Anahtar kelimeler: Müzikteki Albüme Bestekar Bestekarı Aranjörü Albümde Kutlamak Albümün Albüm İcracı

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., 35 yıldır müzik sektöründe hem bestekar hem de icracı olarak faaliyet gösteren saygın bir sanatçı olduğunu, davacının 2012 yılında müzikteki 25. Yılını kutlamak amacıyla, ‘...’ isimli bir albüm çıkarmış ve bu albümde birçok icracı, davacının eserlerini icra ederek albüme katkıda bulunduklarını, söz konusu albümün davacının sahibi olduğu ... yapımcılığında yayımlandığını, eserin bestekarı ve aranjörü davacı olduğunu, bu hususun Kültür Bakanlığı'nın kayıtları ile sabit olduğunu, davacının söz konusu albümde bulunan ‘...’ isimli eserindeki hakları sistematik olarak tecavüze uğradığından işbu dava ikame edildiğini, davalılardan ... da ‘...’ adı verilen albümde müziği davacıya ait ‘...’ isimli eseri icra etmiştir ve aynı zamanda 17.04.2012 tarihli Muvafakatname/İzin Belgesi ile icra ettiği bu eserin anılan albümde yayımlanmasına da muvafakat ettiğini, bu itibarla “...” isimli eserin, ... tarafından seslendirilen versiyonunun tüm hakları, ‘...’ albümü kapsamında davacıya ait olmasına rağmen söz konusu eserin, yapımcı olduğu iddia edilen ...’in oluru ile ... şirketi tarafından lisanslandığını ve yayılıp dağıtıldığını, kayıt ve linkler incelendiğinde ... yapımcılığında ... tarafından dağıtılan ve yayılan eserin tüm haklarının davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, yapılan araştırmada davalı ... tarafından çıkarılan ‘...’ adlı albümde tüm hakları davacıya ait olan ve davacının ‘...’ adlı albümünde yer alan kayıt kullanıldığını ve bu eserin ‘...’ olarak yeniden adlandırıldığını, görüldüğü üzere davalılar ... ve ...'un davacıdan herhangi bir izin almadan, müziği davacıya ait olan eseri, izinsiz olarak başka bir albümde ve farklı bir isimlendirme yapılarak kullanmış, ... firmasının yapımcı olarak söz konusu eseri davacının herhangi bir onayı olmadan internet ortamı da dahil yaymış ve ismini değiştirdiğini belirterek açıklanan nedenlerle davanın kabul edilerek tensip ile ihtiyati tedbir kararı verilerek tecavüze konu tüm başlaşımlar ile aşağıda verilen linklere erişimin engellenmesini; davalılarca müvekkilimin fikri mülkiyet haklarına yapılan tecavüzün ref’ine fazlaya ilişkin hakların ve dava hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL maddi tazminata hükmedilerek müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin haklarımız ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile 50.000.-TL mavevi tazminata hükmedilerek müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin maddi tazminat miktarını HMK'nin 176 vd. maddeleri uyarınca 50.000, TL olarak ıslah ettiğini, 40.000 TL fark için ıslah harcını yatırdığını sair hususlara dair taleplerimizin baki olduğunu, tecavüzün ref'ine, dava dilekçesinde belirtilen linklerin kaldırılmasına, FSEK'in 70'inci maddesi uyarınca 50.000, TL manevi, 50.000, TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA;
Davalı Asil ... cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın açılması ve ilişkilendirilen suçlamaların kasıtlı olduğunu, ... projesi üzerinden gündem yaratma çabasından başka bir şey üzerinden gündem yaratma çabasından başka bir şey olmadığı nedenleriyle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'un davacı ...'in ‘...’ isimli albümüne katkıda bulunmak üzere 2012 yılında icracı sanatçı olarak '...' adlı eseri icracı olarak seslendirdiğini, yine aynı eserin aranjörlüğü de davalı ...'a ait olduğu halde davacı eserin aranjörü olarak kendi ismini belirttiğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında yer verilen ve davalı ...'un davacı eser sahibini maddi ve manevi zarara uğrattığı ifadelerine katılmadıklarını, davalının ve davacının iznini almadan bu eseri kullanmış olan diğer davalıların kusurlu oldukları nedenleriyle işbu haksız ve hukuka aykırı davanın ... yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılardan ...ne yapılan tebligatın iade dönmesi sebebi ile aşamalardaki tebligatlar TK 35.maddesine göre tebligat yapılmış ancak dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... █████/2024 tarihli raporlarında özetle; Dava dilekçesinde belirtilen ... linki kontrol edildiğinde... linkini açıldığı, ... isimli sanatçı, “...” isimli eserin güncel olarak yayında olduğu, eser çalışmaya başlandığında çalma ekranında ... – ... – ... ibarelerinin olduğu, linkte albüm başlığında ... – ... Şarkı yazdığı, eserin bulunduğu linkte alt kısımda 27 Şubat 2017 – ... bilgilerinin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ... linki kontrol edildiğinde ... alan adının 06.10.2011 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ... A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği,... bilgilerinde ... – ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde ...Durağı Karşısı, ... - .... linkinde ... isimli sanatçı, “...” isimli eserin güncel olarak yayında olduğu, eserin bulunduğu linkte Albüm Adı : ... – Yapımcı : ... – Yayın Tarihi : █████/2017 – Yapım : Albüm bilgilerinin olduğu, dava dilekçesinde belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda Sayfanın bulunamadığı, linke ilişkin web ... kaydı kontrol edildiğinde web archive kaydının olmadığı, dava dilekçesi EK’inde bulunan Whatsapp ekran görüntüsünde yazışma olduğu, yazışmada yazışılan kişi (Telefon numarası görünmeyen Başlık kısmında) ...yazdığı, Merhabalar ... Bey, ben ...’in sahibi ...yazdığı, karşılık olarak ... merhabalar. Şimdi bir toplantıdayım. Sizi yarın arasam uygun olur mu? yazdığı, cevap olarak ‘İhtarınız bugün elime geçti, haklı talepleriniz yerine getirilecektir, zaten yayından çekme işlemini çok önceden, konu hakkında bilgi sahibi olduğumuz an gerçekleştirmiştik, tüm kontroller ve diğer istekleriniz ile ilgileneceğiz. Bu yayın bize "..." beyanlı ... imzalı muvafakatname ile gelmişti sanırım 2017 yılında. Biz bu beyana istinaden yayınlamıştık. Bugün ana dağıtıcımızdan geçmişe yönelik tüm gelir raporunu da rica ettim. Biz de her nekadar elimizde ki ..., ve ... imzalı beyanlara istinaden eseri yayınlamış olsak da, müvekkilinizin mağdur edilmesi sebebi ile sizin aracılığınız ile özürlerimizi iletmek isterim, sosyal medya hesaplarımızdan da gerekli açıklamalar yapılacaktır’ yazdığı, davalı ... Cevap Dilekçesinde belirtilen ...paylaşımına ilişkin link belirtilmediği, ekran görüntüsü sunduğu, re’sen yapılan ... linkinde bulunan ...hesabı kontrol edildiğinde mevcut durumda 8 paylaşım olduğu, 07 Eylül 2021 tarihli paylaşımın mevcut durumda olmadığı (silinmiş olabileceği), hesabın Nisan 2011 tarihinde oluşturulduğu, 8 paylaşımında 2020 yılında yapıldığı, davacının 26.12.2023 tarihli beyan dilekçesinde Dava konusu "..." adlı esere ilişkin, "..." adlı albümde yer alan wav formatında kaydı, ... albümden yüklenmiş olan ve Müvekkile ait ... kanalında, ...linkinde yayınlanan dijital yayın kaydı, ekli CD'de yer almaktadır. şeklinde beyanda bulunulduğu, ... linki kontrol edildiğinde ... kanalında 27 Nisan 2021 tarihli ... ( ...) eserinin olduğu, videoda bulunan görselde ... ... yazdığı, kanalda... iletişim bilgisinin, 17,6 Bin abone, 238 video, toplamda 10.750.805 görüntüleme olduğu, kanalın 11 Şubat 2011 tarihinde oluşturulduğu, ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda dava konusu eserin olmadığı, ...linki kontrol edildiğinde ... – ... sanatçı/eserinin olduğu, eserin 20 Ocak 2012 tarihinde yayınlandığı, videonun ... isimli youtube kanalında yayınlandığı, ...linki kontrol edildiğinde ... – ... sanatçı/eserinin olduğu, eserin 21 Ağustos 2015 tarihinde yayınlandığı, videonun ... isimli ... kanalında yayınlandığı, dava konusu uyuşmazlıkta ‘...’ isimli eserin FSEK çerçevesinde sahibinin hususiyetini taşıması ve Kanun’da yer alan fikir ve sanat ürünlerinden olması nihayetinde müzik eseri olduğu ve dolayısıyla FSEK korumasında olduğu, davalılardan ...’un eser sahibi davacının mali ve manevi haklarına zarar verdiği, davalılardan ... ve ...’in de eser sahibinden izin alma şartlarını sağlamadıklarına ilişkin görüş bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., ..., ...█████/2025 tarihli ek raporlarında özetle; dosya kapsamında iddia edilen davalılardan ...’un iznine ilişkin bir belgenin sunulmadığı görülmekle, ilgili belgenin sunulmaması halinde davalı ...’un bu icraya onay verdiğinin ispatlanamaması halinde sorumluluğunun söz konusu olmayacağına ilişkin görüş bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmazlığın; davacının ‘...’ isimli bir albümde bulunan ‘...’ isimli eserindeki hakları sistematik olarak tecavüze uğraması sebebiyle tecavüzün ref-i ile maddi ve manevi zararın tahsili kapsamında açıldığı tespit edildi.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde eser, "...a) Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri, ..." şeklinde tanımlanmaktadır. FSEK m. 3’te ise musiki eserleri “her nevi sözlü ve sözsüz besteler” olarak yer almaktadır.
Bu kapsamda bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için gerçek kişi olması, yaratılmış bir eserin varlığı, eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesi, eserin özgün şekilde icra edilmiş olması, icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olması şartları aranmaktadır. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir.
Somut uyuşmazlık kapsamında dosyaya sunulan veriler incelendiğinde, davalı ...’un ‘...’ isimli eser bakımından yukarıda açıklanan şartları taşıması dolayısıyla, FSEK m. 4/1/ b uyarınca icracı sanatçı ve bağlantılı hak sahibi olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta davalı ...’un ‘...’ adı verilen albümde ‘...’ isimli eseri 17.04.2012 tarihli Muvafakatname/İzin Belgesi ile icra ettiği ve bu eserin anılan Albümde yayımlanmasına muvafakat ettiği anlaşılmaktadır. İlgili Muvafakatname incelendiğinde, “... tarafından yayınlanacak olan ...’in “...” adlı albümde kullanılmak üzere aşağıda listelenmiş olan seslendirmiş olduğum icranın sözü edilen albüm (kaset, cd, dvd, vcd, klip) içinde kullanılmasına muvafakat eder, bu
çerçevede FSEK’de madde 21, 22, 23, 24 ve 25’de düzenlenmiş olan mali haklarımdan olan işleme, yayma, çoğaltma, temsil, işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın ve topluma iletim haklarının, yeniden iletim, telli veya telsiz araçlarla satış veya diğer biçimlerde topluma dağıtım veya sunum ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda esere erişimi sağlamak suretiyle umuma iletim olmak üzere basit ruhsat halinde üçüncü kişi veya kuruluşlara devir hakkını içermeden gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında (tüm dünya ülkeleri) kullanılmasına izin verir muvafakat ederim” şeklinde düzenlendiği görülmektedir.
Bu Muvafakatname’den icracı sanatçının dava konusu esere ilişkin icracı sanatçı sıfatıyla mali haklarını da davacı tarafa devrettiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından ayrıca uyuşmazlık konusu eserin davalı ... tarafından seslendirilen versiyonunun tüm haklarının, ‘...’ albümü kapsamında davacıya ait olmasına rağmen söz konusu eserin, yapımcı olduğu iddia edilen ...’in oluru ile ... şirketi tarafından lisanslandığı ve yayılıp dağıtıldığı anlaşılmaktadır.
