak "Tarım ve bahçecilik ürünleri, (...) Ormancılık ürünleri. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar" bakımından tescilinin bulunmadığının beyan edildiği, davacının ve davalının temel ticari faaliyetlerinin çiçek ürünlerinin ... sitesi üzerinden satışından ibaret olduğu, "..." ibaresinin, tarafların ticaretine konu mal ve hizmetler bakımından vasıf bildiren sektörel bir kullanım olduğu, satılan çiçek ürünün tazeliğini belirtecek bir ibare olduğu, ayrıca davacının bu sınıfta tescilinin bulunmadığı, ticaret unvanı olarak kullanımın ise markasal kullanım olup olmadığı değerlendirmesinin yargılama gerektirdiği, tesciline konu ürünler bakımından yaklaşık ispata elverişli delil bulunmaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!