Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Sinai Sınai Fikri Hükümsüzlük Haklar Layihalar Marka İstenmiş

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, HükümsüzlükTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ███████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin, 04, 37, 39 ve 40. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli ██████████ ve ██████████ sayılı “...” ibareli markaların sahibi bulunduğunu, “...” ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olduğunu, aynı zamanda, "www.....com.tr" adresli alan adının da █████/2000 tarihinden bu yana müvekkili şirket adına kayıtlı bulunduğunu, davalının ███████████ sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunun bir kelime markası olduğunu, marka kapsamında herhangi bir şekil ya da renk unsurunun kullanılmadığını, marka kapsamında yer alan “...” ve “...” ibarelerinin marka vasfı bulunmayan, yapılan işi tanımlayan kelimeler olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun, marka olarak algılanan kısmının “...” ibaresi olduğunu, tüketicilerin başvuru sahibi ile müvekkili arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu veya ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebileceklerini, 6769 sayılı SMK m. 6/1’de sayılan hususların varlığının somut olayda mevcut olduğunu, davalının “...” esas unsurlu markaların tanınırlığından istifade etmek istediğini ve “...” esas unsurlu markaların ayırt edici gücünün istismar edileceğini, müvekkili firmaya ait marka ile aynı sektörde kullanılmak üzere görsel, işitsel ve sınıfsal olarak da benzer “...” esas unsurlu markanın tercih edilmesinin, iltibas ve haksız rekabet şeklinde ortaya çıkan kötü niyetin göstergesi olduğunu ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nun 2022-M-18402 sayılı kararının iptaline ve ███████████ sayılı “... ... ''...'' ibareli marka tescil başvurusunun tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, markaların birbirlerinden farklı olduklarını, başvuru markasının, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden yeterli ölçüde ayırt edicilik niteliği taşıdığını, dava konusu başvuru markasının davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ticaret unvanının (... ... A.Ş.) ve internet alan adının (www.....com.tr) aynısı ya da benzeri olmadığını, başvuru ve dava aşamasında davacı vekili tarafından kötü niyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini talep etmektedir.Davalı gerçek kişi savunmada bulunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olduğu, dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile itiraza mesnet markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer bulundukları, davaya konu emtialar her ne kadar dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etse de karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacının “...” ibareli markayı iştigal alanı kapsamındaki “elektrik enerjisi üretimi ve ticareti hizmetleri” üzerinde fiilen kullandığı, "....com.tr" ibareli alan adının ilk kez 18.04.2000 tarihinde ve davacı adına tahsis edilmiş bulunduğu, söz konusu kullanımların aynı zamanda davacının tescilli markasına dayalı olması nedeniyle davaya konu marka ile davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzer olduğu anlaşıldığından, davacı şirketin “...” ibaresini kullanmakta olduğu hizmetler ile davaya konu markanın başvuru kapsamında kalan mallar arasındaki benzerlik/ilişki dikkate alındığında, davacı şirketin 6769 Sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında ticaret unvanına dayalı koruma talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne; 2022-M-18402 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markaların birbirlerinden farklı olduklarını, başvuru markasının başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden yeterli ölçüde ayırt edicilik niteliği taşıdığını, genel izlenim itibariyle makul düzeyde bilgi, dikkat ve özen sahibi olduğu kabul edilen ortalama tüketici nezdinde davacı markaları ile karıştırılma olasılığı bulunmadığını, işletmeler arasında idari ve/veya ekonomik bir bağlantı bulunduğunu sanması ihtimalinin de olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan emtialar ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olduğu, dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile itiraza mesnet markanın esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer bulundukları, davaya konu emtialar her ne kadar dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etse de karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının gerek ticaret unvanından gerekse de "....com.tr" ibareli alan adından kaynaklı olarak, 6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında koruma talep edebileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.