Mali ve manevi hakları oluşturan fikri haklar, mülkiyet hakkı gibi mutlak haklardandır. Bundan dolayı eser sahibi, bu haklar üzerinde doğrudan hakimiyet sahibidir. Bu haklar eser sahibi tarafından herkese karşı ileri sürülebilir ve herkes tarafından ihlal edilebilir.
Davalı sıfatı bakımından tecavüzün ref’i davası, öncelikle eser üzerindeki mutlak hakları ihlal etmekte devam eden şahsa, yani mütecavize karşı açılmaktadır. Bu doğrultuda sorumlu tutulacak kişi, sadece hakkı bizzat ihlal eden değildir. Teselsül hükümleri kapsamında fiile her şekilde katılan da sorumlu olabilmektedir.
Somut olayda yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu" ..." isimli eserin bestecisi ve aranjörü olarak davacının hak sahibi olduğu, dosyaya sunulu Bakanlık kayıtları ile de bu durumun sabit olduğu gibi alınan raporlarla da bu hususun netleştiği, bu hususta bir niza bulunmadığı , davalı yan her ne kadar eserin anonim olduğunu iddia etmiş ise de, eserin sözlerini anonim olduğu bu hususta bir tartışma olmadığı lakin eser, yapımcı, söz
yazarı, besteci, düzenlemeci de dahil olmak üzere her biri ayrı ayrı bağlantılı hak olan bir bütünlükten oluşur. Davaya konu eserde söz anonim ise de beste uyuşmazlık konusu olup, bestenin de davacıya ait olduğu bilirkişi raporları ile usul ve yasaya uygun olarak ortaya konulmuştur.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi incelemesinden de görüleceği üzere davaya konu eser aynen, fonogram hali ile davalı ... tarafından yapılan "..." adı albümde ... olarak yeniden isimlendirilerek hayata geçirilmiş, ... internet sitesi ile Spotify üzerinden yayınlandığı anlaşılmıştır.
Davalılardan ... bakımından uyuşmazlık değerlendirildiğinde, sektör ve bilişim bilirkişileri tarafından yapılan inceleme neticesinde kendilerine gönderilen İhtarname’den sonra söz konusu hukuka aykırı eyleme devam edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda da eser sahibinden haberdar olunmadığı iddia edilse dahi bu aşamadan sonra artık iyiniyetin ortadan kalkacağı, dosya kapsamına sunulu yazışma içeriklerinden de davalı müzik şirketinin özür beyanında bulunduğu anlaşılmakla, alınan kök ve ek rapor muvacehesinde davalı müzik yapım şirketinin somut olayda sorumluluğu sabit hale gelmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile diğer davalıların( ... ve ...) sorumlulukları yönünden farklı sonuçlar ihtiva eden değerlendirme yapılmış, raporlar arasındaki farklı sonuçların giderilmesi gayesi ile yeni bir rapor alınmasına karar verilmiş ise de, yeni rapor alınması yönünde istemde bulunan ... tarafından █████/2025 tarihli duruşma ara kararı kapsamında gereken avans yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
Her ne kadar bilirkişi kök ve ek raporları sonrası yeni heyetten rapor alınamamış ise de esasında yeni bir rapor alınmasının da zorunluluk arz etmediği şöyle ki, kök ve ek rapor arasındaki farklı sonuçlar ihtiva eden değerlendirmelerin olması, alternatif içeren değerlendirmelerden kaynaklı olduğu ve bu değerlendirmelerin ise hangi davalının sorumlu olması gerektiğine ilişkin olması hasebiyle HMK 266. Maddesi kapsamında mahkememizce değerlendirilebilecek mahiyette olduğu, ilk raporda davalı ...'un izni ve bilgisi dahilinde söz konusu eserin yayınlandığı varsayımı ile hareket edilerek rapor tanzim edildiği ancak ek raporda ise davalı ...'un söz konusu kullanıma onay verdiğinin ispatlanamaması durumunda sorumlu olmayacağı yönünde değerlendirme yapılmış olup, sonuç olarak farklı içerikler raporlarda yer alsa da, raporlar arasında ortak kanaat davalı ...'un ancak söz konusu mütecaviz kullanımlara onay verdiğine ilişkin yazılı bir sözleşme yahut izin belgesinin dosyaya sunulması halinde sorumlu olabileceği yönünde olup, yapılan incelemede davalı ...'un aşamalardaki istikrarlı beyanlarında böyle bir kullanıma onay vermediği, kendisinin de mağdur edildiği yönünde olup, yapılan incelemede davalı ...'un söz konusu eserin kullanımı noktasında davalı ... ve davacıdan izin aldığına ilişkin delil ibraz etmediği, bu durumda davalı ... ve beste üzerinde mali hak sahibi olan davacı yandan izin alınmadan yapılan kullanımlar sebebi ile davalı ...'un diğer davalı ... ile müştereken sorumlu olduğu, davalı ...'un söz konusu kullanımlara izin verdiğine dair bir delil bulunmadığı, söz konusu eserin davalı ...'un dahili ve onayı ile hayata geçirildiğine dair bir delil olmaması hasebiyle davalı ...'un somut olay yönünden sorumlu olmadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın reddi yönünde karar verilmiştir.
Hülasa, ‘...’ isimli bir albüm içeresinde yer alan ... isimli eserin bestekarı ve aranjörü davacı olduğu, bu hususun Kültür Bakanlığı'nın kayıtları ve alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, davalılardan ... da ‘...’ adı verilen albümde müziği davacıya ait ‘...’ isimli eseri icra etmiş ve aynı zamanda 17.04.2012 tarihli Muvafakatname/İzin Belgesi ile icra ettiği bu eserin anılan albümde yayımlanmasına da muvafakat ettiği, söz konusu eserin, yapımcı olduğu iddia edilen ...’in oluru ile ... şirketi tarafından lisanslandığını ve yayılıp dağıtıldığı yapılan araştırmada davalı ... tarafından çıkarılan ‘...’ adlı albümde davacının ‘...’ adlı albümünde yer alan kayıt kullanıldığı ve bu eserin ‘...’ olarak yeniden adlandırıldığı, davalı ...'un davacıdan ve söz konusu eseri yorumlayan diğer davalı ... gerekli izinleri almadan müziği davacıya ait olan eseri, izinsiz olarak başka bir albümde ve farklı bir isimlendirme yapılarak kullanmış, ... firmasının yapımcı olarak söz konusu eseri davacının herhangi bir onayı olmadan internet ortamı da dahil yaymış ve ismini değiştirdiği, bu durumda ... ve ...sorumluluğunun tartışmasız hale geldiği, davalı ...'un ise bahsi geçen mütecaviz kullanımlara onay verdiğine ilişkin bir delil olmadığı, davalı ... her ne kadar aşamalardaki beyanlarında ...'un onayı dahilinde söz konusu eserin projede yayınlandığını iddia etmiş ise de, davalının bahsi geçen iddiasını ispatlaması halinde bilirkişi kök raporunda tespit edildiği gibi davalı ...'un sorumluluğunun gündeme gelmeyebileceği ancak davalı ...'tan izin aldığını ve onun onayı ile söz konusu eseri projeye dahil ettiğini ispatlamaya matuf bir delil ibraz edemediği, bu durumda davalı ...'un gerekli izinleri almadan söz konusu eseri, projesinde ismi değiştirmek suretiyle kullandığı sonucuna varıldığı anılı sebeplerle davalı ...'un sorumlu olmayacağı yönündeki itirazların yerinde olmadığı, diğer davalı ...'un dahili ile söz konusu kullanımların yapıldığına ilişkin delil olmadığı, zira bahsi geçen mütecaviz kullanımın davacının albümünden aynı şekilde alınarak yani davalı ... tarafından yeniden icra işlemi yapılmaksızın sadece eser ismi değiştirilerek ... internet sitesinde ve ... kanalında yayınlandığı, ...'un da söz konusu eser üzerinde icracı sanatçı olarak hak sahipliği bulunması sebebi ile izinsiz olarak kullanılan eser yönünden davalı ...'un somut olay yönünden sorumlu olamayacağı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise husule gelen tecavüz eylemleri sebebi ile sorumlu olduklarından hareketle aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davalı ...’un itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu ilgili projenin ticari amacının olmadığı yönündeki itirazı değerlendirildiğinde, eser sahipliğinden doğan hakların korunmasında ilgili korumadan yararlanmanın, fikir ve sanat ürünü sahibinin hususiyetini taşıması gerektiği ve yaratılan ürünün Kanun’da öngörülen dört eser grubundan birine girmesinin koşulları arandığı; ticari amacın varlığı gibi bir şartın aranmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen tecavüz eylemleri sebebi ile hak sahibi davacının mali ve manevi hakkı ihlal edildiğinden maddi ve manevi tazminat için koşulların oluştuğu ve husule gelen tecavüz eylemlerinin ortadan kaldırılması yani refi için de şartların sağlandığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı vekili FSEK 70. Maddesi kapsamında maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, bu madde kapsamında hesaplama yapılabilmesi için davalıların elde ettiği karın belirlenmesi gerekeceği, lakin verilen kesin sürelere rağmen ticari defter kayıtlarının sunulamadığı, bu kapsamda ticari defter kayıtlarının incelenemediği, net kazancın belirlenmesine yönelik dosya kapsamında yeterli veri olmaması hasebiyle TBK 50 ve 51. Maddeler nazara alınarak mahkememizce takdir hakkı kullanılmış, mütecaviz eserin yayınlandığı tarih, söz konusu eserin yayınlandığı yerler ve kullanım amacı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL makul olup, anılı sebeplerle 10.000,00 TL üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş, ıslah ile arttırılan kısım yönünden ise 10.000,00 TL maddi tazminatın somut olay yönünden yeterli olması ve yine ıslah ile arttırılan kısmın geçerli bir ıslah işlemi ile yapılmaması hasebiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mütecaviz eserin yayınlandığı tarih, söz konusu eserin yayınlandığı yerler ve kullanım amacı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında 15.000,00 TL manevi tazminat miktarı makul olup, anılı sebeplerle 15.000,00 TL üzerinden manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile tazminat istemleri yönünden faiz talep etmemiş olup, her ne kadar ıslah dilekçesi ile faiz talep etmiş ise de, ıslah dilekçesinin tahkikat aşamasının sonlandırılark sözlü yargılama aşamasına geçilmesine yönelik kararın verildiği █████/2025 tarihli duruşma sonrası yapıldığı, ıslah işleminin kanunda öngörülen zamanda yapılmaması sebebi ile geçerli olmadığı anlaşılmakla faize hükmedilmemiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davalı ... yönünden ikame edilen davanın REDDİNE,
2-Diğer davalılar yönünden ikame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
-Davacının fikri mülkiyet hakkına yönelik tecavüzün REFİNE,
-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; TBK 50 ve 51. Maddeler nazara alınarak 10.000,00 TL maddi tazminat takdiri ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... haricinde kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah ile arttırılan fazlaya ilişkin kısım yönünden talebin reddine,
-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... haricinde kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Tazminat istemleri yönünden faize hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Kabule konu değer üzerinden aleyhine hüküm tesis edilen davalılardan alınması lazım gelen 1.707,75 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 683,40 TL ıslah harcı toplamı olan 764,10 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 943,65 TL karar ve ilam harcının davalılardan ... haricinde kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, posta, müzekkere, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 16.837,80 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren yarısı olan 8.418,90 TL olan kısmının davalılardan ... haricinde kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 120,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 60,00 TL olan kısmının davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Tecavüzün refi davası yönünden maktu 55.000,00 TL, maddi tazminat için 10.000,00 TL, manevi tazminat için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... haricinde kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan
-Tecavüzün refi davası yönünden maktu 55.000,00 TL, maddi tazminat için( tarifenin 13/3 maddesi) 10.000,00 TL,(manevi tazminat için reddedilen kısım yönünden Anayasa Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı kararı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına) olmak üzere toplam 65.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya ödenmesine,
8-Diğer davalılar karar tarihinde kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin ve davalı asil ...'un yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!